Yargıtay'dan emsal karar: İş arkadaşına hakaret eden aşçı tazminatsız kovuldu
Bir otelde şef aşçı olarak çalışan K.H., mesai arkadaşlarına yönelik ağır hakaretlerde bulunarak işyerinde huzursuzluğa yol açtı. Stajyer aşçıya 'salak, öküz' diyen, diğer çalışanları da benzer sözlerle aşağılayan aşçının iş sözleşmesi, işveren tarafından haklı nedenle ve tazminatsız olarak feshedildi. K.H., işe iade ve tazminat talebiyle açtığı davada yerel mahkemeden lehine karar aldı. Ancak Yargıtay, işçinin davranışlarının işliği sürdürülemez hale getirdiğine hükmederek kararı bozdu. Yüksek mahkeme, hakaret içeren sözlerin iş akışını bozduğu, diğer çalışanlar üzerinde olumsuz etki yarattığı ve işveren açısından haklı fesih sebebi oluşturduğu gerekçesiyle işletmeyi haklı buldu. Karar, işyerinde sözlü taciz ve mobbing vakalarında mağdurun yanı sıra faile yönelik hukuki yaptırımların netliğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu içtihadın benzer uyuşmazlıklarda emsal teşkil edeceğini, çalışanların iş arkadaşlarına karşı saygı yükümlülüğünün altını çizdiğini belirtiyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik12 Tem 06:44
Mesai arkadaşlarına 'öküz, salak, işe yaramazsın' dedi! Yargıtay'dan emsal tazminat kararı
Şef aşçı olarak çalıştığı otelde, mesai arkadaşlarına karşı adeta terör estirip bir de üstüne stajyer aşçıya ‘salak, öküz’ deyice olanlar oldu. Tazminatsız kovulan aşçıbaşının yıllar süren davasında son noktayı kovan Yargıtay, otel işletmecisini haklı buldu. İŞTEN ÇIKARILDI, TAZMİNAT İSTEDİ Çalıştığı otelden çıkartılan aşçıbaşı K.H. İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. İş sözleşmesine haklı bir sebep olmaksızın son verildiğini ve ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etti. STAJYER ÇALIŞANA HAKARET EDEN AŞÇIBAŞI TAZMİNAT ALAMADI Otel işletmecisi, davacının stajyer aşçı M.K.'ya sinkaflı sözlerde bulunduğunu, bunu diğer çalışanlara da yaptığını, bu sebeple iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini öne sürdü. Yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ücret bordrolarına yansıtılarak banka hesaplarına ödendiğini veya karşılığında serbest zaman verildiğini, iş sözleşmesinde yılda 270 saate kadar olan fazla çalışmanın zamlı karşılığının ücrete dâhil olduğunu, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi. İran-ABD arasında saldırılar büyüyor! 140 hedef vuruldu, 3 ülke daha alarma geçti İş Mahkemesi, davacının stajyer M.K.'ya ve diğer çalışanlara sinkaflı sözlerde bulunması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği savunulmuş ise de; dosyaya hiçbir somut belgenin ve ayrıca fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi itirazları geri çevirdi. İşletmeci kararı temyiz edince yıllar süren davada son sözü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi söyledi. Kararda; işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hâle gelmişse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğduğuna vurgu yapıldı. İşverene tanınan derhal fesih hakkının temelini işyerindeki disiplin ve düzeni sağlama amacı oluşturduğu hatırlatıldı. Somut olayda, iş sözleşmesi davacının işverenin başka bir işçisine sataşması, küfür etmesi, işyerinde olumsuzluklara sebebiyet vermesi, çalışma huzurunu bozması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması ve iş disiplinine uymaması gibi nedenlerle haklı nedenle feshedildiğine dikkat çekildi. Yargıtay kararında; "Dosya kapsamının incelenmesinde, feshe konu olayda davacının işyerinde stajyer olarak çalışan M.K'ya bezlerin pis koktuğu gerekçesiyle bağırmaya başladığı, sinkaflı küfürler ettiği ve şiddet içerikli sözler söylediği ortadadır. Çalışanın göz ameliyatı olduğu, doktorunun çalışmaması gerektiğini davacıya ilettiği, davacının herkesin içinde kendisini rencide ettiği, ‘öküz, mal, salak, işe yaramazsın, ne halin varsa gör’ dediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında, davacının işverenin gözetmekle yükümlü olduğu stajyere sataştığı, küfürlü sözler sarf ettiği ve işyerindeki diğer çalışanlara karşı da agresif tavırları ve sinkaflı küfürleriyle ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar sergilediği ve böylece işyerindeki çalışma barışı ile düzen ve disiplini bozduğu sabittir. Davacının sabit olan bu davranışları karşısında iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü kabul edilmelidir. Bu bakımdan işverence sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 25’nci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle feshi yerindedir. İşverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiği hâlde yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir" denildi. Son dakika...ABD'li Senatör Lindsey Graham hayatını kaybetti!
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Balochistan'da Operasyon Şaban: 5 Temmuz'dan Bu Yana 75 Terörist Öldürüldü
Balochistan Başbakanı Sarfraz Bugti, eyalette 5 Temmuz'dan bu yana düzenlenen istihbarata dayalı operasyonlarda toplam 75 teröristin öldürüldüğünü açıkladı. Bugti, Mangi Dam Polis Karakolu'na yönelik saldırının ardından başlatılan Operasyon Şaban'ın başarıyla ilerlediğini belirtti. Operasyon kapsamında 39 teröristin etkisiz hale getirildiği ayrıca vurgulandı. Duyuru, Cuma günü resmi sosyal medya hesaplarından yapıldı. Balochistan, uzun süredir ayrılıkçı grupların silahlı eylemlerine sahne olan ve Pakistan'ın güvenlik gündeminde öncelikli yer tutan bir eyalet. Bölgedeki operasyonlar, özellikle Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru gibi kritik altyapı projelerinin korunması açısından da yakından izleniyor. Hükümetin son dönemde operasyonel başarılara yaptığı vurgu, iç güvenlik anlatısının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Sumud Filosu Saldırısına İspanya'dan İsrailli Yetkililere Soruşturma
İspanya Ulusal Mahkemesi, 1 Ekim 2025'te Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda düzenlenen saldırıyla ilgili iki üst düzey İsrailli askeri yetkili hakkında soruşturma açılmasını kabul etti. Mahkeme, başvuruyu değerlendirerek olayın yasa dışı bir saldırı olduğu iddialarını incelemeye başlayacak. Bu karar, uluslararası sularda işlenen suçlarda bireysel sorumluluğun evrensel yargı ilkesiyle takip edilmesi açısından dikkat çekiyor. Soruşturma, İspanya ile İsrail arasında diplomatik gerginliğe yol açabilir ve Gazze'deki insani krizin uluslararası hukuk boyutunu yeniden öne çıkarıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği, benzer olaylar için emsal oluşturması ve tarafların tutumları önümüzdeki dönemde belirleyici olacak.
Afganistan2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan’dan dönen Afganlar kimliksizlik riskiyle karşı karşıya
Pakistan’dan ayrılarak ülkelerine dönen Afganlar, Torkham sınır kapısında eşyalarıyla geçiş yaparken çoğu kez hayatlarını yeniden kurmak için gerekli olan bir belgeye sahip değil: kimlik kartı. Sınırın Afganistan tarafında, çocuklar ve yetişkinler valizlerini taşıyarak veya başlarının üstünde eşyalarını taşıyarak, varışlarını kaydettirmek için masadan masaya ilerliyor. Pakistan’da yıllardır yaşayan çok sayıda Afgan, ülkeyi terk etmek zorunda kalırken, kimlik belgesi eksikliği eğitim, sağlık ve diğer temel hizmetlere erişimde ciddi engel oluşturuyor. Yetkililer, dönüş sürecinde bu durumun kayıt işlemlerini yavaşlattığını ve dönenlerin Afganistan’da vatandaşlık haklarından yararlanmasını zorlaştırdığını belirtiyor. Gelişme, hem Pakistan’ın izlediği geri dönüş politikaları hem de Afganistan’ın iç yönetim kapasitesi açısından dikkat çekici bir sınav niteliğinde. Sınırda yığılmalar ve bürokratik aksaklıklar, iki ülke arasındaki insani ve diplomatik ilişkilerde yeni gerilimlere yol açma potansiyeli taşıyor.
Afganistan1 olay04 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Starmer'dan Halefine Uyarı: Küresel Krizler Diplomasiyi Zorunlu Kılıyor
Görevden ayrılmaya hazırlanan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerine geçecek siyasetçiye uluslararası krizlere ve diplomasiye yeterli zaman ayırması gerektiği konusunda açık bir uyarıda bulundu. Starmer, dünya genelindeki sorunların gündemi belirlemeye devam edeceğini ve bu nedenle bir sonraki başbakanın dış politikaya kendisinden daha az eğilme şansının olmadığını vurguladı. Bu açıklama, Birleşik Krallık'taki siyasi geçiş sürecinde dış politikanın önceliğini koruyacağını gösteriyor. Starmer'ın sözleri, küresel belirsizliklerin ve krizlerin sürdüğü bir dönemde, İngiltere'nin uluslararası arenada aktif rol almasının zorunlu olduğuna işaret ediyor. Halefine yönelik bu uyarı, görev değişiminin politika yapımında köklü bir sapmaya yol açmaması gerektiğine dair bir mesaj niteliği taşıyor.
Afganistan1 olay04 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Srebrenitsa soykırımının üzerinden 31 yıl geçti, acılar hâlâ taze
Bosnalı Sırpların Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da Müslüman Boşnaklara yönelik gerçekleştirdiği ve İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa'nın en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen soykırımın 31. yıldönümü anılıyor. Uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tanımlanan katliamda yaşamını yitiren binlerce kişinin acısı, yakınları ve Bosna-Hersek toplumu için tazeliğini koruyor. Resmî rakamlara göre 8 binden fazla Boşnak sivilin öldürüldüğü saldırılar, Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan ettiği bir alanda yaşanmış ve uluslararası toplumun müdahaledeki yetersizliğini gözler önüne sermişti. Kayıpların kimliklendirilmesi ve toplu mezarlardan çıkarılan cenazelerin defnedilmesi çalışmaları hâlâ devam ediyor. Balkanlar'daki etnik gerilimlerin ve savaşın yol açtığı derin yaralar, bölgedeki siyasi ve toplumsal istikrarsızlığın altında yatan temel nedenler arasında yer alıyor. Srebrenitsa, soykırımın inkârına yönelik söylemler ve kurban yakınlarının adalet arayışıyla birlikte, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından güncelliğini koruyan bir utanç lekesi olarak hafızalardaki yerini sürdürüyor.
Afganistan2 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Emine Erdoğan: Srebrenitsa’yı anmak vicdanı ayakta tutmaktır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yıl dönümünde sosyal medya hesabından bir anma mesajı paylaştı. Erdoğan, mesajında anmanın yalnızca yas tutmak olmadığını, insanlığın aynı karanlığa sürüklenmemesi için vicdanı ayakta tutmak anlamına geldiğini vurguladı. Temmuz 1995’te Bosna Savaşı sırasında Sırp güçlerince yaklaşık 8 bin Boşnak erkeğin katledildiği Srebrenitsa, uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tanımlanıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğu Bosna Hersek’teki Boşnak toplumu ile dayanışmasını her yıl çeşitli anma etkinlikleri ve üst düzey mesajlarla sürdürüyor. Emine Erdoğan’ın bu kişisel mesajı, soykırımın hatırlanmasının sadece geçmişe değil, geleceğe yönelik bir sorumluluk olduğu fikrini öne çıkarıyor. Anma, Türkiye’nin Balkanlar’daki insani ve diplomatik duruşunun bir parçası olarak görülürken, benzer vahşetlerin tekrarlanmaması için tarih bilincinin canlı tutulması gerektiğine işaret ediyor.
Afganistan1 olay1 gün önce