İsrail basını: Ordu, Türkiye ile olası çatışmaya karşı deniz ve amfibi hazırlık yapıyor
İsrail merkezli JNS haber sitesinde yayımlanan bir analizde, Tel Aviv yönetiminin geleceğe dönük tehdit senaryolarına Türkiye’yi de dâhil ettiği öne sürüldü. Analize göre İsrail Savunma Kuvvetleri, deniz ve amfibi harekât kabiliyetlerini güçlendirmeye yönelik adımlarını, Türkiye ile yaşanabilecek bir çatışma ihtimalini göz önünde bulundurarak şekillendiriyor. Son yıllarda Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, Filistin meselesindeki görüş ayrılıkları ve bölgesel nüfuz mücadelesi iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri gerdi. Bu bağlamda İsrail ordusunun hazırlıklarını çeşitlendirmesi, karşılıklı güvensizliğin askerî planlamaya yansıdığını gösteriyor. Değerlendirmede, söz konusu kabiliyet artırımının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığı, çok cepheli bir stratejinin parçası olarak da okunabileceği belirtiliyor. Ancak İsrail medyasında ilk kez Türkiye’nin bu kadar açık bir şekilde güvenlik senaryolarına dâhil edilmesi dikkat çekiyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 18 sa önce- Güvenlik18 Tem 04:41
İsrail'den 'Türk cephesi' itirafı! 'Hazırlıklar başladı, yıllarca sürecek'
MİLLİYET.COM.TR / İsrail basınından JNS’de yayımlanan dikkat çekici bir analizde, Tel Aviv'in gelecekte karşılaşabileceği güvenlik senaryoları arasında Türkiye'nin de yer almaya başladığı öne sürüldü. ‘HAZIRLIKLAR BAŞLADI’ Analizde, İsrail ordusunun deniz ve amfibi harekat kabiliyetlerini güçlendirmek için son dönemde attığı adımların, Türkiye ile olası çatışma ihtimaline karşı kapsamında değerlendirildiği ifade edilirken “Hazırlıklar başladı” ifadeleri kullanıldı. İsrail Savunma Bakanlığı’nın, son aylarda "Triton" tipi beş hızlı amfibi çıkarma gemisini envanterine kattığına dikkat çekilen analizde “Bu gemiler, geçen yıl ABD'den teslim alınan INS Nahshon ve INS Komemiyut çıkarma gemileriyle birlikte İsrail'in denizden güç intikal kabiliyetini önemli ölçüde artıracak” denildi. ‘OPERASYON DÜZENLEYEBİLİRİZ’ Analizde, söz konusu platformların asker, hafif zırhlı araç ve lojistik ekipmanı düşman kıyılarına ulaştırabilecek kapasiteye sahip olduğu, büyük çıkarma gemilerinin ise tanklar ve zırhlı personel taşıyıcılarını da taşıyabildiği aktarıldı. İsrailli askeri yetkililerin, bu kabiliyet sayesinde hava desteğiyle birlikte düşman savunmasını aşan amfibi operasyonlar düzenlenebileceğini değerlendirdiği kaydedildi. ‘TÜRK CEPHESİ’ Analizin en dikkat çeken bölümünde ise İsrail ordusu ile donanmasının son dönemde "potansiyel Türk cephesi" üzerinde daha yoğun çalışmaya başladığı iddia edildi. Buna gerekçe olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'tan Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına dönüşü konusunda ciddi destek aldığı ve Trump’ın Ankara’ya bu konuda yeşil ışık yakması gösterildi. Analizde, İsrailli güvenlik çevrelerinin Türkiye'nin F-35 filosuna sahip olmasının İsrail'in bölgedeki hava üstünlüğünü etkileyebileceği değerlendirmesini yaptığı öne sürüldü. ‘GÖZ ARDI EDİLEMEYECEK İHTİMAL’ Bununla birlikte analizde, Türkiye'nin deniz gücüne de geniş yer verildi. Türk Donanması'nın çok sayıda fırkateyn, amfibi çıkarma gemisi, denizaltı, füze botu ve insansız hava aracı taşıyabilen platformlara sahip olduğu belirtilerek, Ankara'nın deniz gücü açısından İsrail'e göre önemli bir kapasite oluşturduğu ifade edildi. İsrailli savunma çevrelerinin, Türkiye'nin amfibi harekat kabiliyetini geliştirmesini yakından takip ettiği belirtilen analizde, İsrail'in bu ihtimali göz ardı edemeyeceği savunuldu. ‘YILLARCA SÜRECEK’ Analizde ayrıca Türkiye'nin NATO üyesi olduğu ve resmen "düşman devlet" olarak tanımlanmadığının hatırlatılmasına rağmen, İsrail savunma çevrelerinde "Türk cephesi" kavramının giderek daha fazla tartışıldığı öne sürüldü. İsrailli askeri yetkililere dayandırılan değerlendirmede, İsrail'in Türkiye'den gelebilecek olası doğrudan askeri tehdide karşı kapsamlı bir hazırlık kararı alması halinde özellikle donanmanın yeniden yapılandırılması gerekeceği, böyle bir askeri dönüşümün ise uzun yıllar alabileceği iddia edildi.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Yunan Basını: Türkiye Somali'de 'Sınır Tanımayan' Stratejiyle Dengeleri Değiştiriyor
Yunanistan'da yayımlanan Eleftherostypos gazetesi, Türkiye'nin son yıllarda Somali merkezli olarak Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'de yürüttüğü askeri, ekonomik ve diplomatik faaliyetleri analiz etti. Haberde, Ankara'nın uzun vadeli bir stratejiyle bölgede etki alanını genişlettiği ve bunun 'dengeleri değiştiren' bir gelişme olduğu öne sürüldü. Gazete, Türkiye'nin Somali'de kurduğu ağ sayesinde Afrika Boynuzu'ndan Kızıldeniz'e uzanan bir nüfuz koridoru oluşturduğunu iddia etti. Bu bağlamda, 'Türklerin sınırı yok' ifadesiyle Ankara'nın bölgesel hedeflerinin genişliğine dikkat çekti. Türkiye'nin en önemli hedefinin ne olduğu ise haberin merkezinde yer aldı. Söz konusu analiz, Doğu Akdeniz ve Ege'deki mevcut gerilimlerle birlikte değerlendirildiğinde, Yunanistan'da Türkiye'nin küresel ölçekteki adımlarının yakından takip edildiğini gösteriyor. Ankara'nın Afrika'daki varlığının, bölgesel güç dengelerini nasıl etkileyeceği merak konusu.
Türkiye1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye, Ukrayna Görüşmelerinin İstanbul Formatında Canlanması İçin Kiev'de
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna'ya iki günlük bir ziyaret gerçekleştirerek, Rus ve Ukraynalı yetkililer arasında İstanbul formatında müzakerelerin yeniden başlatılması için yeni bir girişim başlattı. Ziyaret, Ukrayna'da en az beş kişinin ölümüyle sonuçlanan askeri tırmanışın hemen ardından geldi. Türkiye, savaşın ilk aylarında İstanbul'da tarafları bir araya getirmiş ve diplomatik çözüme yönelik çabalarını sürdürmüştü. Son girişim, Ankara'nın krizin başından beri üstlendiği ara bulucu rolünün devamı niteliğinde. Askeri gerilimin arttığı bir dönemde yapılan bu hamle, müzakere masasına dönüş için umutları canlı tutmayı hedefliyor. Ziyaret kapsamında ele alınan konular arasında ateşkes, tahıl koridoru ve esir takası gibi insani boyutların da yer aldığı belirtiliyor.
Türkiye1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye to mark 10th anniversary of failed coup
Türkiye2 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye'de neler değişti?
Türkiye1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin Jeopolitik Ağırlığı Tescillendi
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleşti. Değişen küresel dengeler ve Rusya tehdidi karşısında NATO'nun geleceğinin tartışıldığı zirvede, Türkiye ev sahibi olarak kritik bir rol üstlendi. Yoğun güvenlik önlemleri ve şehir içi ulaşım düzenlemeleriyle dikkat çeken zirve, Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayiindeki atılımları ve diplomatik etkinliği sayesinde 'vazgeçilmez müttefik' konumunu pekiştirdiği bir platforma dönüştü. Zirve süresince Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temasları ve Türkiye'nin bölgesel güç olarak artan ağırlığı uluslararası basında geniş yankı buldu. İsrail medyası, Erdoğan'ın Türkiye'yi bölgesel süper güç haline getirme hedefini vurgularken, kabine üyeleri sosyal medyada zirvenin diplomatik başarısını öne çıkardı. Aynı zamanda, ABD ile F-35 krizi ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler, Ankara'nın savunma alanındaki stratejik önemini bir kez daha tescilledi.
Türkiye15 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Middle East war boosts foreign real estate investment in Türkiye
Türkiye1 olay2 gün önce