İçeriğe atla
Hikayeler
US
Gelişiyor

ABD Denizaltıları Balina Sesleriyle Kamufle Oluyor; Pentagon Silahlandırmayı Planlıyor

Özet · AI üretimi

ABD Donanması, denizaltılarının tespit edilmesini önlemek amacıyla balina seslerini akustik kamuflaj olarak kullanmaya başladı. Bu yöntem, denizaltıların çıkardığı mekanik gürültünün, okyanusta zaten var olan doğal sesler arasına gizlenmesini sağlıyor. Soğuk Savaş döneminden bu yana su altı akustik üstünlük arayışının bir parçası olan teknoloji, yeni nesil denizaltıların sessizliğini artırmayı hedefliyor. Pentagon, balina seslerinin yalnızca pasif bir maskeleme aracı olmaktan çıkarılıp aktif bir silaha dönüştürülmesini değerlendiriyor. Geliştirilen sistemler sayesinde denizaltılar, balina seslerini taklit ederek düşman sonar sistemlerini yanıltmayı veya iletişim amacıyla bu sesleri kullanmayı planlıyor. Bu, su altı savaşında yeni bir cephe açabilecek hamle olarak görülüyor. Uzmanlar, biyolojik esinli bu teknolojinin, denizaltıların gizliliğini daha önce görülmemiş seviyelere taşıyabileceğine dikkat çekiyor. Ancak balina popülasyonları üzerindeki olası etkiler ve uluslararası sularda kullanımıyla ilgili hukuki sorular da gündeme geliyor. ABD’nin bu alandaki çalışmaları, deniz güvenliği dengelerini değiştirebilecek potansiyele sahip.

Başlangıç 23 Haz 03:59 1 olay Güncellendi 4 sa önce
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

Bu gündeme tepki ver:

Zaman çizelgesi

en güncel: 4 sa önce
  1. Güvenlik23 Haz 03:59

    ABD denizaltıları balina sesiyle 'kamufle' oldu! Pentagon şarkıyı nasıl silaha dönüştürmek istedi?

    Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –Denizaltılar ilk kullanıma alındıkları günden bu yana ordular için en stratejik sistemlerin başında geliyor. Su altına daldıktan sonra büyük bir sürpriz unsuru haline gelen bu araçlar, günümüzde de takip ve tespit edilmemek için su altında seyir gerçekleştirdiğinde büyük bir sessizlik içinde olmaya özen gösteriyor. Bu durum, ABD ve SSCB arasındaki sert rekabet yıllarında da geçerliydi. Taraflar; olası bir çatışma halinde nükleer silahlara sahip denizaltıların beklenmedik bir saldırı yapmasını engellemek için, birbirlerine ait denizaltıları tespit ve takip edebilmek adına büyük bir çaba gösterdi. Bu çabadan ayrı olarak kendilerine ait denizaltıların tespit edilmesini engelleyebilmek adına da ilginç yöntemlere başvurdu. Alıntı Metni BALİNALARIN ŞARKISINI KAMUFLAJ YAPMAK İSTEDİLER Askeri denizaltılar, kullanıldıkları ilk günden bu yana gizlilik söz konusu olduğunda orduların başlıca tercihi oldu.Buaraçlar; suyun altında fark edilmeden devriye, keşif, gözlem ve düşman hatlarının gerisine sızma gibi birçok görevi kusursuz şekilde yerine getirme konusunda oldukça gelişmişti. Nükleer silahların kullanılmaya başlaması ve ilerleyen süreçte denizaltılara entegre edilmesiyle birlikte bu araçların stratejik önemi daha da arttı. Birden fazla nükleer füze taşıyan bir denizaltının, olası bir çatışma halinde tespit edilememesi karşı taraf adına ölümcül bir risk barındırıyordu. Bu sebeple hem SSCB hem de ABD bu konuda oldukça dikkatliydi ve birbirlerine ait denizaltıların konumlarını belirleyebilmek için yoğun çaba gösteriyordu. Ancak bu kadar stratejik olan denizaltıların ciddi bir kusuru vardı: Diğer dost kuvvetlerle hızlı iletişim kurması ve bilgi paylaşması büyük bir sorundu. Bu durumun temel nedeni, radyo dalgalarının tuzlu suda iyi iletilmemesiydi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra radarlar, sonarlar ve diğer sensörler geliştikçe; yüzeyde seyreden ya da sinyal gönderen bir denizaltının konumunun belirlenmesi ve açık hedef haline gelme riski giderek artıyordu. Denizaltılar su altındayken çok düşük frekanslı mesajlar yayınlayabiliyordu ancak bunun için yüzeye nispeten yakın olmaları gerekiyordu. Bu noktada ise yaydıkları titreşimlerin tespit edilme ihtimali doğuyordu. Daha derin bir noktadan mesaj göndermek içinse deniz yüzeyine bir şamandıra yardımıyla anten çıkarılması şarttı; bu da uçakların ya da savaş gemilerinin denizaltıyı fark etmesine yol açabilirdi. Bu açmaz, denizin yüzlerce metre altında seyreden ve temel amacı gizlilik olan nükleer denizaltıların en kronik problemlerinden biriydi. Alıntı Metni EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ ‘İNANDIRICILIK’ OLDU ABD ordusu için geliştirilmesi planlanan bu sistem temelde bakıldığında aslında oldukça basitti. Ancak projenin hayata geçirilmesinde ciddi sorunlar bulunuyordu. Bunların başındaysa ‘inandırıcılık’ geliyordu. Yapay olarak üretilen bu mesajların, okyanustaki gerçek hayvan seslerinin doğallığıyla birebir örtüşmesini sağlamak oldukça zordu. Buna ek olarak, sorun sadece mesajların inandırıcılığı değildi. Deniz canlılarının yaşadığı alanlar da ProjeCombo’nunönündeki en büyük zorluklardan birisiydi. Mesaj gönderilecek bölgede balina ve yunus gibi canlıların yaşam alanlarının olmaması, denizaltının açığa çıkmasına neden olabilirdi. Ya da bu canlıların çiftleşme dönemlerinde çıkardığı sesleri bu dönemin dışında kullanmak, düşman sensörlerinin bu aldatmayı fark etmesine neden olabilirdi. Proje kapsamında birden fazla balina türünün sesi kaydedildi. Yapılan değerlendirme sonucunda ProjeComboiçin en uygun canlının, birden fazla bölgede yaşadığı için katil balinalar olduğu belirlendi. 1970 yılında, Pentagon'un en üst düzey ileri araştırma ve geliştirme birimi olan Savunma İleri Araştırma Ajansı (DARPA),Comboprojesine dahil oldu ve çalışmalara fon sağlamaya başladı. Ancak hayvan seslerinden oluşan yapay mesajlar üretmek oldukça zordu. Bu sebeple kayıt altına alınmış balina seslerinin belirli anlamlara geldiği yeni bir sistem belirlendi. Bu yeni sisteme göre, denizaltı ya da savaş gemisi okyanusa hazır bir ses kaydı bırakacak; karşı taraftaki bilgisayar sistemi ise bu sesi algılayıp ekrana rastgele bir sayı kodu yansıtacaktı. Alıcı mürettebat ise ancak elindeki gizli şifre defterine bakarak o sayıların aslında ne anlama geldiğini çözebilecekti. Ancak bu sistemde ayrıntılı ve detaylı mesajlar göndermek mümkün görünmüyordu ve bu sebeple alınan verim planlananın altında kalıyordu. Alıntı Metni

    Milliyet
ilgili gelişmeler