Tel Aviv, 1915 olayları için soykırım tanınması çağrısıyla Ankara'yla gerilimi tırmandırıyor
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, perşembe günü yaptığı açıklamada 1915 olaylarının 'Ermeni soykırımı' olarak resmen tanınması çağrısında bulundu. Bu adım, Türkiye'nin uzun süredir reddettiği bir tanımlamayı uluslararası gündeme taşıyarak iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir krize yol açma potansiyeli taşıyor. Çağrı, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarının sürdüğü bir dönemde gelmesiyle dikkat çekti. Türkiye, 1915 olaylarını soykırım olarak niteleyen ülkeleri sert bir dille eleştirirken, İsrail'in bu hamlesi Tel Aviv yönetiminin Ankara'ya yönelik diplomatik baskı araçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Açıklamanın hemen ardından her iki taraftan da resmi bir yorum gelmedi, ancak Türk yetkililerin konuyu yakından takip ettiği belirtiliyor. Uluslararası kamuoyunda ise tanıma çağrısı, İsrail-Türkiye hattındaki kırılgan dengeleri sarsabilecek bir adım olarak görülüyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 26 Haz- Siyasi26 Haz 06:34
Katliamcı İsrail'den Türkiye'yi hedef alan sözde 'Ermeni soykırımı' hamlesi! Tel Aviv'den küstah çağrı
Gazze’de yıllardır soykırım saldırılarını sürdüren ve katliam yapan İsrail, Türkiye’yi hedef alan skandal bir hamlede bulundu. SÖZDE 'ERMENİ SOYKIRIMI’ İÇİN ÇAĞRI İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, sözde “Ermeni soykırımı”nın resmen tanınması yönünde çağrıda bulundu. Söz konusu adım, uluslararası diplomasi hattında yeni bir gerilim başlığı olarak değerlendirilirken, Türkiye’ye yönelik siyasi bir hamle olarak yorumlandı. TEL AVİV’DEN ALÇAK İDDİA İsrail’in bu yöndeki çıkışı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye jet motoru satışının Kongre’ye resmen bildirildiği dönemin hemen ardından geldi. Zamanlamasıyla oldukça dikkat çeken karara ilişkin gerekçe metninde, “kapsamlı ve kesin tarihi belgelere rağmen konunun başta Türkiye olmak üzere organize bir reddetme kampanyasına maruz kaldığına” dair alçak bir iddiada bulunuldu. Karar tasarısının, kabinede yapılacak oylamanın ardından İsrail Meclisi’ne (Knesset) sunulacağı aktarıldı. GELECEK HAFTA GÖRÜŞÜLECEK İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Türkiye ile bozulan ilişkilerin bu tutum değişikliğinde etkili olduğu öne sürüldü. Tasarının gelecek hafta Knesset gündemine alınmasının beklendiği belirtilirken, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın açıklamasına Türkiye’den henüz resmi bir yanıt gelmedi. NE OLMUŞTU? İsrail Başbakanı Netanyahu, geçen sene katıldığı bir programda 1915 olayları için 'Ermeni soykırımı' ifadesini ilk kez kullanmıştı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu'nun kendi suçlarını örtbas etmeye çalıştığı belirtilerek, söz konusu açıklama kesin bir dille reddedildi ve şiddetle kınamıştı.
Milliyet - Siyasi26 Haz 11:10
Gazze’de soykırım, Kafkasya’da manipülasyon
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, pazar günü toplanacak kabineye, Tel Aviv’in tarihinde ilk kez “sözde Ermeni meselesini" resmen tanıyacak bir karar tasarısı sunacağını duyurdu. Saar, X hesabından yaptığı paylaşımda kararın onay sonrası Knesset’e götürüleceğini belirterek, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında Ermeni halkına karşı işlenenleri tanımanın ahlaki ve tarihi bir görev olduğunu, aynı zamanda tarihi gerçeğin inkârının, küçümsenmesinin veya çarpıtılmasının kesinlikle kınanması gerektiğini söyledi. Soykırımla bizzat uluslararası mahkemelerde suçlanan bir devletin, yüz yıl önceki bir acı üzerinden ahlaki vaiz kesilmesi, dış politika gözlemcilerince hem ikiyüzlü hem de stratejik hesaplarla örülü bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Filipinli Gazeteciler Sendikası'ndan İsrail'in Basın Turlarına 'Soykırım Turizmi' Tepkisi
Filipinler Ulusal Gazeteciler Birliği (NUJP), İsrail devleti tarafından finanse edilen ve Filipinli gazetecilerin katıldığı basın turlarını 'soykırım turizmi' olarak nitelendirerek kınadı. Cagayan de Oro kentinde yapılan açıklamada, bu tür sponsorlu gezilerin etik olmadığı ve gazetecilerin İsrail'in Filistin'deki eylemlerine ahlaki ortaklık anlamına geldiği vurgulandı. Tepki, Filipin medya camiasında gazetecilik etiği ve sahadan haber yapma gerekliliği arasında süregelen tartışmanın yeniden alevlenmesine yol açtı. NUJP, gezilerin gazetecileri propaganda aracı haline getirdiğini ve bağımsızlıklarını zedelediğini savunurken, turlara katılan bazı gazeteciler bölgedeki gelişmeleri doğrudan görme imkanı bulduklarını ve bunun haber yapmak için gerekli olduğunu ileri sürdü. Sendika, özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının sürdüğü bir dönemde bu tür ziyaretlerin uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerini meşrulaştırma riski taşıdığına dikkat çekti. Bu tartışma, dünya genelinde devlet destekli basın gezilerine yönelik etik sorgulamaların bir parçası olarak görülüyor. Filipinler'deki tartışma, özellikle çatışma bölgelerinde çalışan gazetecilerin karşı karşıya kaldığı dengeyi gözler önüne seriyor: sahada doğru bilgi edinme ile propaganda aygıtının parçası olmama arasındaki ince çizgi. NUJP, tüm gazetecileri mesleki ilkelere bağlı kalmaya ve sponsorlu gezilerde şeffaflık talep etmeye çağırdı.
İsrail1 olayAz önce - Aynı ülke gündemicanlı
Aksa'da aşırı sağcı bakanın baskını statükoya meydan okuyor
Temmuz ayı sonunda İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, iki binden fazla Yahudi aşırılık yanlısıyla birlikte Kudüs'teki Mescid-i Aksa yerleşkesine girdi. İslam'ın üçüncü en kutsal mabedi olan ve Müslümanların Harem-i Şerif, Yahudilerin Tapınak Tepesi olarak adlandırdığı bu alan, uzun süredir statükonun korunduğu hassas bir bölge. Bu giriş, mevcut düzeni açıkça ihlal eden yeni bir tırmanış olarak değerlendirildi. Arap devletleri ve eski İsrailli yetkililer, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bu tür eylemlere göz yumduğu veya zımnen destek verdiği uyarısında bulundu. Olay, özellikle koalisyon hükümetindeki aşırılıkçı unsurların etkisiyle İsrail'in iç politikasını ve bölgesel ilişkilerini daha da istikrarsızlaştırabilecek bir dönüm noktası olarak görülüyor. Mescid-i Aksa'daki tartışmalı eylemler, geçmişte de şiddetli çatışmalara yol açmıştı. Uzmanlar, bu son gelişmenin, kırılgan ateşkes ortamında Batı Şeria ve Gazze'de yeni gerilimleri tetikleyebileceğini ve özellikle ramazan ayı öncesinde bölgeye yönelik diplomatik çabaları zora sokabileceğini belirtiyor.
İsrail1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Lübnan'da Ateşkesi Hiçe Sayıyor, Batı Şeria'da Operasyonlar ve Yerleşimci Şiddeti Sürüyor
İsrail, ABD arabuluculuğunda varılan güvenlik anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyinde askeri varlığını sürdürüyor. Başbakan Netanyahu, işgal altındaki bölgeye düzenlediği ziyarette çekilmeyeceklerini yineledi ve bazı Hristiyan köylerinin İsrail'e ilhak talebinde bulunduğunu iddia etti. Son günlerde ateşkesi ihlal eden insansız hava aracı saldırılarında iki kişi öldü, bir İsrail askeri çatışmada yaralandı. İşgal altındaki Batı Şeria'da ise askeri baskılar ve yerleşimci şiddeti tırmanıyor. Kudüs yakınlarındaki Kalendiya Mülteci Kampı'na düzenlenen geniş çaplı baskında 51 Filistinli yaralandı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Ayrıca Nablus, El Halil ve Beytüllahim'de yerleşimcilerin saldırılarında sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu onlarca Filistinli yaralandı, evler ve tarım arazileri ateşe verildi. ABD'li Kongre Üyesi Ro Khanna'nın Batı Şeria ziyareti sırasında silahlı yerleşimcilerce alıkonulması, şiddetin uluslararası boyutunu gözler önüne serdi. Bu gelişmeler, İsrail'in varılan anlaşmaları ve uluslararası hukuku hiçe sayarak Lübnan'da askeri operasyonlarını sürdürdüğünü, Batı Şeria'da ise işgal ve yerleşimci şiddetini sistematik biçimde artırdığını ortaya koyuyor. Bölgede gerilimin düşürülmesi için diplomatik çabalar sürerken, sivil kayıplar ve yerinden edilme riskleri ciddiyetini koruyor.
İsrail100 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Rebeca Grynspan BM Genel Sekreterliğinde Sürpriz Aday
Kosta Rikalı diplomat ve eski başkan yardımcısı Rebeca Grynspan, Birleşmiş Milletler'in ilk kadın genel sekreteri olmak için sürpriz bir şekilde öne çıktı. Ebeveynleri Holokost'tan kaçarak Polonya'dan Orta Amerika'ya göç eden Grynspan, mevcut Genel Sekreter António Guterres'in örtülü desteğiyle 'devamlılık adayı' olarak görülüyor. Grynspan'ın adaylığı, BM'nin 77 yıllık tarihinde hiç kadın genel sekreter seçilmemiş olması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Diplomatik kariyerinde kalkınma ekonomisi ve sosyal politika alanlarında görev yapan Grynspan, daha önce BM Kalkınma Programı'nda üst düzey pozisyonlarda bulundu. Diğer adaylar arasında henüz resmi bir duyuru yapılmazken, Grynspan'ın adının güçlü şekilde gündeme gelmesi, seçim sürecinde cinsiyet dengesi ve coğrafi rotasyon tartışmalarını alevlendirdi. BM Güvenlik Konseyi'nin önümüzdeki aylarda adayları değerlendirmesi bekleniyor.
İsrail1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail askerleri Turmusaya'da 80 yaşındaki Filistinliyi darbetti
Filistin Kızılayı, İsrail askerlerinin işgal altındaki Batı Şeria'nın Turmusaya beldesinde düzenlediği baskında 80 yaşındaki Hamis Rabi Cebbara'yı darbettiğini açıkladı. Sağlık ekipleri, başından yaralanan Cebbara'yı hastaneye kaldırdı. Yerel kaynaklar, baskın sırasında ses bombaları atıldığını ve yaşlı adamın fiziksel şiddete maruz kaldığını bildirdi. Bu olay, İsrail güçlerinin Batı Şeria'da düzenlediği operasyonların siviller üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. İsrail ordusu son dönemde, özellikle Filistinli gruplarla yaşanan gerilimlerin ardından bölgedeki baskınlarını sıklaştırmıştı. Turmusaya'daki darp vakası, uluslararası insan hakları örgütlerinin İsrail askerlerinin orantısız güç kullanımına ilişkin raporlarıyla paralellik gösteriyor. Bölgedeki tansiyonun tırmanması, iki devletli çözüm umutlarını da zayıflatıyor.
İsrail1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ordusundan Batı Şeria'da 316 dönüm ağaç sökme emri
Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi, İsrail ordusunun Batı Şeria'da 316 dönümlük alanı kapsayan sekiz askeri emir yayımladığını bildirdi. Açıklamaya göre emirler, yabani bitki örtüsünün kaldırılması ve zeytin ağaçlarının sökülmesini içeriyor ve haritalarla belirlenen bölgeleri kapsıyor. Konsey, bu hamleyi skandal olarak nitelendirirken, zeytin ağaçlarının sökümü bölgede hem ekonomik geçim kaynağı hem de kültürel miras açısından büyük hassasiyet taşıyor. Bu tür askeri emirler, İsrail-Filistin çatışmasında toprak kullanımı ve yerleşim politikaları etrafında tansiyonu artıran gelişmeler arasında görülüyor.
İsrail1 olay3 gün önce