Türkiye Denizcilik Zirvesi'nde Yılmaz'dan yükseliş rakamları
5’inci Türkiye Denizcilik Zirvesi, Tersane İstanbul’da başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen etkinlikte Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ödül törenine katıldı. Yılmaz, Türkiye’nin denizcilik alanındaki büyümesini somut verilerle ortaya koydu. Deniz taşımacılığı, liman yatırımları ve gemi inşa sektöründeki ilerlemeleri vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin stratejik konumunun sunduğu avantajlara dikkat çekti. Açıklanan rakamlar, sektörün ekonomiye katkısındaki artışı teyit ederken, ülkenin deniz ticaretinde bölgesel bir merkez olma hedefine işaret etti. Zirve, kamu ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirerek iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Ödül töreniyle sektörde başarılı isimler onurlandırıldı. Türkiye’nin denizcilikteki yükselişi, ulaştırma altyapısına yapılan yatırımların somut bir çıktısı olarak değerlendiriliyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Diplomatik02 Tem 18:53
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin denizcilikteki yükselişini rakamlarla açıkladı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen 5’inci Türkiye Denizcilik Zirvesi bugün Tersane İstanbul’da başladı. Yarın sona erecek olan organizasyonun ödül töreni ise bu akşam Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun katılımıyla gerçekleşti. Gerçekleştirilen konuşmaların ardından denizcilik ödülleri sahiplerine verildi. İlginizi Çekebilir ‘SON 23 YILDA DENİZCİLİĞİ STRATEJİK ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDA GÖRDÜK’ Burada konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Son 23 yılda denizciliği stratejik önceliklerimiz arasında gördük ve politikalarimizi bu doğrultuda şekillendirdik. Göreve geldiğimizde arzu ettiğimiz seviyenin gerisinde bulunan denizcilik altyapımızı güçlendirerek bugün gurur duyduğumuz başarılara ulaştık. Elbette bu da yeterli değil daha da ileriye gideceğiz. Bugün Türkiye 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi, 400 balıkçı barınağı, 181 tekne imal ve çekek yeri, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 11’i kuru, 40’ı yüzer olmak üzere 51 havuz, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşkın amatör denizcisiyle dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biridir. 2002’de 8,9 milyon DED-VEYT TON ile 17’nci sırada yer alan Türk sahipli denizcilik filomuz; 2026 itibarıyla 2 bin 234 gemi ve 51,8 milyon DED-VEYT TON kapasiteyle, 11’inci sıraya yükselmiştir. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız, halihazırda dünyanın en yoğun 100 limanı arasında bulunuyor. 2025’te 62 bin 656 gemiye limanlarımızda hizmet verdik" diye konuştu. ‘GEMİ GERİ DÖNÜŞÜM ALANINDA DÜNYADA 3’ÜNCÜ, AVRUPA’DA LİDERİZ’ Yılmaz, “Limanlarımıza uğrayan kruvaziyer gemi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15,1 artarak bin 375’e, yolcu sayısı 2,2 milyona ulaştı. Son 23 yılda inşa ettiğimiz yeni yat limanları ve sürekli artan bağlama kapasitesiyle ülkemizi yat turizminde de cazibe merkezi haline getirdik. 2002’de 41 olan yat limanı sayımızı, en son Gazipaşa Yat Limanımızı da hizmete açarak, 65’e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi ise 26 bin seviyesine getirdik. Geçtiğimiz sene, kabotaj hatlarında faaliyet gösteren firmalarımızla, 119 milyona yakın yolcu ve 9 milyon 600 bin araç taşıdık. Öte yandan, 84 binden fazla kardeşimize istihdam sağlayan gemi inşa sanayimiz de küresel ölçekte güçlü ve etkili bir konumdadır. Gemi siparişinde dünya da 7'nci, tonajda 10'uncu sırada yer alan gemi inşa sanayimiz, mega yat imalatında ise dünya ikinciliğine yükselmiştir. Gemi geri dönüşüm alanında ise dünyada 3’üncü, Avrupa’da lideriz” ifadelerini kullandı. Piyasaları sarsan ABD verisi açıklandı: Altın fiyatlarında sert yükseliş ‘BUGÜNE KADAR 51 ÜLKE İLE 65 DENİZCİLİK ANLAŞMASI İMZALADIK’ Yılmaz, “2004 yılında başlattığımız ÖTV'siz yakıt desteğini 22 yıldır kesintisiz sürdürüyoruz. Bugüne kadar sektörümüze toplam 21,8 milyar lira destek sağladık. Sadece 2025 yılında verdiğimiz 5,3 milyar liralık destekle de denizcilik sektörümüzün yanında olmaya devam ettik. Uluslararası alanda da denizcilikte iş birliği ağımızı sürekli genişletiyoruz. Bugüne kadar 51 ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzaladık, 1999'dan bu yana kesintisiz üyesi olduğumuz Uluslararası Denizcilik Örgütü Konseyi'ne de geçtiğimiz yıl yüksek bir oy oranıyla 14'üncü kez seçildik. Boğazlarımızdan uğraksız geçen gemilerden alınan ücretleri 2022 yılından bu yana yaptığımız güncellemelerle artırıyoruz. Her Kabotaj Bayramı'nda bu güncellemeleri sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu. ‘DENİZ ULAŞIMI KÜRESEL EKONOMİNİN CAN DAMARI VE BAĞLANTISALLIK, ALTERNATİF YOLLAR, GÜZERGAHLAR ÇOK ÖNEMLİ’ Yılmaz, “Deniz emniyeti ve güvenliği konusunda da tavizsiz duruşumuzu muhafaza ediyor, Basra Körfezi'nde yaşanan savaş nedeniyle mahsur kalan gemilerimizin emniyetle tahliyesi için gerekli çalışmaları sürdürüyoruz. Çok şükür şu anda bir mutabakat oluştu, bir ateşkes oluştu ve nispi olarak bir iyileşme söz konusu. Bütün bu yaşananlar bize şunu gösterdi. Deniz ulaşımı küresel ekonominin can damarı ve bağlantısallık, alternatif yollar, güzergahlar çok çok önemli. Bu yaşananlar inanıyorum ki önümüzdeki dönem bu alanlarda yeni fikirlerin, yeni güzergahların, alternatif bağlantısallık hatlarının oluşumuna da katkı sunacaktır. Biz de bu savaş çıkmasın diye her türlü gayreti sarf ettik, şimdi de savaş kalıcı bir şekilde sonuçlansın, kalıcı bir barış oluşsun diye her türlü gayreti, diplomatik gayreti sarf ediyoruz. İnşallah bir daha o günleri yaşamayız, bunu temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan CNN Türk'te: CAATSA yaptırımları kaldırılabilir ‘TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZ, DENİZLERDE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE'Yİ HEDEFLEMEKTEDİR’ Yılmaz, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuz, denizlerde daha güçlü, denizcilikte daha rekabetçi limanlarıyla, tersaneleriyle, ticaret filosuyla küresel ölçekte söz sahibi bir Türkiye'yi hedeflemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Doğu Akdeniz'de, Karadeniz'de ve Ege'de hak ve menfaatlerini kararlılıkla koruyan, denizcilik kapasitesini her alanda güçlendiren Türkiye'yi inşa etmeyi sürdüreceğiz. Kamu kurumlarımızla özel sektörümüz arasında kurduğumuz güçlü iş birliği ve denizcilik camiamızın sahip olduğu bilgi, tecrübe ve birikimle önümüzdeki dönemde de ülkemizi daha ileri noktalara taşıyacağız. Her alanda olduğu gibi bu alanda da kamu ve özel sektör diyaloğu ve iş birliği, başarı için en kritik faktörlerden biri. Bugün de burada aynı tabloyu görüyoruz. Kamu ve özel sektör ortak hedefler koyup bu hedefler doğrultusunda üzerlerine düşeni yaptıklarında başarı da gelmiş oluyor” dedi. ‘SEYRÜSEFER SERBESTİSİ ÇOK DEĞERLİ’ Yılmaz, "Diğer taraftan, denizcilik aynı zamanda uluslararası iş birliğinin çok kıymetli olduğu bir alan. Seyrüsefer serbestisi çok değerli. Bunun ne kadar değerli olduğunu yaşayarak gördük. Türkiye olarak seyrüsefer serbestisinin yanındayız, her zaman yanında olduk, yanında olmaya da devam edeceğiz. Diğer taraftan uluslararası iş birliklerini de destekliyoruz, gerek ikili gerek çok taraflı iş birliklerinin de herkes için kazançlı bir sonuç doğuracağına gönülden inanıyoruz" diye konuştu. İran'da suikast alarmı! Mücteba Hamaney, babasının cenaze törenine katılmayabilir
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Financial Times: Türkiye Savunmada 10 Milyar Dolarlık Başarıyla Avrupa'ya Odaklandı
Financial Times (FT) gazetesi, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatının 10 milyar dolara ulaştığını ve ülkenin bu alanda Avrupa pazarını hedeflediğini yazdı. Habere göre, Ukrayna'daki savaş, Orta Doğu'da artan gerilimler ve ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma olasılığı, kıtanın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirirken Türkiye'yi stratejik bir tedarikçi konumuna taşıyor. Türk savunma şirketleri, insansız hava araçları, zırhlı araçlar ve deniz sistemleri gibi alanlarda rekabetçi fiyat ve saha kanıtlamış performans sunarak Avrupa ülkelerinin dikkatini çekiyor. Bu gelişme, Türkiye'nin son yıllarda yerli üretime verdiği ağırlığın bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Savunma ihracatındaki büyüme, yalnızca ekonomik kazanç sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Ankara'nın NATO içindeki rolünü ve diplomatik pazarlık gücünü pekiştiriyor. FT'nin analizi, Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışında Türkiye'nin önemli bir alternatif olarak belirdiğini vurguluyor. Jeopolitik bağlamda ise ABD'nin olası geri çekilmesi Avrupa'yı savunma harcamalarını artırmaya iterken, Türkiye bu boşluğu doldurmak için hazırlıklı görünüyor. Bu durum, transatlantik ilişkilerdeki belirsizliklerin Türkiye gibi bölgesel güçlere yeni fırsatlar yarattığına işaret ediyor.
Türkiye1 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Türkiye Jesti: 700 Milyon Dolarlık Motor Satışı Kongre'de
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO zirvesi öncesi "Muhtemelen Erdoğan'ı çok mutlu edecek bir şey yapacağım" sözlerinin ardından yönetim, Türkiye'ye 700 milyon dolarlık jet motoru satışı için Kongre'ye resmi bildirimde bulundu. Reuters'ın haberine göre satış, savaş uçağı motorlarını kapsıyor. Bildirim, NATO zirvesi arefesinde yapıldı ve Trump'ın Türkiye'ye yönelik bir jesti olarak değerlendiriliyor. Satışın gerçekleşmesi için Kongre onayı gerekiyor; resmi bildirimle onay süreci başlamış oldu. Bu adım, son dönemde iki ülke arasında yaşanan gerginliklerin ardından Washington'ın Ankara ile ilişkileri yumuşatma çabası olarak yorumlanıyor. Türkiye'nin uzun süredir talep ettiği askeri motor tedariki konusunda somut bir gelişme kaydedildi.
Türkiye8 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesi Ankara'da: Avrupa'nın Güvenlik Rolü Yeniden Tanımlanıyor
Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa güvenliğine ilişkin stratejik özerklik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ankara'daki NATO Zirvesi öncesinde, asıl gündemin Avrupa'nın ittifaktan bağımsızlaşması değil, NATO içinde daha güçlü ve sorumluluk üstlenen bir Avrupa sütunu oluşturmak olduğu belirtiliyor. Zirvede, Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarının artırılması ve askeri yeteneklerinin NATO'nun kolektif savunma yapısıyla nasıl bütünleştirileceği ele alınacak. Bu yaklaşım, Avrupa'nın kendi savunmasına daha fazla katkı sunarken transatlantik bağları korumayı hedefliyor. Tartışmalar, NATO'nun gelecekteki rolü ve caydırıcılık kapasitesi açısından kritik görülüyor. Avrupa sütununun güçlendirilmesi, ittifakın doğu kanadındaki güvenlik kaygılarını hafifletirken, ABD'nin Avrupa güvenliğine yönelik taahhütlerinin sürdürülebilirliğine de katkıda bulunabilir.
Türkiye19 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye, sodyum soğutmalı 4. nesil SMR ile bölgesine teknoloji ihraç edecek
Küresel enerji arz güvenliği ve iklim hedefleri nükleer enerjiyi yeniden gündeme taşırken, Türkiye bu alanda yalnızca kullanıcı değil, teknoloji geliştiren bir ülke olma hedefini ortaya koyuyor. Sodyum soğutmalı dördüncü nesil küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisine odaklanan Ankara, ülke içinde bir sanayi ekosistemi kurarak, geliştirilen reaktörleri çevre coğrafyalara ihraç etmeyi planlıyor. Bu stratejik yönelim, Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendirmesinin yanı sıra, bölgesinde nükleer teknoloji tedarikçisi konumuna yükselmesine zemin hazırlayabilir. Halihazırda devam eden nükleer santral projelerinin ötesine geçen bu adım, ülkenin küresel nükleer enerji pazarındaki rekabet gücünü artırma amacını yansıtıyor.
Türkiye1 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye'de Doğurganlık Hızı Rekor Düşüşte: 'Savaştan Büyük Tehdit'
Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’nin doğurganlık hızındaki sert düşüşü ‘savaştan bile önemli bir tehdit’ olarak nitelendirdi. Milliyet’e yaptığı açıklamada, 2000 yılında 2,49 olan doğurganlık hızının 2025 itibarıyla 1,42’ye gerileyerek nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in altına indiğini vurguladı. Bu demografik dönüşüm, Türkiye’yi artık yaşlanan ülkeler grubuna yaklaştırırken, beraberinde ekonomik ve stratejik riskler getiriyor. Uzmanlar, azalan genç nüfusun iş gücü piyasası, sosyal güvenlik sistemi ve uzun vadeli kalkınma üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Serj Tankian’dan İsrail’e Sert Tepki: ‘Karar İkiyüzlülük’
İsrail’in sözde ‘Ermeni soykırımı’nı tanıma kararına Ermeni diasporasından tepki gecikmedi. System of a Down grubunun Ermeni asıllı Amerikalı solisti Serj Tankian, yayımladığı video mesajında Tel Aviv yönetimini ikiyüzlülükle suçladı. Tankian, Başbakan Netanyahu hükümetinin Ermenileri kendi siyasi çıkarları için kullandığını belirterek, ‘Bizi kendi siyasi çıkarları için kullanıyorlar. Canınız cehenneme’ dedi. Tankian’ın çıkışı, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın benzer yöndeki eleştirilerinin ardından geldi. İsrail’in bu adımı, Ankara ile zaten gerilimli olan ilişkilerde yeni bir faktör olarak değerlendirilirken, Ermeni toplumunun bir kesimi kararı siyasi bir manevra olarak görüyor. Tankian’ın sözleri, diaspora içinde tanıma kararının samimiyetine yönelik kuşkuları yansıtıyor.
Türkiye1 olay2 gün önce