ABD Senatosu'nda İran Savaşı Protestosu: Savunma Bütçesi Engellendi
ABD Senatosu'ndaki Demokratlar, Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik askeri operasyonlarını gerekçe göstererek 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma yetkilendirme yasa tasarısının ilerlemesini durdurdu. Tasarı 50'ye 46 oyla destek bulsa da Senato kuralları gereği gereken 60 oy eşiğine ulaşamadı. Demokratlar, Başkan Trump'ın savaş bölgesine asker gönderme kararlarında Kongre'ye danışmamasına tepki gösteriyor. İran operasyonlarına sınırlama getirilmeden Pentagon bütçesindeki büyük artışa onay vermeyeceklerini belirterek tasarıyı engellediler. Bu gelişme, ABD'de yürütme ve yasama arasındaki savaş yetkileri tartışmasını yeniden alevlendirdi. Demokratların tavrı, Trump yönetimine yönelik Kongre'deki denetim eğilimini yansıtırken, savunma bütçesinin geleceği belirsizliğe girdi.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 15 Jul- Security15 Jul, 06:27
ABD Senatosu'nda 1,15 trilyon dolarlık tasarıya fren
ABD Senatosundaki Demokratlar, İran'daki savaşa yönelik itirazları ve ABD Başkanı Trump'ın askeri güç gönderme kararında Kongreye danışmamasını gerekçe göstererek 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma yetkilendirme yasa tasarısını engelledi. ABD Senatosundaki Demokratlar, İran'daki savaşa yönelik hoşnutsuzluklarını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın savaş bölgesine ABD kuvvetleri gönderme kararı alırken Kongreye danışmamasını gerekçe göstererek dün 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma politikası yasa tasarısını engelledi. Senato çoğunluk lideri ve New York Senatörü Demokrat Chuck Schumer, Senatoda yaptığı ve "hayır" oyu vereceğini duyurduğu konuşmasında, "Trump bu savaşı yetki almadan, bir strateji belirlemeden ve bir çıkış planı olmadan başlattı" ifadesini kullandı. Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) üzerindeki usul oylaması başarısızlıkla sonuçlandı. 100 üyeli Senatoda "evet" oyları 50 ile 46 olan "hayır" oylarından fazla olmasına rağmen tasarı, görüşmelerin ilerlemesi için gerekli olan 60 oy sınırının altında kaldı. Oylama parti çizgisine göre şekillendi. Senatonun Cumhuriyetçi çoğunluk lideri, Güney Dakota Senatörü John Thune dışındaki tüm Cumhuriyetçi senatörler tasarının ilerlemesi yönünde oy kullandı. Thune ise Senato kuralları gereği yalnızca tasarının yeniden değerlendirilmesi yönünde bir önerge sunabilmek amacıyla "hayır" oyu verdi. Silahlı Hizmetler Komisyonunun dokuz Demokrat üyesinin geçen ay komisyondaki değerlendirmede NDAA aleyhinde oy kullanmasının ardından, tasarının Senato genel kurulunda tıkanması bekleniyordu. NDAA normal şartlarda her iki partinin de güçlü desteğiyle kabul ediliyordu. Demokratlar, devasa bir Pentagon bütçesinin onaylanmasının, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki hava saldırılarıyla başlayan İran savaşının onaylanması olarak algılanmasından endişe duyuyor. Oylama, tam da Trump yönetiminin çatışmadaki son tırmanış olarak tüm İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koyduğunu açıkladığı ve yeni bir saldırı dalgası başlattığı sırada yapıldı. Demokratlar aynı zamanda, Amerikalılara yönelik sosyal programlarda kesintiye gidilirken Trump yönetiminin askeri harcamaları toplamda 1,5 trilyon dolara çıkarma çabasına da karşı çıkıyor. Trump, NDAA kapsamında yetkilendirilen 1,15 trilyon doların yanı sıra, bütçe uzlaştırma süreci aracılığıyla Demokratların desteğine ihtiyaç duymadan geçebilecek 350 milyar dolarlık ek fonu da Kongreden talep etmişti. Destek çağrısında bulunan Cumhuriyetçi Thune ise Demokratları siyaseti güvenliğin önüne koymakla suçladı. Thune, "Bu tasarı, ordumuzun bugün hazır yer almasını ve yarına hazırlanmasını güvence altına almaya yardımcı olan bir tasarıdır" dedi. Bu yılki NDAA; kaç gemi, uçak ve füze sisteminin satın alınacağından asker maaşlarındaki artışlara ve jeopolitik tehditlerle nasıl mücadele edileceğine kadar her şeyi belirleyen 1,15 trilyon dolarlık eşi görülmemiş bir savunma bütçesini yetkilendiriyor. Tarihsel olarak her iki parti tarafından da "mutlaka geçmesi gereken bir yasa" olarak görülen NDAA, altmış yılı aşkın süredir her yıl yasalaşarak Kongreden kesintisiz geçen az sayıdaki büyük tasarıdan biri olma özelliğini taşıyor. Yaşanan bu aksamaya rağmen, NDAA sürecinin henüz başlarında bulunuluyor. Her yıl Temsilciler Meclisi ve Senato kendi NDAA tasarılarını kabul ediyor, ardından Silahlı Hizmetler Komisyonu müzakerecileri uzlaşı sağlanan ortak bir metin hazırlayarak bunu her iki kamara dâhilinde yeniden oylamaya sunuyor. Uzlaşılan metnin her iki kamaradan da geçmesi durumunda tasarı, yasalaşması veya veto edilmesi için Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump'ın onayına sunulacak. DEMOKRATLARIN MUHALEFETİ Aralarında Chris Van Hollen, Bernie Sanders, Elizabeth Warren, Ed Markey, Jeff Merkley ve Peter Welch'in de yer aldığı birkaç Demokrat senatör, geçen hafta yayımladıklar ortak mektupla diğer senatörlere önlemler tartışılmadan önce NDAA tasarısının ilerletilmemesi çağrısında bulunmuştu. Senatörler, meslektaşlarını tasarıya karşı çıkmaya çağırdıkları mektupta, "Senato Demokratları olarak, Trump'ı Netanyahu'nun aşırılık yanlısı hükümetiyle ABD ilişkilerini derinleştirmeye zorlayacak oylar vermemeliyiz" ifadesine yer verdi. Oylama öncesinde sosyal medya platformu X üzerinden bir video paylaşan Van Hollen, yasanın Pentagon için "şişirilmiş bir bütçenin" önünü açacağını ve "Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü yasadışı savaşa hiçbir sınır getirmeyeceğini" belirtti. Van Hollen ayrıca tasarıda yer alan ve "arka planda sessizce ilerleyen, çok az dikkat çekmiş olan" İsrail'e yönelik hükümlere de değindi. Van Hollen, "İsrail hükümeti ne yaparsa yapsın, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi neden yürütme organına daha fazla istihbarat paylaşma talimatı versin?" sorusunu yöneltti. Senato Demokratlarının bu girişimleri, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde İsrail'e yönelik desteğin ciddi şekilde gerilediği Demokrat Parti içindeki daha geniş bir eksen kaymasını yansıtıyor. Haziran ayında yapılan bir Reuters/Ipsos anketine göre, Demokratlar arasında İsrail'i olumlu görme oranı 2018 yılındaki yüzde 59 seviyesinden, mayıs ayında yüzde 22'ye geriledi.
- Security15 Jul, 07:55
ABD’de 1,15 trilyon dolarlık savunma tasarısı kilitlendi
ABD Senatosu’ndaki Demokratlar, İran savaşına ve Kongre’ye danışılmamasına tepki göstererek 1,15 trilyon dolarlık savunma yasa tasarısını durdurdu. Tasarı 50’ye 46 destek bulsa da ilerlemek için gereken 60 oya ulaşamadı.
- Security15 Jul, 08:19
İran savaşı ABD Senatosu’nda bütçe krizine dönüştü: Savunma tasarısı engellendi
ABD Senatosundaki Demokratlar, Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri operasyonlarını protesto ederek 1,15 trilyon dolarlık savunma yetkilendirme tasarısının görüşülmesini engelledi. Demokratlar, savaşın sona erdirilmesine yönelik sınırlamalar getirilmeden Pentagon bütçesindeki büyük artışa destek vermeyeceklerini açıkladı.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İran'dan ABD'ye 'zafer yanılsaması' tepkisi
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in Tahran'a yönelik ekonomik baskının artırılacağı ve İran'ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırıldığı yönündeki açıklamalarına X platformundan yanıt verdi. Garibabadi, Washington'ın söylemlerinin kendi içinde çeliştiğini belirterek ABD'nin zafer yanılsaması içinde olduğunu ifade etti. Garibabadi'nin tepkisi, Bessent'in İran'ın askeri fabrikalarının tamamına yakınının yok edildiği ve askeri kapasitesinin etkisiz hale getirildiği yönündeki iddialarına karşılık geldi. Açıklamada, ABD'nin ekonomik baskı ve askeri güç söylemlerinin tutarsızlığı vurgulandı. Bu karşılıklı açıklamalar, Washington ile Tahran arasında süregelen gerilimin bir parçası olarak dikkat çekiyor.
ABD3 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran, ABD ekonomik baskıyı kaldırırsa müzakereye açık
İran, ABD ile savaşın altıncı ayında diplomatik çözüme açık olduğunu, ancak Washington'un ekonomik yaptırımları ve Hürmüz Boğazı'na yönelik deniz ablukasını kaldırması koşuluyla görüşebileceğini bildirdi. Tahran yönetimi, ABD baskısının sonuç vermediğini savunarak, boğazın yeniden açılmasını ablukanın sona erdirilmesine bağladı. ABD ise İran'a yönelik yeni yaptırımlar açıkladı ve İran deniz mayınlarının temizlendiğini iddia etti. Arabulucular, durmuş barış sürecini canlandırmak için çaba yürütürken Çin, müzakerelere dönülmesi çağrısında bulundu. Gelişmeler, enerji nakliyatı açısından kritik Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin ve uluslararası diplomatik girişimlerin seyrini etkileme potansiyeli taşıyor.
ABD1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz Boğazı'nda İran-Umman mutabakatı gerilimi düşürme umudu
İran ile Umman, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin aşamalı bir düzenleme üzerinde anlaştı. Anlaşma; geçici ortak seyir koridoru oluşturulması, mayın temizliği, bilgi paylaşımı ve trafik yönetimini kapsıyor. Bu adım, ABD-İran arasındaki tırmanmayı azaltmaya yönelik diplomasi çabalarının canlandığı bir dönemde geldi. Bölgedeki diplomatik hareketlilik, Genelkurmay Başkanı Munir ve Umman Dışişleri Bakanı'nın art arda Tahran'a gerçekleştirdiği ziyaretlerle belirginleşti. Hürmüz Boğazı küresel deniz ticareti açısından kritik bir geçit olduğundan, taraflar arasındaki bu tür mekanizmaların seyrüsefer güvenliğini artırması ve olası kazaları sınırlaması bekleniyor. Mutabakat, bölgesel istikrar arayışlarında somut bir güven artırıcı önlem olarak değerlendiriliyor.
ABD4 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-Kanada ticaret savaşı: 20 milyar dolarlık misilleme, otomotive yüzde 50 tehdit
ABD ile Kanada arasındaki ticaret müzakereleri son anda çöktü. Washington, yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada menşeli ürüne yüzde 50 ek tarifeyi yürürlüğe koydu; bu tutar Kanada’nın ABD’ye ihracatının yüzde 5,5’ine denk geliyor. Görüşmelerde her iki taraf da anlaşmayı bozan koşulları karşı tarafa yükledi. Başbakan Mark Carney, “kötü bir anlaşmadan” çekildiğini belirterek aynı büyüklükte misilleme tarifeleri açıkladı. Ottawa, Salı günü ABD’nin yeni vergilerine birebir karşılık olarak 27,6 milyar Kanada doları (19,94 milyar ABD doları) değerinde ABD ürününe tarife getirdi ve ticaret savaşından etkilenen işletmeler ile çalışanlar için mali destek paketini duyurdu. Gerilim, ekonomik alanın dışına da taşındı: Trump, 1 Ocak 2027’den itibaren Kanada yapımı otomobil, kamyon, otomotiv parçaları ve çeliğe uygulanan tarifeleri yüzde 50’ye çıkaracağını açıkladı; ayrıca Ontario Gölü’nün adını “Lake America” olarak değiştirmeyi düşündüğünü söyledi.
ABD20 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve Ekvador, Doğu Pasifik'te Los Choneros teknesini batırdı
ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM), Ekvador hükümetinin desteğiyle Doğu Pasifik'teki uluslararası sularda Los Choneros Karteli tarafından kullanılan bir teknenin batırıldığını açıkladı. Operasyon, Batı Yarımküre Ortak Görev Gücü tarafından gerçekleştirildi. ABD ordusu, uluslararası uyuşturucu kartellerine yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü bildirdi. Açıklamada olayın zamanı ve operasyona ilişkin başka ayrıntılar paylaşılmadı. Los Choneros, Ekvador merkezli olarak bilinen bir suç örgütü olup deniz yoluyla uyuşturucu sevkiyatında kullanılan unsurlarının hedef alınması, ABD'nin bölgedeki güvenlik işbirliğinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
ABD1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail basını: ABD baskısıyla Erez sınırı eylülde açılabilir
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun (Erez) Sınır Kapısı'nı eylül başında açmaya hazırlanıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bu yöndeki haberleri yalanlamasına rağmen KAN, ordunun hazırlık yaptığını öne sürdü. Haberde, ABD'nin sınır kapısının açılması için yoğun baskı yaptığı ve İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi'nin onayının beklendiği belirtildi. Erez Kapısı, Gazze'nin İsrail'e açılan ana geçiş noktalarından biri olarak insani yardım ve ticari mal girişi açısından stratejik öneme sahip. ABD'nin baskısı, ateşkes ve insani erişim tartışmalarının sürdüğü dönemde kapının yeniden açılmasının bölgesel diplomasi açısından kritik bir adım olabileceğine işaret ediyor. Netanyahu'nun yalanlaması ile ordu kaynaklı hazırlık iddiaları arasındaki fark, İsrail hükümeti içinde konuya ilişkin farklı yaklaşımlar bulunduğunu gösteriyor.
ABD1 olay1 gün önce