3,5 Yaşındaki Miraç'ın Gizemli Hastalığı: Önce Yürüme, Sonra Konuşma Yetisini Kaybetti
2021’de Songül ve Abdullah Altay çiftinin ilk çocuğu olarak sağlıklı dünyaya gelen Miraç, 1 yaşında yürümeye başladı. 1,5 yaşında aniden yürümeyi bırakıp emeklemeye dönmesi üzerine aile, durumu araştırmak için harekete geçti. Diyarbakır Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi’nde yaklaşık bir yıl süren tetkikler sonuç vermezken, Miraç ilerleyen süreçte konuşma yetisini de yitirdi. Aile, çocuklarının yaşadığı gerilemenin nedenini öğrenebilmek için çare arayışını sürdürüyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 15 sa önce- Siyasi18 Tem 07:36
3,5 yaşındaki Miraç, konuşma yetisini de kaybetti
2021 yılında evlenen Songül (24) ve Abdullah Altay (24) çiftinin ilk çocuğu Miraç, 3,5 yıl önce sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi. Miraç 1 yaşında yürümeye başladı. 1,5 yaşına geldiğinde ise Miraç, yürümeyi bırakıp emekledi. Durumdan şüphelenen aile, çocuklarını hastaneye götürdü. 1 yıl süren tetkiklerin ardından Miraç’a, ailesi tarafından götürüldüğü Diyarbakır Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi’nde Metakromatik Lökodistrofi (MLD) tanısı konuldu. Genellikle genetik geçişli, beyindeki sinir liflerini saran yalıtım tabakası miyelin kılıfının yıkımına yol açan, merkezi ve çevresel sinir sisteminde ilerleyici hasara neden olan MLD hastalığı nedeniyle gelişme geriliği, yürüme bozukluğu ve kaslarında güç kaybı olan Miraç’ın vücudunda zamanla kasılmalar ve yutma güçlüğü de başladı. Miraç Altay, yürüme ve hareket kabiliyetinin yanı sıra konuşma yetisini de kaybetti. Bir geri dönüşüm firmasında asgari ücretle işçi olarak çalışan Abdullah Altay ile eşi Songül Altay, hastalığın kökenini hedef alan ve maliyeti 4,25 milyon dolar olan tek dozluk gen terapisi ilacını karşılayacak maddi imkana sahip olmadığı için Miraç’ın sağlığına kavuşması, kök hücre ya da kemik iliği nakline bağlı. ‘YAVAŞ YAVAŞ BÜTÜN FONKSİYONLARINI KAYBETTİ’ 2 yıl önce dünyaya gelen kızları Ebrar’ın sağlıklı olduğunu ve gelişiminde problem bulunmadığını söyleyen Songül Altay, oğlunun ise günden güne gözünün önünde eridiğini belirterek, “Miraç şu anda 3,5 yaşında. 1 yaşına kadar gayet her şey normaldi. Oturması, yürümesi, emeklemesi. Bunların hepsi normal zamanlarda oldu. 1,5 yaşından sonra yürümeye başladı ama sürekli bir düşüp, kalkma durumu vardı. Biz de bu süre içerisinde belki bir yürüme bozukluğu vardır diye çocuk doktoruna götürdük. Onlar da direkt metabolizma ve nöroloji bölümüne yönlendirdi. Biz bu süreç içerisinde, 1 yıla yakın bir süre doktor kontrolleri, kan testleri sürdü. Sürekli genetikten ilerlediler ki zaten hastalığı da genetik bir şeye giriyor. Biz 1 yıla yakın bir sürede, bu süreçte hastaneye gittik ama Miraç yavaş yavaş kazandığı bütün fonksiyonları tekrardan kaybetmeye başladı” diye konuştu. 23 yaşında sır ölüm! Kapının önünde bayıldı, hastaneye yetişemedi ‘KONUŞAMADIĞI İÇİN NİYE AĞLADIĞINI, HÜZÜNLENDİĞİNİ BİLEMİYORUM’ İlk başlarda oğlunun derdini anlatabilecek kadar konuştuğunu ancak zamanla bunu da kaybettiğini belirten Songül Altay, şunları söyledi: “Yürüyordu, bir yerlere tutunarak kalkabiliyordu ayağa. Sonra bu ortadan kaybolmaya başladı. 3 ay önce bile en azından ‘Anne acıktım’ diyebiliyordu. Ya da bir ihtiyacı olduğunda, bir sıkıntısı olduğunda söyleyebiliyordu ama şu an o da yok. Ağlarsa, bir şey olursa da ben ne için ağladığını, niye hüzünlendiğini bilemiyorum. Bize bir tedavi imkanı sunulması lazım. Yetkililerden, Sağlık Bakanlığı’ndan, Cumhurbaşkanımızdan yardım bekliyoruz tedavi konusunda. Medikal cihazlar olsun vesaire bu süreçte bize yardımcı olabilecek şeylerden bazıları için. Bunlara da bizim gücümüz yetmiyor. Belli bir gelirimiz var, eşimin belli bir geliri var. O yüzden onlardan da yardım bekliyoruz. Gücümüzün yettiği bu. Biz sesimizi duyurmaya çalışıyoruz ama inşallah bizi duyarlar.” Nakliyecilerle 50 bin TL'ye anlaştı, taşınma günü istenen rakam ortalığı karıştırdı ‘MİRAÇ’IMIZ HER ŞEYİNİ KAYBETTİ’ Çocuklarını evin içinde bile kucaklarında taşıdıklarını söyleyen ve tedavi imkanı sağlanana kadar gerekli medikal malzeme desteği için yardım kampanyası başlatılmasını isteyen Abdullah Altay da “Miraç MLD hastası. İlk başlarda daha 1 yaşındayken yürüme bozukluğu başladı. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittik. Diyarbakır'a gittik, Adana'ya gittik. En son Miraç'ın tanısı Diyarbakır'da konuldu, doğduğu hastanede. Miraç'ımız MLD hastası, genellikle kas hastalığı olarak da biliniyor, beyin hastalığı olarak da biliniyor. Biz Miraç'ımızın bir türlü tedavisini bulamadık. Miraç'ımıza hala bebek gibi bakıyoruz. Miraç neredeyse 3,5 yaşını geçti. Şu an yürüyemiyor, yürümesini de kaybetti, konuşmasını da kaybetti. Her şeyini kaybetti” ifadelerini kullandı.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Yunan Basını: Türkiye Somali'de 'Sınır Tanımayan' Stratejiyle Dengeleri Değiştiriyor
Yunanistan'da yayımlanan Eleftherostypos gazetesi, Türkiye'nin son yıllarda Somali merkezli olarak Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'de yürüttüğü askeri, ekonomik ve diplomatik faaliyetleri analiz etti. Haberde, Ankara'nın uzun vadeli bir stratejiyle bölgede etki alanını genişlettiği ve bunun 'dengeleri değiştiren' bir gelişme olduğu öne sürüldü. Gazete, Türkiye'nin Somali'de kurduğu ağ sayesinde Afrika Boynuzu'ndan Kızıldeniz'e uzanan bir nüfuz koridoru oluşturduğunu iddia etti. Bu bağlamda, 'Türklerin sınırı yok' ifadesiyle Ankara'nın bölgesel hedeflerinin genişliğine dikkat çekti. Türkiye'nin en önemli hedefinin ne olduğu ise haberin merkezinde yer aldı. Söz konusu analiz, Doğu Akdeniz ve Ege'deki mevcut gerilimlerle birlikte değerlendirildiğinde, Yunanistan'da Türkiye'nin küresel ölçekteki adımlarının yakından takip edildiğini gösteriyor. Ankara'nın Afrika'daki varlığının, bölgesel güç dengelerini nasıl etkileyeceği merak konusu.
Türkiye1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail basını: Ordu, Türkiye ile olası çatışmaya karşı deniz ve amfibi hazırlık yapıyor
İsrail merkezli JNS haber sitesinde yayımlanan bir analizde, Tel Aviv yönetiminin geleceğe dönük tehdit senaryolarına Türkiye’yi de dâhil ettiği öne sürüldü. Analize göre İsrail Savunma Kuvvetleri, deniz ve amfibi harekât kabiliyetlerini güçlendirmeye yönelik adımlarını, Türkiye ile yaşanabilecek bir çatışma ihtimalini göz önünde bulundurarak şekillendiriyor. Son yıllarda Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, Filistin meselesindeki görüş ayrılıkları ve bölgesel nüfuz mücadelesi iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri gerdi. Bu bağlamda İsrail ordusunun hazırlıklarını çeşitlendirmesi, karşılıklı güvensizliğin askerî planlamaya yansıdığını gösteriyor. Değerlendirmede, söz konusu kabiliyet artırımının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığı, çok cepheli bir stratejinin parçası olarak da okunabileceği belirtiliyor. Ancak İsrail medyasında ilk kez Türkiye’nin bu kadar açık bir şekilde güvenlik senaryolarına dâhil edilmesi dikkat çekiyor.
Türkiye1 olay18 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Malatya’nın Güneydoğusunda 5.0’lık Deprem: Derinlik 10 Km
ABD Jeolojik Araştırma Kurumu, Malatya’nın 17 kilometre güneydoğusunda 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladı. Deprem, yerin 10 kilometre derinliğinde gerçekleşti. Türkiye’nin doğusunda bulunan Malatya ve çevresi, aktif fay hatları nedeniyle sık sık depremlerle sarsılıyor. Bölge, özellikle Doğu Anadolu Fay Hattı’nın etkisi altında.
Türkiye1 olay19 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İçişleri Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı Arasında İşbirliği Protokolü İmzalandı
İçişleri Bakanlığı ve Sıfır Atık Vakfı, sıfır atık uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla Kandilli'deki vakıf binasında bir işbirliği protokolüne imza attı. Protokol, Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın himayelerinde hazırlanırken, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Vakıf Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş tarafından imzalandı. Protokol kapsamında, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı başta olmak üzere İçişleri Bakanlığına bağlı birimlerde sıfır atık yönetim sistemlerinin kurulması, atık azaltımı ve geri dönüşüm faaliyetlerinin teşvik edilmesi hedefleniyor. Böylece, iç güvenlik teşkilatlarının da çevre hassasiyetini artırarak ulusal sıfır atık hareketine katkı sunması bekleniyor. Bu adım, Türkiye'nin sürdürülebilir çevre politikaları ve iklim değişikliğiyle mücadele vizyonu çerçevesinde, kamu kurumları arasında işbirliğini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Protokol, sıfır atık prensiplerinin güvenlik güçlerinin operasyonel süreçlerine entegre edilmesi bakımından önem taşıyor.
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
TBMM’de sosyal medya zirvesi yapıldı
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin Jeopolitik Ağırlığı Tescillendi
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleşti. Değişen küresel dengeler ve Rusya tehdidi karşısında NATO'nun geleceğinin tartışıldığı zirvede, Türkiye ev sahibi olarak kritik bir rol üstlendi. Yoğun güvenlik önlemleri ve şehir içi ulaşım düzenlemeleriyle dikkat çeken zirve, Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayiindeki atılımları ve diplomatik etkinliği sayesinde 'vazgeçilmez müttefik' konumunu pekiştirdiği bir platforma dönüştü. Zirve süresince Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temasları ve Türkiye'nin bölgesel güç olarak artan ağırlığı uluslararası basında geniş yankı buldu. İsrail medyası, Erdoğan'ın Türkiye'yi bölgesel süper güç haline getirme hedefini vurgularken, kabine üyeleri sosyal medyada zirvenin diplomatik başarısını öne çıkardı. Aynı zamanda, ABD ile F-35 krizi ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler, Ankara'nın savunma alanındaki stratejik önemini bir kez daha tescilledi.
Türkiye15 olay1 gün önce