Putin'in 27 Milyar Dolarlık Ölümsüzlük Planı: Geyik Kanı Banyosu ve Gençlik Çilekleri
İngiliz gazetesi The Sun'ın haberine dayandırılan Milliyet'in aktarımına göre, Kremlin yaşlanmayı yavaşlatmayı hedefleyen bilimsel çalışmaları ulusal öncelik haline getirdi ve bu amaçla yaklaşık 27 milyar dolarlık bir program yürütüyor. Haberde, program kapsamında gizli araştırma laboratuvarlarının kurulduğu, geyik kanı banyosu ve gençlik çilekleri gibi alışılmadık yöntemlerin denendiği öne sürüldü. Söz konusu iddialar, Putin'in uzun süredir konuşulan kişisel ölümsüzlük arayışına kurumsal bir boyut kazandırıldığı izlenimi yaratıyor. Yaşlanma karşıtı araştırmalara ayrılan devasa bütçe, Moskova'nın bu alanı stratejik bir hedef olarak gördüğüne işaret ediyor. Ancak programın kapsamı ve yöntemlerine dair bilgiler, bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil. Kremlin'in resmî bir açıklama yapmadığı konu, Putin'in sağlığı ve iktidar süresine ilişkin uluslararası spekülasyonları yeniden alevlendirdi. Diplomatik çevreler, bu tür sıra dışı haberlerin Rus liderin imajını güçlendirmeyi ya da tam tersine tartışmaya açmayı amaçlayabileceğini değerlendiriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 6 sa önce- Siyasi21 Tem 08:07
Geyik kanı banyosu, gençlik çilekleri, gizli laboratuvarlar! Putin'in 27 milyar dolarlık ölümsüzlük planı
MİLLİYET.COM.TR / İngiliz gazetesi The Sun, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in uzun yaşam ve ölümsüzlük arayışını konu alan dikkat çekici bir haber yayımladı. ‘GİZLİ ARAŞTIRMA LABORATUVARI’ Haberde, Kremlin'in yaşlanmayı yavaşlatmayı hedefleyen bilimsel çalışmaları "ulusal öncelik" haline getirdiği, bu amaçla yaklaşık 27 milyar dolarlık dev bir program yürüttüğü öne sürüldü. Gazetenin haberine göre Putin'in kişisel ilgisiyle ilerleyen projeler, gen tedavisinden biyobaskıyla insan organı üretimine, genetiği değiştirilmiş meyvelerden gizli araştırma laboratuvarlarına kadar uzanıyor. ÖLÜMSÜZLÜK HAYALİ GİZLİ KAYDA MI YANSIDI? The Sun'ın aktardığına göre Putin'in ölümsüzlüğe olan ilgisi yeni değil. Haberde, Eylül 2025'te Putin'in Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yaptığı öne sürülen gizli bir görüşmede biyoteknolojinin insan ömrünü 150 yıla kadar uzatabileceğinin konuşulduğu iddia edildi. Gazeteye göre Putin'in bu görüşmede, gelecekte gerçekleştirilecek tekrarlanan organ nakillerinin insanlığı "belki de ölümsüzlüğe ulaştırabileceğini" söylediği öne sürüldü. 27 MİLYAR DOLARLIK PROGRAM Haberde, Kremlin'in yaşlanmayla mücadele çalışmalarını hızlandırdığına da dikkat çekildi. Wall Street Journal'ın daha önce aktardığı bilgilere yer veren gazete, Rus hükümetinin "Yeni Sağlık Koruma Teknolojileri" adıyla yeni bir yapı oluşturduğunu ve bu programa yaklaşık 27 milyar dolar kaynak ayırdığını yazdı. Nisan ayında ise Rus yetkililer, hücresel yaşlanmayı yavaşlatmayı amaçlayan bir gen tedavisi üzerinde çalışıldığını duyurmuştu. Rusya Bilim Bakan Yardımcısı Denis Sekirinsky de söz konusu tedavinin yaşlanmayla mücadelede "en umut verici yöntemlerden biri" olduğunu açıklamıştı. 'FRANKENSTEIN'IN İNİ' BENZETMESİ The Sun, Putin'in Karadeniz kıyısındaki Soçi yakınlarında bulunan Sirius Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ni, yürütüldüğü öne sürülen deneyler nedeniyle "Frankenstein'ın inini" andıran bir merkez olarak tanımladı. Habere göre dışarıdan bilim merkezi ve üstün yetenekli öğrenciler için eğitim kampüsü olarak görülen tesisin içerisinde, genetik mühendisliği, yaşlanma karşıtı teknolojiler ve biyobaskıyla organ üretimi üzerine çalışan gizli laboratuvarlar bulunuyor. Yaklaşık Heathrow Havalimanı büyüklüğünde olduğu belirtilen kompleksin, Putin'in ölümsüzlük planının merkezinde yer aldığı iddia edilirken, The Sun laboratuvarda yürütüldüğü öne sürülen deneyleri "Frankenstein'ın inini andıran çalışmalar" olarak nitelendirdi. HEDEF: İNSAN ORGANLARINI YENİDEN ÜRETMEK Haberde Rus bilim insanlarının iki kritik teknoloji üzerinde yoğunlaştığı belirtildi. Bunlardan ilki canlı dokuların üç boyutlu yazıcılarla üretilmesini sağlayan biyobaskı teknolojisi. İkinci alan ise genetik olarak insanla uyumlu olduğu düşünülen minyatür domuzlarda insan organlarının yetiştirilmesi. The Sun'a göre Rus araştırmacılar biyobaskı yöntemiyle insan kıkırdağı ve fare tiroit dokusu üretmeyi başardıklarını öne sürüyor. Nihai hedef ise 2030 yılına kadar insan organlarının tamamen değiştirilebilmesi. GENÇLİK ÇİLEKLERİNDEN 'ÖLÜMSÜZ DENİZANASI'NA Gazetenin haberinde, Kremlin destekli araştırmaların yalnızca organ üretimiyle sınırlı olmadığı ifade edildi. Bilim insanlarının kansere dirençli çıplak köstebek fareleri, dişli balinalar, samurlar ve biyolojik olarak yaşlanmadığı kabul edilen "ölümsüz denizanası" üzerinde çalışmalar yürüttüğü belirtildi. Putin'in geçen yıl, normal çileklere göre yaklaşık 12 kat daha fazla yaşlanma karşıtı antioksidan içerdiği belirtilen genetiği değiştirilmiş çilekleri incelediği aktarıldı. Bu maddenin, hücre yaşlanmasını yavaşlatabileceği yönünde bilimsel çalışmalar bulunuyor ancak etkisi konusunda kesin bir görüş birliği bulunmuyor. GEYİK KANINDA BANYO İDDİASI Haberde yer alan en dikkat çekici iddialardan biri ise Putin'in Sibirya'daki Altay Dağları'nda bulunan özel dinlenme tesisinde genç maral geyiklerinin kanıyla hazırlanan banyolara girdiği yönünde oldu. Telegram kanalı More Than Fact'e dayandırılan iddiaya göre Putin'in bu ritüelin testosteronu artırdığına ve yaşam süresini uzattığına inandığı öne sürüldü. Ancak haberin kendisinde de bu uygulamanın yaşlanmayı geciktirdiğine ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmadığı vurgulandı. KIZI DA PROJENİN İÇİNDE The Sun'a göre Putin'in büyük kızı Maria Vorontsova da devlet destekli genetik araştırmalarda görev alıyor. Haberde ayrıca Kurchatov Enstitüsü Başkanı Mihail Kovalçuk'un da ölümsüzlük çalışmalarının önemli isimlerinden biri olduğu belirtildi. Kovalçuk'un insan organlarının gelecekte sürekli yenilenebileceğini savunduğu, araştırmacı gazeteci Svetlana Reiter'in ise Putin'in bu ilgisini "ölüm korkusundan kaynaklanan saplantı" olarak değerlendirdiği aktarıldı. 'SAĞLIĞI EN BÜYÜK ENDİŞESİ' Haberde Putin'in sağlık durumuna ilişkin uzun süredir gündeme gelen iddialara da yer verildi. Eski MI6 Başkanı Sir Richard Dearlove, Putin'in ölümsüzlük arayışını "hafifçe gülünç" olarak nitelendirirken, "Sonuçta o da ölümlü" ifadelerini kullandı. Dearlove ayrıca Putin'in sürekli doktorlarla birlikte görüntülenmesine ilişkin iddiaların dikkat çekici olduğunu belirtti. The Sun'ın aktardığına göre Kremlin'in yaşlanma karşıtı projelerinde çalışan bazı Rus bilim insanlarından, son araştırmalarını acilen yönetime sunmaları istendiği de öne sürüldü. Haberde, bilim insanlarının özellikle hücresel yaşlanmanın yavaşlatılması, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, bilişsel kayıpların önlenmesi ve biyobaskıya dayalı yeni tıbbi teknolojilere ilişkin çalışmalarını hızlandırmaları yönünde talimat aldıkları iddia edildi.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktör
Diaoyutai Devlet Konukevi: Putin'in Çin'deki 'İkinci Evi'nin Siyasi Anlamı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki günlük devlet ziyareti için Salı akşamı Pekin'e ulaştığında, yine 'ikinci evi' olarak nitelendirilen Diaoyutai Devlet Konukevi'nde kaldı. Diaoyutai, tarihsel olarak Richard Nixon, Boris Yeltsin ve Kim Jong-un gibi önemli liderleri ağırlamış bir imparatorluk bahçesi. Putin için tanıdık bir mekan olan konukevi, liderin Çin'i 20'den fazla ziyaretinde tercih ettiği bir yer haline geldi. Bu durum, iki ülke arasındaki yakın ilişkilerin ve diplomatik protokolün bir yansıması olarak görülüyor. Diaoyutai Devlet Konukevi, Çin'in en üst düzey diplomatik karşılama mekanlarından biri olarak siyasi ağırlığını koruyor; burada konaklamak, ziyaretin önemini ve ev sahibi ülkenin verdiği değeri simgeliyor. Putin'in ziyareti sırasında burada kalması, Çin-Rusya ilişkilerinin stratejik derinliğine işaret eden bir tercih.
Çin1 olay20 May - Ortak aktör
Kim Jong Un Nükleer Donanma ve Cephanelik Genişletme Emri Verdi
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, 23 Haziran'da yaptığı açıklamada ülkesinin nükleer devlet konumunu kullanmanın tek yol olduğunu belirterek, parti toplantısında nükleer cephaneliğin 'dünyayı geride bırakacak' şekilde genişletilmesi talimatı verdi. Ardından bir savaş gemisini hizmete alan Kim, donanmayı nükleer silahlarla donatma planlarını duyurdu ve 10 bin tonluk savaş gemileri inşa edileceğini açıkladı. Kim, askeri duruşun 'ölümcül ve yıkıcı saldırı' kapasitesine kavuşturulması gerektiğini vurgularken, büyük çaplı silah testlerini de bizzat izledi. Bu gelişmeler, Pyongyang'ın Seul'e yönelik çatışmacı tutumunu pekiştirirken, Güney Kore Dışişleri Bakanı'nın aynı günlerde 'kademeli ve pragmatik bir denükleerizasyon' yaklaşımı benimseneceğini açıklaması, Kore Yarımadası'ndaki diplomatik çabaların zorlu bir dönemece girdiğini gösterdi.
Güney Kore10 olay28 Haz - Ortak aktör
Kuzey Kore Nükleer Silahları Asla Bırakmayacak, Anayasada Güney Kore'yi Ayrı Devlet Saydı
Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, Quad ülkelerinin (ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan) nükleer silahsızlanma çağrısını sert bir dille reddederek, nükleer silahlardan 'asla' vazgeçmeyeceğini duyurdu. Açıklamada, Quad'ın ABD'nin baskı aracı olduğu öne sürülürken, bu tür girişimlerin Pyongyang'ın egemenlik haklarını ve güvenlik çıkarlarını savunma kararlılığını yalnızca güçlendirdiği belirtildi. Eş zamanlı olarak, Kuzey Kore anayasasında yapılan değişiklikle birleşik Kore ulusuna yönelik tüm atıflar çıkarıldı ve Güney Kore ayrı bir yabancı devlet olarak tanımlandı. Bu adım, Pyongyang'ın uzun süredir gündemde olan yeniden birleşme politikasından resmen uzaklaştığı biçiminde yorumlandı. Ardışık gelen bu hamleler, Kuzey Kore'nin nükleer programını kalıcı stratejik unsur olarak benimsediği ve dış baskılara karşı kurumsal düzeyde direnci artırdığı bir dönüşümü işaret ediyor. Pyongyang yönetimi, silah programlarını ülkenin temel güvenlik çerçevesiyle birleştirerek diplomatik angajman alanını daraltırken, bölgesel istikrar açısından yeni meydan okumalar doğuruyor.
Kuzey Kore3 olay28 May - Ortak aktör
Pekin’in Tayvan Hesapları: Zaman Çin’in Lehine mi?
War on the Rocks’ta yayımlanan bir analiz, Çin’in Tayvan konusunda zamanı nasıl değerlendirdiğini ve uluslararası güç dengesindeki değişimlerin Pekin’in stratejik sabrını nasıl etkilediğini ele alıyor. Analize göre, bir devletin konumunun iyileşeceğine inanması sabrı teşvik ederken, kötüleşeceği korkusu avantajlarını kaybetmeden önce harekete geçme baskısı yaratıyor. Çin’in ekonomik ve askeri kapasitesindeki artışla birlikte Tayvan üzerindeki egemenlik iddiasını güçlendirebileceği bir ortamda, Pekin’in zamanı kendi lehine gördüğü senaryolar ile ABD ve bölgesel aktörlerin caydırıcılığı arasındaki denklemin, savaş riskini belirleyen temel faktör olduğu vurgulanıyor. ABD’nin politikası açısından, Çin’in Tayvan konusunda aceleci davranmasını önlemek için net bir stratejik iletişim ve güvenilir askeri varlığın önemi belirtiliyor. Analiz, Çin’in mevcut avantajlarını koruma isteği ile olası riskleri dikkate alarak, Washington’un durumu yönetme biçiminin savaşın zamanlamasını etkileyebileceğini öne sürüyor.
Çin17 olay11 Haz - Ortak aktör
Xi Jinping Önümüzdeki Hafta Kuzey Kore’ye Gidiyor
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, önümüzdeki Pazartesi ve Salı günleri Kuzey Kore’yi ziyaret edecek. Bu, Xi’nin 2019’daki ilk ziyaretinin ardından ülkeye yapacağı ikinci gezi olacak. COVID-19 salgını sırasında yıllarca süren sınır kapanmalarının ardından Pekin ve Pyongyang arasındaki ilişkiler temkinli şekilde yeniden inşa ediliyor. Ziyaret, iki ülke arasındaki güçlü ve kalıcı bağların bir göstergesi olarak sunuluyor. Salgın öncesi döneme kıyasla görece yalıtılmış geçen yıllardan sonra bu adım, üst düzey diplomatik temasların yeniden canlanmasına işaret ediyor. Görüşmenin gündemi hakkında resmi bir açıklama yapılmadı.
Çin16 olay12 Haz - Ortak aktör
Xi Jinping 7 Yıl Sonra Kuzey Kore'ye Gidiyor
Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Dairesi, Devlet Başkanı Xi Jinping'in Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un davetiyle 8-9 Haziran'da bu ülkeye resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu. Xi'nin son Kuzey Kore ziyareti, Kovid-19 salgınının başlamasından önce, 2019 yılında gerçekleşmişti. Aradan geçen yedi yıllık süre, iki ülke arasındaki üst düzey diplomaside dikkat çekici bir aralığa işaret ediyor. Ziyaret, pandemi sonrası dönemde Çin-Kuzey Kore ilişkilerinde yeni bir temas dalgasının parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, görüşmelerde başta Kore Yarımadası'nın nükleerden arındırılması olmak üzere bölgesel güvenlik konuları ile ekonomik iş birliği fırsatlarının ele alınabileceğini belirtiyor. Çin, Kuzey Kore'nin en büyük ticaret ortağı ve diplomatik destekçisi konumunda. Bu ziyaret, Pekin'in bölgedeki nüfuzunu yeniden vurgulama ve Pyongyang'ı uluslararası yaptırımların gevşetildiği bir ortamda diyaloğa teşvik etme çabası olarak yorumlanıyor.
Çin4 olay11 Haz