İsrail Güçleri Suriye'nin Abidin Köyünde Sivillere Ateş Açtı
Suriye Haber Ajansı SANA'nın bildirdiğine göre, İsrail güçleri Suriye'nin Abidin köyünden çekilirken sivillere ateş açtı. Olayın ardından köy sakinleri, İsrail güçlerinin yeniden köye sızmasını engellemek amacıyla yolları taşlarla kapattı. Bu gelişme, İsrail'in Lübnan ve Gazze'deki askeri operasyonlarının yanı sıra Suriye sınırında zaman zaman yaşanan ihlaller bağlamında meydana geldi. Bölgede tansiyonun yükseldiği bir dönemde gerçekleşen olay, İsrail-Suriye hattındaki kırılganlığı ortaya koyuyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Lübnan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik29 Haz 07:01
İsrail'den Suriye'ye topçu atışı! Köy halkı yolları taşlarla kapattı
İsrail ordusunun Lübnan ve Gazze Şeridi'ndeki skandal işgalleri sürerken, işgalci ordusu Suriye sınırında da zaman zaman ihlallerde bulunmaya devam ediyor. Suriye Haber Ajansına (SANA) göre İsrail güçleri, Suriye'nin Abidin köyünden çekildiği sırada sivillere ateş açtı. Köy sakinleri, İsrail işgal güçlerinin yeniden sızmasını önlemek amacıyla Abidin köyüne giden yolları taşlarla kapattı. KÖYÜ TOPÇU ATIŞLARIYLA HEDEF ALDILAR İsrail güçleri, Abidin köyünü topçu atışlarıyla hedef aldı.Halihazırda İsrail güçlerine ait iki helikopterin Kuneytra ve Dera kırsalları üzerinde alçak irtifada uçuş yaptığı kaydedildi. Olayda ölü veya yaralı olup olmadığına ilişkin açıklama yapılmadı. Öte yandan SANA'dan edinilen bilgilere göre İsrail’e ait savaş uçakları ve helikopterlerin Dera ile Kuneytra kırsalı üzerinde uçuşlarını sürdürdüğü bildirildi. NE OLMUŞTU? İsrail ordusunun ayrıca Dera'nın batısındaki Abidin köyü yakınlarında bulunan Tel el-Mağr bölgesinde de yeni bir askeri nokta oluşturmaya başladı. Kaynaklar, söz konusu askeri noktanın halen bölgede varlığını sürdürdüğünü ve İsrail askerlerinin konuşlanmaya devam ettiğini aktardı.İsrail ordusu, Beşar Esad rejiminin yıkılmasının ardından, 1974’te imzalanan 'Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı ihlal ederek Suriye’nin güneyinde işgal ettiği Dera ve Kuneytra illerinde 10 üs ve askeri nokta inşa etmişti. 1974 KUVVETLERİN AYRIŞTIRILMASI ANLAŞMASI NEDİR? Anlaşma, 6 Ekim 1973'te sona eren savaşın ardından Suriye ile İsrail arasında 31 Mayıs 1974'te İsviçre'nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler, Sovyetler Birliği ve ABD temsilcilerinin huzurunda imzalandı. Anlaşma kapsamında İsrail (mavi) ve Suriye (kırmızı) olmak üzere iki ayrım çizgisi konularak aralarında bir tampon bölge oluşturuldu. Tampon bölgede, bölgenin Suriye egemenliği altında olması şartıyla, anlaşmanın uygulanmasının izlenmesinden Suriye Golan Tepeleri'nde görev yapan BM Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) sorumlu kılındı. Anlaşmada ayrıca "UNDOF'un ateşkesin sürdürülmesini ve sıkı şekilde uyulmasını temin için çalışacağı; ayırma ve sınırlandırma alanlarına ilişkin ek protokolü denetleyeceği" belirtildi. Anlaşmada, "(BM gücü) misyonunu yerine getirirken genel olarak geçerli Suriye yasalarına ve düzenlemelerine uyacak ve yerel sivil idarenin çalışmalarını engellemeyecektir." ifadesi yer aldı. Aynı zamanda misyonun "hareket özgürlüğünden, iletişimden ve görevi için gerekli diğer olanaklardan yararlanacağı, savunma niteliğinde bireysel silahlarla donatılacağı ve bu silahları yalnızca meşru müdafaa amacıyla kullanacağı" belirtildi. UNDOF'un BMGK'nın yetkisi altında olduğu, anlaşma uyarınca denetimler yapacağı ve bu konuda taraflara her 15 günden az olmamak şartıyla düzenli şekilde rapor vereceği kaydedildi. Yunan basınında Türkiye'ye karşı 'NATO Zirvesi' planı! 4 maddelik yol haritası hazırladılar 24 saatte 4 çocuk daha öldü! Ülkeyi kızamık felaketi vurdu
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Maariv: Lübnan Ordusu Güneyde Sorumluluk Alacak, İsrail Çekilecek
İsrail merkezli Maariv gazetesine göre, Lübnan’ın güneyinde güvenlik sorumluluğunun Lübnan ordusuna devredilmesini ve Hizbullah’ın bölgeye dönüşünün engellenmesini öngören bir plan üzerinde çalışılıyor. Plana karşılık İsrail’in işgal altında tuttuğu bazı bölgelerden sınırlı şekilde çekilmesi değerlendiriliyor. Haberde, “pilot bölgeler” olarak belirlenecek alanlarda planın uygulanmasına yönelik bir mekanizma kurulmasının ele alındığı belirtiliyor. Hizbullah’ın bu girişime ilişkin tutumuna dair ise aynı haberde bilgi yer almadı.
Lübnan1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı: ABD ve İsrail suçlanıyor
İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatıldığını duyurdu. Hatemü'l-Enbiya Karargâhı Merkez Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, ABD'nin taahhütlerini ihlal etmesi ve savaşın sona erdirilmesine dair mutabakatın birinci maddesini uygulamaması gerekçe gösterildi. Ayrıca İsrail'in Güney Lübnan'da ateşkesi sürekli ihlal ettiği ve bunun yüz binlerce insanın yerinden edilmesine yol açtığı belirtildi. Karar, bölgedeki tansiyonu yükseltirken, küresel enerji piyasalarında tedirginlik yarattı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. İran'ın bu hamlesi, nükleer müzakereler ve bölgesel güç dengeleri açısından kritik bir döneme denk geldi. Uzmanlar, Tahran'ın bu çıkışını, hem ABD'ye baskıyı artırma hem de İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarına tepki olarak değerlendiriyor. Açıklamada ateşkese ve taahhütlere atıf yapılması, diplomatik girişimlerin kırılganlığını ortaya koyuyor. Gelişmelerin önümüzdeki günlerde enerji fiyatları ve bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri yakından izlenecek.
Lübnan1 olay20 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail'de Askeri Sansür: Yılda 5 Bin Haber Engellendi
İsrail’de askeri sansür mekanizması, geçen yıl 5 binden fazla haberin yayımlanmasını engelledi veya içeriğini değiştirdi. +972 Magazine’in aktardığı verilere göre özellikle İran’la gerilimin tırmandığı dönemlerde askeri istihbarat günde ortalama 15 habere müdahale etti. İsrail yasaları, medya kuruluşlarının güvenlikle ilgili tüm haberleri yayın öncesinde orduya sunmasını zorunlu kılıyor. Bu uygulama, İsrail’in uluslararası basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 116. sıraya gerilemesine yol açtı. Askeri sansür, özellikle dış politika ve güvenlik konularında kamuoyunun bilgiye erişimini sınırlandırarak demokratik denetim işlevini zayıflatıyor. İran’la yaşanan örtülü çatışma sürecinde haber akışının bu denli kısıtlanması, İsrail içinde ve uluslararası alanda şeffaflık tartışmalarını alevlendiriyor.
Lübnan1 olay18 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Bahçeli'den İsrail'e: Netanyahu Çetesi Siyasi Ömrünü Kana Bağlamıştır
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında İsrail'in Lübnan'a yönelik ateşkesi ihlal eden saldırılarına sert tepki gösterdi. Bahçeli, 'Netanyahu çetesi siyasi ömrünü kana bağlamıştır' ifadesiyle İsrail yönetimini hedef aldı. Açıklamada, saldırıların uluslararası hukuka aykırılığına vurgu yapıldı ve İsrail hükümetinin iç siyasi hesaplarla bölgesel istikrarsızlığı körüklediği öne sürüldü. Bu çıkış, Türkiye'de siyasi yelpazenin geniş bir kesiminde İsrail'in son dönemdeki askeri eylemlerine karşı yükselen eleştirilerin bir parçası olarak kaydedildi. Bahçeli'nin açıklamaları, hem iktidar hem muhalefet partilerinin İsrail politikalarına dair benzer kaygıları paylaştığı bir ortamda geldi. Söz konusu tutum, Filistin meselesine duyarlı kamuoyunda İsrail'e yönelik diplomatik baskının artması beklentisini güçlendiriyor. İsrail'in ne zaman ateşkesi ihlal ettiği ve Lübnan'a hangi ölçekte saldırdığı konusunda Bahçeli'nin konuşmasında ayrıntıya girilmezken, ifadeler genel bir kınamanın ötesinde Netanyahu hükümetinin varlığını savaşla sürdürdüğü iddiasını içeriyor. Bu söylem, bölgede kalıcı barış arayışlarına gölge düşüren yeni gerilimleri siyasi söyleme taşıma çabası olarak değerlendiriliyor.
Lübnan1 olay16 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Lübnan Bağlantılı Kişi ve Kuruluşlara Yaptırım Getirdi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Lübnan ile bağlantılı iki kuruluş ve üç kişiyi yaptırım listesine ekledi. Yaptırım kapsamına alınan kuruluşlar Lübnan Medya Grubu ve Lübnan'daki Şehitler Vakfı olurken, Assaad Halim Hardan, Wi'am Wahhab ve Hafiz Makhluf da listede yer aldı. Bu adımlar, terörizmle mücadele (SDGT) ve Lübnan'a özgü programlar çerçevesinde atıldı. Yaptırımlar, ABD'nin Lübnan'daki siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa katkıda bulunduğu değerlendirilen aktörlere yönelik baskıyı artırma politikasının bir parçası. Özellikle Hizbullah ve müttefikleriyle ilişkili olduğu bilinen kişi ve yapılar hedef alınıyor. Lübnan derin bir ekonomik kriz ve siyasi çıkmaz içindeyken, bu tür yaptırımlar uluslararası toplumun ülkedeki nüfuz araçlarından biri olarak dikkat çekiyor. Yeni eklemeler, Washington yönetiminin Lübnan'daki belirli çevrelere yönelik kısıtlayıcı tedbirlerini genişlettiğini gösteriyor.
Lübnan11 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın İran Çıkışı ve Hürmüz Krizi Ateşkes Gerilimini Artırıyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın serbest bırakılacak dondurulmuş varlıklarını yalnızca ABD ürünleri satın almak için kullanabileceğini öne sürdü. İranlı yetkililer bu iddiayı reddederken, iki ülke arasında olası bir ateşkes anlaşmasına yönelik belirsizlik arttı. Hürmüz Boğazı'nda bir kargo gemisine düzenlenen saldırı sonrası Uluslararası Denizcilik Örgütü, bölgede mahsur kalan 11 bin denizcinin kurtarma çalışmalarını durdurdu. Saldırının sorumlusu netleşmezken, boğazdaki deniz trafiğinin güvenliği uluslararası ticaret açısından ciddi endişe yaratıyor. Bu gelişmeler, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik açıklamalarıyla birleşerek Lübnan sınırındaki tansiyonu canlı tutuyor ve bölgedeki geniş çaplı bir ateşkes ihtimalini zayıflatıyor.
Lübnan1 olay3 gün önce