Doğu Kudüs'te 22 Filistinli Eve Tahliye ve Yıkım Emri
Filistin Yönetimi'ne bağlı Kudüs Valiliği, İsrail güçlerinin Doğu Kudüs'ün Kefr Akab Mahallesi'ne baskın düzenleyerek 22 eve tahliye ve yıkım tebliği bıraktığını açıkladı. Söz konusu evlerin Filistinli ailelere ait olduğu belirtildi. Bu gelişme, İsrail'in Doğu Kudüs'teki yerleşim genişletme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası hukuk, Doğu Kudüs'ü işgal altında kabul ediyor ve bu tür yıkımları yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin uzantısı olarak görüyor. İsrail ise Kudüs'ün tamamını bölünmez başkenti sayarak inşaat ve planlama kurallarını uygulama hakkını savunuyor. Yerleşimler ve yıkımlar, İsrail-Filistin gerilimlerinin ana unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Kudüs Valiliği'nin açıklaması, bu tür adımların Filistinlileri topraklarından uzaklaştırmayı hedeflediği yönündeki kaygıları yeniden gündeme getirdi.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 19 sa önce- Güvenlik19 Tem 14:49
İsrail'den Doğu Kudüs'te yeni adım! 22 Filistinli eve tahliye ve yıkım emri
Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin Kefr Akab Mahallesi'ne baskın düzenleyerek yıkım kararlarını uygulamak için çok sayıda eve tahliye tebligatı bıraktığı belirtildi.Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin Kefr Akab Mahallesi'ne baskın düzenleyerek yıkım kararlarını uygulamak için çok sayıda eve tahliye tebligatı bıraktığı belirtildi. Açıklamada, İsrail makamlarının ev sahiplerine, yıkım öncesinde evlerini boşaltmaları için en fazla bir hafta süre tanıdığı aktarıldı. Valilik, daha sonra bir açıklama daha yaparak İsrail güçlerinin Filistinlilere ait evler için toplamda 22 tahliye ve yıkım emri dağıttığını kaydetti. Tebligatların hem tahliye hem de yıkım kararını aynı anda kapsayıp kapsamadığı veya tam olarak kaç evi etkilediği konusunda ayrıntı verilmedi. Açıklamada ayrıca, İsrail makamlarının daha önce de aynı mahallede yaklaşık 20 ev için inşaatı durdurma ihbarnamesi dağıttığına işaret edildi. Termometreler 50 dereceyi aşacak! İran'da sıcaklıklar sonrası yeni karar ASKERİ KONTROL NOKTASI HAZIRLIĞI Öte yandan, Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail güçleri işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeybatısında bulunan Beyt Anan ile Beyt Likya beldelerini birbirine bağlayan yol üzerindeki El-Huneydık bölgesine beton bariyerler yerleştirdi. Bu adımın, bölgeye askeri kontrol noktası kurulması hazırlığı olduğu ifade edildi. Haberde, El-Huneydık bölgesinin sık sık İsrail güçlerinin baskın ve saldırılarına maruz kaldığı, bunun da özellikle çiftçilerin topraklarına erişimini engellediği vurgulandı. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin yayımladığı rapora göre, işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail güçlerinin konuşlandığı 917 kontrol noktası bulunuyor. Bunların 244'ünün 7 Ekim 2023'ten sonra kurulduğu belirtiliyor. Konseyin 6 Temmuz'da yaptığı açıklamaya göre, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 2026'nın ilk yarısında işgal altındaki Batı Şeria'da 11 bin 74 saldırı ve ihlal gerçekleştirdi. İsrail hükümetinin 11 Aralık'ta onay verdiği 19 yerleşim biriminin yanı sıra, gasbedilen Filistin topraklarında 141 yasa dışı yerleşim birimi bulunuyor. Ayrıca aşırı sağcı Yahudi gruplar tarafından kurulan ve İsrail yasalarına göre de kaçak sayılan 224 kaçak yerleşim yeri mevcut. İşgal altındaki Doğu Kudüs'te de 15 Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan yaklaşık 750 bin İsrailli yerleşimci, Filistinlileri topraklarından sürmeyi amaçlayan saldırılarını sürdürüyor. Körfez'de 3 ülke alarma geçti! 'İran'dan füze ve İHA saldırısı'
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu: Lübnan'da Çekilme Yok, Batı Şeria'da Yeni Yerleşim Hamlesi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, işgal altındaki güney Lübnan'a düzenlediği ziyarette, Hizbullah tehdidi sürdüğü sürece çekilmeyeceklerini açıkladı. Bu, geçen hafta varılan güvenlik mutabakatından sonra bir ilk oldu. Ateşkese rağmen İsrail insansız hava araçlarının düzenlediği saldırıda iki kişi öldü; bir İsrail askeri çatışmada yaralandı. Netanyahu ayrıca bazı Lübnanlı Hristiyan köylerin İsrail'e ilhak talebinde bulunduğunu öne sürdü. Batı Şeria'da ise yerleşim faaliyetleri ve şiddet tırmanıyor. İsrail, 34 yeni yerleşim birimi için 434 milyon dolarlık bütçe onayladı ve yeni bir yerleşim yerine aileler taşındı. Yerleşimciler Filistinlilere yönelik saldırılarını artırırken, ABD'li Kongre Üyesi Ro Khanna'yı alıkoydu, bir CNN ekibine saldırdı; İsrail polisi saldırıyla ilgili dört kişiyi gözaltına aldı. İsrail ordusu düzenlediği baskınlarda bir Filistinli genci vurdu, 30'dan fazla kişiyi tutukladı. Bu gelişmeler, İsrail'in Lübnan'daki işgalini kalıcılaştırma ve Batı Şeria'daki varlığını genişletme stratejisini yansıtıyor. Lübnan'daki tampon bölge uygulamasını geçmiş savaşlara benzeten İsrailli gaziler, tekerrür eden bir hata uyarısında bulunuyor. Avrupa Birliği yerleşim genişlemesine son verilmesi çağrısını yinelerken, Khanna'nın yaşadıkları ABD'nin İsrail'e desteğine dair eleştirileri alevlendirdi. Ateşkes ihlalleri ve yaygın şiddet, bölgedeki gerilimi tırmandırmaya devam ediyor.
İsrail22 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, İsrail'in Savaş Suçlarını Eleştirenleri 'Aşırı Sol Terörist' Sayıyor
The Daily Blog'da yayımlanan bir yorumda, ABD yönetiminin İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını eleştiren kişi ve grupları 'aşırı sol terörizm' kapsamında değerlendirdiği iddia edildi. Yazı, İsrail'in eylemlerinin savaş suçu niteliğinde olduğu ve teknik olarak soykırıma yaklaştığı görüşünü savunuyor. Yorum, ABD'nin bu tür bir etiketlemeyle İsrail'e yönelik uluslararası eleştirileri bastırmaya çalıştığını öne sürüyor. Özellikle Filistin yanlısı aktivistler ile savaş karşıtı çevrelerin hedef alındığı, bu yaklaşımın ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki yarattığı belirtiliyor. ABD'nin İsrail'e askeri ve diplomatik desteği sürerken, bu tür iddialar iki ülke arasındaki ilişkilerin eleştirel sesleri ne ölçüde baskıladığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yorum, 'terörizm' tanımının siyasi amaçlarla genişletilmesinin uluslararası hukuk ve insan hakları normları açısından riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
İsrail1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Eski liderler Filistin topraklarının yok olmasından endişe duyuyor
Nelson Mandela tarafından kurulan uluslararası ileri gelenler grubu The Elders üyeleri, eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson ve eski Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark, İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarına yaptıkları ziyaretin ardından ciddi uyarılarda bulundu. İkili, Filistin topraklarının potansiyel olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Robinson ve Clark, İsrail'in cezasızlık politikasına son verilmesi çağrısı yaparken, uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Ziyaretlerinin ardından yaptıkları açıklamada, bölgede tanık oldukları durumun Filistinlilerin varlığını tehdit ettiğini ifade ettiler. Eski liderlerin bu çıkışı, İsrail-Filistin çatışmasının uzun süredir devam eden seyrinde yeni bir diplomatik uyarı niteliği taşıyor. The Elders grubunun kurucu felsefesine uygun olarak barış ve adalet vurgusu yapan isimler, somut bir yol haritası sunmamakla birlikte, mevcut gidişatın geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
İsrail1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Premium Times: ABD Senatörü Lindsey Graham 71 Yaşında Hayatını Kaybetti
Nijerya merkezli Premium Times gazetesi, ABD Senatörü Lindsey Graham'ın öldüğünü duyurdu. Haberde, 71 yaşındaki Cumhuriyetçi senatörün özellikle İsrail yanlısı savaş çağrılarıyla tanındığı belirtildi. Graham, Güney Carolina'dan uzun süredir senatör olarak görev yapıyordu ve dış politika konularında şahin görüşleriyle biliniyordu. Haber, başka kaynaklar tarafından henüz doğrulanmadı. Senatörün ölümü, ABD'nin Ortadoğu politikası ve uluslararası askeri müdahaleler konusundaki tartışmaların yoğun olduğu bir dönemde geldi. Graham'ın yokluğu, Senato'daki güç dengesini ve dış ilişkiler komitesindeki dinamikleri etkileyebilir.
İsrail5 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Lindsey Graham'ın ani ölümü Kongre'yi karıştırdı
ABD Senatosu'nda Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen isimlerinden Lindsey Graham'ın beklenmedik ölümü, Kongre'nin tatil dönüşünde partiyi yerine geçecek senatörü belirleme telaşına sürükledi. Güney Carolina eyaletinden yeni bir atama yapılmasını gerektiren bu gelişme, yasama takvimi üzerinde baskı oluşturuyor. Cumhuriyetçi vekiller, eski Başkan Trump'ın talepleri ve Senato Azınlık Lideri Mitch McConnell'ın yokluğu gibi engellerle de mücadele ediyor. Bu arada Senato Adalet Komisyonu iki günlük onay oturumları planlarken, Graham'ın boşalttığı sandalye için atama süreci partinin Senato'daki ince çoğunluğu açısından kritik önem taşıyor.
İsrail1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Filistin'de 28 Kasım'da kritik seçim: 20 yıllık aranın sonu mu?
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 28 Kasım'da yasama seçimlerinin yapılmasını öngören bir kararname yayımladı. Bu seçimler, gerçekleşmesi halinde, Filistin topraklarında 20 yıl sonra yapılan ilk parlamento seçimi olacak. Son yasama seçimleri 2006'da yapılmış, Hamas'ın Fetih'i yenerek sürpriz bir zafer kazanmasına yol açmıştı. Seçimlerin yapılacağı tarih, Filistin iç siyasetindeki bölünmüşlüğün giderilmesi ve uluslararası toplumun talepleri doğrultusunda önem taşıyor. Ancak, Hamas ile El Fetih arasındaki derin anlaşmazlıklar ve Batı Şeria-Gazze ayrışması nedeniyle seçimlerin uygulanabilirliği belirsizliğini koruyor. Kararname, siyasi yenilenme yönünde bir adım olarak görülse de, daha önceki seçim vaatlerinin akıbeti hatırlatıldığında temkinli bir iyimserlik hakim.
İsrail1 olay10 Tem