Eyyam-ı Bahur Sıcakları Türkiye'de: 40 Derece Aşılacak
Arap Yarımadası ve Afrika üzerinden gelen sıcak hava kütlesi, eyyam-ı bahur olarak bilinen aşırı sıcakları Türkiye'ye taşıyor. Ağustosun ilk günlerinden itibaren etkili olması beklenen bu sistemle birlikte, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde termometrelerin 40 derecenin üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. İstanbul'da ise yüksek nem oranıyla bunaltıcı bir hava yaşanacak. Meteoroloji uzmanları, yurt genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği uyarısında bulunuyor. Eyyam-ı bahur, yaz ortasında yaşanan en sıcak ve nemli günleri ifade ediyor. Bu yıl da sıcak hava dalgasının etkisiyle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olanlar için riskli koşullar oluşabilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Ekonomik01 Ağu 08:37
Arap Yarımadası ve Afrika'dan yola çıktı. Eyyam-ı bahur sıcakları için tarih verildi, termometreler alev alacak
Türkiye, eyyam-ı bahur sıcaklarının etkisi altına giriyor. Sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkması bekleniyor. İstanbul'da ise yüksek nem ve bunaltıcı hava etkili olacak. Yurt genelinde ağustosun ilk günlerinden itibaren eyyam-ı bahur sıcakları olarak bilinen bunaltıcı sıcak hava etkili olacak. Özellikle Güneydoğu Anadolu'da 40 derecenin üzerindeki sıcaklıklar ve İstanbul'da yüksek nemin yol açacağı bunaltıcı hava koşullarıyla karşı karşıya kalacak. TARİHLER DEĞİŞKENLİK GÖSTERİYOR İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, halk arasında eyyam-ı bahur olarak adlandırılan dönemin meteorolojide belirli tarihlere sahip resmi bir meteorolojik olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Toros, bazı takvimlerde bu tarihlerin "31 Temmuz-7 Ağustos", bazılarında ise "1-8 Ağustos" olarak kayda geçtiğini, eyyam-ı bahurun en sıcak günler demek olduğunu kaydetti. Bu dönemin her yıl aynı tarihlerde veya aynı şiddette yaşanmasının beklenemeyeceğini anlatan Toros, atmosferik tahmin modellerinin ağustosun ilk günlerinde Türkiye'nin önemli bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkabileceğini gösterdiğini ifade etti. SICAKLIK REKORLARI KIRILMIŞTI Toros, geçen yıl eyyam-ı bahur sıcaklarının tüm yurtta etkili olduğunu, sıcaklık rekorlarının kırıldığını dile getirdi. Sıcak hava dalgasının Türkiye'nin doğusuna Arap Yarımadası'ndan, batısına ise Afrika üzerinden geleceğinin altını çizen Toros, sıcaklıkların bölgeden bölgeye farklılık göstereceğini kaydetti. Sıcaklıkların etkisinin bölgelere göre farklı hissedileceğini dile getiren Toros, “Güneydoğu Anadolu'da temel risk unsuru yüksek hava sıcaklığı olacak. İstanbul gibi Marmara'nın kıyı kesimlerinde ise yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklık daha fazla artacak.” dedi. 3 Ağustos Pazartesi günü İstanbul'da sıcaklıkların 30, 4 Ağustos Salı günü ise sıcaklıkların 32 dereceye çıkacağının altını çizen Toros, "Eyyam-ı bahur sürecinde sıcaklıklar Güneydoğu Anadolu'da 40 derecenin üzerine, çarşambadan itibaren tüm Türkiye'de normalin üzerine çıkacak." diye konuştu. Kısa süreli sıcak hava dalgaları ile iklim değişikliğinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Toros, tek bir sıcak dönemin doğrudan iklim değişikliğinin kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini ancak uzun yıllara ait gözlemlerin Türkiye'de belirgin bir ısınma eğilimi bulunduğunu ortaya koyduğunu söyledi. 2004 EN SICAK YIL OLARAK KAYITLARA GEÇTİ Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 249 istasyondan elde edilen verilerine göre Türkiye'nin ortalama sıcaklığının 1970-1980 döneminde 12,7 derece iken, 2014-2025 döneminde 14,4 dereceye yükseldiğini aktaran Toros, iki dönem arasında yaklaşık 1,7 derecelik artış yaşandığını belirtti. Toros, Türkiye'nin kayıtlardaki en sıcak yılının 15,3 derece ortalamayla 2024, en soğuk yılının ise 11,4 dereceyle 1992 olduğunu, doğrusal eğilim hesaplarının da uzun dönemli sıcaklık artışına işaret ettiğini söyledi. HER GEÇEN YIL AŞIRI SICAKLARDA ARTIŞ VAR Bugün yaşanan sıcak hava olaylarının yalnızca "yazın zaten sıcak olmalı" şeklinde değerlendirilemeyeceğini anlatan Toros, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 2025 yılı iklim değerlendirmesinin, Türkiye’nin sıcaklık artışları ve aşırı hava olayları açısından giderek daha fazla riskle karşı karşıya kaldığını ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye'deki uzun dönemli ısınma eğiliminin küresel iklim değişikliğiyle uyumlu olduğunu belirten Toros, sıcak hava dalgalarının gelecekte daha sık, daha uzun süreli ve daha etkili yaşanabileceğine dikkati çekti. Toros, bu durumun toplum, şehirler, su kaynakları, tarım ve enerji sistemi açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini, sıcak hava dalgalarının yalnızca termometrede görülen sıcaklık değerlerinden ibaret olmadığını söyledi. Beton ve asfalt gibi yüzeylerin gün boyunca depoladığı ısıyı gece atmosfere geri verdiğini, bunun da şehir merkezlerinin kırsal alanlara göre daha sıcak kalmasına neden olduğunu belirten Toros, bu durumun şehir ısı adası olarak tanımlandığını kaydetti. Toros, özellikle büyük şehirlerde yeşil alanların artırılması, gölgelendirme uygulamalarının yaygınlaştırılması ve şehir planlamasında ısı birikimini azaltacak çözümlerin önem taşıdığını ifade etti. RİSK ALTINDAKİ KİŞİLER Sıcak hava şartlarında herkesin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Toros, yaşlılar, çocuklar, yalnız yaşayan bireyler ile kronik hastalığı bulunan kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu dile getirdi. Kalp-damar, solunum ve metabolik hastalığı bulunan kişilerin sıcak hava dönemlerinde daha dikkatli davranmaları gerektiğini belirten Toros, bilimsel çalışmalar doğrultusunda günün en sıcak saatleri olan 11.00-16.00 arasında zorunlu olmadıkça açık alanda uzun süre kalınmaması, yeterli miktarda su tüketilmesi, açık renkli ve hava geçirgen kıyafetlerin tercih edilmesi, güneş altında uzun süre kalınmaması ve fiziksel aktivitelerin sabah erken ya da akşam saatlerine kaydırılması gerektiğini anlattı. EYYAM-I BAHUR NEDİR? Çöl sıcakları, Afrika sıcağı veya eyyam-ı bahur olarak kullanılan bu terim, yaz mevsiminin en sıcak ve boğucu günlerini ifade etmek için kullanılmaktadır. Kuzey yarımkürede, temmuz ve eylül tarihleri arasında yaşandığı edilmektedir. Güney yarımkürede ise bu tarih ocak ve mart arasına düşer. Kesin tarih, içinde bulunulan bölgeye, boylama ve iklim koşullarına göre büyük değişiklikler gösterebilir. Eski bir inanışa göre, bu sıcak günlerin Büyük Köpek Takımyıldızı'nda bulunan Sirius çift yıldızıyla bir bağlantısı vardı. Antik Yunan ve Antik Roma kültürlerinde de yaygın olan bu inanış nedeniyle bu günler Latince “diēs caniculārēs” olarak anılmaktaydı. Çağdaş Avrupa dillerinde bu terimden türeyen adlar hâlen kullanılmaktadır. (İngilizce: Dogdays, Almanca: Hundstage gibi...) Türkçe'de kullanılan eyyam-ı bahur terimi kullanılırlığını büyük ölçüde yitirmiş olup, bunun yerine cehennem sıcakları, Afrika sıcakları gibi terimler kullanılmaktadır. Romalılar, eyyam-ı bahur günlerini “diēs caniculārēs” olarak adlandırır ve Sirius yıldızıyla sıcak havaları ilişkilendirirlerdi. Sirius'un içinde bulunduğu Büyük Köpek TakımYıldızı'ndan dolayı da Sirius'a da Köpek Yıldızı diyorlardı. Sirius'un görüldüğü tarihlerde kahverengi köpekler kurban ederek Sirius'u hoşnut etmeye çalışırlardı. Antik Roma kültüründe eyyam-ı bahur günleri 24 Temmuz-24 Ağustos günleri olarak kabul edilirdi. Bu tarihler Alman, Fransız ve İtayan kültürlerinde geçerlidir. Türk kültüründe bu tarih temmuz sonuyla ağustos ortaları arasında günler olarak kabul edilmektedir.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Pasifik'in minik ülkesi Nauru resmi adını değiştirdi, BM'ye bildirdi
Dünyanın yüzölçümü en küçük cumhuriyeti olan Nauru, onlarca yıldır kullandığı resmi adını değiştirme kararı aldı. Pasifik Okyanusu'nda yer alan yaklaşık 12 bin nüfuslu ada ülkesi, bu değişikliği Birleşmiş Milletler'e resmen iletti. Alınan kararla birlikte ülkenin uluslararası platformlardaki adı, kodu ve vatandaşlarının resmi tanımı yenilendi. Nauru'nun bu adımı, küçük bir ulusun diplomatik kimliğinde sessiz ancak kayda değer bir güncelleme olarak öne çıkıyor.
Afganistan1 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ceuta'ya binlerce göçmen yüzerek ulaştı, İspanya asker sevk etti
Fas’tan yüzerek İspanya’nın Kuzey Afrika kıyısındaki Ceuta özerk kentine geçen binlerce düzensiz göçmen, bölgede yeniden göç krizine yol açtı. Olaylar sırasında en az 15 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Madrid yönetimi, sınır güvenliğini artırmak amacıyla Ceuta’ya asker sevk etme kararı aldı. İspanya’nın Afrika kıtasındaki toprağı olan Ceuta, son yıllarda düzensiz göçmenlerin Avrupa’ya giriş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu son akın, göç yönetimi konusunda İspanya ile Fas arasındaki hassas iş birliğini sınayacak nitelikte. Özellikle Akdeniz’i aşmaya çalışan göçmenlerin artan riskleri, insani kriz boyutuna işaret ederken AB’nin sınır politikalarını da yeniden gündeme getiriyor.
Afganistan3 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail’den Gazze’de cami bombalama itirafı: ‘Hamas silah deposuydu’
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bir camiyi hedef alarak yıktığını açıkladı. Askeri yetkililer, caminin Hamas tarafından silah deposu olarak kullanıldığını iddia etti. Saldırıda caminin tamamen yıkıldığı bildirildi. Bu olay, İsrail’in Gazze’ye yönelik geniş çaplı askeri operasyonlarının bir parçası olarak gerçekleşti. İsrail, Hamas’ın sivil altyapıyı askeri amaçlarla kullandığını öne sürerken; uluslararası hukukta ibadethanelerin hedef alınmasına yönelik kaygılar sürüyor. Bölgedeki yoğun çatışmalar, yüksek sivil kayıplara ve altyapı tahribatına yol açıyor. Saldırı, ateşkes için diplomatik çabaları daha da zora sokabilir. Gazze’deki insani durumun kötüleşmesiyle birlikte, benzer olaylar uluslararası tepkileri artırmakta ve çatışmanın seyrine ilişkin soru işaretleri doğurmaktadır.
Afganistan2 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Öğrenci Affı ve Yükseköğretim Düzenlemeleri Meclis'ten Geçti
TBMM Genel Kurulu, öğrenci affı ile yükseköğretime ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifini kabul ederek yasalaştırdı. Yeni yasayla, yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilmiş veya kaydını dondurmuş öğrencilere eğitimlerine devam etme imkânı getirildi. Yasanın yükseköğretim personeline yönelik maddeleri arasında, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin kurumda geçen sürelerinin kendi mesleki kariyerlerinde fiili hizmet sayılması gibi idari düzenlemeler yer aldı. Öğrenci affı, Türkiye'de dönemsel olarak gündeme gelen ve milyonlarca eski öğrenciyi doğrudan ilgilendiren bir konu olarak, bu yasayla birlikte bir kez daha hayata geçirilmiş oldu.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
El Niño Pakistan'da muson yağışlarını düşürerek gıda krizini derinleştiriyor
Pakistan genelinde, özellikle Belucistan ve Sindh eyaletlerinde, El Niño hava olayının muson yağışlarını ortalamanın altına düşürmesi bekleniyor. Bu durum, Ekim ayı hasadını kısıtlayarak hane halklarının buğday stoklarını tüketmesine ve piyasalara bağımlılığın artmasına yol açacak. FEWS NET'in son raporuna göre, gıda güvencesizliği kriz seviyesinde (IPC Faz 3) seyrediyor ve Ocak 2027'ye kadar sürmesi öngörülüyor. Yüksek gıda fiyatları, zayıf işgücü gelirleri ve tarımsal üretimdeki aksamalar, özellikle kırsal kesimdeki yoksul haneleri zorluyor. Muson yağışlarındaki düşüş, bölgedeki geçim kaynaklarını tehdit ederken, insani yardım kuruluşlarının müdahale kapasitesini zorlayabilir. Ekonomik baskılar ve iklimsel kırılganlıklar, Pakistan'ın gıda güvenliği politikalarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Renault, Fransa'da 'dieselgate' davasında ceza mahkemesine sevk edildi
Fransız otomobil üreticisi Renault, 'dieselgate' emisyon skandalı kapsamında Fransa'da ceza mahkemesine sevk edilen ikinci büyük üretici oldu. Bu kararla birlikte Renault, Volkswagen'in ardından benzer suçlamalarla yargılanacak. Şirket, hakkındaki suçlamaları reddederek masumiyetini savunacağını açıkladı. İlk usul duruşmasının Nisan 2027'de yapılması kararlaştırıldı. Renault, aleyhindeki iddialara karşı hukuki mücadelesini sürdüreceğini belirtti. Dieselgate skandalı, otomotiv endüstrisinin dizel araçlarda emisyon testlerini manipüle ettiğine yönelik küresel bir krize dönüşmüştü. Fransa'da yargı sürecinin ilerlemesi, Avrupa'da çevre düzenlemelerinin uygulanmasına verilen önemin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay2 gün önce