Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Hizbullah'ın silahsızlandırılması planını Trump'a sunacak
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, bu hafta Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve İsrail ordusunun Lübnan'dan çekilmesini öngören bir plan sunacak. Görüşmede, Lübnan'ın güvenlik durumu ve sınır bölgesindeki gerilimlerin ele alınması bekleniyor. Aoun'un ziyareti, yeni Lübnan hükümetinin ABD ile doğrudan diplomatik temas kurma çabasının parçası. Planın, Hizbullah'ın askeri varlığı ile İsrail'in Lübnan topraklarındaki askeri hareketliliğini aynı anda çözmeyi hedeflediği belirtiliyor. Bu girişim, Lübnan'ın egemenliğini güçlendirmeyi ve Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde istikrarı sağlamayı amaçlıyor. Görüşme, bölgede tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Hizbullah'ın silahsızlanması, uzun süredir uluslararası toplumun gündeminde yer alırken, İsrail'in çekilmesi ise ateşkes düzenlemelerinin bir gereği olarak görülüyor. Aoun'un sunacağı planın ayrıntıları net değil, ancak sonuçları Lübnan'ın iç dengeleri ve bölgesel güvenlik açısından belirleyici olabilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 13 sa önce- Siyasi19 Tem 08:07
Lübnan Cumhurbaşkanı, Hizbullah'ın silahsızlandırılması planını Trump'a sunacak
Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve İsrail ordusunun Lübnan'dan çekilmesinin sağlanması konularını görüşmek üzere bu hafta Beyaz Saray'da ABD Başkanı Trump ile bir araya gelecek. Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Avn, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını ve İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini öngören planı sunmak üzere önümüzdeki hafta Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelecek. Geçen yıl cumhurbaşkanı seçilmeden önce ABD destekli Lübnan ordusunun komutanı olarak görev yapan Avn, yaklaşık 20 yıldır Beyaz Saray'ı ziyaret eden ilk Lübnan devlet başkanı olacak ve Trump ile ilk kez yüz yüze görüşecek. Salı günü yapılması planlanan görüşme, Lübnan için kritik bir döneme denk geliyor. İsrail askerleri ülkenin güneyindeki bir bölgeyi işgal altında tutarken, İsrail saldırıları nedeniyle yüz binlerce Lübnanlı yerinden edilmiş durumda. Hizbullah ise Lübnan hükümetinin İsrail ile doğrudan görüşmesini ve devletin örgütü silahsızlandırma çabalarını kesin bir dille reddediyor. Avn, geçen hafta ofisi tarafından yayımlanan değerlendirmesinde, Lübnan ile İsrail arasında 26 Haziran'da ABD arabuluculuğunda varılan anlaşmanın uygulanması için Trump'tan "İsrail üzerinde gerekli baskıyı kurmasını" isteyeceğini belirtmişti. Söz konusu anlaşma, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını, İsrail askerlerinin kademeli olarak geri çekilmesini ve iki ülke arasında barışçıl ilişkilerin kurulmasını hedefliyor. Reuters ajansına konuşan, ismi açıklanmayan Lübnanlı bir yetkili, Avn'ın Hizbullah'ın geniş cephaneliğinin nasıl tasfiye edileceğine dair yazılı bir öneriyi Trump'a sunacağını ifade etti. Yetkili, Avn'ın yalnızca Trump'ın İsrail'e askerlerini çekmesi ve Lübnan'ın egemenliğini yeniden tesis etmesi konusunda baskı yapabilecek nüfuza sahip olduğuna inandığını kaydetti. "DEVLETİN SİLAH TEKELİNİ KURMA HAKKINI SAVUNACAĞIZ" Maruni Hristiyan olan 62 yaşındaki Avn, geçen yıl Trump'ın Beyaz Saray'daki ikinci dönemine başlamasından hemen önce cumhurbaşkanı seçilmiş ve bu seçim ABD tarafından memnuniyetle karşılanmıştı. Lübnan'daki mezhepsel güç paylaşımı sistemine göre cumhurbaşkanının Maruni Hristiyan, başbakanın Sünni Müslüman ve meclis başkanının Şii Müslüman olması gerekiyor. Kariyeri boyunca askerlik yapan ve iki kez yaralanan Avn, vücudunda halen şarapnel parçası taşıyor. Cumhurbaşkanlığının ilk yılına, 1982'de İran Devrim Muhafızları tarafından kurulan Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına yönelik hükümet girişimleri damgasını vurdu. Lübnan askerleri, 2024 yılındaki savaştan sonra varılan ateşkes uyarınca, zayıflayan Hizbullah'ın muhalefetiyle karşılaşmadan güney Lübnan'daki silah depolarını toplamak üzere bölgeye konuşlanmıştı. Ancak Avn'ın görev süresinin ikinci yılının başlarında, Hizbullah'ın ABD ve İsrail saldırısı altındaki İran'a destek vermek amacıyla 2 Mart'ta İsrail'e ateş açması üzerine yeni bir savaş başladı. Hizbullah'ın bu saldırısı, Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 800'ü çocuk, kadın ve sağlık çalışanı olmak üzere 4 bin 300'den fazla kişinin ölümüne yol açan şiddetli bir İsrail hava ve kara harekatını tetikledi. Can kaybı verilerinde siviller ile savaşçılar arasında ayrım yapılmazken, Hizbullah kendi kayıplarına dair bir sayı açıklamadı. Savaşın başlamasının ardından Avn, 1978'den beri İsrail tarafından defalarca işgal edilen ülkede tarihi bir adım atarak doğrudan görüşme çağrısında bulundu. Bu çağrı, iki ülke arasında onlarca yıldır gerçekleştirilen en üst düzey yüz yüze temasların önünü açtı, ancak Avn'ın Hizbullah ve destekçileri tarafından sert şekilde eleştirilmesine neden oldu. Eleştirilere karşı geri adım atmayan Avn, Hizbullah'ı savaşı başlatmakla suçlayarak Lübnan'ın İran uğruna yıkıma uğratıldığını belirtti. Buna karşın Avn, Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesi yönündeki çağrısını kabul etmedi. ORDU KOMUTANLIĞINDAN CUMHURBAŞKANLIĞINA UZANAN YOL Beyrut'un doğusundaki Sin el-Fil banliyösünde doğan ve ailesi aslen güney Lübnanlı olan Avn, ordudaki ilk görevine 1985 yılında, Lübnan'ın 1975-1990 yılları arasındaki iç savaşı sırasında özel birliklerde takım komutanı olarak başladı. Ordu komutanlığına terfi etmesinden kısa süre sonra, Suriye-Lübnan sınırındaki terör örgütü IŞİD militanlarını temizleme operasyonunu yönetti. Avn, Lübnan'ın onlarca yıllık yolsuzluk ve kötü yönetim nedeniyle para biriminin çöküşüne yol açan 2019'daki finansal kriz döneminde orduya liderlik etti. O dönemde krizin, "ülkenin belkemiği olan" Lübnan ordusunun çöküşüne yol açacağı uyarısında bulunmuştu. Bir ordu komutanı için sıra dışı sayıdaki siyasi açıklamasında, çöküş nedeniyle iktidardaki siyasetçileri eleştiren Avn, askerlerin de halk gibi açlık çektiğini belirterek siyasetçilere "Ne yapmayı düşünüyorsunuz?" sorusunu yöneltmişti. Jozef Avn'ın cumhurbaşkanı seçilmesi, Hizbullah müttefiki olan ve soyadı benzerliği dışında akrabalığı bulunmayan Mişel Avn'ın görev süresinin 2022'de sona ermesinin ardından başlayan iki yıllık cumhurbaşkanlığı boşluğunu doldurdu. Cumhurbaşkanı Avn, uzun süredir ertelenen ekonomik reformlar üzerinde çalışacağına ve 2020 yılındaki Beyrut limanı patlamasının kurbanları için adaleti sağlayacağına söz vermişti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın 1,5 Trilyon Dolarlık Savunma Bütçesi İran Savaşı Planlarıyla Tehlikede
ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler, İran'a yönelik olası bir savaşın maliyetini karşılamak için yeni bir plan hazırlıyor. Bu hamle, Başkan Trump'ın 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi hedefini tehlikeye atıyor. Plana ilişkin ayrıntılar netleşmese de, Ortadoğu'daki askeri operasyonların ek maliyetleri, bütçe dengesini bozarak Trump'ın savunma harcamalarını artırma vizyonunu gölgeleyebilir. Cumhuriyetçilerin girişimi, ABD'nin İran'a yönelik askeri seçenekleri değerlendirdiği bir dönemde geldi. Savaşın finansmanı için ayrılacak kaynaklar, savunma bütçesindeki diğer kalemlerden kesinti yapılmasını veya borçlanmanın artmasını gerektirebilir. Bu durum, hem partiler arası bütçe müzakerelerini hem de Trump yönetiminin mali disiplin söylemini karmaşıklaştırıyor. Analistler, bu gelişmenin ABD'nin askeri stratejisi ve mali politikaları üzerinde çift yönlü bir baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bir yandan Ortadoğu'da angajman riski artarken, diğer yandan savunma bütçesinin sürdürülebilirliği sorgulanıyor. Kongre'deki tartışmaların, önümüzdeki haftalarda Trump'ın bütçe önceliklerini yeniden şekillendirmesi bekleniyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump: Hürmüz Boğazı Açık, İran’ı Sert Vurduk
ABD Başkanı Donald Trump, Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham’ın ani ölümünün ardından NBC News’e verdiği mülakatta, Graham’ı “aileden biri” olarak niteledi. Aynı röportajda Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu ve ABD’nin bir gece önce İran’ı sert şekilde vurduğunu açıkladı. Trump’ın bu sözleri, İran’la tırmanan gerilimin ortasında geldi. Dünya petrol trafiğinin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nın statüsüne yapılan vurgu, bölgedeki güvenlik kaygılarını yansıtıyor. ABD’nin İran’a yönelik askeri hareketliliğine dair önceki raporlarla birleştiğinde, bu açıklama Washington’un caydırıcılık stratejisinin bir parçası olarak okunabilir. Yirmi yıldan uzun süredir Senato’da görev yapan ve dış politika alanında etkili bir isim olan Graham’ın vefatı da röportajın gündemindeydi. Trump’ın kişisel taziye mesajı, iki siyasetçi arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koyarken, aynı anda gündeme gelen İran vurgusu, ABD’nin bölgesel angajmanının sürdüğüne işaret ediyor.
Afganistan1 olay12 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
AK Partili Yayman: 'KKTC'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü nedeniyle bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) açıklamalarda bulundu. İhlas Haber Ajansı'na konuşan Yayman, Kıbrıs meselesinin yalnızca bir dış politika konusu olmadığını, Türk milletinin ortak milli davası olduğunu söyledi. "KKTC'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir" ifadesini kullanan Yayman, Ankara'nın Ada'daki Türk varlığına verdiği desteğin sürekliliğini vurguladı. Açıklama, iktidar partisinin üst düzey bir yöneticisinden gelmesi ve 1974'teki askeri müdahalenin yıl dönümüne denk düşmesiyle, Türkiye'nin Kıbrıs politikasındaki iki devletli çözüm vizyonunun altını çizdi.
Afganistan1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Estonya, AB'den Savaşan Ruslara Vize Kısıtlaması İstedi
Estonya İçişleri Bakanı Igor Taro, ulusal basına verdiği demeçte, Ukrayna'da savaşan Rus vatandaşlarına yönelik vize kısıtlaması ve AB ülkelerine giriş yasağı uygulanması için Avrupa Birliği'ne teklifte bulunduklarını açıkladı. Taro, Rus turistlere verilen vize sayısındaki artışın endişe verici olduğunu belirterek, bu kişilerin Avrupa'da tatil yapmalarına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Bakanın açıklaması, bazı AB ülkelerinin Rus vatandaşlarına yönelik seyahat kısıtlamalarını sıkılaştırma konusundaki baskıyı artırdığını ortaya koyuyor. Teklif, savaşın sürdüğü bir dönemde Rusya'ya karşı seyahat kısıtlamalarının genişletilmesi girişimi olarak öne çıkıyor.
Afganistan1 olay15 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'da güvenlik güçleri son operasyonlarda 9 teröristi etkisiz hale getirdi
Pakistan'ın güvenlik güçleri, Belucistan ve Hayber-Pahtunhva eyaletlerinde son günlerde düzenlenen operasyonlarda en az 9 şüpheli militanı öldürdü. Belucistan'da devam eden Şaban Operasyonu kapsamında 3 teröristin daha etkisiz hale getirilmesiyle operasyonda öldürülen toplam militan sayısı 91'e yükseldi. Eyalet medyası, Şaban Operasyonu ve diğer istihbarat temelli operasyonlarla birlikte toplam 129 teröristin öldürüldüğünü duyurdu. Hayber-Pahtunhva'da ise Bannu ilçesinde Terörle Mücadele Dairesi (CTD) ve yerel polisin ortak operasyonunda, devletin Fitna-al-Khawarij olarak adlandırdığı ve yasaklı Tehrik-i-Taliban Pakistan (TTP) ile ilişkilendirdiği 5 şüpheli öldürüldü. Aynı eyaletin Dera İsmail Han ilçesinde düzenlenen bir başka operasyonda ise, CTD'ye göre çok sayıda olaya karışan ve aranan bir terörist olan Halid lakaplı Komutan etkisiz hale getirildi. Bu kişinin, Mart ayında bir CTD memurunu şehit eden saldırı da dahil olmak üzere birden fazla vakada arandığı belirtildi. Operasyonlar, Pakistan'ın özellikle Afganistan sınırına yakın bölgelerde artan militan faaliyetleriyle mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor. Yetkililer, operasyonların devam edeceğini ve terörle mücadelede kararlılık mesajı verirken, bağımsız kaynaklardan doğrulama yapılamayan bu resmi açıklamalar, bölgedeki güvenlik durumunun kırılganlığını yansıtıyor.
Afganistan4 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Taliban Sonrası Afganistan: Savaşsız İnsani Kriz Derinleşiyor
Ağustos 2021'de Taliban'ın Kabil'e girmesiyle birlikte, Afganistan'ın benzeri görülmemiş bir insani felakete sürükleneceği yönündeki korkuların haklı olduğu ortaya çıktı. Yaklaşık beş yıl sonra, ülke genelinde bir iç savaş yaşanmamasına rağmen Afganistan, dünyanın en ciddi insani krizlerinden birini yaşamaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler 2022'de Afgan nüfusunun neredeyse yarısının yardıma muhtaç olduğu uyarısında bulunmuştu; bu durum ekonomik çöküş, işsizlik ve uluslararası yaptırımların etkisiyle derinleşti. Uluslararası toplumun siyasi tanınma ve finansal destek konusundaki çekinceleri, krizin kalıcı hale gelmesinde belirleyici oldu. Taliban yönetiminin izolasyonu ve insan hakları ihlalleri, yardım akışını zorlaştırırken, temel hizmetlerdeki çöküş milyonlarca Afgan'ı açlığa ve yoksulluğa itti. Bu tablo, savaşın olmadığı bir ortamda dahi insani felaketlerin sürdürülebilir barış ve kapsayıcı siyasi çözümler olmadan önlenemeyeceğini gösteriyor. Dawn gazetesinin vurguladığı 'kayıp barış' olgusu, Afganistan'da istikrarın yalnızca çatışmasızlıkla tanımlanamayacağını ortaya koyuyor. Ekonomik daralma, kadın haklarının sistematik şekilde yok edilmesi ve uluslararası diplomasi eksikliği, insani yardıma bağımlı bir nüfus yarattı. Kriz, bölgesel aktörler ve küresel güçler için stratejik ve etik bir sınav olmaya devam ediyor.
Afganistan1 olay1 gün önce