İsrailli bakan, gözaltı endişesiyle New York ziyaretini iptal etti
İsrail basını, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, Birleşmiş Milletler Polis Şefleri Zirvesi'ne katılmak üzere New York'a planladığı ziyareti, Filistinlilere yönelik politikaları nedeniyle gözaltına alınma korkusuyla iptal ettiğini ileri sürdü. Haaretz gazetesine dayandırılan haberlerde, iptalin insan hakları gruplarının hukuki girişimleriyle bağlantılı olduğu belirtildi. Ben-Gvir'in, Batı Şeria'daki yerleşimci politikaları ve Mescid-i Aksa'ya yönelik kısıtlamalar da dahil olmak üzere Filistinlilere karşı sert uygulamaları uluslararası alanda sıkça eleştiri konusu olmuştu. Bu bağlamda, yurt dışı seyahatlerinde evrensel yargı yetkisi kapsamında hukuki işlemlerle karşılaşma ihtimali, İsrailli yetkililer arasında giderek daha fazla dikkate alınan bir risk haline geldi. İptal, İsrailli yetkililerin uluslararası platformlardaki hareket kabiliyetini sınırlayabilecek diplomatik ve hukuki baskıların somut bir örneği olarak değerlendiriliyor. Özellikle Filistin topraklarındaki insan hakları ihlalleri iddialarıyla ilgili açılan davaların, ilgili bakanların seyahat planlarını doğrudan etkileyebileceğine işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 13 sa önce- Siyasi05 Tem 01:24
İsrailli bakanın "gözaltına alınma" korkusu. New York ziyaretini iptal etti
İsrail basını, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, Filistinlilere yönelik politika ve uygulamaları nedeniyle "gözaltına alınma" endişesiyle bu hafta New York'a yapacağı ziyareti iptal ettiğini ileri sürdü. İsrail'in Haaretz gazetesinin haberine göre Ben-Gvir, Birleşmiş Milletler (BM) Polis Şefleri Zirvesi'ne katılmak üzere New York'a planladığı ziyareti, insan hakları gruplarının protesto gösterileri düzenlemesi ve hakkındaki gözaltı ile soruşturma taleplerinin artması endişesiyle iptal etti. Haberde, iptal kararının, Ben-Gvir'in radikal söylem ve politikaları nedeniyle protestolarla karşılaşabileceğine ve yasal baskılara maruz kalabileceğine işaret eden iç güvenlik ve siyasi değerlendirmelerin ardından alındığı vurgulandı. HİND RECEP VAKFI'NIN GİRŞİMLERİ ETKİLİ OLDU The Jerusalem Post gazetesinin haberinde ise Ben-Gvir'in bu hafta New York'ta düzenlenecek uluslararası polis şefleri konferansına katılımını iptal etmesinin arkasında yasal baskıların olduğu belirtildi. Gazete, Belçika merkezli insan hakları kuruluşu Hind Receb Vakfının, Filistinli esirlere yönelik politikaları nedeniyle Ben-Gvir hakkında ABD'de yasal şikayetlerde bulunarak, bu iptalde rol oynadığını aktardı. Kuruluşun, ABD Adalet Bakanlığına Ben-Gvir hakkında yasal işlem başlatılması için başvuruda bulunduğu ve New York Eyalet Başsavcısını da resmi bir soruşturma açmaya çağırdığı kaydedildi. Hukuki hesap verebilirliğin artık teorik bir durum olmaktan çıktığını vurgulayan Hind Receb Vakfı, Ben-Gvir'e karşı yasal adımlar atılması için ABD makamlarına baskı yapmayı sürdüreceklerini açıkladı. Ben-Gvir'in ofisinden ise iptal kararının gerekçesine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. AVRUPA ÜLKELERİNDEN YAPTIRIM VE SORUŞTURMA TALEPLERİ Gelecek hafta dünya genelinden polis şeflerinin katılımıyla New York'ta düzenlenecek konferansa gitmekten vazgeçen aşırı sağcı "Yahudi Gücü" partisi lideri Ben-Gvir, hem ülkesinde hem de uluslararası alanda en çok tartışılan figürlerin başında geliyor. Ben-Gvir, mayıs ayı sonlarında, denizde müdahale edilerek gözaltına alınan "Sumud Filosu" aktivistlerinin elleri kelepçeli şekilde diz çöktürülerek darbedildiğini gösteren bir videoyu paylaşmasının ardından uluslararası tepki çekmiş, Fransa ve İrlanda'ya girişi engellenmişti. Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkeler Ben-Gvir'e yönelik Avrupa genelinde yaptırımlar uygulanmasını talep ederken, İtalya ve Fransa yargı makamları da aktivistlere işkence yapıldığı suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı. İngiliz "Middle East Eye" internet sitesi de mayıs ayında, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM), Batı Şeria'daki Filistinlilere karşı savaş suçu ve insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich hakkında gizli yakalama kararı çıkarılması yönünde başvuru yapıldığını bildirmişti. İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırıları boyunca Filistinlilerin zorla göç ettirilmesi çağrılarını yineleyen Ben-Gvir hakkında, esirlere yönelik kışkırtıcı açıklamaları ve esirlerin idam edilmesini öngören yasa tasarısı girişimleri nedeniyle de uluslararası yakalama kararı çıkarılması talepleri artıyor. UCM, 21 Kasım 2024'te Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.
- Siyasi05 Tem 01:53
Ben-Gvir 'gözaltına alınma' korkusuyla New York ziyaretini iptal etti
İsrail'in Haaretz gazetesinin haberine göre Ben-Gvir, Birleşmiş Milletler (BM) Polis Şefleri Zirvesi'ne katılmak üzere New York'a planladığı ziyareti, insan hakları gruplarının protesto gösterileri düzenlemesi ve hakkındaki gözaltı ile soruşturma taleplerinin artması endişesiyle iptal etti. Haberde, iptal kararının, Ben-Gvir'in radikal söylem ve politikaları nedeniyle protestolarla karşılaşabileceğine ve yasal baskılara maruz kalabileceğine işaret eden iç güvenlik ve siyasi değerlendirmelerin ardından alındığı vurgulandı. HİND RECEB VAKFI'NIN GİRİŞİMLERİ ETKİLİ OLDU The Jerusalem Post gazetesinin haberinde ise Ben-Gvir'in bu hafta New York'ta düzenlenecek uluslararası polis şefleri konferansına katılımını iptal etmesinin arkasında yasal baskıların olduğu belirtildi. Gazete, Belçika merkezli insan hakları kuruluşu Hind Receb Vakfının, Filistinli esirlere yönelik politikaları nedeniyle Ben-Gvir hakkında ABD'de yasal şikayetlerde bulunarak, bu iptalde rol oynadığını aktardı. Netanyahu Beyaz Saray'da görüşme talep etti! Trump: Patronun kim olduğunu biliyor Kuruluşun, ABD Adalet Bakanlığına Ben-Gvir hakkında yasal işlem başlatılması için başvuruda bulunduğu ve New York Eyalet Başsavcısını da resmi bir soruşturma açmaya çağırdığı kaydedildi. Hukuki hesap verebilirliğin artık teorik bir durum olmaktan çıktığını vurgulayan Hind Receb Vakfı, Ben-Gvir'e karşı yasal adımlar atılması için ABD makamlarına baskı yapmayı sürdüreceklerini açıkladı. Ben-Gvir'in ofisinden ise iptal kararının gerekçesine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. AVRUPA ÜLKELERİNDEN YAPTIRIM VE SORUŞTURMA TALEPLERİ Gelecek hafta dünya genelinden polis şeflerinin katılımıyla New York'ta düzenlenecek konferansa gitmekten vazgeçen aşırı sağcı "Yahudi Gücü" partisi lideri Ben-Gvir, hem ülkesinde hem de uluslararası alanda en çok tartışılan figürlerin başında geliyor. Ben-Gvir, mayıs ayı sonlarında, denizde müdahale edilerek gözaltına alınan "Sumud Filosu" aktivistlerinin elleri kelepçeli şekilde diz çöktürülerek darbedildiğini gösteren bir videoyu paylaşmasının ardından uluslararası tepki çekmiş, Fransa ve İrlanda'ya girişi engellenmişti. Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkeler Ben-Gvir'e yönelik Avrupa genelinde yaptırımlar uygulanmasını talep ederken, İtalya ve Fransa yargı makamları da aktivistlere işkence yapıldığı suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı. İngiliz "Middle East Eye" internet sitesi de mayıs ayında, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM), Batı Şeria'daki Filistinlilere karşı savaş suçu ve insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich hakkında gizli yakalama kararı çıkarılması yönünde başvuru yapıldığını bildirmişti. İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırıları boyunca Filistinlilerin zorla göç ettirilmesi çağrılarını yineleyen Ben-Gvir hakkında, esirlere yönelik kışkırtıcı açıklamaları ve esirlerin idam edilmesini öngören yasa tasarısı girişimleri nedeniyle de uluslararası yakalama kararı çıkarılması talepleri artıyor. UCM, 21 Kasım 2024'te Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. ABD - İran müzakerelerinde yeni tarih belli oldu! İşte masadaki 3 temel başlık
MilliyetSABAH
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Washington’daki Bağımsızlık Günü geçit töreni aşırı sıcaklar nedeniyle iptal edildi
ABD’nin 250. bağımsızlık yıldönümü kutlamaları kapsamında Washington’da yapılması planlanan geçit töreni, aşırı sıcaklıklar yüzünden iptal edildi. Ulusal Hava Durumu Servisi'nin verilerine göre ülke genelinde yaklaşık 160 milyon kişi büyük veya aşırı sıcaklık uyarıları altında bulunuyor. Yetkililer, halk sağlığını korumak amacıyla etkinliğin gerçekleştirilemeyeceğini duyurdu. Bu karar, ABD tarihindeki en sıcak Bağımsızlık Günlerinden birine denk gelirken, ülkenin birçok bölgesinde rekor sıcaklıklar görülüyor. İptal, hem ulusal düzeydeki törenleri hem de yerel topluluk etkinliklerini etkileyerek, iklim koşullarının geleneksel kutlamalar üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koyuyor. Washington’daki geçit töreninin iptali, 250. yıl dönümü kutlamalarına gölge düşürse de, yetkililer alternatif kapalı alan etkinlikleri ve yayınlarla anma programını sürdürmeyi planlıyor. Hava durumu yetkilileri, önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da artabileceği uyarısında bulunarak halkı serin ve gölge alanlarda kalmaya çağırdı.
ABD4 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Kudüs'te kalıcı büyükelçilik binası için anlaşma imzaladı
Amerika Birleşik Devletleri, Çarşamba günü Kudüs'te yeni bir büyükelçilik yerleşkesi inşa etmek üzere bir anlaşma imzaladı. İsrail, bu adımı iki ülke arasındaki 'sarsılmaz ittifakın' bir yansıması olarak değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump, ilk döneminde Aralık 2017'de Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımış ve Tel Aviv'deki diplomatik misyonun taşınması talimatını vermişti. Mevcut hizmetler birden fazla geçici mekâna yayılmış durumdaydı; yeni yerleşke ile kalıcı bir yapıya kavuşulacak. Anlaşma, ABD'nin Kudüs'teki diplomatik varlığını kurumsallaştırma yönündeki somut bir adım olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin kararı, uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tartışmalı bulunmuş ve İsrail-Filistin gerilimlerini artırmıştı. Birçok ülke, Kudüs'ün nihai statüsünün müzakerelerle belirlenmesi gerektiği görüşünü korurken, ABD'nin bu hamlesi İsrail'in başkent iddiasına verilen en üst düzey destek olarak yorumlanıyor. Yeni büyükelçilik kompleksinin inşası, iki ülke ilişkilerindeki stratejik yakınlaşmanın sembolik ve pratik bir ifadesi. Proje, ABD'nin bölgedeki diplomatik duruşunu pekiştirirken, Filistin yönetimi ve Arap dünyasında tepkiyle karşılanması bekleniyor. Anlaşmanın zamanlaması ve kapsamı, Ortadoğu'daki mevcut dengeler açısından dikkatle izlenecek.
ABD5 olay59 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
OPEC+ Hürmüz Toparlanırken Ağustos'ta Üretim Artışını Onayladı
OPEC+ grubu, Pazar günü yaptığı çevrimiçi toplantıda, Ağustos ayından itibaren petrol üretim hedeflerini daha da artırmayı kabul etti. Grup, Haziran ve Temmuz aylarındaki benzer artışlara ek olarak, günlük 188.000 varillik yeni bir kota artışına onay verdi. Bu karar, Hürmüz Boğazı'ndan petrol ihracatının kademeli olarak yeniden başlamasıyla küresel petrol fiyatlarının düştüğü bir dönemde alındı. OPEC+'nın planlı üretim artışları, piyasaya ilave arz sağlayarak fiyatlardaki gevşeme eğilimini pekiştiriyor. Hürmüz'deki toparlanma, küresel enerji piyasalarındaki arz sıkıntısı endişelerini hafifletirken, OPEC+'nın mevcut yol haritasına sadık kalması, üyelerin fiyat düşüşlerine rağmen üretim kısıntılarını gevşetmeye devam etme iradesini yansıtıyor. Piyasanın odağı, önümüzdeki aylarda talep dinamikleri ve jeopolitik gelişmelere çevrilecek.
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesinde Hint-Pasifik Gündemi Ukrayna ve Orta Doğu'nun Gölgesinde Kalabilir
NATO'nun 32 üyesi bu hafta Ankara'da yıllık zirve için toplanıyor. Zirvenin ana gündemini Ukrayna'da kırılgan bir barışın korunması ve Orta Doğu'daki ateşkes çabaları oluşturuyor. Bu öncelikler nedeniyle Hint-Pasifik bölgesine yönelik tartışmaların ikinci planda kalacağı öngörülüyor. Analistler, Ukrayna ve İran kaynaklı güvenlik krizlerinin yanı sıra ABD'nin Avrupalı müttefiklerine savunma harcamalarını artırma yönündeki baskısının, Hint-Pasifik'teki stratejik konulara ayrılabilecek zamanı daralttığını belirtiyor. Zirvede Çin'in askeri faaliyetleri veya Tayvan boğazındaki gerginlikler gibi başlıklara sınırlı yer verilebileceği değerlendiriliyor.
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin 250. Yaş Gününde Derin Fay Hatları Yeniden Gündemde
2 Temmuz 2026'da ABD'nin 250. kuruluş yıldönümünde, Chatham House yorumcusu Jon Wallace, ülkenin hâlâ fay hatlarıyla tanımlandığını belirtiyor. En acil fay hattı, hükümet sistemine inananlarla inanmayanlar arasındaki bölünme olarak öne çıkıyor. Bu ayrışma, modern zamanlarda yeniden alevlenen temel bir çatışma olarak değerlendiriliyor. Tarihsel olarak ABD, kuruluşundan bu yana bu tür kırılmalarla şekillendi. 250 yıl boyunca süregelen fay hatları, günümüzde siyasi kutuplaşmanın derinleşmesiyle yeniden kritik bir önem kazandı. Sistemin meşruiyetine duyulan inancın zayıflaması, demokratik kurumlara güveni aşındırıyor ve iç siyasi istikrarı tehdit ediyor. Bu dinamik, ABD'nin küresel liderlik rolünü de etkileme potansiyeli taşıyor.
ABD17 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD 250. yaşını kutlarken tarihi kimin anlatacağı tartışılıyor
Amerika Birleşik Devletleri 250. kuruluş yıldönümünü resmî kutlamalarla karşılarken, bu etkinliklerin ağırlıklı olarak beyaz kurucu figürlere odaklanması eleştiri konusu oldu. The Guardian'ın haberine göre, ülke genelinde birçok topluluk, Freedom 250 gibi resmî programların dışladığı yerli halklar, göçmenler ve azınlıkların tarihini görünür kılmak için alternatif anma etkinlikleri düzenliyor. Bu durum, ulusal kimlik ve tarih yazımı konusunda süregelen kültürel mücadeleyi gözler önüne seriyor. Resmî kutlamalarda sahne alan isimler ve anlatılar, ülkenin çokkültürlü yapısını yeterince yansıtmadığı gerekçesiyle sorgulanıyor. Toplumsal hareketler, tarihsel adaletsizliklerin ve unutulmuş hikâyelerin bu dönüm noktasında hatırlanması gerektiğini savunuyor. Tartışma, yalnızca geçmişe dair bir muhasebe değil, aynı zamanda ABD'nin gelecekte nasıl bir ulus olarak tanımlanacağı sorusunu da gündeme getiriyor. Küresel düzeyde, birçok ülke ulusal yıldönümlerinde benzer tarih yorumu çatışmaları yaşarken, ABD'deki bu gerilim, iç siyasetteki kutuplaşmanın bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Özellikle son yıllarda ırk ve tarih konularındaki toplumsal yüzleşme, 250. yıl kutlamalarının nasıl şekilleneceği konusunu daha da hassas hale getirdi. Resmî anlatı ile tabandan yükselen talepler arasındaki bu gerilim, önümüzdeki aylarda da kültür, eğitim ve siyaset alanlarında yankı bulmaya devam edecek.
ABD6 olay3 sa önce