İsrail bankaları Filistin bankalarıyla ilişkilerini kesmeye hazırlanıyor
İsrailli iki banka, kara para aklama ve terör finansmanı risklerini gerekçe göstererek Filistinli bankalarla muhabirlik ilişkilerini önümüzdeki aylarda sonlandıracaklarını açıkladı. İsrailli yetkililer, Filistin bankalarıyla çalışmanın 'muhtemel kara para aklama ve terör finansmanı' riski taşıdığını öne sürüyor. Karar, Filistin ekonomisinde krize yol açabileceği endişelerini artırdı. Filistin Merkez Bankası Başkanı'nın da doğruladığı gelişmeye göre, İsrail İndirim Bankası (Israel Discount Bank) Filistinli muhataplarıyla ilişkisini kesmeyi planlayan kuruluşlardan biri. İkinci bankanın adı henüz açıklanmadı. İsrail bankaları, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistin bankaları için uluslararası para transferlerinde aracılık işlevi görüyor. İlişkilerin kesilmesi, Filistin'in dış dünyayla finansal bağlantısını ciddi şekilde zayıflatabilir. Adım, Filistin-İsrail ekonomik entegrasyonunun kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Filistin ekonomisi büyük ölçüde İsrail finans sistemine bağımlı. Uzmanlar, bu tür bir kopuşun Filistin'de bankacılık krizine, ithalat zorluklarına ve genel bir ekonomik daralmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Diplomatik ve siyasi gerilimlerin tırmandığı bir dönemde gelen bu hamle, iki taraf arasındaki güveni daha da aşındırarak çözüm umutlarını zayıflatabilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik24 Tem 04:08
2 Israeli banks prepare to cut ties with Palestinians
JERUSALEM: Two Israeli banks will halt working with their Palestinian counterparts in the coming months citing risks of associating with “possible terrorism financing and money laundering”, Israeli officials said, fuelling concerns of a Palestinian economic crisis. Israeli officials and the head of the Palestinian central bank said that Israel Discount Bank will stop its association with Palestinian banks on Sept 1 and Bank Hapoalim will follow suit on Oct 1. Both banks work with several Palestinian lenders. The move comes against the backdrop of the Gaza conflict and deepening friction between Israel’s right-wing government and the PA. Israeli Finance Minister Bezalel Smotrich, who oversees the waiver mechanism enabling cooperation between Israeli and West Bank lenders, has repeatedly withheld a portion of tax revenues Israel collects on the Palestinian Authority’s behalf and publicly questioned the PA’s legitimacy, straining an already fragile financial relationship. Yahya Shunnar, governor of the Palestinian Monetary Authority, warned of regional economic instability should the Israeli banks sever their ties with Palestinian banks. “These channels are a cornerstone of the infrastructure that underpins our trade, our commerce, our government operations, and the livelihoods of millions. Their disruption would have profound consequences not only for Palestinians but for Israelis (and) for regional stability,” he told diplomats in a meeting in Ramallah on Thursday. Israel’s finance ministry said the correspondent banking relationship is important and discontinuation “could have negative implications for economic stability in the region and could also lead to increased risks of money laundering and terrorist financing due to a shift to unregulated, cash-based alternative financial channels.” Yet, it said, the Palestinian Authority’s activities in “financing terrorism through various means have created a severe risk environment for the Israeli banks that maintain financial interfaces with it.” The PMA’s Shunnar, however, said that over the past decade the PA had built up its anti-money laundering framework to international standards. The United States and the UK, he said, assessed that the PA’s “counter-terrorism financing practices meet or exceed international standards when the concern raised is financial integrity risks.” The US Treasury has previously urged the Israelis to maintain banking ties with the West Bank to avert an economic crisis there that could also affect Israel’s security. Shunnar said Discount and Hapoalim process 51 billion shekels ($16.6 billion) a year in transactions for the PA while 90pc of Palestinian trade such as food, fuel and medicines passes through Israel. Trade and the supply chain would be at risk of collapse, he added. Shunnar also noted that billions of shekels in cash remain frozen in Palestinian banks. Published in Dawn, July 24th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail'den Suudi nükleer anlaşmasına tepki: Ortadoğu'da silahlanma yarışı endişesi
ABD ile Suudi Arabistan arasında varılan ve krallığın Amerikan teknolojisiyle nükleer reaktör inşa etmesine ve uranyum zenginleştirmesine olanak tanıyan anlaşma, İsrail'de Ortadoğu'da yeni bir silahlanma yarışının fitilini ateşleyebileceği endişesine yol açtı. Jerusalem dateline'ıyla duyurulan habere göre, İsrailli yetkililer bu adımın bölgedeki stratejik dengeyi bozabileceğini değerlendiriyor. Anlaşma, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programını genişletme hedefinin bir parçası olarak görülürken, uranyum zenginleştirme hakkının tanınması nükleer silah geliştirme potansiyeli açısından kaygı yaratıyor. İsrail, özellikle İran'ın nükleer faaliyetleriyle zaten gerilimli olan bölgede, Suudi Arabistan gibi bir aktörün de benzer bir kapasiteye kavuşmasının mevcut krizleri derinleştireceğinden endişe ediyor. Bu gelişme, ABD'nin bölgedeki müttefikleri arasında nükleer teknoloji paylaşımına yönelik politikalarının sorgulanmasına neden olurken, İsrail'in diplomatik kanallarla kaygılarını dile getireceği belirtiliyor. Uzmanlar, anlaşmanın yalnızca güvenlik boyutuyla değil, aynı zamanda Ortadoğu'daki güç dengeleri ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi rejimine olası etkileri açısından da yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
İsrail3 olay13 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail'den ABD'de X ve Sağ Medya İçin 2 Milyon Dolar Reklam Yatırımı
İsrail hükümeti, ABD Adalet Bakanlığı'na yapılan yeni bir bildirime göre, Cumhuriyetçi Parti'ye yakın bir halkla ilişkiler şirketine 9,9 milyon dolar ödeyerek Amerikan sosyal medyası ve haber sitelerinde içerik reklamı ve tanıtımı yaptı. Targeted Communications Global adlı firma, bu bütçenin yaklaşık 2 milyon dolarını X platformundaki reklamlara, 40 bin dolarını muhafazakâr medya kuruluşu Breitbart'a ve 7 bin 500 dolarını da diğer kanallara harcadı. Kampanya kapsamında özellikle ABD'li kullanıcıların hedeflendiği belirtiliyor. Bu harcamalar, yabancı bir devletin ABD iç kamuoyunu etkileme amacıyla dijital ve geleneksel medyaya kaynak aktardığına işaret ediyor. Cumhuriyetçi bağlantılı bir firmanın seçilmesi ve reklamların sağ eğilimli platformlarda yoğunlaşması, İsrail'in muhafazakâr seçmen üzerindeki anlatı gücünü pekiştirme stratejisi olarak değerlendiriliyor. Adalet Bakanlığı'na sunulan belgeler, yabancı lobicilik ve reklam harcamalarındaki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Söz konusu reklam hamlesi, İsrail'in ABD'deki siyasi ve kamuoyu desteğini sürdürme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Özellikle iki partili desteğin tartışıldığı bir dönemde, sağ medyaya yönelik bu yatırımlar, İsrail'in imajını güçlendirmeyi ve eleştirilere karşı kamuoyu direnci oluşturmayı hedefliyor. Açıklanan rakamlar, dijital platformlardaki siyasi reklamların denetimi ve yabancı müdahale risklerine ilişkin kaygıları da beraberinde getiriyor.
İsrail1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Filistin'den Nauru'ya: Kudüs'teki Büyükelçilik Kararı Uluslararası Hukuka Aykırı
Filistin yönetimi, Nauru’nun işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail nezdinde büyükelçilik açma kararından vazgeçmesi çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, söz konusu adımın uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarını ihlal ettiği vurgulandı. Kudüs’ün statüsü, İsrail-Filistin ihtilafının merkezinde yer alırken, uluslararası toplumun büyük çoğunluğu şehrin doğusunu işgal altında kabul ediyor ve büyükelçiliklerini Tel Aviv’de tutuyor. Nauru, ABD’nin 2018’deki büyükelçilik hamlesinin ardından Kudüs’te diplomatik temsilcilik açma kararı alan sayılı ülkelerden biri. Pasifik ada ülkesinin bu kararı, İsrail’in Kudüs üzerindeki egemenlik iddialarını pekiştirme çabası olarak görülüyor. Filistin ise BM gözlemci devleti sıfatıyla, üçüncü ülkelerin bu tür adımlarının iki devletli çözüm vizyonunu baltaladığını ve uluslararası konsensüsü zedelediğini düşünüyor. Bu gelişme, Kudüs’ün statüsü konusundaki diplomatik gerilimleri yeniden gündeme taşıdı. Filistin’in çağrısı, İsrail’in Kudüs’ü başkent olarak tanıma yönündeki adımlara karşı diplomatik baskıyı artırma çabasının bir parçası. Kararın uygulanması halinde, Filistin-İsrail normalleşme süreci üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
İsrail1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Eski liderler Filistin topraklarının yok olmasından endişe duyuyor
Nelson Mandela tarafından kurulan uluslararası ileri gelenler grubu The Elders üyeleri, eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson ve eski Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark, İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarına yaptıkları ziyaretin ardından ciddi uyarılarda bulundu. İkili, Filistin topraklarının potansiyel olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Robinson ve Clark, İsrail'in cezasızlık politikasına son verilmesi çağrısı yaparken, uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Ziyaretlerinin ardından yaptıkları açıklamada, bölgede tanık oldukları durumun Filistinlilerin varlığını tehdit ettiğini ifade ettiler. Eski liderlerin bu çıkışı, İsrail-Filistin çatışmasının uzun süredir devam eden seyrinde yeni bir diplomatik uyarı niteliği taşıyor. The Elders grubunun kurucu felsefesine uygun olarak barış ve adalet vurgusu yapan isimler, somut bir yol haritası sunmamakla birlikte, mevcut gidişatın geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
İsrail1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, İsrail'in Savaş Suçlarını Eleştirenleri 'Aşırı Sol Terörist' Sayıyor
The Daily Blog'da yayımlanan bir yorumda, ABD yönetiminin İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını eleştiren kişi ve grupları 'aşırı sol terörizm' kapsamında değerlendirdiği iddia edildi. Yazı, İsrail'in eylemlerinin savaş suçu niteliğinde olduğu ve teknik olarak soykırıma yaklaştığı görüşünü savunuyor. Yorum, ABD'nin bu tür bir etiketlemeyle İsrail'e yönelik uluslararası eleştirileri bastırmaya çalıştığını öne sürüyor. Özellikle Filistin yanlısı aktivistler ile savaş karşıtı çevrelerin hedef alındığı, bu yaklaşımın ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki yarattığı belirtiliyor. ABD'nin İsrail'e askeri ve diplomatik desteği sürerken, bu tür iddialar iki ülke arasındaki ilişkilerin eleştirel sesleri ne ölçüde baskıladığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yorum, 'terörizm' tanımının siyasi amaçlarla genişletilmesinin uluslararası hukuk ve insan hakları normları açısından riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
İsrail1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemi
Filistin'de 28 Kasım'da kritik seçim: 20 yıllık aranın sonu mu?
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 28 Kasım'da yasama seçimlerinin yapılmasını öngören bir kararname yayımladı. Bu seçimler, gerçekleşmesi halinde, Filistin topraklarında 20 yıl sonra yapılan ilk parlamento seçimi olacak. Son yasama seçimleri 2006'da yapılmış, Hamas'ın Fetih'i yenerek sürpriz bir zafer kazanmasına yol açmıştı. Seçimlerin yapılacağı tarih, Filistin iç siyasetindeki bölünmüşlüğün giderilmesi ve uluslararası toplumun talepleri doğrultusunda önem taşıyor. Ancak, Hamas ile El Fetih arasındaki derin anlaşmazlıklar ve Batı Şeria-Gazze ayrışması nedeniyle seçimlerin uygulanabilirliği belirsizliğini koruyor. Kararname, siyasi yenilenme yönünde bir adım olarak görülse de, daha önceki seçim vaatlerinin akıbeti hatırlatıldığında temkinli bir iyimserlik hakim.
İsrail1 olay10 Tem