İsrail askerleri Lübnan köyüne sızdı, toprak set inşa etti
İsrail birlikleri, Lübnan'da Haziran ayındaki bir anlaşma gereği Lübnan ordusunun kontrolüne bırakılan bir köye gece sızarak doğu girişini kapatan topraktan bir bariyer oluşturdu. Yerel yetkililer ve devlet medyasının Cumartesi günü doğruladığı olayda, İsrail güçlerinin bölgeden çekilip çekilmediği belirsizliğini koruyor. Haziran'da varılan mutabakatla Lübnan ordusuna teslim edilen köydeki bu tek taraflı eylem, İsrail-Lübnan sınırındaki kırılgan dengeleri sarsarak yeni bir anlaşmazlığa yol açtı. Sızma ve bariyerin inşası, anlaşmanın ihlali olarak değerlendirilirken, Lübnan tarafının nasıl bir karşılık vereceği merak ediliyor. Bölgedeki güvenlik durumunun seyri, gelecek saatlerde yapılacak açıklamalara bağlı olacak.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Lübnan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik09 Ağu 04:16
Israelis infiltrate Lebanese village, build barrier
BEIRUT: Israeli troops infiltrated a Lebanese village placed under the control of Lebanon’s army as part of a June agreement, building an earthen barrier there overnight, state media and the local mayor said on Saturday. A correspondent saw the barrier, situated at the village’s eastern entrance and blocking the road. The local authorities said it was unclear if any Israeli forces remained in the area. “An Israeli occupation army force advanced into the village of Zawtar al-Gharbiya shortly after midnight… and erected a new earthen barrier near the town square,” Lebanon’s state-run National News Agency (NNA) reported. Zawtar al-Gharbiya was one of two designated “pilot zones” where the Lebanese army was to take over as part of a US-sponsored framework agreement signed with Israel. The Israeli military said it was “not aware of such an event in this area”. Israel invaded south Lebanon after Hezbollah entered the Middle East war on the side of Iran in March. Israeli forces continue to occupy a broad band of territory in the south along the border. Its invasion and widespread bombing campaign have killed more than 4,300 people, according to Lebanon’s health ministry, and displaced hundreds of thousands more. Under the June agreement, Lebanon is meant to disarm Hezbollah while Israel is supposed to gradually pull back its forces. Beirut’s army deployed to Zawtar al-Gharbiya on July 21, and around 50 families have since returned to the village, mayor Abed Ezzeddine said. Israeli troops had been present on the outskirts of the village before the deployment. Ezzeddine said they were surprised to see the barrier in the morning, located around 100 metres from the town square. Confirming the incident, a Lebanese military source said it was a violation of the framework agreement. Separately, the military later reported that “three soldiers were wounded, one of them moderately, while dismantling unexploded ordnance” in Zawtar al-Gharbiya on Saturday. Lebanon and Israel had just completed their seventh round of direct negotiations in Rome on Thursday, with a Lebanese source said the Israelis refused to discuss withdrawing from more areas before making sure Beirut’s military had full control over the pilot zones. Hezbollah rejects the deal and refuses to surrender its weapons, while Israel still carries out intermittent strikes on southern Lebanon despite a ceasefire in place since June. The NNA on Saturday reported artillery shelling in southern Lebanon. Published in Dawn, August 9th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ordusu Lübnan’ın güneyinde kalıcı üsler inşa ediyor
Planet Labs’e ait güncel uydu görüntüleri, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde kontrol ettiği 602 kilometrekarelik alanda yeni üsler, lojistik yollar ve yıkılan köyler aracılığıyla varlığını kalıcı hale getirdiğini ortaya koydu. Bu faaliyetler, askerî operasyonun geçici olmadığını, aksine bölgede uzun süreli bir konuşlanma hazırlığı yapıldığını gösteriyor. Üst düzey bir İsrailli askerî yetkili, Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’da bir yıla kadar kalmaya hazır olması talimatı verildiğini belirtti. Altyapı çalışmalarının genişlemesi, ateşkes olasılığını zayıflatırken bölgedeki insani durumu da ağırlaştırıyor.
Lübnan2 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemi
Maariv: Lübnan Ordusu Güneyde Sorumluluk Alacak, İsrail Çekilecek
İsrail merkezli Maariv gazetesine göre, Lübnan’ın güneyinde güvenlik sorumluluğunun Lübnan ordusuna devredilmesini ve Hizbullah’ın bölgeye dönüşünün engellenmesini öngören bir plan üzerinde çalışılıyor. Plana karşılık İsrail’in işgal altında tuttuğu bazı bölgelerden sınırlı şekilde çekilmesi değerlendiriliyor. Haberde, “pilot bölgeler” olarak belirlenecek alanlarda planın uygulanmasına yönelik bir mekanizma kurulmasının ele alındığı belirtiliyor. Hizbullah’ın bu girişime ilişkin tutumuna dair ise aynı haberde bilgi yer almadı.
Lübnan1 olay25 Haz - Aynı ülke gündemi
BM: Lübnan'da Yerinden Edilenlerin Yüzde 40'ı Geri Döndü
Birleşmiş Milletler, Lübnan'da çatışmalar nedeniyle yerinden edilen bir milyondan fazla insanın yaklaşık yüzde 40'ının kendi bölgelerine geri döndüğünü açıkladı. Bu hareketlilik, ateşkes sonrası insani durumun kısmen normale döndüğüne işaret ediyor. Ancak geri dönenlerin karşılaştığı altyapı hasarı ve hizmet eksikliği, sürdürülebilir çözüm ihtiyacını ortaya koyuyor. Uluslararası yardım kuruluşları, yerinden edilmiş kişilerin tamamının güvenli ve gönüllü geri dönüşü için destek çağrısında bulunuyor.
Lübnan1 olay01 Tem - Aynı ülke gündemi
İsrail'de Askeri Sansür: Yılda 5 Bin Haber Engellendi
İsrail’de askeri sansür mekanizması, geçen yıl 5 binden fazla haberin yayımlanmasını engelledi veya içeriğini değiştirdi. +972 Magazine’in aktardığı verilere göre özellikle İran’la gerilimin tırmandığı dönemlerde askeri istihbarat günde ortalama 15 habere müdahale etti. İsrail yasaları, medya kuruluşlarının güvenlikle ilgili tüm haberleri yayın öncesinde orduya sunmasını zorunlu kılıyor. Bu uygulama, İsrail’in uluslararası basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 116. sıraya gerilemesine yol açtı. Askeri sansür, özellikle dış politika ve güvenlik konularında kamuoyunun bilgiye erişimini sınırlandırarak demokratik denetim işlevini zayıflatıyor. İran’la yaşanan örtülü çatışma sürecinde haber akışının bu denli kısıtlanması, İsrail içinde ve uluslararası alanda şeffaflık tartışmalarını alevlendiriyor.
Lübnan1 olay18 Haz - Aynı ülke gündemi
Lübnan'da Ateşkese Rağmen Yerinden Edilenler Evlerine Dönemiyor
Lübnan'da sağlanan ateşkes, görece bir sükunet getirse de, ülkenin güneyindeki çatışmalardan etkilenen on binlerce kişi için kalıcı bir çözüm sunmuyor. Yerinden edilenlerin önemli bir bölümü, İsrail hava saldırılarında evlerinin yıkılması ya da yaşadıkları kasabaların İsrail ordusunca işgal edilmiş olması nedeniyle geri dönemiyor. Beyrut'ta konuşan Hüseyin Merhi, hem evi yıkılan hem de kasabası işgal altında kalan on binlerce kişiden sadece biri. Ateşkes, bölgede tansiyonu düşürse de, özellikle güney Lübnan'daki yıkım ve işgal koşulları, yerel halkın günlük yaşamına dönmesini engelliyor. Uluslararası toplumun ateşkesi memnuniyetle karşılamasına rağmen, sahadaki gerçeklikler insani dramın sürdüğünü gösteriyor. Evsiz kalan ve geçim kaynaklarından mahrum kalan bu insanlar için barış, henüz soyut bir kavram olarak kalmaya devam ediyor. Uzmanlar, kalıcı bir çözüm için sadece silahların susmasının yeterli olmadığını, işgal altındaki bölgelerin durumu ve yeniden inşa sürecinin ele alınması gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, ateşkesin getirdiği sükunet, yerinden edilmiş nüfus için anlamlı bir değişiklik yaratmayacaktır.
Lübnan1 olay25 Haz - Aynı ülke gündemi
ABD ve AB'den Lübnan'a, BM'den Güney Sudan'a Yeni Yaptırımlar
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), LEBANESE MEDIA GROUP ve MARTYRS FOUNDATION IN LEBANON kuruluşlarıyla birlikte Assaad Halim HARDAN, Wi'am WAHHAB ve Hafiz MAKHLUF adlı kişileri yaptırım listesine ekledi. Bu varlıklar, terörizm ve Lübnan'a ilişkin yaptırım programları kapsamında Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine alındı. Eş zamanlı olarak Avrupa Birliği de konsolide finansal yaptırım listesini güncelleyerek, Lübnan merkezli Asbat al-Ansar örgütünü ve Izz Hasan AL-DIN adlı kişiyi terörle mücadele programına, Hannibal Muammar QADHAFI'yi ise Libya yaptırım rejimine dâhil etti. Bu adımlar, Lübnan'daki siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa müdahil olan ve terör faaliyetlerine destek sağlayan yapılara yönelik uluslararası mali baskıyı artırıyor. ABD yaptırımlarının bilhassa Lübnan'daki medya ve sosyal ağlar ile ilişkili aktörleri hedef alması dikkat çekerken, AB listesindeki eklemeler bölgedeki radikal gruplara ve Libya'daki eski rejim unsurlarına finansman akışını kesmeyi amaçlıyor. Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, GABRIEL JOK RIAK MAKOL, SIMON GATWECH DUAL, JAMES KOANG CHUOL, PETER GADET, MARIAL CHANUONG YOL MANGOK ve SANTINO DENG WOL dâhil altı kişiyi Güney Sudan konsolide yaptırım listesine ekledi. Bu karar, iç savaşın derinleştirdiği insani kriz ve barış sürecini baltalayan kişilere yönelik uluslararası toplumun yaptırım enstrümanının genişlediğini gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, farklı coğrafyalarda uluslararası aktörlerin hedefli yaptırımlar yoluyla hesap verebilirliği sağlamaya dönük ortak çabalarını yansıtıyor.
Lübnan14 olay30 Haz