Starmer'dan Halefine Uyarı: Küresel Krizler Diplomasiyi Zorunlu Kılıyor
Görevden ayrılmaya hazırlanan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerine geçecek siyasetçiye uluslararası krizlere ve diplomasiye yeterli zaman ayırması gerektiği konusunda açık bir uyarıda bulundu. Starmer, dünya genelindeki sorunların gündemi belirlemeye devam edeceğini ve bu nedenle bir sonraki başbakanın dış politikaya kendisinden daha az eğilme şansının olmadığını vurguladı. Bu açıklama, Birleşik Krallık'taki siyasi geçiş sürecinde dış politikanın önceliğini koruyacağını gösteriyor. Starmer'ın sözleri, küresel belirsizliklerin ve krizlerin sürdüğü bir dönemde, İngiltere'nin uluslararası arenada aktif rol almasının zorunlu olduğuna işaret ediyor. Halefine yönelik bu uyarı, görev değişiminin politika yapımında köklü bir sapmaya yol açmaması gerektiğine dair bir mesaj niteliği taşıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 4 sa önce- Siyasi04 Tem 09:56
Starmer'dan halefine uyarı. "Küresel krizler gündemi belirlemeyi sürdürecek"
Görevden ayrılmaya hazırlanan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, kendisinden sonra göreve gelecek ismin uluslararası diplomasiye daha az zaman ayırmasının mümkün olmadığını söyledi. Görevden ayrılmaya hazırlanan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerine geçecek ismin uluslararası krizler ve diplomasiye kendisinin ayırdığından daha az zaman ayırmasının mümkün olmadığını söyledi. Starmer, dış politika ile iç politikanın giderek daha istikrarsız hale gelen uluslararası ortamda birbirinden ayrıştırılamayacağını ifade etti. Geçen ay iki yıllık başbakanlık döneminin ardından görevden ayrılacağını açıklayan Starmer, dün BBC'ye verdiği söyleşide, "İnsanlar sık sık uluslararası meselelerle ilgilenmek ile iç politikayla ilgilenmek arasında doğru dengenin ne olduğu üzerine konuşuyor. Bunlar aslında aynı şey" dedi. Kendisine, bir başbakanın diplomasiye kendisinden daha az zaman ayırmasının mümkün olup olmadığı sorulduğunda Starmer, "Hayır, bunun mümkün olduğunu düşünmüyorum" yanıtını verdi. Starmer, başbakanlığı boyunca dış politikaya ayırdığı zaman nedeniyle muhaliflerinin eleştirileriyle karşı karşıya kalmıştı. Rakipleri arasında, sık sık yurt dışında bulunmasına gönderme yapılarak kendisi için "never here Keir" ifadesi kullanılmıştı. Yerine geçmesine kesin gözüyle bakılan İşçi Partisi milletvekili Andy Burnham ise yaşam standartlarının yükseltilmesi, konut, altyapı yatırımları ve Birleşik Krallık bölgelerine daha fazla yetki devredilmesi gibi iç politika başlıklarına odaklanacağını vaat etti. Burnham'ın parlamentodaki destekçileri de yeni liderin hayat pahalılığı ve kamu hizmetleri gibi ülke içindeki sorunlara daha fazla ağırlık verebileceğini umuyor. Starmer ise bu yaklaşımın gerçekçi olmadığını söyledi. "Bu iki alanı birbirinden ayırabileceğinizi düşünmek doğru değil" diyen Starmer, şöyle devam etti: "Benden sonra gelecek kişi de aynı küresel çatışmalarla karşı karşıya kalacak. Sürekli söylüyoruz ve bu doğru; muhtemelen hayatımın büyük bölümünde gördüğümüzden daha tehlikeli ve daha istikrarsız bir dünyada yaşıyoruz. Bu yalnızca söylenmiş bir söz değil, gerçekliğin kendisi." "Dünya değişmeyecek. İç politikadaki zorluklar da değişmeyecek" ifadelerini kullanan Starmer, dış politika ile iç politikanın birbirini doğrudan etkilediğini yineledi. Burnham, bu ayın ilerleyen günlerinde başbakan olması halinde erken genel seçime gitmeyeceğini daha önce açıklamıştı. GÖREVDEN AYRILMA KARARINI ANLATTI BBC'ye verdiği söyleşide Starmer, görevden ayrılma kararına ilişkin ilk kez ayrıntılı değerlendirmelerde de bulundu. Uzun süre başbakan olarak görevine devam edeceğini ve olası bir İşçi Partisi liderlik yarışında da aday olacağını söylemesine karşın Starmer, Burnham'ın Makerfield ara seçimini kazanmasının ardından üç gün içinde görevinden ayrılacağını açıklamıştı. Başbakan, bu kararın "gerçekten çok ama çok zor" olduğunu söyledi. Kararın, eşi Victoria ve ergenlik çağındaki çocuklarıyla birlikte başbakanların resmî kırsal konutu Chequers'da geçirdiği iki günün sonunda netleştiğini anlatan Starmer, "Benim için, ülke için ve hükümet için en doğru adımın ne olduğunu sorguladım" dedi. Starmer, sürecin milletvekilleri, çalışma ekibi, yakın danışmanları ve sendikalar dahil çok sayıda kişiyle yapılan görüşmeleri içerdiğini belirterek şöyle konuştu: "Ama benim için, belki başkaları açısından farklı olabilir, sonunda bu son derece kişisel bir karara dönüştü. Bu yüzden de nihai karar, Vic ile çocuklarla birlikte Chequers'da geçirdiğimiz iki günün sonunda alındı." Sözlerini, "Siyasi kariyerinizin sona erdiğine karar vermek son derece kişisel bir mesele. En azından benim için öyleydi. Bu kararı Vic ile birlikte almak istedim ve öyle yaptım" ifadeleriyle sürdürdü. BURNHAM'A DESTEK SÖZÜ VERDİ Starmer, söyleşisinde Andy Burnham'ın başbakanlığa en yakın isim olduğunu kabul eden ifadeler kullansa da zaman zaman "yerime kim gelirse gelsin" sözlerini de kullandı ve süreçte "bir miktar prosedür" kaldığını belirtti. Burnham'a karşı hiçbir zaman kişisel bir husumet taşımadığını söyleyen Starmer, "Her zaman iyi anlaştık" dedi ve yeni hükümetin başarılı olması için "elimden gelen her şeyi yapacağım" ifadelerini kullandı. En azından bir sonraki genel seçime kadar milletvekili olarak kalacağını belirten Starmer, halefine sürekli tavsiyelerde bulunan eski başbakanlardan biri olmayacağını da vurguladı. "Konuşup durmak yerine ağzımı kapalı tutacağım" diyen Starmer, yeni liderin görevini gölgeleme niyetinde olmadığını ifade etti. Starmer, siyasi mirasının merkezinde ise muhalefette İşçi Partisi lideri olarak geçirdiği dört yılın yer aldığını söyledi. Partiyi devraldığında İşçi Partisi'nin "siyasi, mali ve ahlaki açıdan iflas etmiş" durumda olduğunu belirten Starmer, yeniden yapılanma sürecini "zor ve yıpratıcı çalışma" sözleriyle tanımladı. Seçim başarısı bakımından kendi performansının 1945'te Clement Attlee ve 1997'de Tony Blair'in elde ettiği zaferlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Starmer, "İşçi Partisi belki de tamamen kaybedilebilirdi. Ama ben lider olarak öne çıktım ve başkalarıyla birlikte İşçi Partisi'ni kurtardık" dedi. Bununla birlikte, görevden ayrılmasının nedenini de açık biçimde ifade eden Starmer, İşçi Partili milletvekillerinin artık kendisini partiyi bir sonraki genel seçime taşıyacak doğru isim olarak görmediğini söyledi. Cumartesi günü X platformunda yayımlanan "With Keir" başlıklı videoda da görev süresini değerlendiren Starmer, Birleşik Krallık'ın uluslararası alandaki konumunu yeniden güçlendirdiğini söyledi. Ukrayna'ya verilen destek ile uluslararası koalisyonlara katılımı hükümetinin temel başarıları arasında sıralayan Starmer, "Bugün diğer ülkelerin liderlik için bize bakıyor olması, hükümette geçirdiğimiz iki yılda başarmış olmaktan gerçekten gurur duyduğum şeylerden biri" ifadelerini kullandı. Starmer ayrıca ekonominin istikrara kavuşması, çocuk yoksulluğunun azaltılması ve Ulusal Sağlık Hizmeti'nin (NHS) iyileştirilmesini de başbakanlığı döneminin öne çıkan icraatları arasında gösterdi.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan’dan dönen Afganlar kimliksizlik riskiyle karşı karşıya
Pakistan’dan ayrılarak ülkelerine dönen Afganlar, Torkham sınır kapısında eşyalarıyla geçiş yaparken çoğu kez hayatlarını yeniden kurmak için gerekli olan bir belgeye sahip değil: kimlik kartı. Sınırın Afganistan tarafında, çocuklar ve yetişkinler valizlerini taşıyarak veya başlarının üstünde eşyalarını taşıyarak, varışlarını kaydettirmek için masadan masaya ilerliyor. Pakistan’da yıllardır yaşayan çok sayıda Afgan, ülkeyi terk etmek zorunda kalırken, kimlik belgesi eksikliği eğitim, sağlık ve diğer temel hizmetlere erişimde ciddi engel oluşturuyor. Yetkililer, dönüş sürecinde bu durumun kayıt işlemlerini yavaşlattığını ve dönenlerin Afganistan’da vatandaşlık haklarından yararlanmasını zorlaştırdığını belirtiyor. Gelişme, hem Pakistan’ın izlediği geri dönüş politikaları hem de Afganistan’ın iç yönetim kapasitesi açısından dikkat çekici bir sınav niteliğinde. Sınırda yığılmalar ve bürokratik aksaklıklar, iki ülke arasındaki insani ve diplomatik ilişkilerde yeni gerilimlere yol açma potansiyeli taşıyor.
Afganistan1 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Afganistan'dan ayrılan son Amerikan askeri olan General Donahue görevini aniden bırakıyor
ABD Ordusu, Avrupa ve Afrika kuvvetlerinin komutanı General Christopher Donahue'nin görevden ayrıldığını Salı günü geç saatlerde doğruladı. Donahue, sadece 18 ay süren görev süresinin ardından beklenmedik bir şekilde ayrılıyor. General Donahue, 2021 yılında Afganistan'dan çekiliş sırasında Kabil Havaalanı'ndan ayrılan son Amerikan askeri olarak biliniyor. O dönemde 82. Hava İndirme Tümeni'ne komuta ediyordu. Ordu, ayrılış sebebi hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Donahue'nin yerine kimin atanacağı ise henüz duyurulmadı.
Afganistan1 olay24 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Kim Jong Un'dan nükleer donanma ve 10 bin tonluk savaş gemisi planı
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ülkesinin donanmasına nükleer silah entegrasyonu ve 10 bin tonluk stratejik savaş gemilerinin inşası için talimat verdi. Resmi Kuzey Kore Haber Ajansı (KCNA) tarafından duyurulan açıklamada, gemilerin seri şekilde üretileceği belirtildi. Bu duyuru, Pyongyang'ın deniz kuvvetlerini modernize etme ve nükleer caydırıcılığı artırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Plan, Kore Yarımadası'nda devam eden askeri gerilimler bağlamında geldi. ABD ve Güney Kore'nin ortak tatbikatları sürerken, Kuzey Kore'nin bu tür adımları genellikle güç gösterisi olarak yorumlanıyor. 10 bin tonluk gemiler, nükleer başlıklı füzeleri taşıyabilecek kapasiteye sahip olabilir ve bölgedeki deniz dengesini etkileme potansiyeli taşıyor. Uluslararası toplumdan gelebilecek tepkiler ve yaptırımlara rağmen, Kuzey Kore son yıllarda askeri programlarını hızlandırmış durumda. Bu adım, nükleer silahsızlanma müzakerelerinin yeniden başlamasını daha da zorlaştırabilir ve bölgesel istikrarsızlığı artırabilir.
Afganistan1 olay24 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Grönland Başbakanı: Trump ülkemizi ele geçirme fikrinden vazgeçti
Fransa'nın Aix-en-Provence kentindeki Ekonomi Forumu'nda konuşan Grönland Başbakanı Nielsen, eski ABD Başkanı Trump'ın Grönland'ı satın alma veya ele geçirme planlarından vazgeçtiğini açıkladı. Nielsen, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile birlikte katıldığı oturumda, Grönland'ın egemenliğine yönelik tehdidin ortadan kalktığını belirtti. 2019'da Trump'ın Grönland'ı satın alma isteği diplomatik krize yol açmış, Danimarka ve Grönland tarafından sert bir dille reddedilmişti. Nielsen'in bu son açıklaması, iki ülke arasındaki gerilimin yatıştığına işaret ediyor. Trump'ın görevde olmaması ve yeni ABD yönetiminin farklı dış politika öncelikleri, bu konunun gündemden düşmesinde etkili oldu. Aix-en-Provence Forumu, küresel güç dinamiklerinin tartışıldığı bir platform olarak öne çıkarken, Nielsen'in sözleri Arktik bölgesindeki jeopolitik dengeler ve ittifaklar açısından önem taşıyor. Grönland'ın stratejik konumu ve doğal kaynakları nedeniyle uluslararası ilginin odağında kalmaya devam edeceği, ancak şimdilik egemenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olmadığı mesajı verildi.
Afganistan1 olay17 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Depremin 8. Gününde Venezuela'da AVM Enkazından Canlı Kurtarıldı
Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerin ardından arama kurtarma çalışmaları sekizinci gününde devam ederken, bir alışveriş merkezinin enkazından 44 yaşındaki bir kişi sağ olarak çıkarıldı. Bölgede uluslararası ekiplerin de katılımıyla sürdürülen operasyonlarda, kurtarılan kişinin sağlık durumuna ilişkin henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Yetkililer, enkaz altında hâlâ yaşam belirtisi arandığını ve çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Depremlerin ardından bölgede hasar tespit ve insani yardım faaliyetleri de devam ediyor. Kurtarma ekiplerinin uluslararası işbirliği, afetin boyutunun büyüklüğüne işaret ederken, olay bölgedeki yapı stokunun deprem dayanıklılığı konusunu yeniden gündeme getirdi. Depremde hayatını kaybedenlerin sayısıyla ilgili resmî bir açıklama yapılmazken, mucize kurtuluş arama kurtarma personeline moral oldu. Venezuela hükümeti, afet sonrası yeniden yapılanma için uluslararası yardım çağrısında bulunmuştu.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail'in 1915 olayları kararına Türkiye'den sert tepki
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin 28 Haziran 2026'da 1915 olaylarına ilişkin aldığı siyasi kararı kınayan bir açıklama yaptı. Açıklamada, Filistin halkına yönelik sistematik zulüm uygulamak ve Gazze'de soykırım işlemek suçlamalarıyla Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanan İsrail yönetiminin, tarihsel konuları siyasi amaçlarla kullanmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. Türkiye, İsrail'in bu kararını, kendi eylemlerini gizlemeye yönelik bir girişim olarak niteledi ve uluslararası toplumu çifte standarttan kaçınmaya çağırdı. Bu gelişme, iki ülke arasında zaten gerilimli olan ilişkileri daha da tırmandırma potansiyeli taşıyor.
Afganistan2 olay2 gün önce