Türkiye'de Doğurganlık Hızı Rekor Düşüşte: 'Savaştan Büyük Tehdit'
Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’nin doğurganlık hızındaki sert düşüşü ‘savaştan bile önemli bir tehdit’ olarak nitelendirdi. Milliyet’e yaptığı açıklamada, 2000 yılında 2,49 olan doğurganlık hızının 2025 itibarıyla 1,42’ye gerileyerek nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in altına indiğini vurguladı. Bu demografik dönüşüm, Türkiye’yi artık yaşlanan ülkeler grubuna yaklaştırırken, beraberinde ekonomik ve stratejik riskler getiriyor. Uzmanlar, azalan genç nüfusun iş gücü piyasası, sosyal güvenlik sistemi ve uzun vadeli kalkınma üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik30 Haz 13:05
Prof. Dr. Erhan Afyoncu yaklaşmakta olan büyük tehlikeyi açıkladı: 'Türkler için savaştan bile önemli bir tehdit'
HABER MERKEZİ- Doğurganlık hızı her geçen yıl biraz daha düşüyor. Uzmanlar bunun yalnızca demografik değil, ekonomik ve stratejik sonuçlar doğurabilecek bir süreç olduğuna da dikkat çekiyor. 2000 yılında 2,49 olan doğurganlık hızı, 2025 yılında 1,42'ye kadar geriledi. Bu oran, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli kabul edilen 2,1 seviyesinin altında. Yani Türkiye artık yaşlanan ülkeler grubuna hızla yaklaşıyor. Yarın dışarı çıkacaklar dikkat! İstanbul'da sıcaklık 40 dereceye çıkacak TÜRKİYE'DE DOĞURGANLIK HIZI KRİTİK SEVİYEYE GERİLEDİ Tarihçi ve Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da kaleme aldığı yazıda bu soruna dikkat çekti. Türkiye'de genç nüfus azalırken yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı her geçen yıl artıyor. Bu tablo, iş gücünden üretime, savunma sanayinden sosyal güvenlik sistemine kadar birçok alan için tehlike arz ediyor. NÜFUS KENDİNİ YENİLEYEMİYOR Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarihsel örneklere de dikkat çekti. Osmanlı İmparatorluğu yükseliş döneminde kalabalık nüfusuyla geniş coğrafyalara hâkim oldu. Ancak sonraki yüzyıllarda Avrupa nüfusunu hızla artırırken Osmanlı aynı hızda büyüyemedi. Bu durum askeri ve ekonomik dengelerin değişmesinde etkili oldu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfusu artırmaya yönelik politikalar uygulandı. Ancak sonraki yıllarda nüfus artışını yavaşlatan politikalar öne çıktı. PROF. DR. ERHAN AFYONCU'DAN DİKKAT ÇEKEN UYARI Erhan Afyoncu, köşe yazısında doğurganlık hızındaki düşüşün artık kritik seviyeye ulaştığını belirtti. "Türkiye, nüfus meselesinde dönülemez bir kâbusa doğru gidiyor. Nüfus artış hızımız durma noktasına geldi. 1935'te yıllık nüfus artış hızımız binde 21,1, 1950'de 21,7, 1955'te 27,8, 1960'da 28,5, 1970'te 25,2, 1985'te 24,8, 1990'da 21,7 idi. 2000'de 18,2, 2010'da 15,8 oldu. Yıllık nüfus artış hızımız 2020'de binde 5,5, 2024'te ise 3,4'e geriledi. 1960'ta yıllık %2,85 oranında artan nüfusumuz, 2025'te sadece binde 5 arttı. Yani artık nüfusumuz azalmaya başlıyor. "SAVAŞTAN BİLE DAHA ÖNEMLİ BİR TEHDİT" Doğurganlık hızımızın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1'in altına inmesi, nüfusumuzun yaşlanma eğilimine girdiğini gösteriyor. Nüfusumuzun kendini yenileyememesi ciddi bir risktir, gerçek bir beka sorunudur. Bu, birçoğumuzun fark edemediği, Türkler için savaştan bile daha önemli bir tehdittir. "BÖYLE GİDERSE NÜFUS 25 MİLYONA KADAR DÜŞER" Nüfusun düşmesinin sebeplerinden biri de aile kurmanın azalmasıdır. Türklerde ilk sosyal birlik olan aile, bütün Türk sosyal bünyesinin çekirdeği durumunda idi. Türklerin, çok geniş coğrafyalara yayılmalarına rağmen bugün yaklaşık 250 milyonluk bir nüfusla Türk kimliğini devam ettirmelerinin sebebi de ailedir. Aile yapımız korunmadığı takdirde Türk kimliğinin var olması da zora girecektir. Nüfus ve aile konusunda tehlike kapıyı çalmıyor, kırıyor. Hâlâ tehlikenin farkında değiliz. Çok acil tedbirler alıp uygulamaya sokmazsak 2100'de Türkiye'nin nüfusu 25 milyona kadar düşerken, yaşlı nüfusumuzun toplam nüfusumuzun yarısına yükselme ihtimali fazladır. Nüfusumuzun azalmasını ve yaşlanmasını engelleyemezsek Anadolu'nun yaşlı milletlerinden biri olarak tarih sahnesinden çekiliriz." TÜİK VERİLERİ TEHLİKEYİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ Türkiye İstatistik Kurumu verileri de yıllık nüfus artış hızındaki yavaşlamayı ortaya koyuyor. Bu eğilimin sürmesi hâlinde Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda iş gücü açığı, sosyal güvenlik yükü ve ekonomik üretim açısından önemli sorunlarla karşılaşabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, aile kurumunu destekleyen politikaların güçlendirilmesi, doğurganlığı teşvik edecek sosyal uygulamaların artırılması ve uzun vadeli nüfus planlamasının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. ABD'li kuruluş NATO zirvesi öncesi Ankara'nın rotasını yazdı! 'Türkiye gibi bir ülke daha yok'
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye Hava Savunması İçin Mamba ve Patriot Seçeneklerini Masaya Yatırdı
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Reuters’a verdiği demeçte Türkiye’nin hava savunmasını güçlendirmek amacıyla SAMP-T (Mamba) ve Patriot sistemlerinin satın alınması da dâhil tüm seçenekleri değerlendirdiklerini açıkladı. Bakan Güler, değerlendirme sürecinin devam ettiğini belirterek somut bir anlaşma ya da takvim vermedi. Türkiye daha önce Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini tedarik ederek NATO müttefikleriyle gerilim yaşamış, bu tedarik ABD’nin CAATSA yaptırımlarına ve Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasına yol açmıştı. Yeni açıklama, Ankara’nın hem hava savunma mimarisini çeşitlendirme hem de Batılı savunma tedarik kanallarını yeniden canlandırma arayışı olarak yorumlanıyor. Fransa ve İtalya ortak yapımı SAMP-T ile ABD menşeli Patriot sistemlerinin birlikte gündeme gelmesi, Türkiye’nin çok katmanlı bir hava savunma sistemi kurma ve aynı zamanda transatlantik ilişkilerdeki kırılmaları onarma isteğini yansıtıyor. Bölgedeki jeopolitik riskler ve sınır ötesi tehditler göz önüne alındığında, bu adımın savunma stratejisinde önemli bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye2 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye, Venezuela'daki Depremlerin Ardından AFAD Ekiplerini Gönderdi
Venezuela'da meydana gelen şiddetli depremlerin ardından Türkiye, insani yardım ve arama kurtarma ekiplerini bölgeye sevk etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya üzerinden yaptığı videolu paylaşımla operasyonun detaylarını açıkladı. Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'ndan tahsis edilen iki A-400M askeri nakliye uçağı, İstanbul, İzmir ve Denizli'den toplam 38 AFAD arama kurtarma personelini Venezuela'ya taşıdı. Ekipler, depremden etkilenen bölgelerde görev yapmak üzere bölgeye ulaştı. Bu sevkiyat, Türkiye'nin uluslararası afet müdahalesindeki hızlı kapasitesini ve küresel dayanışma anlayışını yansıtıyor. Türkiye, benzer afetlerde olduğu gibi dost ülkelere zor anlarında destek sunmayı sürdürdü.
Türkiye3 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Türkiye Jesti: 700 Milyon Dolarlık Motor Satışı Kongre'de
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO zirvesi öncesi "Muhtemelen Erdoğan'ı çok mutlu edecek bir şey yapacağım" sözlerinin ardından yönetim, Türkiye'ye 700 milyon dolarlık jet motoru satışı için Kongre'ye resmi bildirimde bulundu. Reuters'ın haberine göre satış, savaş uçağı motorlarını kapsıyor. Bildirim, NATO zirvesi arefesinde yapıldı ve Trump'ın Türkiye'ye yönelik bir jesti olarak değerlendiriliyor. Satışın gerçekleşmesi için Kongre onayı gerekiyor; resmi bildirimle onay süreci başlamış oldu. Bu adım, son dönemde iki ülke arasında yaşanan gerginliklerin ardından Washington'ın Ankara ile ilişkileri yumuşatma çabası olarak yorumlanıyor. Türkiye'nin uzun süredir talep ettiği askeri motor tedariki konusunda somut bir gelişme kaydedildi.
Türkiye7 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Venezuela'daki ikiz depremlerin ardından Türkiye için fay hattı uyarısı
Venezuela, 24 Haziran’da art arda meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki depremle sarsıldı. Güney Amerika ülkesinde büyük yıkıma yol açan ve ‘ikiz deprem’ olarak nitelendirilen bu olayın ardından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Depremlerin yarattığı hasarın boyutu henüz netleşmezken, bölgedeki sismik hareketliliğin devam ettiği bildiriliyor. Türkiye’den konuya ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme geldi. Deprem bilimci Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Venezuela’daki ikiz depremlerin Türkiye’deki fay hatları açısından da uyarıcı olması gerektiğini belirterek, hangi fay segmentlerinin benzer bir potansiyel taşıdığının belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Bu çağrı, özellikle aktif fay hatları üzerinde bulunan Türkiye’de deprem risk yönetimi ve yapı güvenliği konularını yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Duran: Soykırım suçuyla yargılanan İsrail Türkiye'ye tarih dersi veremez
İsrail'in 1915 olaylarını 'sözde soykırım' olarak tanıma kararına Türkiye'den sert tepki geldi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, İsrail yönetiminin bu adımını 'beyhude bir dışavurum' olarak nitelendirdi. Duran, İsrail'in Filistinlilere yönelik eylemleri ve Orta Doğu'daki politikaları nedeniyle Türkiye'ye tarih dersi verme yetkisinin bulunmadığını vurguladı. Açıklamada, İsrail'in elinde masum Filistinlilerin kanının bulunduğu, bölgede devlet terörü uyguladığı ve insanlık suçları işlediği öne sürüldü. Duran, bu tanımanın, İsrail'in kendi eylemlerini örtbas etme çabasının bir parçası olduğunu iddia etti. Bu gelişme, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin tırmandığı bir dönemde, 1915 olaylarının uluslararası tanınırlığına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Türkiye'nin tarihsel anlatısına yönelik meydan okumalara karşı benzer retorikle yanıt vermesi, dış politikada süregelen bir refleks olarak dikkat çekiyor.
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesi Öncesi ABD'den Türkiye'ye Jet Motoru Satış Hamlesi ve 178 Tutuklama
7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde, ABD yönetiminin Türkiye’nin yerli savaş uçağı KAAN için 700 milyon dolar değerinde jet motoru satışına onay vermeye hazırlandığı bildirildi. Reuters’a dayandırılan haberlerde, Trump yönetiminin Kongre itirazlarına rağmen süreci ilerlettiği ve satışın zirve zamanlamasıyla bağlantılı olduğu yorumları yapıldı. Zirve öncesinde güvenlik tedbirleri kapsamında Ankara merkezli geniş çaplı terör operasyonları düzenlendi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması çerçevesinde 241 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi; operasyonlarda aralarında gazeteci, akademisyen ve avukatların bulunduğu 178 kişi tutuklandı. Human Rights Watch gözaltıları kınarken, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, gözaltıların sivil toplum üyeliğiyle ilişkilendirilmesini yalanladı ve alınan fiziki düzenlemelerin standart uluslararası protokol olduğunu açıkladı. Aynı dönemde bir DEAŞ operasyonuyla “yalnız kurt” eylemi hazırlığındaki şüpheli etkisiz hale getirildi. Avrupa’nın büyük ekonomilerinin ortak savunma deklarasyonu ve Yunan basınında çıkan Türkiye’nin NATO’daki askerî rolünün güçleneceği yorumları, zirvenin diplomatik arka planını şekillendirdi. Türk yetkililer zirveyi ülke çıkarlarını duyurmak için fırsat olarak değerlendirirken, siber güvenlik önlemleri de artırıldı.
Türkiye36 olay47 dk önce