Büyüyen Dini İsyan: ABD'de Hristiyan Siyonizm Sorgulanıyor
Amerika Birleşik Devletleri'nde Hristiyan Siyonizme karşı dini bir muhalefet giderek büyüyor. Her yıl, ABD'nin en büyük Siyonist örgütü olan Christians United for Israel (CUFI) kitlesel bir lobi kampanyası için Kongre'ye yönelirken, bu kez bazı dini liderler uyarıda bulundu. United Church of Christ'tan Papaz Hannah Sachs, bir Senato ofisindeki personeli CUFI ziyareti konusunda bilgilendirerek, bu nüfuzun sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Bu gelişme, Amerikan Hristiyanlığı içinde Hristiyan Siyonizmin teolojik ve siyasi temellerine yönelik bir 'isyanı' yansıtıyor. Uzun yıllardır İsrail'e koşulsuz destek politikalarını şekillendiren evangelikal grupların etkisi, ilerici Hristiyan çevreler tarafından giderek daha fazla eleştiriliyor. Sachs'ın sessiz ama kararlı uyarısı, bu muhalefetin artık Capitol Hill koridorlarında bile karşılık bulduğunun bir işareti olarak görülüyor. Bu dini direniş, ABD'nin Orta Doğu politikalarında Hristiyan lobisinin rolüne dair yeni tartışmalara kapı aralayabilir. CUFI ve benzeri grupların uzun süredir hakim olduğu söylem, artık alternatif Hristiyan seslerle rekabet etmek zorunda kalabilir. Bu durum, özellikle İsrail-Filistin meselesinde ABD siyasetindeki dini-siyasi dengeleri etkileyebilecek potansiyele sahip.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 08 Tem- Diplomatik08 Tem 04:05
Inside the growing religious revolt against Christian Zionism
Each year, hundreds of activists from Christians United for Israel (CUFI), America’s largest Zionist organization, descend on the Capitol for a marathon lobbying campaign. This time around, offices got a warning first. “You may get a visit later on from people from CUFI,” Rev. Hannah Sachs, a pastor with the United Church of Christ, told staffers at one Senate office. While Sachs spoke softly, her flyers had a sharper tone. “Religious extremists want you to start Armageddon,” the text read, adding that CUFI is pushing an “Israel-first” agenda that would “further entrench U.S. military entanglement in the Middle East.” Sachs, who went from office to office alongside progressive Rabbi Abby Stein, was there representing Interfaith Action for Palestine, a group of religious organizations that represent roughly a million Americans. Like many pro-Palestine organizations, the group has grown rapidly as Israel’s war in Gaza has dragged on. Efforts to disrupt CUFI’s lobbying have become Interfaith Action for Palestine’s signature annual event; Stein was among dozens of the group’s activists who were arrested last year after shutting down a congressional cafeteria. Their opponent is formidable. CUFI, which has a self-declared membership of more than 10 million people, has long been one of America’s most influential pro-Israel groups. Since CUFI relaunched in 2006, its annual conference has drawn a litany of prominent right-wing speakers, including members of Congress like Sen. Ted Cruz (R-Texas) and House Speaker Mike Johnson (R-La.). Their activism as well as that of other evangelical Zionists helped push President Donald Trump to launch a war with Iran and relocate the U.S. embassy in Israel to Jerusalem. At this weekend’s conference, conservative radio hosts Glenn Beck and Mark Levin took the stage, as did Israel’s ambassador to the U.S., Yechiel Leiter. Even Prime Minister Benjamin Netanyahu addressed the crowd via video. Leading CUFI is its founder, Pastor John Hagee, who is among the most prominent proponents of Christian Zionism in America. Hagee, like many evangelical leaders, argues that the Bible commands Christians to support the modern state of Israel, and he has maintained significant influence on the Christian right despite his myriad controversies, including his since-recanted claim that the Holocaust was part of God’s plan to return Jews to Israel. Hagee still argues that “America’s solidarity with Israel has never been more important” and that “Israel’s enemies are our enemies.” But his message is rapidly becoming less popular among Christian Americans. A 2025 poll from the University of Maryland found that, while 51% of older evangelicals favored the Israelis over the Palestinians, only 24% of evangelicals under 35 years old said the same. The numbers are even starker among other faith groups: today, only 35% of American Catholics and 33% of Black Protestants say they hold a favorable view of Israel. Indeed, only 37% of American Jews now identify as Zionist. Sachs and Stein, alongside 50 or so other activists from Interfaith Action for Palestine, sought to press this message as they fanned out across congressional offices Tuesday morning. Unsurprisingly, the group was most at home in Democratic offices, which had largely already signed onto bills that would block weapons transfers to Israel or try to stop the war in Iran; “thanks for warning us” about CUFI, said one Democratic staffer. But they also hoped to make inroads with Republicans. For Sachs, this came naturally. She grew up in an evangelical Zionist home and went to a church that made regular donations to CUFI. As a child, she was taught that you “could not truly be a follower of Christ and not support the modern nation-state of Israel,” she told RS. “Israel could do no wrong.” Then, after leaving evangelicalism and joining a mainline Protestant church, she abandoned this point of view and came to see opposition to the current Israeli government as a “more faithful reading of Scripture.” As Sachs put it, “if you love your neighbor, you shouldn’t kill them.” Speaking to congressional staffers, she emphasized the plight of Palestinian Christians. “We do not believe that God would bomb children.” Rev. Hannah Sachs and Rabbi Abby Stein walk outside the Capitol after lobbying Senate offices on July 7, 2026. (Connor Echols/Responsible Statecraft) Perhaps the most unusual aspect of the day’s proceedings was the relative calm that prevailed. For unclear reasons, CUFI scheduled its lobbying push during a congressional recess, meaning that the halls of Congress were largely empty and members were far from Washington. The subdued scene was a striking contrast to previous years, when Interfaith Action for Palestine verbally sparred with CUFI activists and even blocked CUFI buses leaving from a local hotel for Capitol Hill. But loud protests are no longer the only way for anti-Zionist activists to make their voices heard. Increasingly, pro-Palestine advocates are finding allies in high places. Stein is a testament to this fact; she served on the transition team for New York City Mayor Zohran Mamdani, a leading socialist politician with a strong pro-Palestine perspective. And she is a close ally of three left-wing activists who recently won Democratic congressional primaries in New York while running on a pro-Palestine message. As Sachs and Stein worked their way through the halls of Congress, it was hard to ignore the fact that their friends and colleagues would soon be sitting on the other side of the desk. Stein is hopeful that, if Democrats win a narrow majority of the House later this year, the growing group of strong progressives will have “a lot of power.” “I really think it’ll be a different Congress,” she said.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Venezuela'da deprem müdahalesinde komuta gecikmesi ve kaos
Geçen ay Venezuela kıyılarını vuran iki yıkıcı depremin ardından, askerî birliklerin seferber edilmesinde kritik ilk günlerde yaşanan gecikmeler, üst düzey komutanlardan geç ulaşan emirler, temel ekipman eksikliği ve genel bir karmaşadan kaynaklandı. Reuters'a konuşan sekiz kaynağın aktardığına göre, bu durum hükümetin afet müdahalesine yönelik kamuoyu öfkesini tırmandırdı. Söz konusu aksaklıklar, uzun süredir ekonomik ve kurumsal krizlerle boğuşan Venezuela'da devlet kapasitesinin sınırlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Ordunun lojistik ve koordinasyon zaafı, afet anlarında halkın korunmasızlığını artırırken, hükümet üzerindeki hesap verebilirlik baskısını da yoğunlaştırdı.
854 olay1 sa önce - Ortak aktörcanlı
Lawmakers blast AI companies after researcher warns of human extinction by 2030
2 olay11 Eyl - Ortak aktör
Bolivya'da Polis Şiddeti Tırmanırken ABD'den Yardım
Mayıs ve Haziran aylarında Bolivya polisi, La Paz’da 50 günü aşkın süredir Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifasını talep eden kitlesel gösterileri şiddetle dağıttı. Müdahalede yüzlerce protestocu gözaltına alınırken çok sayıda kişi yaralandı. Bu, geçen yıl sonunda göreve başlayan hükümet ile çoğunluğu yerli hareketlerden oluşan muhalif gruplar arasındaki gerilimde bugüne kadarki en sert tırmanış olarak kaydedildi. Hükümetin orantısız güç kullanımı uluslararası endişeleri artırırken, ABD’nin bu süreçte Bolivya yönetimine yardım sağladığı bildiriliyor. Yardımın kapsamı netleşmese de, Washington’un müdahalesi ülkedeki siyasi krize dış destek boyutu ekliyor. Yerli toplumsal hareketler, hükümetin meşruiyetini sorgulamaya devam ederken, gösterilerin bastırılması uzlaşı umutlarını zayıflatıyor.
Arjantin1 olay20 Tem - Ortak aktör
ABD'nin California Adaları İçin Ödediği Bedeller ve Hukuk Süreci
1986'da ABD hükümeti, California'daki 53 bin dönümlük Santa Rosa Adası'nı bir aileden yaklaşık 30 milyon dolara satın aldı. Bu satın alma, adada uzun süredir devam eden özel hayvancılık ve tarım faaliyetlerini sona erdirdi; 1998'de sığırların kaldırılması ve 2011'de yerleşimin sona ermesiyle çevresel restorasyon çalışmaları başladı. Bugün ada koruma altındaki doğal bir alan olarak duruyor. Santa Cruz Adası'ndaki 6 bin 300 dönümlük çiftlik için ise ABD hükümeti aileye 4 milyon dolar teklif etti; aile reddedince 1996'da eminent domain yoluyla kamulaştırma yapıldı. Federal jüri, aileye 12,7 milyon dolar tazminat ödenmesine hükmetti. Bu karar, park yetkilileri ile Gherini ailesi arasında on yıllardır süren mülkiyet anlaşmazlığını sonuçlandırdı; ailenin ataları adanın bir bölümünü 19. yüzyıl sonlarından beri elinde tutuyordu. Her iki olay, ABD'nin California kıyısı açıklarındaki adaları federal koruma alanlarına dönüştürme sürecinde karşılaşılan mülkiyet devri ve bedel uyuşmazlıklarını örnekliyor.
ABD2 olay21 Ağu - Ortak aktör
İsrail'den ABD'de X ve Sağ Medya İçin 2 Milyon Dolar Reklam Yatırımı
İsrail hükümeti, ABD Adalet Bakanlığı'na yapılan yeni bir bildirime göre, Cumhuriyetçi Parti'ye yakın bir halkla ilişkiler şirketine 9,9 milyon dolar ödeyerek Amerikan sosyal medyası ve haber sitelerinde içerik reklamı ve tanıtımı yaptı. Targeted Communications Global adlı firma, bu bütçenin yaklaşık 2 milyon dolarını X platformundaki reklamlara, 40 bin dolarını muhafazakâr medya kuruluşu Breitbart'a ve 7 bin 500 dolarını da diğer kanallara harcadı. Kampanya kapsamında özellikle ABD'li kullanıcıların hedeflendiği belirtiliyor. Bu harcamalar, yabancı bir devletin ABD iç kamuoyunu etkileme amacıyla dijital ve geleneksel medyaya kaynak aktardığına işaret ediyor. Cumhuriyetçi bağlantılı bir firmanın seçilmesi ve reklamların sağ eğilimli platformlarda yoğunlaşması, İsrail'in muhafazakâr seçmen üzerindeki anlatı gücünü pekiştirme stratejisi olarak değerlendiriliyor. Adalet Bakanlığı'na sunulan belgeler, yabancı lobicilik ve reklam harcamalarındaki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Söz konusu reklam hamlesi, İsrail'in ABD'deki siyasi ve kamuoyu desteğini sürdürme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Özellikle iki partili desteğin tartışıldığı bir dönemde, sağ medyaya yönelik bu yatırımlar, İsrail'in imajını güçlendirmeyi ve eleştirilere karşı kamuoyu direnci oluşturmayı hedefliyor. Açıklanan rakamlar, dijital platformlardaki siyasi reklamların denetimi ve yabancı müdahale risklerine ilişkin kaygıları da beraberinde getiriyor.
İsrail1 olay22 Tem - Ortak aktör
Pakistan'dan Suudi Arabistan'a Askeri Takviye, ABD'de Cami Saldırısı
Pakistan, 18 Mayıs 2026'da Suudi Arabistan'a 8 bin asker, Çin yapımı hava savunma sistemi ve savaş uçakları konuşlandırdı. Middle East Eye'ın haberine göre bu hamle, ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşıyla bağlantılı olarak iki ülke arasındaki savunma paktı kapsamında gerçekleşti. Bölgedeki askeri hareketlilik, Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerini ve Pakistan'la stratejik işbirliğini yansıtıyor. Aynı gün, Kaliforniya'nın San Diego kentinde bir camiye düzenlenen silahlı saldırıda üç kişi hayatını kaybetti. Müslüman-Amerikan grupları, saldırıyı ülkedeki nefret söyleminin normalleşmesine bağladı. Saldırının, İran savaşıyla yükselen İslamofobik atmosferin bir sonucu olduğu değerlendiriliyor. Bu iki olay, ABD-İsrail'in İran'a müdahalesinin bölgesel ittifakları ve küresel toplumsal gerilimleri nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Pakistan'ın askeri desteği Ortadoğu'da yeni güvenlik denklemleri oluştururken, ABD'deki şiddet eylemi iç politikadaki ayrışmaların derinleştiğine işaret ediyor.
Pakistan2 olay19 May