Türkiye ve Kanada Serbest Ticaret Müzakerelerine Resmen Başladı
Türkiye ile Kanada, serbest ticaret anlaşması imzalamak amacıyla resmi müzakere sürecini başlattı. Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre, iki ülkenin teknik ekipleri anlaşmanın kapsamı ve hedeflerini netleştirmenin yanı sıra ilk müzakere turunun hazırlıklarına odaklanacak. Müzakereler, her iki ülkenin ekonomik işbirliğini derinleştirme iradesini yansıtıyor. Anlaşmanın taraflar arasındaki ticaret ve yatırım akışını artırması, yeni pazar erişimleri sağlaması bekleniyor. Sürecin başlaması, Türkiye ve Kanada arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerde yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Diplomatik07 Tem 11:12
Türkiye ile Kanada arasında serbest ticaret müzakereleri başlıyor
Türkiye ile Kanada, iki ülke arasında serbest ticaret anlaşması imzalanmasına yönelik resmi müzakere sürecini başlattı. Kanada ve Türkiye, serbest ticaret anlaşması akdedilmesi amacıyla resmi müzakereleri başlattı. Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ofisinden yapılan açıklamada, iki ülkeden teknik ekiplerin anlaşmanın kapsamını ve hedeflerini netleştirmek ile ilk müzakere turuna hazırlık yapmak üzere gerekli çalışmaları yürüteceği bildirildi. Bu adım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinin ardından, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Kanada Uluslararası Ticaret Bakanı Maninder Sidhu'nun geçen ay serbest ticaret anlaşmasına yönelik istikşafi görüşmeleri başlatma kararı almasının üzerine inşa edildi. İki bakan, ticari ortaklığın potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmeyi hedefleyen bu adımla ticari ve yatırımsal ilişkileri derinleştirme kararlılıklarını ortaya koydu. ERDOĞAN İLE CARNEY, ZİRVEDE BİR ARAYA GELDİ Görüşmelerin diplomatik zeminini oluşturan temaslar kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün NATO Ankara Zirvesi marjında Kanada Başbakanı Mark Carney ile basına kapalı bir kabul gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, görüşmede Türkiye-Kanada ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alındığını duyurdu. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri ticaret, güvenlik, savunma sanayisi ve enerji başta olmak üzere birçok alanda geliştirmenin ve işbirliği potansiyelini değerlendirmenin karşılıklı fayda sağlayacağını ifade etti. Türkiye'nin NATO'nun Avrupa ayağının güçlendirilmesini desteklediğini belirten Erdoğan, ancak bu sürecin Transatlantik bağının yerini alamayacağını ve Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin de AB'nin savunma girişimlerine dahil edilmesi gerektiğini kaydetti. Görüşmelere Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da katıldı. Erdoğan zirve kapsamında Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile de bir araya geldi. ENERJİ, SAVUNMA VE HAVACILIK SEKTÖRLERİNDE ORTAK HEDEFLER Ticaret bakanlıkları düzeyinde yapılan değerlendirmelerde, nükleer ve yenilenebilir enerji alanları öncelikli işbirliği başlıkları olarak belirlendi. İki ülkenin temiz enerjiye geçiş hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji fırsatları ele alınırken, Kanada'nın CANDU nükleer reaktör teknolojisinin Türkiye'nin kaynak çeşitlendirme hedeflerine sunabileceği olası katkıların incelenmesi konusunda uzlaşı sağlandı. Ayrıca dünya standartlarında yetkinliğe sahip olunan havacılık, uzay, savunma ve güvenlik sanayisi alanlarında yatırımları ve ortak teknolojik gelişimi teşvik edecek ortaklık imkanları araştırılıyor. HAVA ULAŞIMI VE BEŞERİ BAĞLAR TİCARİ İLİŞKİLERİ DESTEKLEYECEK Bakanlar Bolat ve Sidhu, iki ülke arasındaki bağlantısallığı güçlendirmek amacıyla yakın zamanda Hava Ulaştırma Anlaşması'nın kapsamının genişletilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Gelişmiş hava ulaşım bağlantılarının yolcular, iş insanları ve ihracatçılar için yeni fırsatlar yaratacağı ve ekonomileri birbirine yakınlaştıracağı değerlendiriliyor. Görüşmelerde ayrıca kültürel, eğitsel ve ailevi bağların, ticari ilişkilerin ötesine geçen ortaklığın temel dayanağı olmaya devam edeceği vurgulandı. Yakalanan diplomatik ivmeyi korumak amacıyla karşılıklı üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmesi hususunda mutabık kalındı. Bu ziyaretlerin diyaloğu derinleştirmesi, iş dünyası arasındaki temasları artırması ve somut işbirliği alanlarını netleştirmesi bekleniyor.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
NATO Ankara Zirvesi: Türkiye'nin Stratejik Yükselişi ve Savunma Vitrini
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, 36. NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanacak zirveye, ABD Başkanı Donald Trump’ın da aralarında bulunduğu 31 müttefik ülke lideri katılıyor. Zirve, Lahey’de geçen yıl alınan kararların uygulamaya konduğu ve ‘NATO 3.0’ sürecinin başlangıcı olarak nitelendiriliyor. Paralelinde düzenlenen ‘Allies in Ankara’ programıyla savunma, güvenlik ve teknoloji başlıklarında 45 yan etkinlik gerçekleştirilecek. Türkiye, zirvede hızla büyüyen savunma sanayisini sergileme ve müttefiklerle kritik silah anlaşmaları imzalama fırsatı arıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın ASELSAN gibi Türk şirketlerinin üretiminden halihazırda faydalandığını belirterek, Türkiye’nin rolünün ‘gerçekten önemli’ olduğunu vurguladı. Hollanda Genelkurmay Başkanı ise ABD’nin bazı kabiliyetlerini geri çekmesi durumunda Türkiye’nin NATO içindeki ağırlığının daha da artacağını ifade etti. Zirve ayrıca Ukrayna’ya destek ve savunma harcamalarının artırılması konularına odaklanacak; Rutte, müttefiklerin on milyarlarca dolarlık yeni savunma sözleşmeleri açıklayacağını duyurdu. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, zirvenin 70 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü temsil eden 40’tan fazla ülkeyi bir araya getirdiğine dikkat çekerek, buluşmanın Türkiye’nin askeri-endüstriyel başarısını ve Avrupa güvenlik mimarisindeki merkezi rolünü vurguladığını söyledi. 2 bin 500’e yakın gazeteci için hazırlanan Uluslararası Medya Merkezi ve başkentin çeşitli noktalarında açılan kültürel sergiler, Türkiye’nin imajını güçlendirmeyi hedefliyor. Uzmanlara göre bu zirve, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğü ve ittifak içindeki stratejik konumu açısından bir dönüm noktası niteliğinde.
Türkiye42 olay20 dk önce - Ortak aktörcanlı
NATO'nun Ankara Zirvesi: Yüzde 5 Harcama Hedefi ve Ukrayna'ya Kalıcı Destek
7-8 Temmuz'da Ankara'da toplanacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ittifakın Soğuk Savaş sonrası en kritik dönüm noktalarından biri olarak görülüyor. Zirvenin iki ana gündem başlığı öne çıkıyor: ABD'nin baskısıyla üye ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini savunma harcamalarına ayırma taahhüdü ve Ukrayna'ya uzun vadeli askeri ile mali desteğin sürdürülmesi. Tüm müttefiklerin mevcut yüzde 2'lik eşiğe ulaştığı ancak yeni hedefin ne ölçüde benimseneceği belirsizliğini koruyor. ABD'nin NATO Büyükelçisi, zirvede Ukrayna için ABD silahlarının tedarikine yönelik PURL programı da dahil olmak üzere önemli duyurular yapılacağını açıkladı. Ev sahibi Türkiye, zirveyi hem güvenlik mimarisindeki stratejik rolünü vurgulamak hem de yeni nesil askeri karargahı 'Ay Yıldız Müşterek Karargahı'nı tanıtmak için bir platform olarak kullanıyor. Başkentte geniş çaplı güvenlik önlemleri alınırken, muhalefetten bağımsız dış politika çağrıları yükseldi. İsveç Başbakanı'nın 'çalkantılı dönem' olarak nitelediği zirvede, savunma sanayi kapasitesinin artırılması ve yük paylaşımı da masada olacak. Zirve, 2004 İstanbul Zirvesi'yle kurumsallaşan 'NATO 2.0' anlayışından, yeni tehditlere uyum sağlamayı hedefleyen 'NATO 3.0' vizyonuna geçişin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye61 olay17 dk önce - Ortak aktörcanlı
Financial Times: Türkiye Savunmada 10 Milyar Dolarlık Başarıyla Avrupa'ya Odaklandı
Financial Times (FT) gazetesi, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatının 10 milyar dolara ulaştığını ve ülkenin bu alanda Avrupa pazarını hedeflediğini yazdı. Habere göre, Ukrayna'daki savaş, Orta Doğu'da artan gerilimler ve ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma olasılığı, kıtanın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirirken Türkiye'yi stratejik bir tedarikçi konumuna taşıyor. Türk savunma şirketleri, insansız hava araçları, zırhlı araçlar ve deniz sistemleri gibi alanlarda rekabetçi fiyat ve saha kanıtlamış performans sunarak Avrupa ülkelerinin dikkatini çekiyor. Bu gelişme, Türkiye'nin son yıllarda yerli üretime verdiği ağırlığın bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Savunma ihracatındaki büyüme, yalnızca ekonomik kazanç sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Ankara'nın NATO içindeki rolünü ve diplomatik pazarlık gücünü pekiştiriyor. FT'nin analizi, Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışında Türkiye'nin önemli bir alternatif olarak belirdiğini vurguluyor. Jeopolitik bağlamda ise ABD'nin olası geri çekilmesi Avrupa'yı savunma harcamalarını artırmaya iterken, Türkiye bu boşluğu doldurmak için hazırlıklı görünüyor. Bu durum, transatlantik ilişkilerdeki belirsizliklerin Türkiye gibi bölgesel güçlere yeni fırsatlar yarattığına işaret ediyor.
Türkiye1 olay5 gün önce - Ortak aktörcanlı
Küresel Sistem Sürükleniyor: Soğuk Savaş'tan Bu Yana En Büyük İstikrarsızlık
Dünya, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana en istikrarsız döneminden geçiyor. Yükselen jeopolitik gerilimler ve sert jeoekonomik rekabet, uluslararası sistemin parçalanmasına yol açıyor. Kurallara dayalı eski düzen ortadan kalkmış durumda; çok taraflılık benzeri görülmemiş bir baskı altında. Güç dinamiklerindeki kaymalar bu sürüklenmeyi derinleştiriyor.
Filistin1 olay29 Haz - Ortak aktör
Ukrayna'da kalıcı barış için tek bir anlaşma yeterli olmayacak
Ukrayna'daki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan tek bir 'barış anlaşması' yaklaşımı, sorunun karmaşıklığını karşılamaktan uzak. Responsible Statecraft'ta yayımlanan analize göre, kalıcı bir çözüm için Avrupa başkentlerindeki zirvelerin ötesine geçilerek ABD, Ukrayna, Rusya ve Avrupalı güçlerin bir araya geleceği modern bir Helsinki Konferansı düzenlenmesi gerekiyor. Böyle bir konferans, birbiriyle bağlantılı birden fazla anlaşmanın eş zamanlı müzakere edilmesini sağlayabilir. Analiz, her biri son derece zorlu müzakereler gerektirecek bu anlaşmaların, genel bir savaşın önlenmesi için hayati olduğunu vurguluyor. Tek bir anlaşmaya odaklanmak yerine, güvenlik garantileri, toprak düzenlemeleri ve bölgesel istikrar gibi farklı boyutları kapsayan bir çerçeve öneriliyor. Avrupalı liderlerin inisiyatif alarak tarafları aynı masada toplaması, çatışmanın daha geniş bir savaşa dönüşme riskini azaltabilir. Önerilen yaklaşım, mevcut diplomatik çabaların yetersizliğine işaret ediyor ve çok taraflı, katmanlı bir müzakere sürecinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu bağlamda, Helsinki tipi bir konferans, Soğuk Savaş dönemindeki benzer kriz yönetimi mekanizmalarını hatırlatarak, Ukrayna savaşına kalıcı bir çözüm için tarihsel bir model sunabilir.
Finlandiya1 olay11 Haz - Ortak aktör
CHP'de Grup Toplantısı Krizi: Kurtulmuş'tan 'Parti Yönetmeliği' Vurgusu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası başlayan iç gerilim, TBMM'deki grup toplantısının akıbetini belirsizleştirdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis'in kendini mahkeme yerine koyamayacağını belirterek CHP'nin sorunu parti yönetmeliği ve iç dinamikleri çerçevesinde çözmesi gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, çelişkinin giderilmesi için CHP Genel Başkanlığı'na yazı yazılacağını da duyurdu. CHP Grup Başkanı Özgür Özel ise partiden ayrılarak yeni bir siyasi oluşuma gitme niyetlerinin olmadığını, bu fikri yalnızca partinin seçime girme yeterliliğini kaybetmesi gibi 'felaket senaryosu' için değerlendirdiklerini açıkladı. Özel, kurultay sonuçlanması koşuluyla Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile müzakereye kapı araladı. Yaşananlar, ana muhalefet partisindeki liderlik krizinin Meclis çalışmalarına yansıma riskini ortaya koyarken, Kurtulmuş'un çıkışı kurumsal teamüllere dikkat çekiyor. Salı günü yapılıp yapılmayacağı merak edilen grup toplantısı, parti içi dengeler ve olası uzlaşı ihtimali açısından kritik bir sınav olarak görülüyor.
Afganistan7 olay08 Haz