Rusya'nın Kiev'e hava saldırısında 21 kişi öldü, yas ilan edildi
Rus ordusunun Ukrayna'nın başkenti Kiev'e düzenlediği hava saldırısında 21 kişi hayatını kaybetti, aralarında çocukların da bulunduğu belirtildi. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, yaklaşık 85 kişinin yaralandığını açıkladı ve ölenler anısına cuma günü yas ilan edildi. Saldırı, Kiev'e yönelik son dönemdeki en büyük hava saldırılarından biri olarak kaydedildi. Ukrayna tarafı resmi bir açıklama yapmazken, uluslararası kamuoyundan saldırıya kınama geldi. Devam eden Rusya-Ukrayna savaşında sivil kayıpların arttığı bu saldırı, diplomatik çözüm çabalarını daha da zorlaştırıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 4 sa önce- Güvenlik03 Tem 04:02
Tepki çeken misilleme!
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik hava saldırıları devam ederken, önceki gün Kiev’e son dönemin en büyük saldırısı gerçekleşti. Rus ordusunun, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yönelik hava saldırısında 21 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin arasında çocuklar da olduğu öğrenildi.Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, saldırıda yaklaşık 85 kişinin yaralandığını bildirdi. Ölenler anısına Kiev’de cuma günü için yas ilan ettiklerini belirten Kliçko, “Başkente yapılan en yoğun düşman saldırısının kurbanlarının anısına 3 Temmuz, Kiev’de yas günü ilan edildi” ifadesine yer verdi. ‘Putin savaşı kaybediyor’ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya’nın saldırısına tepki gösterdi. Saldırıda ağırlıklı olarak evlerin hedef alındığını aktaran Zelenskiy, “Bir acil servis merkezi, bilim enstitüsü, bir otel ve bazı işletmeler de yıkıldı” ifadesini kullandı. Zelenskiy, Rus saldırısı sonucu yıkılan bir apartmanın önünde yaptığı açıklamada da “Rusya savaş nedeniyle ekonomik alanda ve cephede sorunlar yaşıyor. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin savaşı kaybediyor” dedi. Akaryakıt misillemesi Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında ise Rus ordusunun hava, kara ve denizden fırlatılan uzun menzilli yüksek hassasiyetli silahlar ile taarruz tipi İHA’lar kullanarak Kiev bölgesi, Dnipropetrovsk, Poltava, Çerkası ve Çernigiv bölgelerindeki askeri hedeflere kapsamlı saldırı düzenlediği öne sürüldü. Saldırı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ülkesinin yakıt kıtlığıyla karşı karşıya olduğunu itiraf etmesi sonrası gerçekleşti. Ankara’da konuşulacak Son saldırı NATO ve Avrupa’nın da büyük tepkisini çekti. Almanya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik son füze ve İHA saldırılarını en güçlü şekilde kınayarak, “İnsanlar uykularında öldü veya yaralandı, evler yıkıldı ve bir sağlık tesisi gibi sivil altyapı ciddi şekilde hasar gördü. Düşüncelerimiz kurbanlar ve aileleriyle birlikte” ifadelerini kullandı. Almanya’nın Ukrayna’ya destek veren ortaklarıyla birlikte Rusya üzerindeki baskıyı artıracağı belirtilen açıklamada, “Ukrayna’nın kendini savunma mücadelesinde desteğimizi sürdüreceğiz. Bu destek, önümüzdeki hafta Ankara’da yapılacak NATO zirvesinde de önemli bir konu olacak” ifadeleri kullanıldı. Avrupa’ya uyarı ABD’nin NATO nezdinde Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker, savunma harcamaları konusunda bazı NATO üyelerine eleştiride bulundu. Whitaker, Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi öncesinde, müttefik ülkelerin savunma için yüzde 5’lik bütçe taahhüdünde bulunduklarını hatırlatarak erken uyarıda bulundu. ABD’li diplomat, Avrupa ülkelerinin, kıta Avrupası’nın “konvansiyonel savunma sorumluluğunu üstleneceğini ve bunu mutlaka yapması gerektiğini” kaydetti. Whitaker, “Bazı müttefikler diğerlerinden daha fazlasını yapıyor. Polonya, İskandinav ülkeleri, Baltık ülkeleri ve Almanya gibi ülkeler bu konuda öncülük ediyor” dedi. ABD Başkanı Donald Trump da, ülkesinin NATO’ya diğer tüm üye ülkelerden çok daha fazla kaynak ayırdığını savunarak, Washington’un bunun karşılığında herhangi bir fayda elde etmediğini öne sürdü. ABD’nin 2014-2025 döneminde NATO için 999 milyar dolar harcadığını belirten Trump, “Truth Social” hesabından yaptığı paylaşımda, diğer ülkelerin harcamalarını da sıraladı. Trump, Birleşik Krallık’ın 90.5 milyar dolar, Fransa’nın 66.5 milyar dolar, İtalya’nın 48.8 milyar dolar ve Polonya’nın ise 44.3 milyar dolar harcadığını dile getirdi. İspanya NATO üyesi ama... ABD Başkanı Donald Trump, NATO müttefiki İspanya’ya yönelik sert eleştirilerde bulunarak, “İspanya NATO üyesi, ama iyi NATO üyesi değil” dedi. Trump, katıldığı siyasi etkinlikte yaptığı konuşmada, NATO üyesi İspanya’nın özellikle İran’a yönelik askeri harekata ve ittifak yükümlülükleri konusunda yeterli destek vermediğini ima etti.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Amerika'nın Kuruluşu: Müdahaleciliğin Gölgesinde Bir Bağımsızlık Hikayesi
Responsible Statecraft, ABD'nin bağımsızlığının 250. yıldönümüne dair bir yazı dizisi kapsamında, ülkenin dış politikasının temellerini sorguluyor. 1821'de John Quincy Adams'ın yaptığı uyarı dolu konuşmayı hatırlatarak, Bağımsızlık Bildirgesi'nin idealleriyle ABD'nin zaman içinde benimsediği müdahaleci tutum arasındaki çelişkiye dikkat çekiliyor. Makale, Amerika'nın doğuşunun 'kılıçla' müdahale geleneğine dayandığını ve bu mirasın modern savaş ve barış politikalarını nasıl şekillendirdiğini inceliyor. Adams'ın 'yurt dışında canavarları yok etmeye gitmez' sözleriyle sembolize edilen erken dönem ihtiyatı, ilerleyen yüzyıllarda yerini askeri angajmanlara bıraktı. Dizi, bu dönüşümün bağımsızlık ruhuyla ne ölçüde bağdaştığını sorguluyor. ABD'nin küresel rolüne dair eleştirel bir perspektif sunan yazı, kuruluş değerlerinin güncel dış politika kararlarında ne kadar yankı bulduğunu tartışmaya açıyor. Tarihsel bir hesaplaşma niteliğindeki bu değerlendirme, özellikle müdahale kültürünün sürekliliğine vurgu yaparak okuyucuyu düşünmeye sevk ediyor.
ABD4 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM Genel Merkezi Önünde Tibet Protestosu: Bir Kişi Kendini Ateşe Verdi
New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi önünde, 52 yaşındaki bir erkek, yerel saatle 18.30 sıralarında Tibet bayrağı ve protesto içerikli bildiriler bıraktıktan sonra kendini ateşe verdi. Ağır yaralanan şahıs, olay yerine hızla ulaşan sağlık ekiplerince Bellevue Hastanesi'ne kaldırıldı. Yetkililer, eylemin ardındaki motivasyonu ve kişinin kimliğini belirlemeye yönelik soruşturma başlattı. Olayın BM binasının hemen dışında gerçekleşmesi, uluslararası medyanın ve diplomatik çevrelerin ilgisini çekti. Kendini yakma eylemi, Tibet'in statüsüne ilişkin hassasiyetleri yeniden gündeme getirdi. Çin yönetimi ve bazı Batılı ülkeler arasında Tibet konusundaki görüş ayrılıkları devam ederken, bu tür protestolar zaman zaman diplomatik tansiyonu yükseltebiliyor.
ABD1 olay52 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Endonezya ordusu Papua'da öldürülen Amerikalı pilotun cesedine ulaştı
Endonezya ordusu, Papua bölgesinde ayrılıkçı bir grup tarafından öldürülen Amerikalı pilotun cesedine ulaştığını duyurdu. Pilotun, bölgede faaliyet gösteren bir şirket için çalıştığı ve güvenlik güçlerinin operasyonu sonucu cansız bedenine ulaşıldığı belirtildi. Saldırıyı üstlenen ayrılıkçı grup, eylemin ABD ve Endonezya hükümetlerine yönelik bir “mesaj” olduğunu iddia etmişti. Ayrılıkçı gruplar, Papua’daki varlığını Jakarta’nın meşruiyetine tehdit olarak gördükleri yabancıları ve güvenlik güçlerini zaman zaman hedef alıyor. Bu saldırı, Endonezya’nın en doğusundaki çatışmaların sadece iç güvenlik meselesi olmaktan çıkıp uluslararası gerilimlere de yol açabileceğini göstermektedir. ABD’li yetkililerden henüz resmî bir açıklama yapılmazken, Endonezya ordusu bölgedeki arama-tarama ve güvenlik operasyonlarını sürdürüyor. Papua’da on yıllardır süregelen ayrılıkçı ayaklanma, doğal kaynakların paylaşımı ve insan hakları meseleleriyle birleşerek karmaşık bir sorun olarak varlığını koruyor. Bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, bölgeye yönelik uluslararası ilgiyi artırırken, İngilizce konuşan ülkelerin Endonezya’nın egemenliğine karşı hassas tutumlarını da yeniden gündeme getirebilir. Olay, Papua’daki yabancı personelin güvenlik risklerini ve bölgedeki istikrarsızlığın jeopolitik yansımalarını ortaya koymaktadır.
ABD3 olay34 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD 250. yaşını kutlarken tarihi kimin anlatacağı tartışılıyor
Amerika Birleşik Devletleri 250. kuruluş yıldönümünü resmî kutlamalarla karşılarken, bu etkinliklerin ağırlıklı olarak beyaz kurucu figürlere odaklanması eleştiri konusu oldu. The Guardian'ın haberine göre, ülke genelinde birçok topluluk, Freedom 250 gibi resmî programların dışladığı yerli halklar, göçmenler ve azınlıkların tarihini görünür kılmak için alternatif anma etkinlikleri düzenliyor. Bu durum, ulusal kimlik ve tarih yazımı konusunda süregelen kültürel mücadeleyi gözler önüne seriyor. Resmî kutlamalarda sahne alan isimler ve anlatılar, ülkenin çokkültürlü yapısını yeterince yansıtmadığı gerekçesiyle sorgulanıyor. Toplumsal hareketler, tarihsel adaletsizliklerin ve unutulmuş hikâyelerin bu dönüm noktasında hatırlanması gerektiğini savunuyor. Tartışma, yalnızca geçmişe dair bir muhasebe değil, aynı zamanda ABD'nin gelecekte nasıl bir ulus olarak tanımlanacağı sorusunu da gündeme getiriyor. Küresel düzeyde, birçok ülke ulusal yıldönümlerinde benzer tarih yorumu çatışmaları yaşarken, ABD'deki bu gerilim, iç siyasetteki kutuplaşmanın bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Özellikle son yıllarda ırk ve tarih konularındaki toplumsal yüzleşme, 250. yıl kutlamalarının nasıl şekilleneceği konusunu daha da hassas hale getirdi. Resmî anlatı ile tabandan yükselen talepler arasındaki bu gerilim, önümüzdeki aylarda da kültür, eğitim ve siyaset alanlarında yankı bulmaya devam edecek.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, BM'deki Oylama Sonrası Pakistan'ın Meşru Müdafaa Hakkını Destekledi
ABD Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler'de küresel terörle mücadele stratejisi üzerine yapılan oylamanın ardından Pakistan'ın terör saldırılarına karşı kendini savunma hakkına desteğini yineledi. Reuters tarafından aktarılan açıklamada, 'Pakistan halkı teröristlerin elinde büyük acılar çekti' ifadesine yer verildi. BM'nin temel terörle mücadele çerçevesinde uzlaşıyı sürdürme çabaları devam ederken, Washington'ın bu tutumu dikkat çekti. ABD, Pakistan'ın karşı karşıya kaldığı güvenlik tehditlerine atıfta bulunarak, meşru müdafaa ilkesini vurguladı. Bu destek, iki ülke arasındaki güvenlik işbirliğinin ve özellikle terörle mücadeledeki ortak hassasiyetin altını çiziyor. BM'deki oylamanın sonuçları ve küresel terör stratejisinin geleceği belirsizliğini korurken, ABD'nin Pakistan'a yönelik net mesajı diplomatik açıdan anlamlı bir gelişme olarak kaydedildi.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump NATO'ya 'Saçma' Dedi, Avrupa'ya Harcama Tepkisi Gösterdi
ABD Başkanı Donald Trump, NATO ile ilişkiyi 'tek taraflı' olarak nitelendirerek Avrupalı müttefikleri savunma harcamaları konusunda eleştirdi. Trump, mevcut durumu 'saçma' bulduğunu belirtirken, Washington'ın NATO'ya yönelik uzun vadeli taahhütlerini azaltma yönünde adım attığı bildirildi. Trump'ın açıklamalarında, Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerini yeterince artırmaması ve İran'daki savaş konusundaki tutumları da hedef alındı. ABD'nin NATO'daki rolünü yeniden değerlendirdiği bir dönemde gelen bu eleştiriler, transatlantik ilişkilerdeki gerilimi yansıtıyor. Gelişme, ABD'nin Avrupa güvenlik mimarisindeki ağırlığını azaltabileceği endişelerini güçlendirirken, NATO içindeki yük paylaşımı tartışmasını yeniden alevlendirdi. Trump yönetiminin müttefiklere yönelik baskısının, ittifakın geleceğine dair stratejik soru işaretlerini artırdığı değerlendiriliyor.
ABD1 olay3 sa önce