Suriye liderinden İsrail’e güvenlik anlaşması mesajı
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği özel röportajda, İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına varmayı hedeflediklerini açıkladı. Şara, bölgenin İsrail ile İran’ın nüfuz mücadelesi arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, Suriye’de yeni yönetimin dış politika önceliklerini yansıtması açısından dikkat çekici. Ülkenin uzun süredir İran’ın müttefiki olarak konumlandığı ve İsrail ile gergin ilişkiler yaşadığı düşünüldüğünde, güvenlik anlaşması arayışı bölgesel dengeleri etkileyebilecek bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Şara’nın sözleri, Suriye’nin yeniden inşa sürecinde uluslararası ilişkilerini çeşitlendirme ve komşularıyla normalleşme isteğine işaret ediyor. Ancak, İsrail ile somut bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı ve bunun Suriye’nin diğer bölgesel aktörlerle olan ilişkilerini nasıl şekillendireceği belirsizliğini koruyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Diplomatik26 Tem 21:11
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara. "İsrail ile güvenlik anlaşması yapmayı amaçlıyoruz"
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına varmak için çalıştıklarını söyledi. Şara ayrıca, bölgenin İsrail ile İran hırsları arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerektiğini vurguladı. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği özel röportajda, bölgesel ve küresel alandaki son gelişmelerde ülkesinin konumuna ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı. Suriye'nin İsrail ile ilişkilerine değinen Şara, İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına varmak için çalıştıklarını söyledi. Tel Aviv yönetiminin bölgede çeşitli emelleri olduğuna dikkat çeken Devlet Başkanı, Suriye'ye karşı dengeli bir politika izlenmesi amacıyla uluslararası toplumu ve çok sayıda ülkeyi sürece dahil etmeye gayret gösterdiklerini söyledi. İsrail ile kısır çatışmalara girmekten kaçındıklarını vurgulayan Şara, aralarındaki güvenlik anlaşmasının önünde bazı engellerin ve İsrail ihlallerinin bulunduğunu ancak en az zararla barışçıl çözümlere ulaşmak için büyük bir diplomatik çaba yürüttüklerini ifade etti. Bölgenin İsrail ile İran hırsları arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerektiğinin altını çizen Şara, bölge ülkelerinin kendine ait bağımsız bir siyasi çizgi oluşturması gerektiğini kaydetti. "SURİYE'NİN YENİ DÖNEMİ İNŞA, İSTİKRAR VE KALKINMA ODAKLI" Röportajda 60 yıllık Esad rejimi politikalarının Suriye'yi bölgesel ve uluslararası çevresinden soyutladığını belirten Şara, yeni dönemin inşa, istikrar ve kalkınma odaklı olduğunu vurguladı. ABD ve Avrupa ülkelerinin Suriye'nin açtığı yeni sayfayı çok olumlu karşıladığını aktaran Şara, ekonomik yaptırımların tam anlamıyla kalkmasının ülkenin terörü destekleyen devletler listesinden çıkarılmasına bağlı olduğunu dile getirdi. Rusya ile ilişkileri normalleştirme sürecinde olduklarını ve üslerin geleceğine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü belirten Şara, Lübnan sınırındaki Hizbullah varlığından endişe duyduklarını ve Lübnan devletinin egemenliğini desteklediklerini söyledi. "ÜLKEDE KAYBOLAN KİŞİLERİN SAYISI ÇOK BÜYÜK VE ŞOK EDİCİ" İç politikadaki gelişmelere ve insani konulara da değinen Şara, Suriye'nin devrik lideri Beşar Esad rejimi döneminde kaybolan kişilerin durumunu takip etmek üzere özel bir heyet kurduklarını belirterek, heyetin iyi çalıştığını ancak karşılaştıkları sayıların çok büyük ve şok edici olduğunu ifade etti. Terör örgütü YPG/PKK'nın Suriye uzantısı sözde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yapılan anlaşmanın uygulanmasına da değinen Şara, süreçte bir yavaşlama yaşandığına dikkat çekti. Şara, buna rağmen anlaşmayı başarıya ulaştırma konusundaki kararlılıklarını sürdürdüklerini kaydetti. Suriye'nin doğu bölgesinin eski rejim tarafından yıllarca ihmal edildiğini hatırlatan Şara, başkent Şam ile Deyrizor arasında yeni bir otoyol projesi için çalışıldığını, Irak ile ilişkilerin geliştiğini ancak sınır hattındaki denetlenmeyen gruplardan kaygı duyduklarını sözlerine ekledi.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Suudi Nükleer Anlaşması İsrail'de Endişe ve Umut Yarattı
ABD ile Suudi Arabistan arasında krallığın Amerikan teknolojisiyle nükleer reaktör inşa etmesine ve uranyum zenginleştirmesine olanak tanıyan anlaşma, İsrail'de hem silahlanma yarışı endişelerine hem de bölgesel barış umutlarına yol açtı. Eski Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programının eninde sonunda nükleer silah üreteceğini ve bölgede bir silahlanma yarışını tetikleyeceğini öne sürdü. Los Angeles eski İsrail Başkonsolosu Yaki Dayan da anlaşmanın diğer bölgesel güçlerin kendi zenginleştirme anlaşmaları için bastırmasına neden olabileceği uyarısında bulundu. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın hemen ardından Suudi Arabistan'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılmasının 'Orta Doğu'da barış için tarihi bir sıçrama' olacağını söyledi. Bu çerçevede, nükleer iş birliğinin Suudi-İsrail normalleşmesi için bir basamak taşı olabileceği yorumları yapıldı. Uzmanlar, anlaşmanın kısa vadede diplomasi kapısını aralarken uzun vadede nükleer yayılma riskini artırdığına dikkat çekiyor.
İsrail4 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail bankaları Filistin bankalarıyla ilişkilerini kesmeye hazırlanıyor
İsrailli iki banka, kara para aklama ve terör finansmanı risklerini gerekçe göstererek Filistinli bankalarla muhabirlik ilişkilerini önümüzdeki aylarda sonlandıracaklarını açıkladı. İsrailli yetkililer, Filistin bankalarıyla çalışmanın 'muhtemel kara para aklama ve terör finansmanı' riski taşıdığını öne sürüyor. Karar, Filistin ekonomisinde krize yol açabileceği endişelerini artırdı. Filistin Merkez Bankası Başkanı'nın da doğruladığı gelişmeye göre, İsrail İndirim Bankası (Israel Discount Bank) Filistinli muhataplarıyla ilişkisini kesmeyi planlayan kuruluşlardan biri. İkinci bankanın adı henüz açıklanmadı. İsrail bankaları, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistin bankaları için uluslararası para transferlerinde aracılık işlevi görüyor. İlişkilerin kesilmesi, Filistin'in dış dünyayla finansal bağlantısını ciddi şekilde zayıflatabilir. Adım, Filistin-İsrail ekonomik entegrasyonunun kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Filistin ekonomisi büyük ölçüde İsrail finans sistemine bağımlı. Uzmanlar, bu tür bir kopuşun Filistin'de bankacılık krizine, ithalat zorluklarına ve genel bir ekonomik daralmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Diplomatik ve siyasi gerilimlerin tırmandığı bir dönemde gelen bu hamle, iki taraf arasındaki güveni daha da aşındırarak çözüm umutlarını zayıflatabilir.
İsrail1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve Suudi Arabistan sivil nükleer işbirliği anlaşması imzaladı
ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, sivil nükleer işbirliği ve nükleer güvenlik denetimleri anlaşmalarını imzaladı. Anlaşma, iki ülke arasında nükleer enerji alanında işbirliğini kapsıyor. Yıllardır süren müzakereler, Biden yönetimi döneminde de Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşmesini içeren daha geniş bir paketin parçası olarak devam etmişti. Bu anlaşma, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programına ABD'nin desteğini ve uluslararası denetim standartlarını beraberinde getiriyor.
İsrail17 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara, Dört Filistinlinin Öldürülmesinde İsrail'i Soykırım Politikasıyla Suçladı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, dört Filistinlinin öldürüldüğü saldırıyı kınayarak olaydan İsrail hükümetini sorumlu tuttu. Açıklamada, Netanyahu hükümetinin cesaretlendirdiği 'yerleşimci teröristlerin' bu saldırıyı gerçekleştirdiği ve İsrail'in 'soykırım politikasının' bir sonucu olduğu belirtildi. Bakanlık, uluslararası topluma saldırının faillerinden hesap sorulması ve benzer eylemlerin önlenmesi için somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Açıklamada, Filistin halkına yönelik sistematik şiddetin devam ettiğine dikkat çekilerek uluslararası hukukun uygulanması gerektiği vurgulandı.
İsrail2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Filistin'den İsrail'in tırmanan saldırılarına karşı acil küresel eylem çağrısı
Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail güçlerinin ve yerleşimcilerin artan saldırılarına karşı acil uluslararası eylem talep eden bir memorandumu dünya hükümetlerine iletti. Bakanlık, bu saldırıların 'resmi ve sistematik İsrail politikasının' parçası olduğunu vurguladı. Çağrı, işgal altındaki topraklarda tırmanan şiddet dalgası sırasında geldi. Filistin tarafı, uluslararası toplumun kınamaların ötesine geçerek somut hesap verebilirlik mekanizmaları devreye sokmasını istiyor. Bu adım, özellikle barış sürecinin tıkandığı ve diplomatik çabaların yetersiz kaldığı bir dönemde küresel siyasi iradeyi test ediyor. Memorandum, Filistin'in mevcut uluslararası eylemsizliğe karşı artan sabırsızlığını yansıtıyor ve çok taraflı bir müdahalenin ivedilikle gerekliliğini gösteriyor. İsrail'in saldırıları sürdüğü takdirde bölgesel istikrarın daha da bozulma riski bulunuyor.
İsrail1 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail'den ABD'de X ve Sağ Medya İçin 2 Milyon Dolar Reklam Yatırımı
İsrail hükümeti, ABD Adalet Bakanlığı'na yapılan yeni bir bildirime göre, Cumhuriyetçi Parti'ye yakın bir halkla ilişkiler şirketine 9,9 milyon dolar ödeyerek Amerikan sosyal medyası ve haber sitelerinde içerik reklamı ve tanıtımı yaptı. Targeted Communications Global adlı firma, bu bütçenin yaklaşık 2 milyon dolarını X platformundaki reklamlara, 40 bin dolarını muhafazakâr medya kuruluşu Breitbart'a ve 7 bin 500 dolarını da diğer kanallara harcadı. Kampanya kapsamında özellikle ABD'li kullanıcıların hedeflendiği belirtiliyor. Bu harcamalar, yabancı bir devletin ABD iç kamuoyunu etkileme amacıyla dijital ve geleneksel medyaya kaynak aktardığına işaret ediyor. Cumhuriyetçi bağlantılı bir firmanın seçilmesi ve reklamların sağ eğilimli platformlarda yoğunlaşması, İsrail'in muhafazakâr seçmen üzerindeki anlatı gücünü pekiştirme stratejisi olarak değerlendiriliyor. Adalet Bakanlığı'na sunulan belgeler, yabancı lobicilik ve reklam harcamalarındaki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Söz konusu reklam hamlesi, İsrail'in ABD'deki siyasi ve kamuoyu desteğini sürdürme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Özellikle iki partili desteğin tartışıldığı bir dönemde, sağ medyaya yönelik bu yatırımlar, İsrail'in imajını güçlendirmeyi ve eleştirilere karşı kamuoyu direnci oluşturmayı hedefliyor. Açıklanan rakamlar, dijital platformlardaki siyasi reklamların denetimi ve yabancı müdahale risklerine ilişkin kaygıları da beraberinde getiriyor.
İsrail1 olay4 gün önce