111 Yıl Önce İstanbul'da Ev Yıkan Dev Çekirgelere 'Allah'ın Ordusu' Denmişti
Birinci Dünya Savaşı'nın sürdüğü 1915 yılında, İstanbul ve çevresinde görülen dev çekirgeler büyük korkuya yol açtı. O dönemde halk arasında 'Allah'ın ordusu' olarak adlandırılan bu çekirge sürüleri, kentin bazı bölgelerinde evlerin yıkılmasına neden oldu. Uzmanlar, olağanüstü bir artış olmadığını ve durumun doğal bir süreç olduğunu belirtse de, tarihsel kayıtlar Osmanlı'nın son döneminde yaşanan bu istilanın izlerini taşıyor. Son günlerde İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde benzer dev çekirgelerin görülmesi, 111 yıl önceki olayları yeniden gündeme getirdi. Ancak günümüzdeki gözlemler, söz konusu çekirgelerin mevsimsel ve doğal döngünün bir parçası olduğunu ortaya koyuyor. Tarihsel bağlam, dönemin zorlu savaş koşullarında gıda güvenliğini tehdit eden bu tür afetlerin nasıl algılandığını göstermesi açısından dikkat çekici. Olayın siyasi ya da ekonomik doğrudan bir yansıması olmasa da, doğa olaylarının toplum psikolojisi üzerindeki etkisini anlamak açısından önemli. Savaşın gölgesinde yaşanan çekirge istilası, kıtlık ve yıkım korkusunu körüklemiş, halkın olayı dini bir yorumla anlamlandırmasına yol açmıştı.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Suriye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik23 Tem 06:04
111 yıl önce Osmanlı’yı vurmuş! Dev çekirgeler İstanbul’da ev yıktı: 'Allah’ın ordusu' deniyordu
Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Son günlerde İstanbul ve özellikle Marmara’nın bir bölümünde görülen dev çekirgeler, korku ve endişeleri beraberinde getirmişti. Oysa uzmanlar bunun son derce doğal bir süreç olduğunu ve olağandışı bir artışın kaydedilmediğini açıklamıştı. Ancak tam 111 yıl önce takvimler 1915’i gösterdiğinde 1. Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam ederken kimse bu kadar şanslı değildi. Çünkü gerçek bir çekirge istilası Şam başta olmak üzere pek çok cephede şartları zorluyor, zaten yokluk çekilen dönemde bir de kıtlık baş gösteriyordu. Osmanlı askerleri zaten düşmanla savaşırken bir de çekirge istilası yeni bir düşmanı daha ortaya çıkarmıştı. Sürü halinde hareket ettiklerinde günde binlerce ton besin tüketebilen çekirgeler Osmanlı’nın hüküm sürdüğü topraklar için yeni bir savaş değildi. 810 yılında Urfa dev bir istilanın pençesine düşmüş, asırlar sonra Osmanlı egemenliğine giren yakın güneyi yeniden çekirgelerle imtihanına başlamıştı. Ayrıca o arada Bizans imparatorluğu Marmara’da çekirgelerle birkaç kez daha boğuşmuştu. Üstelik bu sadece Anadolu ve Mezopotamya toprakları için geçerli bir sorun değildi. Rusya 19’uncu yüzyıl boyunca her iki yılda bir çekirgelerle mücadele etmek zorunda kalmıştı. Çekirgeler Almanya’da 1730 ile 1732 yılları arasında yayılmış ve kiliselerin çanları aralıksız çalınıp, top ve tüfek atışları yapılsa da bir sonuç alınamamıştı. Çekirgeler yalnızca korku ve rahatsızlık yaratmıyor, sebep oldukları olumsuzluklar nedeniyle binlerce inanın ölümüne de yol açıyordu. Öyle ki 1866'da Cezayir'de meydana gelen istila kıtlığa neden olmuş ve 20 bin kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı. Arap milletince ‘Allah’ın Ordusu’ olarak görülen çekirgeler, Kur’an-ı Kerim ve Tevrat’ta anlatılmıştı. Ancak kıtlık getiren çekirgelerden kurtulmanın yolu, durmaksızın akan bir pınarın suyundan içen sığırcıklar ve Osmanlı insanlarının kazdığı çukurlardaydı! 416 YIL ÖNCE YİNE İSTANBUL! 1610’DA ÇEKİRGELER EVLERİ YIKTI Takvimler 1610’u gösterdiğinde İstanbul’u bir panik havası sarmış, dev çekirgeler bulabildikleri her şeyi yemeye başlamıştı. İstanbullular bu böceklerin istilasını sonlandırmak için her yolu denediyse de böceklerin verdiği hasar her geçen gün büyüyordu. Ev ve iş yerlerinde her yer dev çekirgelerle dolmuştu. Yiyecekler dışında artık ahşap evler de bu canlılara yem oluyordu. Dişleri, çürümüş olan tahtaları kolayca parçalayabilen bir ‘ordu’ vardı. Öyle ki bazı evler çekirge istilası sonucu yıkılmış, tren raylarında ezilen çekirgelerden çıkan yağlı sıvı tren seferlerini sekteye uğratmıştı. Raylarda çekirgelerden çıkan yağın treni durdurmasına engel olmak için çalışan ve güzergâha kum serpen işçiler hazır bulunuyordu. Alıntı Metni DEV ÇEKİRGELERİN İLACI: 80 SANTİMLİK ÇUKUR VE SIĞIRCIK KUŞLARI Osmanlı döneminde pek çok ker çekirge istilası yaşanmış, sonuncusu 1915’te I. Dünya Savaşı sürerken başlamıştı. Bir sorun tekrar baş gösterirse uzun vadeli çözümler bulunması gerekirdi. 1787’de halk çekirgeler yüzünden Kadı’ya bile başvurmuştu. Ancak Kadı Efendi’ye göre de bunun çözülmesi için tek bir yol vardı ve derhal emir yazılmalıydı. Sığırcık kuşları görev başına! Alıntı Metni Tabii tek çözüm göç eden ve bazen çok uzaklara giden sığırcık kuşlarında değildi. Osmanlı’da her bölgenin kendine uygun bir mücadele yöntemi vardı. Kıbrıs usulü mücadele yöntemi bunların en sık uygulananıydı. 50 metre uzunluğunda ve 80 santim eninde olan bir bezin altında bir çukur kazılır ve içi teneke veya çinko kaplanırdı. Bölge halkı, çekirgeleri bu beze doğru çeker ve böcekler bezlerin bulunduğu yere gelince kayıp çukura düşerdi. Çukurun ağzındaki yerin iç tarafı teneke veya çinko olduğundan dışarı çıkmaları imkansız bir hal alırdı. Çekirge dolu çukurun üzeri hemen toprakla ve sönmemiş kireçle örtülürdü. KUR’AN-I KERİM VE TEVRAT’TA ANLATILMIŞ! ‘ALLAH’IN ORDUSU’ OLARAK GÖRÜYORLARDI Her ne kadar çekirgeler için ‘amele taburları’ kurulup istilanın sonlanması için yeni bir iş gücü oluşmuşsa da, bu herkes için mücadele gerektiren bir sorun değildi. Dev çekirgeler Arap kökenliler tarafından ‘Allah’ın ordusu’ olarak görülüyordu. Ancak ‘Çekirge Yılı’ başlamıştı. 1915’in henüz ilk günlerinde Suriye, Filistin ve Sina çölünde Birinci Kanal Seferinin neden olduğu askeri hareketlilik esnasında, Afrika’nın kuytu köşelerinden gelerek Sudan’da toplanan çekirgelerin sayıları milyonları geçmişti. Bir ay içinde 3500 kilometre yol alabilen bu böcekler 1000 kilometre karelik bir alanı kaplıyordu. Tehlike de tam da o zaman başlıyordu. Çekirgelerin her biri kendi ağırlığınca bitki tüketiyor, dişileri ise 100 adet yumurta bırakarak çoğalmayı sağlıyordu. 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa’nın hatıralarında 1915'te yaşanan çekirge istilası anlatılıyordu: “Tam Nisan ortalarında hiç beklemediğimiz büyük bir felaket karşısında kaldık. Suriye’yi, öylesine müthiş bir çekirge istilası kaplamıştı ki Mayıs ve Haziran sonlarında yaprakları çekirgeler tarafından yenmemiş tek ağaç kalmadığı gibi başaklanmış olan hububatlar da çekirgelerin oburluğuna kurban gitmişti. Çöl komutanlığına atanan Baron Friedrich Freiherr von Kress Kressentein, çölde yerde sıçrayan küçük çekirgeler görmüştü. Karargâhın bulunduğu İbin’de bu çekirgeler yağmur taneleri gibi çadırlara çarparak yere düşüyordu. Alman Albayın bahsettiği çekirgeler, öncülerdi. Büyük çekirge istilası ise nisanda başladı. Sina Çölü’nün Osmanlı devleti sınırları içerisinde kalan doğu kesimi, tüm Filistin toprakları ve Suriye’nin büyük bir kısmı bu istiladan etkilendiler.” Birinci Dünya Savaşı sırasında Medine'yi açlığa ve İngiliz kuşatmasına karşı kahramanca savunan "Çöl Kaplanı" Fahreddin Paşa, iaşe bittiğinde askerlerinin hayatta kalabilmesi için çekirge yenmesine fetva vermişti. İstilacılar böyle değerlendirildiğinde orduya güç katacaktı. Bu son derece tehlikeli olan Çöl Çekirgeleri, kutsal kitaplarda da anlatılmıştı. İncil, Tevrat ve Kur’an-ı Kerim, onlardan nasıl bahsetmiş olabilirdi ki? Tevrat’a göre Firavun, İbrani kavmini azat etmediği için çekirge istilasıyla cezalandırılmıştı. İncil’de ise ‘onuncu istila’ bahsinde, kralları olmayan göçmen çekirgeler, korolar halinde ilerliyorlardı. Bazı yorumlara göre de, Şeytanın güçlerini temsil eden Akrep kuyruklu, insan suratlı çekirgeler, Plato’nun Phaedus’undaki anlatımıyla eskiden insandı. İlham perileri (Muses) onları çekirgeye dönüştürmüştü. Peki ya Kur’an? A'râf Suresi 132-133’üncü ayette, “Ve dediler ki: Bizi büyülemek için ne işaret getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz. Bunun üzerine biz de, ayrı ayrı mûcizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, haşerât, kurbağa ve kan felâketlerini gönderdik. Yine de iman etmeyi kibirlerine yediremediler ve dâimâ günah işlemekle meşgul inkârcı bir toplum olarak kaldılar” diye anlatılan çekirgeler, Kamer Suresi 7’nci ayette de şöyle anlatılmıştı: “O gün onlar, gözleri zillet ve dehşet içinde öne düşmüş olarak kabirlerinden çıkacak; yayılmış çekirgeler gibi dalga dalga her tarafı kaplayacaklar.” İstanbul ve çevresinde rastlanan çekirgeler henüz bir istilasının izleri olmasa da, bu geçmişte yaşanmamış bir şey değil.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Suriye'de kimyasal silah üretiminden sorumlu albay gözaltına alındı
Suriye resmi haber ajansı SANA, İçişleri Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberinde, devrik rejim döneminde sarin gazı başta olmak üzere kimyasal silahların üretiminden sorumlu olduğu belirtilen Albay Ahmed Habib Ali’nin Lazkiye’de gözaltına alındığını duyurdu. Kimyasal silah uzmanı olduğu ifade edilen albayın, eski dönemdeki faaliyetlerine ilişkin soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Gözaltı, Suriye’nin kimyasal silah programıyla ilgili uluslararası toplumun hassasiyetini yansıtan bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Eski rejimin kimyasal silah kullanımı iddiaları, ülkenin diplomatik ve güvenlik ilişkilerinde uzun süredir tartışma konusu olmuştu. Bu tür tutuklamalar, hesap verebilirlik mekanizmalarının işletilmesine yönelik adımlar olarak görülebilir. Olayın, Suriye’nin iç güvenlik politikaları ve bölgesel dengeler üzerindeki olası etkileri yakından izleniyor.
Suriye1 olay15 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Hasada Rağmen Makroekonomik Baskılar Suriye'de Gıda Krizini Sürdürüyor
Suriye'nin kuzeydoğu ve kuzeybatısında, hasat dönemindeki iyileşmeye rağmen yoksul haneler için kriz seviyesinde (IPC 3. Aşama) gıda güvensizliği devam ediyor. Mevsimsel tarımsal kazanımlar, yoksul kesimlere yansımıyor; gelirler büyük ölçüde varlıklı hanelerde yoğunlaşıyor ve borç geri ödemelerine gidiyor. Yerinden edilmiş nüfusun artan ihtiyaçları da durumu ağırlaştırıyor. Ülkedeki makroekonomik çöküş, yüksek enflasyon, para birimindeki değer kaybı ve satın alma gücündeki düşüş, tarımsal üretimdeki sınırlı artışın etkisini sıfırlıyor. FEWS NET'in değerlendirmesine göre, insani yardımların azalmasıyla birleşen bu baskılar, hanelerin temel gıda maddelerine erişimini engelliyor ve bölgedeki krizin sürmesine neden oluyor. Uluslararası toplumun dikkati, Suriye'deki siyasi çözüm arayışlarına odaklanmışken, insani durum ihmal ediliyor. Önümüzdeki aylarda, ekonomik baskıların hafiflememesi halinde, mevcut IPC 3. Aşama krizinin daha da derinleşmesi ve daha fazla insanın akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalması riski bulunuyor.
Suriye1 olay10 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Şam'da Adalet Sarayı yakınındaki kafede bomba patladı: 5 ölü
Suriye devlet medyası, Şam'ın merkezindeki kalabalık bir kafede meydana gelen patlamada en az 5 kişinin öldüğünü, 16 kişinin yaralandığını bildirdi. Patlamanın, Adalet Sarayı yakınlarındaki kafeye yerleştirilen bir bomba nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Olayla ilgili henüz hiçbir grup sorumluluk üstlenmedi ve saldırıya ilişkin ek ayrıntı paylaşılmadı. Başkentin yoğun bölgelerinden birinde yaşanan bu patlama, Suriye'de yıllardır süren iç savaşın ardından güvenlik risklerinin sürdüğüne işaret ediyor. Özellikle Şam gibi rejim kontrolü altındaki bölgelerde zaman zaman bu tür bombalı saldırılar meydana geliyor. Yerel kaynaklar, patlamanın olduğu bölgenin hem sivil hem de resmi kurumların bulunduğu bir alan olduğunu vurguluyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, olayın Şam'daki kırılgan güvenlik ortamını ve ülkedeki istikrarsızlığın başkente yansımalarını bir kez daha ortaya koyduğu değerlendiriliyor. Yetkililerin soruşturma başlattığı ve yaralıların tedavisinin sürdüğü bildiriliyor.
Suriye15 olay10 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Suriye'nin terör listesinden çıkarılması NATO'da şok etkisi yarattı: İsrail tepkili
ABD Başkanı Trump'ın Suriye'yi 'devlet destekli terörizm' listesinden çıkarma sürecini başlatması, Şam'ın uluslararası sisteme dönüşünde tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Karar, Suriye'nin elli yıllık izolasyonunu sona erdirirken büyük yeniden inşa fonlarının önünü açıyor. Bu adımın, bölgedeki yatırımları hızlandırması ve NATO müttefiki Türkiye'nin stratejik konumunu güçlendirmesi bekleniyor. İsrail ise Türkiye'nin artan etkisinden duyduğu rahatsızlıkla bu gelişmeyi şokla karşıladı.
Suriye1 olay10 Tem - Aynı ülke gündemi
Şam'da Adalet Sarayı yakınında kafede patlama: Çok sayıda yaralı
Suriye'nin başkenti Şam'da, Adalet Sarayı yakınındaki bir kafede şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlama sonucu çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi. Olayı ilk olarak Al Jazeera ve Suriye resmi haber ajansı SANA duyurdu. Patlamanın nedeni henüz açıklanmazken, Şam'da benzer saldırılar nadir de olsa güvenlik zafiyetine işaret ediyor. Hükümet güçlerinin kontrolündeki başkent, zaman zaman bombalı eylemlerle sarsılıyor. Bu tür olaylar, Suriye'de yıllardır süren çatışmaların yarattığı istikrarsızlığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uluslararası toplum, saldırıyı kınarken, sivil can kayıpları endişeleri artırıyor.
Suriye4 olay02 Tem - Aynı ülke gündemi
AB, Suriye Rejimiyle Bağlantılı Kişi ve Kuruluşlara Yaptırım Uyguladı
Avrupa Birliği, Suriye'deki baskıcı rejimle bağlantılı çok sayıda kişi ve kuruluşu konsolide yaptırım listesine ekledi. Listeye, Beşşar Esad, Mahir Esad, Rami Mahluf, Ali Memluk gibi üst düzey rejim yetkililerinin yanı sıra çeşitli istihbarat ve güvenlik birimlerinin komutanları ile rejime finansal destek sağlayan Bena Properties, Al Mashreq Investment Fund, Hamcho International gibi kuruluşlar dahil edildi. AB'nin Suriye yaptırım programı (SYR) kapsamında yapılan bu eklemeler, 2011'den bu yana süregelen sivil halka yönelik şiddet ve insan hakları ihlallerine tepki olarak uygulanan kısıtlayıcı tedbirlerin devamı niteliğinde. Yaptırımlar, belirlenen kişi ve kuruluşların AB üyesi ülkelerdeki mal varlıklarının dondurulmasını ve seyahat yasaklarını içeriyor. Ayrıca Akram Turki Al-Hishan isimli bir kişi de 'TAQA' programı çerçevesinde listeye alındı. Karar, AB'nin Suriye'deki siyasi çözüm sürecine destek verme ve rejime baskıyı artırma stratejisinin bir parçası. Yeni ilavelerle birlikte AB'nin Suriye'ye yönelik yaptırım listesindeki isim sayısı güncellenmiş oldu.
Suriye137 olay30 Haz