Savunma Bakanı Güler'den Avrupa'ya çağrı: Ankara'yı savunma projelerine dahil edin
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Reuters'a verdiği demeçte, NATO'nun değişen güvenlik koşullarına uyum sağladığını ve ABD'nin ittifaktan çekilme niyeti olmadığını söyledi. Güler ayrıca, Avrupa'nın yürüttüğü savunma girişimlerine Ankara'nın da dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamalar, gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde geldi. Türkiye, NATO'nun önemli bir üyesi olarak uzun süredir Avrupa savunma projelerinde daha aktif rol almayı hedefliyor. Güler'in bu çağrısı, Ankara'nın Avrupa ile savunma iş birliğini güçlendirme isteğini yansıtıyor. Zirvede, ittifakın geleceği ve savunma iş birliklerinin ele alınması bekleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik30 Haz 11:51
Bakan Güler Reuters'a konuştu: "Avrupa savunma girişimlerine Ankara'yı da dahil etmeli"
Milli Savunma Bakanı Güler, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama sürecinde olduğunu ve ABD'nin ittifaktan çekilmek gibi bir niyetinin bulunmadığını açıkladı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, gelecek hafta Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO zirvesi öncesinde yaptığı açıklamalarda, ittifakın değişen güvenlik koşullarına uyum sağlama sürecinde olduğunu ve ABD'nin ittifaktan ayrılma arayışında bulunmadığını ifade etti. Türkiye, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek zirvede 32 NATO liderinin yanı sıra Körfez ve Asya-Pasifik bölgelerinden yetkilileri ağırlayacak. Ankara, bu zirve aracılığıyla ittifak içindeki birliği pekiştirmeyi ve caydırıcılık mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefliyor. ABD Başkanı Donald Trump, müttefikler arasında savunma harcamaları ve yük paylaşımı hususunda yaşanan anlaşmazlıklar ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılması konusundaki katkı yetersizliği şikayetlerini gerekçe göstererek ülkelerini ittifaktan çekmekle tehdit etmiş; bu süreçte Washington, Avrupa'daki askeri birliklerini, savaş uçaklarını, gemilerini ve silah sistemlerini çekme yönünde adımlar atmıştı. Bakan Güler, Reuters haber ajansının sorularına yazılı olarak verdiği yanıtta, zirvenin öncelikli başlıklarının müttefiklerin artan savunma harcamalarını göstermek, daha güçlü bir transatlantik savunma sanayiine doğru adımlar atmak, ittifak içindeki birliği yeniden teyit etmek ve Ukrayna'ya yönelik desteği artırmak olduğunu belirtti. Güler, "NATO, Avrupa-Atlantik güvenliği ve savunması için benzersiz ve temel bir platform olmayı sürdürüyor. Geçmekte olduğumuz dönemi bir kriz olarak değil, değişen güvenlik ortamına uyum sağlama süreci olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Washington'ın NATO'dan "çekilme niyetinin olmadığını" dile getiren Güler, ABD'nin bunun yerine Avrupalı müttefiklerin ve Kanada'nın Avrupa güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesini istediğini aktardı. Güler, "Zirvede, Avrupa sütununun güçlendirilmesine yönelik somut bir yol haritası oluşturulması yönündeki temasların ve çabaların yoğunlaşması bekleniyor" diyerek, Ankara'nın daha adil bir yük paylaşımı planını desteklemekle birlikte önceliğinin ittifak birliğinin korunması olduğunu ekledi. NATO bünyesinde, Washington'ın tamamen çekilebileceği endişesi taşıyan ya da ABD kuvvetlerinin azaltılmasından doğan boşlukları doldurmaya çalışan bazı Avrupalı müttefiklerin varlığı nedeniyle daha önce görülmemiş bir baskı hissediliyor. Güler, Washington'ın ittifakın güvenliği ve caydırıcılığı konusunda merkezi bir rol oynadığını, transatlantik bağın korunmasının stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti. Güler, "NATO'nun mevcut nükleer paylaşım düzenlemeleri ve ABD'nin genişletilmiş caydırıcılık rolü, ittifakın güvenliği açısından hayati önemini koruyor" dedi. NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, son yıllarda savunma sektöründe dışa bağımlılığını önemli ölçüde azaltarak dünyanın önde gelen savunma sanayilerinden birini inşa etti. Ancak siyasi ve politik farklılıklar sebebiyle Ankara, birçok Avrupa savunma girişiminin dışında tutuluyor. Güler, Ankara'nın ilkesel olarak Avrupa'nın savunma ve güvenliği güçlendirmeye yönelik adımlarını olumlu bulduğunu, fakat bu çabaların kapsayıcılıktan uzak olması nedeniyle tam anlamıyla etkin olamayacağını belirtti. Güler, "Türkiye gibi önemli bir kapasitenin Avrupa'nın savunma girişimlerinden dışlanmasının stratejik açıdan yanlış bir yaklaşım olduğuna inanıyoruz" diyerek, Ankara'nın Avrupa'dan "vizyoner bir yaklaşım" benimsemesini ve Türkiye ile işbirliğini kucaklamasını beklediğini ifade etti. Müttefikler, geçen yıl gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5'ini 2035 yılına kadar savunmaya ayırma hedefi üzerinde mutabık kalmıştı. Türkiye'nin bu hedefe bağlı olduğunu ve harcamalarını bu doğrultuda kademeli olarak artırdığını söyleyen Güler, Ankara'nın tüm yetenek hedeflerine 2029 yılına kadar ulaşmayı amaçladığını ekledi. Savunma harcamalarında öncelikli alanların insansız hava araçları, dronesavar sistemleri, hava savunma ve füze sistemleri, deniz projeleri, insansız sistemler ve siber kabiliyetler olduğunu belirten Güler, Türkiye'nin "Çelik Kubbe" entegre hava savunma sisteminin "en kısa sürede" tamamlanacağını bildirdi. Kendine ait tam teşekküllü füze savunma sisteminden yoksun olan ve büyük ölçüde NATO sistemleri ile savaş uçaklarına dayanan Türkiye için hava savunması temel bir mesele olmaya devam ediyor. Güler, Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamak üzere Washington'dan Patriot sistemleri ya da Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP-T sistemlerinin satın alınması seçeneği de dahil olmak üzere "tüm alternatifleri" değerlendirdiğini kaydetti. Güler, "Bu konudaki temel yaklaşımımız net: Ülkemizin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan, teknoloji paylaşımını ve ortak üretimi içeren, sürdürülebilir ve ittifak ruhuna uygun her türlü işbirliğine açığız" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, ilgili ülkelerle teknik ve siyasi görüşmelerin "zaman zaman" yapıldığını da sözlerine ekledi. Başkent Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükûmet başkanlarının yanı sıra çok sayıda davetli lider, yaklaşık 100 bakan ve binlerce yabancı konuğu ağırlayacak. Zirve, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Nitelikli Teknoloji Göçmenleri ABD'den Uzaklaşıyor
Nitelikli teknoloji göçmenleri, ABD'deki kısıtlayıcı politikaların etkisiyle fırsatları başka ülkelerde arama eğilimine giriyor. Bloomberg'in aktardığına göre, ülkede eğitim alıp kariyer yapan vasıflı göçmenler, aradıkları imkânların artık ABD dışında da bulunabileceğini sorguluyor. Bu değişim, ABD'nin yenilikçilik kapasitesi ve teknoloji sektöründeki rekabet gücü açısından risk oluşturuyor. Uzun yıllar küresel yetenekler için cazibe merkezi olan ülkenin, sıkılaşan göç politikaları nedeniyle bu konumunu kaybetme ihtimali endişe yaratıyor.
ABD2 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Starmer Görevden Ayrılırken Rekor Savunma Bütçesini Duyurdu
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, görevinden ayrılmaya hazırlandığı bir dönemde, ülkenin karşılaştığı yükselen tehditlere karşı silahlı kuvvetleri modernize etmek amacıyla dört yıllık yaklaşık 300 milyar sterlinlik bir savunma bütçesi planını açıkladı. Rekor düzeydeki bu harcama taahhüdü, İngiltere'nin askeri kapasitesini güçlendirme niyetini ortaya koyuyor. Başbakanın görev süresinin sonuna yaklaşırken yaptığı bu açıklama, ülkenin stratejik yöneliminde savunmanın önceliğine işaret ediyor.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Savunma Politikası Kurulu'na yeni atananların yarısı askeri sanayiden
ABD Savunma Bakanlığı, Pentagon'a stratejik tavsiyeler sunan Savunma Politikası Kurulu'na yeni üyeler atadı. Atamalar, üyelerin yaklaşık yarısının savunma sanayii şirketlerinde görev alması nedeniyle çıkar çatışması tartışmalarını beraberinde getirdi. Teknoloji yatırımcısı Marc Andreessen'in de aralarında bulunduğu isimler, Silikon Vadisi'nin ulusal güvenlik politikalarındaki artan ağırlığını ortaya koyuyor. Bağımsız stratejik tavsiye mekanizması olarak kurulan kurulun mevcut yapısı, Pentagon'un karar alma süreçlerinde özel sektör etkisinin boyutlarına dair soru işaretleri yaratıyor. Savunma bütçesinin rekor seviyelere ulaştığı ve yeni teknoloji tedariklerinin gündemde olduğu bir dönemde bu atamalar, şeffaflık ve hesap verebilirlik endişelerini güçlendiriyor.
ABD1 olay25 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Düşünce Kuruluşu: 'Türkiye Gibisi Yok', Ankara NATO Zirvesi Tarihi
Amerika Birleşik Devletleri Araştırmaları Merkezi (USSC), 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da 32 liderin katılımıyla düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'ye ilişkin kapsamlı bir analiz yayımladı. Analizde, zirvenin ittifak tarihinde kritik bir dönemeç olduğu belirtilirken, Türkiye'nin askeri, jeopolitik ve diplomatik açıdan benzersiz konumuna dikkat çekildi. USSC değerlendirmesinde, Türkiye'nin NATO içindeki rolünün geleneksel müttefik tanımının ötesine geçtiği, özellikle güney kanadında sağladığı caydırıcılık ve bölgesel krizlerdeki arabuluculuk kapasitesiyle öne çıktığı vurgulandı. 'Türkiye gibi bir ülke daha yok' ifadesi, Ankara'nın son yıllarda izlediği çok boyutlu dış politikanın ittifak içinde yarattığı farkındalığı yansıtıyor. Ankara'nın zirveye ev sahipliği yapacak olması, Türkiye'nin NATO'daki ağırlığının teyidi olarak okunurken, analizde zirvenin kolektif güvenlik, terörle mücadele, enerji arzı ve savunma sanayii işbirliği gibi başlıklarda somut adımlara sahne olması beklentisine yer verildi.
ABD1 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
OFAC’tan Terör ve Uyuşturucu Odaklı Kapsamlı Yaptırım Hamlesi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), birden fazla kişi ve kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Yaptırım kapsamına alınan isimler arasında Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Filistinli gruplardan Nayif Havatma ve Ahmad Jabril, Kolombiyalı uyuşturucu baronları Gilberto Jose Rodriguez Orejuela ile Miguel Angel Rodriguez Orejuela ve Mısır İslami Cihad üyeleri yer alıyor. Ayrıca Abu Sayyaf Grubu, Silahlı İslami Grup ve Aum Shinrikyo gibi örgütler de listeye dahil edildi. Listeye eklenen şahısların büyük bölümü, Küresel Terörist olarak Belirlenmiş (SDGT) programı kapsamında işleme tabi tutulurken, Rodriguez Orejuela kardeşler Narkotik Kaçakçılığı Yaptırım Programı (SDNT) altında hedef alındı. Bu hamleyle, söz konusu kişi ve grupların ABD tabanlı varlıkları dondurulacak ve Amerikalı bireyler ya da kurumlarla her türlü işlem yapmaları yasaklanacak. Söz konusu toplu yaptırım kararı, Washington’ın küresel terör finansmanı ağlarını ve ulusötesi uyuşturucu ticaretinin para akışını kesintiye uğratma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. OFAC’ın bu geniş çaplı listeleme işlemi, ABD’nin Ortadoğu, Güney Asya, Latin Amerika ve Uzak Doğu’daki muhtelif tehdit unsurlarına karşı yaptırım enstrümanını aynı anda kullanma kararlılığını yansıtıyor.
ABD1141 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: Ulaşım altyapısı iklim değişikliğine uyum sağlamalı
Birleşmiş Milletler, Avrupa, Kuzey Amerika ve Orta Asya'daki ulaşım altyapısının 2050'den sonra artacak olumsuz iklim koşullarına hazırlanması gerektiğini duyurdu. Salı günü yapılan açıklamada, karayolları, demiryolları, su yolları, limanlar ve havalimanlarının sel, yüksek sıcaklık, azalan kar ve buz örtüsü ile deniz seviyesi yükselişi gibi risklerle karşı karşıya kalacağı belirtildi. BM, harekete geçmemenin maliyetinin, altyapıyı güçlendirmek için şimdiden yapılacak yatırımlardan daha yüksek olabileceği uyarısında bulundu. Ulaşım ağlarının direncinin artırılmasının, ekonomik kayıpları önlemek ve ticaret akışını korumak açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı. İklim modelleri, 2050-2080 döneminde özellikle kuzey yarımküredeki altyapının benzeri görülmemiş zorluklarla karşılaşacağını gösteriyor. Uzmanlar, uyum çalışmalarının gecikmesinin, tedarik zincirlerinde aksamalara ve bölgesel ekonomilerde kırılganlığa yol açabileceğine dikkat çekiyor.
ABD1 olay3 sa önce