İran'dan ABD-KİK Bildirisine Sert Tepki: 'Müdahaleci ve Provokatif'
İran, ABD Dışişleri Bakanı ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanlarının Bahreyn'deki görüşmelerinin ardından yayımlanan ortak bildiriyi kınadı. Tahran, bildiriyi 'müdahaleci, sorumsuz ve provokatif' olarak nitelendirirken, açıklamada İran'a yönelik tehdit iddialarının reddedildiğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı, bildirideki pozisyonları eleştirerek, bu tür açıklamaların bölgesel istikrara katkı sağlamayacağını vurguladı. ABD-KİK bakanlar toplantısında İran'ın bölgedeki faaliyetleri, nükleer programı ve balistik füze kapasitesi konusundaki endişelerin dile getirildiği tahmin ediliyor. İran, bu suçlamaları sürekli olarak reddediyor ve bölgedeki askeri varlığını meşru savunma olarak tanımlıyor. Bu son karşılıklı açıklamalar, İran ile ABD ve müttefikleri arasında uzlaşmazlığın devam ettiğini gösteriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik26 Haz 10:33
Tehran rejects US-GCC statement citing 'Iran's threats' as 'interventionist, provocative'
Iran on Friday condemned a joint statement issued by the US secretary of state and Gulf Cooperation Council (GCC) foreign ministers, describing it as “interventionist, irresponsible and provocative.” In a statement, the Iranian foreign ministry criticised positions outlined in the joint communique issued after the GCC-US ministerial meeting in Bahrain on Thursday and warned against what it called continued hostile and interventionist behaviour in the region. Tehran dismissed Washington’s stated “enduring commitment” to the security of GCC member states as “mere rhetoric” and a distortion of reality, arguing that the US military presence in the region has become a source of insecurity and division. The ministry said the recent use of military bases and facilities in regional countries during US and Israeli strikes on Iran demonstrated that Washington did not value the security of its regional partners. It urged regional states whose territory and facilities were allegedly used during the conflict to reconsider their positions, saying they had obligations under international law and the principle of good neighbourliness to prevent third parties from using their territory to carry out hostile acts against Iran. Iran also rejected repeated accusations regarding its peaceful nuclear programme, calling them fabricated by the US and Israel, and urged GCC member states to cooperate with Tehran on establishing a nuclear weapons-free zone in West Asia. The statement also condemned references in the GCC-US communique to Iran’s missile and drone capabilities, saying Tehran would not show “the slightest leniency” in defending its sovereignty and military deterrence. Iran also criticised the GCC for aligning with Washington and Israel in describing Palestinian and Lebanese resistance groups as “Iranian proxies,” saying that the only “proxy” in the region is Israel. On the Strait of Hormuz, Tehran said security disruptions in the waterway were a direct result of recent US and Israeli military actions and accused some regional states of complicity. The ministry reiterated that the Strait of Hormuz lies within the territorial waters of Iran and Oman and said shipping management there would be governed by Article 5 of the recently signed war-ending memorandum of understanding. Iran called on GCC member states to reassess their regional security approach, insisting that collective security could only be achieved through cooperation among regional countries without foreign intervention. On Thursday, the US and Gulf Cooperation Council countries called for the reopening of the Strait of Hormuz, stressing that free navigation through the strategic waterway remains “essential” to regional and global security. In a joint statement issued after a US-GCC ministerial meeting in Manama, the two sides emphasised “free, unconditional, and unrestricted navigation,” including the right of transit passage under international law, and rejected “any tolls, fees, or attempts to assert control” over the Strait of Hormuz. The ministers also stressed the need to maintain unity as US-Iran negotiations move toward a more permanent end to hostilities while citing the shared objective of preventing Iran from developing or acquiring a nuclear weapon. They welcomed the recently signed memorandum of understanding between the US and Iran and recognised the mediation roles of Pakistan and Qatar. The statement also said any trade and investment with Iran would be “conditional and reversible,” depending on Tehran’s compliance with the memorandum and any final agreement, as well as ending what it called Iran’s “destabilising behaviour.”
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Geçici Anlaşması Cuma İmzalanıyor, Trump'tan Netanyahu'ya Sert Uyarı
ABD ile İran, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de geçici bir anlaşma imzalamaya hazırlanıyor. 14 maddelik mutabakat zaptı, iki aylık ateşkesin uzatılmasını ve İran'ın nükleer programına ilişkin kapsamlı müzakerelerin başlamasını öngörüyor. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı 'başarılı' olarak nitelendirirken İran'ın asla nükleer silah sahibi olamayacağını vurguladı. Her iki taraf da anlaşmadan zaferle çıktığını iddia ediyor. Washington, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun elden çıkarılmasını talep ederken Tahran'dan henüz resmî bir açıklama gelmedi. Analistler bu adımı nihaî bir çözümden ziyade sıkı denetimli bir müzakere sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriyor. Trump ise anlaşmanın imzalanmaması durumunda savaşın yeniden başlayacağı uyarısında bulunarak masada sert gücü elden bırakmadığını gösterdi. Aynı gün Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik 'biraz aklını başına alması gerektiği' çıkışı dikkat çekti. İsrail basını, Netanyahu'nun bakanlarına Trump'ı şahsen eleştirmemeleri talimatı verdiğini yazdı. Bu söylemler, müttefik iki ülke arasında İran'a yaklaşım konusundaki gerilimin su yüzüne çıktığına işaret ediyor.
ABD19 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve İran, Pakistan Arabuluculuğunda Barış İçin 60 Günlük Yol Haritası Belirledi
ABD ve İran, Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda haftalardır süren yoğun arka kanal görüşmelerinin ardından barış müzakereleri için bir çerçeve üzerinde anlaştı. İslamabad Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasıyla başlayan süreç, İsviçre'nin Burgenstock kasabasında dörtlü teknik görüşmelere dönüştü. Pazartesi günü sonuçlanan görüşmelerde taraflar, nihai barış anlaşmasına 60 gün içinde ulaşmayı hedefleyen bir yol haritasını kabul etti. Anlaşma, İran'ın savaşın bittiğini ilan etmesiyle umut yaratsa da, İsrail'in 'mücadelemiz bitmedi' açıklaması ve derin güvensizlik, sürecin hassasiyetini ortaya koyuyor. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyareti, Müslüman ülkeler arasında yeni bir güvenlik yapısı çağrısıyla bölgesel iş birliği vurgusu yaptı. Öte yandan Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için kurulan iletişim hattı ve ABD'nin Lübnan'daki ateşkesi denetleme mekanizması, kapsamlı bir düzenlemenin işaretleri olarak değerlendiriliyor. Pakistan'ın başını çektiği arabuluculuk, küresel ve bölgesel aktörlerin savaşın sonlandırılması yönündeki iradesini yansıtıyor.
ABD21 olayAz önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Çerçeve Anlaşması 300 Milyar Dolarlık Fon İçeriyor
Reuters'a bilgi veren bir kaynağa göre, ABD-İran çerçeve anlaşması İran'a yatırımı tetiklemek üzere 300 milyar dolarlık özel bir fonun kurulmasını öngörüyor ve bu tutarın yarısından fazlası için şimdiden taahhüt alınmış durumda. Dubai çıkışlı haber, fonun nihai anlaşmanın tamamlanması için her iki tarafa da ekonomik teşvik sağlama amacı taşıdığını belirtiyor. Bu açıklama, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin ekonomik boyutuna ışık tutuyor. Söz konusu fon, yaptırımların kalkması hâlinde İran'ın küresel ekonomiyle yeniden bütünleşmesini hızlandırabilecek büyüklükte. Henüz resmî olarak doğrulanmayan bilgi, tarafların anlaşmaya yönelik taahhütlerini somutlaştırma çabası olarak değerlendiriliyor ve önümüzdeki dönemdeki diplomatik sürecin seyri açısından önem taşıyor.
ABD15 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Senatosu Başkanın İran Savaş Yetkilerini Kısıtlama Girişimini Engelledi
ABD Senatosu, Çarşamba gecesi geç saatlerde yapılan oylamada başkanın İran’a yönelik savaş yetkilerini sınırlandırmayı amaçlayan karar tasarısını bloke ederek daha önceki tutumunu tersine çevirdi. Kararın akıbeti, Senato’daki kapalı kapılar ardındaki bir öğle yemeğinde başkanın Cumhuriyetçilere yönelik sert çıkışının ve Beyaz Saray’ın devreye girmesinin ardından belirsizleşti. Özellikle Senatörler Bill Cassidy ve Rand Paul, müdahale sonrası pozisyon değiştirerek tasarının ilerlemesini zora soktu. Yönetimin savaş için 70 milyar dolar talep ettiği ve 60 oyluk bariyeri aşmak için Demokratların desteğine ihtiyaç duyduğu bildirildi. Bu bağlamda, İran’a karşı askeri operasyonlara ilişkin başkanın manevra alanını koruma çabası, Kongre’deki güç dengesini ve başkanlık savaş yetkileri konusundaki kurumsal gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Oylama, yürütmenin dış politikadaki inisiyatifini sürdürme niyetini pekiştirirken yasama organındaki iç bölünmeleri de ortaya koydu.
ABD1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kremlin: Macron ABD’nin 'avukatı ve basın sözcüsü' olamaz
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Washington’un sözcüsü gibi hareket edemeyeceğini söyledi. Peskov’un açıklaması, Macron’un ABD’nin G76 zirvesinin ardından tarafsız tutumunu terk edip Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklediğini iddia etmesi üzerine geldi. Macron’un sözleri Moskova’da rahatsızlık yarattı. Peskov, Fransız lidere yönelik eleştirisiyle Rusya’nın Batılı devletlerin Ukrayna söylemlerine karşı hassasiyetini ortaya koydu. Fransa’nın diplomatik çıkışı ile ABD politikaları arasındaki yakınlaşma algısı, Kremlin tarafından kendi pozisyonuna yönelik bir sınama olarak yorumlandı. Bu gelişme, Ukrayna krizinde çok taraflı diplomasinin gergin doğasını bir kez daha gözler önüne seriyor.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İtalya, İran'a Üslerinin Savaş Amacıyla Kullanılmadığını Bildirdi
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi’ye İtalya’daki üslerin ABD tarafından savaş operasyonları için kullanılmasına hiçbir zaman izin verilmediğini söyledi. Tajani, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin İran’la yaşanan savaş sırasında bu üslerden yaklaşık 500 ABD uçuşu gerçekleştiği yönündeki açıklamalarının ardından söz konusu görüşmeyi yaptı. İtalyan savunma bakanlığı da Rutte’nin sözlerine ilişkin bir düzeltme yayınladı. Rutte’nin iddiası, İtalya’nın İran’a yönelik doğrudan askeri eylemlerin parçası olarak algılanma riskini doğurdu. Tajani’nin diplomatik hamlesi, Roma’nın Washington’un operasyonlarıyla arasına mesafe koyma ve İran’la gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çabası olarak değerlendiriliyor. İtalya, NATO müttefiki olarak topraklarında ABD üsleri bulundursa da, bu tesislerin kullanım koşulları konusunda ulusal onay mekanizmalarının altını çiziyor. Bu gelişme, Orta Doğu’daki gerilimlerin Avrupa’daki NATO üyeleri üzerindeki diplomatik baskısını gösteriyor. İtalya’nın İran’a verdiği güvence, iki ülke arasındaki ticari ve siyasi ilişkilerin korunması açısından önem taşıyor. Aynı zamanda, NATO içindeki operasyonel şeffaflık ve ulusal egemenlik tartışmalarına da işaret ediyor.
ABD1 olay1 gün önce