Trump: 'Ben Olmasam İsrail Yok Olurdu', Gücüm Sınırsız
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İran hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. Trump, İran'a yönelik savaşın ardından gücünün sınırı olmadığını fark ettiğini söylerken, yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran bir güç anlayışı geliştirdiği belirtildi. 'Ben olmasam yok olurlardı' sözleriyle Netanyahu'yu işaret eden Trump, ABD-İsrail ilişkilerindeki kişisel boyutu öne çıkardı. Bu ifadeler, iki lider arasındaki gerilimin yanı sıra Trump'ın başkanlık yetkilerine dair giderek iddialılaşan yorumlarını gün yüzüne çıkarıyor ve Orta Doğu'da diplomatik dengelerin liderler arası dinamiklerle şekillenebileceğine işaret ediyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 26 Jun- Security19 Jun, 10:36
ABD-İsrail gerilimi büyüyor mu? Trump bir kez daha Netanyahu'yu işaret etti: Ben olmasam yok olurlardı
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İran ve İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. ‘GÜCÜMÜN BİR SINIRI YOK’ Trump, İran’a yönelik savaşın ardından ‘gücünde hiçbir sınır olmadığını’ fark ettiğini söyledi. Yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla, Trump’ın kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran daha iddialı bir güç anlayışı geliştirdiği ifade edildi. ‘G7 LİDERLERİ BENİ ‘PATRON’ OLARAK GÖRÜYOR Axios’un aktardığına göre Trump, G7 liderlerinin kendisini ‘patron’ olarak gördüğünü, İsrail’in ise kendisine ‘büyük saygı duyduğunu’ ve yönlendirmelerine uyduğunu belirtti. Habere göre, The New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan’ın yakında yayımlanacak ‘Regime Change’ adlı kitabında, Trump’ın Attila, Cengiz Han, Napolyon, Stalin, Mao ve Hitler gibi tarihsel figürlerle kıyaslandığı bir belgeyi incelediği ve bu figürlerin ‘kendi başkanlık gücünün gerisinde kaldığını’ savunduğu iddia edildi. Axios’un haberinde, Trump’ın Büyük İskender, Sezar ve William the Conqueror gibi tarihsel liderleri değerlendirirken ‘uçak ve modern ulaşım imkanlarının olmamasının’ onların gücünü sınırladığını söylediği aktarıldı. ÇİN VE HİNDİSTAN LİDERLERİNE ÖVGÜ Habere göre Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Modi’yi en çok saygı duyduğu liderler arasında sayarken, Xi’yi ‘tam bir iş insanı’, Modi’yi ise ‘çok sert biri’ olarak tanımladı. Axios, Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’in G7’den dışlanmasını eleştirdiğini ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Versailles’da kendisine verdiği yemeği ‘imparatorluk sahnesi’ olarak nitelendirdiğini bildirdi. Haberde ayrıca Trump’ın İsrail ile ilgili olarak, ‘İsrail’in varlığının kendi politikaları sayesinde sürdüğünü’ öne sürdüğü ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile ilişkisini ‘iyi ancak kontrollü’ olarak tanımladığı ifade edildi. ‘BEN OLMASAYDIM İSRAİL BUGÜN YOK OLURDU’ Trump, “Ben olmasaydın, İsrail bugün yok olurdu. Netanyahu’yu dengede tutmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Axios’a göre Trump, İran’la ilgili sürecin ekonomik etkilerine dikkat çekerek savaşın genişlemesinin küresel bir ekonomik krize yol açabileceğini, petrol fiyatlarındaki düşüş ve borsa yükselişini ise aldığı kararların doğruluğuna işaret olarak sundu. Haberde, Trump’ın ABD ekonomisinin sınırlayıcı bir unsur olduğunu kabul ettiği ve ‘büyük buhranla özdeşleşmek istemediğini’ söylediği de yer aldı. GREAT MAN BELGESİ ‘SAHTE TARİHÇİ’YE AİT ÇIKTI Axios’un aktardığına göre Trump, Truth Social’da paylaştığı ve ‘Great Man’ olarak adlandırılan belgede, tarih boyunca birçok lideri geride bıraktığını savunan bir değerlendirmeye yer verdi. Belgenin yazarının ise resmi bir tarihçi değil, golfçü Gary Player’ın uzun süredir yakın çevresinde bulunan bir isim olduğu öne sürüldü. Belgenin sonuç bölümünde, Trump’ın küresel ölçekte güç kullanma kapasitesinin onu ‘dünya tarihinde yaşamış en güçlü insan’ yaptığı iddia edildi. NE OLMUŞTU? The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump ile Netanyahu'nun sık sık yaptığı görüşmelerin artık dostane olmadığı ve Trump'ın ABD ekonomisini zorlayan ABD-İsrail/İran Savaşı'na son vermeye çalışırken kendisini bu savaşa iten Netanyahu'ya sert sözler sarf ettiği öne sürüldü. Trump'ın Lübnan konusunda son zamanlarda yaptığı bir telefon görüşmesinde, Netanyahu'ya "Neden binaları havaya uçuruyorsunuz? Binaları havaya uçurmayı bırakın." dediği aktarılan haberde, bir başka görüşmede ise Trump'ın savaşın tetiklediği küresel ekonomik gerilemenin kendisini 1930'lardaki Büyük Buhran ve Herbert Hoover ile ilişkilendirebileceğinden şikayet ettiği belirtildi. Haberde açıklamalarına yer verilen bir kaynak, mutabakat öncesi nükleer silahlarla ilgili hükümler hakkında yapılan bir görüşmede Netanyahu'nun Trump'a "Donald, bunu nasıl doğrulayacaksın?" sorusunu sorduğunu ve diğer görüşmelerde de geçmişteki olaylara dayanarak İranlılara güvenilmemesi gerektiğini söylediğini iddia etti. Üst düzey bir yönetim yetkilisi de görüşmelerde Netanyahu'nun daha fazla askeri harekat yapılması yönünde ısrarcı olduğunu ve Trump'ın ise bu durumdan bıktığını belirterek "Bibi (Netanyahu), başkana neden bir şeyi havaya uçurması gerektiğini, İsrail istihbaratının bunu nasıl ve ne zaman yapacağını bildiğini anlatıyor. Başkan da dinliyor. Görüşmeler genellikle aynı şekilde geçiyor." dedi. Söz konusu iddialara ilişkin görüşleri sorulan İsrail Başbakanlık Ofisi, yorum taleplerini yanıtsız bıraktı. Bir Beyaz Saray yetkilisi ise "Trump'ın Netanyahu ve İsrail ile harika bir ortaklığı olduğunu" ancak "hiçbir ülke ya da liderin Başkan Trump'a bir şey yapması için baskı uygulayamayacağını" söyledi. TRUMP, SAVAŞ İLERLEDİKÇE NETANYAHU'NUN İDDİALARINA ŞÜPHEYLE YAKLAŞMAYA BAŞLADI Durumu yakından takip eden kaynaklar, Trump'ın İran ile savaşa girmeye, danışmanlarının çoğundan ve İsraillilerin tahmin ettiğinden daha fazla istekli olduğunu belirterek Netanyahu'nun İran'a yönelik ayrıntılı saldırı planları hazırladığını ve bunları başkana sunduğunu ifade etti. Başlangıçta Trump'ın Netanyahu ile birlikte saldırıların hedefleri isabetli vurması, kaç İranlı liderin etkisiz hale getirildiği ve bir sonraki bombalamanın nereye yapılacağı konusunda heyecan duyduğunu aktaran kaynaklar, savaş ilerledikçe Trump'ın Netanyahu'nun bazı iddialarına şüpheyle yaklaştığını ve İran hükümetini devirmek için Iraklı silahlı Kürt grupların İran'a girmesi planını reddettiğini belirtti. Kaynaklar, ateşkes olmasına rağmen İsrail'in Lübnan'ı bombalamaya devam etmesinin Trump'ı en çok sinirlendiren şey olduğunu ve Trump'ın bir ara İsrailli ve Lübnanlı yetkilileri Oval Ofis'e çağırarak anlaşmayı bizzat arabuluculuk yoluyla sağlamaya çalıştığını aktardı. İki fay hattı aynı anda kırılabilir! ABD'yi bekleyen korkunç deprem senaryosu Dünyanın en çok balistik füzeye sahip 10 ülkesi belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?
Milliyet - Security20 Jun, 00:22
ABD Başkanı Trump: Ben olmasaydım bugün İsrail diye bir yer olmazdı
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırıların bir zorunluluk olduğunu ve nükleer silaha sahip olmamaları gerektiğini belirterek "Ben olmasaydım bugün İsrail diye bir yer olmazdı" dedi.Devamı için tıklayınız
- Security21 Jun, 16:38
Trump tehdit etti, İran'dan yanıt geldi: 'Ciddiye almıyoruz'
ABD ile müzakereler için İsviçre’de bulunan, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehdidine ilişkin, “ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz” dedi.
- Humanitarian23 Jun, 11:35
Trump: İran en üst düzey nükleer denetimleri kabul etti
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın en üst düzey nükleer denetimleri kabul ettiğini ve bunun karşılığında Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını kaldırmayı kabul ettiğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada İran'ın uzun yıllar boyunca en üst düzey nükleer denetimleri kabul ettiğini öne sürerek bunun "nükleer dürüstlüğü" sağlayacağını söyledi. Trump, İran'ın bu koşulları kabul etmemesi halinde müzakerelerin devam etmeyeceğini belirtti. İran'ın çeşitli tavizler verdiğini savunan ABD Başkanı, “İran'ın tavizleri sebebiyle Hürmüz Boğazı'nı açık bırakmayı kabul ettim, deniz ablukası kaldırıldı.” dedi. “ABLUKA YENİDEN UYGULANABİLİR” Trump, ABD donanmasına ait unsurların bölgede kalmaya devam edeceğini belirterek, gerekli görülmesi halinde ablukanın yeniden devreye alınabileceğini ifade etti. Ancak mevcut koşullarda böyle bir ihtimalin oldukça düşük olduğunu savunan Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin olumlu ilerlediğini söyledi. “FONLAR SADECE İLAÇ VE GIDA İÇİN KULLANILACAK” ABD Başkanı, ABD Hazine Bakanlığı tarafından serbest bırakılan fonlar ile yaptırım gelirlerinin ABD kontrolündeki emanet hesaplarda tutulacağını belirtti. Söz konusu kaynakların yalnızca ABD'den satın alınacak gıda ve tıbbi malzemeler için kullanılacağını kaydeden Trump, mısır, buğday ve soya fasulyesi gibi ürünlerin de bu kapsamda İran'a sağlanacağını ifade etti. İran'da insani bir kriz yaşandığını öne süren Trump, yardımın gecikmeden ulaştırılması gerektiğini söyledi. HÜRMÜZ'DEN REKOR PETROL GEÇİŞİ Trump ikinci paylaşımında ise Hürmüz Boğazı'ndan bir günde 19 milyon varil petrol geçtiğini ve bunun tüm zamanların rekoru olduğunu savundu. Petrol fiyatlarının gerilediğini belirten Trump, "Dünya artık çok daha güvenli bir yer." ifadelerini kullandı. Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakerelerin geleceğine ilişkin yeni bir işaret olarak değerlendirilirken, İran tarafından henüz resmi bir doğrulama gelmedi.
- Security23 Jun, 12:18
Trump: İran, sonsuza dek üst düzey nükleer denetimlere tam ve eksiksiz razı oldu
ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafının, nükleer programına yapılacak üst düzey denetlemelere "tam ve eksiksiz razı olduğunu", aksi takdirde müzakerelerin sürmeyeceğini belirtti.
- Security23 Jun, 19:11
ABD Başkanı: Adil bir anlaşma yapmaya çalışıyoruz
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağına dair açıklamasını yinelerken, "İşler yolunda gidiyor." ifadesini kullandı. Trump, İran ile adil bir anlaşmaya varmaya çalıştıklarını dile getirdi.
- Security24 Jun, 03:50
Çelişkili ilişki
ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat sonrası teknik görüşmelerin devam etmesi beklenirken, iki taraftan yapılan açıklamalar genellikle çelişiyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafının, nükleer programına yapılacak üst düzey denetlemelere “tam ve eksiksiz razı olduğunu”, aksi takdirde müzakerelerin sürmeyeceğini belirtti. Trump, İran tarafının buna razı olmadığı bir senaryoda müzakerelerin bitmiş olacağını belirterek, “İran’ın verdiği bu ve diğer önemli tavizlere dayanarak Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına ve deniz ablukasının artık uygulanmamasına izin vermeyi kabul ettim. Bu şu anda çok düşük bir ihtimal gibi görünüyor ancak olur da ablukanın yeniden uygulanması gerekirse diye tüm gemiler yerinde kalacak” ifadelerini kullandı. İlginizi Çekebilir Hürmüz’de hızlı geçiş Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı’nın serbest bırakacağı İran varlıkları ve kaldıracağı yaptırımlar sonucu açığa çıkacak kaynakların, yine Amerika’nın kontrol ettiği bir hesaba aktarılacağını belirten Trump, bunların Amerikalı üreticilerden gıda ve tıbbi malzeme satın almak için kullanılacağını kaydetti. Trump, önceki gün “Eğer İran anlaşmanın gereklerini yerine getirmez ya da uygun davranmazsa, yapmam gerekeni yaparım” derken, “İki önemli sonuç elde ettik. Birincisi Boğaz açık ve açık kalacak. İkincisi ise İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak” değerlendirmesinde bulunmuştu. Trump, başka bir paylaşımında da Hürmüz Boğazı’ndan 19 milyon varil petrol taşınmasıyla “rekor kırıldığını” aktararak, “Petrol fiyatları düşüyor ve dünya daha güvenli bir yer” görüşünü paylaştı. ‘Füzeler konuşulmayacak’ Bu açıklamalar İran tarafında ise karşılık bulmadı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının ardından belirli ürünlerin satın alımında kullanılacağı iddialarına ilişkin, “Dondurulmuş varlıklarla ilgili bir sınırlama söz konusu değil” dedi. Bekayi “Ülkenin faydasına nasıl olursa o yönde kullanılacak” ifadelerini kullandı. Nükleer meseleler ve yaptırımların kaldırılması konusunda müzakerelere başlanması için mutabakat zaptındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizen Bekayi, “İran’ın savunma kapasitesi ve füze programı hiçbir şekilde görüşmelerde konuşulmadı ve hiçbir zaman müzakere konusu olmayacak” dedi. İran basını da, ABD ile teknik görüşmelerde ülkenin balistik füzelerinin de konuşulacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. ‘İki aya imzalanabilir’ Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise, ABD ile İran arasındaki teknik görüşmelerde İran’ın nükleer programı, balistik füze kapasitesi, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi konuların ele alınacağını söyledi. Şerif, “Eğer süregelen müzakereler başarıyla sonuçlanırsa, 60 gün içinde mutabakat zaptı kalıcı ve uzun vadeli bir anlaşmaya dönüşebilir” diye konuştu. İran ile ABD arasında İsviçre’de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turunda, mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detaylar ele alınmıştı. Taraflar nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştı. Pilot senkronize İHA filosu görmüş! İran üzerinde vurulduktan sonra düşen ve büyük bir kurtarma operasyonuyla İran dışına çıkartılan Amerikan savaş pilotunun olayla ilgili ifadeleri büyük dikkat çekti. CNN’in özel haberine göre, istihbarat yetkililerine bilgi veren pilot, uçaktan atlamadan önce, çok sayıda İran İHA’sının havada bir denizanası formasyonunda uçtuğunu gördüğünü belirtti. Pilotun bu açıklaması dikkat çekerken, İran’ın İHA programıyla ilgili kabiliyetleri konusunda soru işaretleri de oluşturdu. Uzmanlar, pilot gerçekten senkronize hareket eden bir filoyu gördüyse, bu İran’ın insansız hava aracı yeteneklerinde endişe verici bir ilerlemeye işaret ettiğini belirtiyor. Pezeşkiyan Pakistan’a gitti Washington ile Tahran arasında Katar ile birlikte arabuluculuk yapan Pakistan, savaşın başlamasından bu yana ilk yurt dışı seyahatini yapan İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ı ağırladı. Ziyarette enerji, ticaret ve bölgesel güvenlik başlıklarının ele alındığı belirtilirken, Pakistan’ın başkenti İslamabad’ta adeta Pezeşkiyan seferberliği yaşanması dikkat çekti. Pezeşkiyan’ın uçağına Pakistan hava kuvvetlerine ait jetlerin eşlik ettiği belirtilirken, caddelere, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zardari ve Başbakan Şehbaz Şerif’in yer aldığı afişler göze çarptı.
Milliyet - Security26 Jun, 18:48
Trump: Süleymani’yi öldürmem İran’ı da çok mutlu etti
ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen İnanç ve Özgürlük Koalisyonu'nun "Çoğunluğa Giden Yol (Road to Majority) 2026" Konferansı'na katıldı. Konferans kapsamında konuşan Trump'ın sözlerinden satırbaşları şöyle; "İran’ın dron kapasitesi %80 azaldı, liderlerini öldürdük ikincisini öldürdük ve hiç kimse İran’ın lideri olmak istemiyor. ‘Kim başkan olmak ister’ dediler ve hepsi ‘hayır, teşekkürler.’ dedi. İran’ın bugün 4 ay öncesinden daha güçlü olduğunu söylüyorlar, donanmaları yok. Anlaşma yapmak için can atıyorlar. 47 yıllık süreç boyunca terör estirdiler kolları ve bacakları olmayan gençleri gördüğünüzde bombadan olduğunu biliyordunuz. Bize katılmayacaklarını söylediklerini duyduk. Bazı generallerimizle görüştük. ‘Ne düşünüyorsunuz? Sizce tek başımıza halledebilir miyiz?’ dedim. ‘Yapacağız efendim’ dediler ve ertesi gün kasım Süleymani ölmüştü. Nereden ve ne zaman geleceğini biliyorduk. Ben onları suçlamıyorum çünkü önceki akşam katılmayacaklarını söylediler ve biz bunu çok güzel bir biçimde hallettik. Ayrıca İran’ın İŞİD birimini de ortadan kaldırdık. Hayatta kalsaydı (Süleymani) çok iyi bir generaldi ama çok hastalıklı bir adamdı. İşinde iyiydi ama kötücül biriydi. Süleymani’nin ölümü geçtiğimiz yüzyılın en önemli olaylarından biriydi. Süleymani’yi öldürmem İran’ı da çok mutlu etti çünkü ondan korkuyorlardı. Dünya çok daha güvenli bir yer oldu. İran’ı defetmek için yolumuzdan saptık, piyasaları düşürmek zorunda kaldık ama buna değdi. Hürmüz Boğazı’ndan geçen bir gemiye dronla saldırdılar. Bir gemiyi vurdular ancak bunu yapamazlar. Petrolün düşeceğini söylüyorum. Her şey çok iyi gidiyordu. En iyi ekonomiye sahibiz ve finans uzmanlarımı odaya getirdim. Borsada ve her şeyde rekor kırdık. Bunların hepsini bir kenara koymamız gerektiğini ve savaşa girmemiz gerektiğini finansman uzmanlarıma söyledim. İran İslam Cumhuriyeti’ne gideceğiz ve onlara çok sert bir darbe vuracağız dedim. Barrack Obama’nın yaptığı nükleer sözleşmesini feshettim. Onlara on milyonlarca dolar verdi. Uçak bile yolladı. Onlarda füze üretti. Ben burada İran nükleer anlaşmasını ortadan kaldırdım. Gerçekten faciaydı. Ben vadesi dolmadan iptal etmiştim."
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın 'Canavar' aracı NATO zirvesi için Ankara'ya indi
ABD Başkanı Donald Trump'ın resmî devlet aracı olarak kullandığı ve 'Canavar' olarak bilinen zırhlı limuzin ile konvoy araçları, Türkiye'de düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde Ankara'ya getirildi. Cadillac One adıyla da anılan araç, başkanlık güvenlik protokolünün kritik bir parçasını oluşturuyor. Bu transfer, Trump'ın zirveye bizzat katılacağını teyit ederken, ABD'nin lojistik hazırlıklarını gözler önüne serdi. Trump yönetiminin zirve için Türkiye'yi tercih etmesi ve ilgili hazırlıklar, Washington'ın NATO içindeki angajmanını ve Türkiye'nin ittifaktaki stratejik konumunu vurguluyor. Araç konvoyu gibi üst düzey güvenlik önlemleri, zirvenin uluslararası medya ve diplomatik çevrelerdeki yüksek profilini yansıtıyor. NATO liderlerinin Ankara'da bir araya geleceği bu toplantı, transatlantik güvenlik konuları, kolektif savunma taahhütleri ve bölgesel krizlere odaklanacak. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, ittifakın güneydoğu kanadının önemini bir kez daha teyit ederken, ABD Başkanı'nın varlığı ikili ve çok taraflı diplomasi fırsatlarını da beraberinde getiriyor.
ABD5 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump Ankara'da Zelenskiy ve Şara ile kritik zirvelere hazırlanıyor
Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ayrı ayrı görüşeceğini duyurdu. Açıklama, Beyaz Saray Baş Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly tarafından telekonferans yoluyla yapılan basın toplantısında geldi. Görüşmelerin, NATO müttefikleriyle yapılacak istişarelerin hemen ardından gerçekleşmesi planlanıyor. Bu temaslar, Rusya-Ukrayna savaşı ve Suriye'deki siyasi geçiş süreci gibi uluslararası gündemin en sıcak başlıklarında ABD'nin diplomatik angajmanını yansıtıyor. Ankara'da bir araya gelecek liderlerin, bölgesel istikrar ve güvenlik konularını masaya yatırması bekleniyor. Trump'ın Zelenskiy ile görüşmesi, ABD'nin Ukrayna'ya desteğinin seyri açısından önem taşırken, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile yapılacak ilk yüz yüze temas ise Şam yönetimiyle ilişkilerde yeni bir aşamaya işaret edebilir. Ziyaretin zamanlaması, NATO Zirvesi'nin hemen sonrasına denk gelerek ittifakın doğu kanadı ve Orta Doğu'daki meydan okumalara bütüncül bir yaklaşım sunma çabası olarak değerlendiriliyor.
ABD3 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Uzayda Saldırı Lazer Silahları Geliştirmeyi Planlıyor
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin uzaydan saldırı amaçlı lazer silahları geliştirmeyi planladığını açıkladı. Katz, "Hiçbir ülkenin uzayda saldırı düzenleme kabiliyeti yok. Bu kapasiteyi elde ederek dünyada lider ülke olmalıyız" ifadelerini kullandı ve bu hamlenin caydırıcılık avantajı sağlayacağını belirtti. Bu duyuru, İsrail'in devam eden kara savaşlarının yanı sıra askeri hedeflerini uzaya taşıma niyetini ortaya koyuyor. Uzayın silahlandırılması uluslararası alanda hassas bir konu olmaya devam ederken, İsrail'in bu adımı diğer uzay güçlerinin tepkisine yol açabilir ve yeni bir stratejik rekabet alanı yaratabilir. Planın zaman çizelgesine veya teknik ayrıntılara ilişkin henüz bir bilgi paylaşılmadı.
ABD1 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Kripto Girişimlerinden 1.4 Milyar Dolar Gelir Bildirimi
ABD Başkanı Donald Trump, 2025 mali yılına ait resmi mal varlığı bildiriminde, ailesinin kripto para girişimlerinden 1.4 milyar doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı. Salı günü ABD Hükümet Etiği Ofisi'ne sunulan belgeler, Trump'ın gelirinin büyük kısmının artık dijital varlıklardan kaynaklandığını gösteriyor. Bu gelir, Trump yönetiminin kripto para sektörüne yönelik olumlu politikalarının ardından geldi. Trump'ın başkanlığı döneminde kripto varlıklara yönelik düzenlemelerin gevşetilmesi, bu alandaki yatırımların değerini artırdı ve aile şirketlerine önemli kazançlar sağladı. Söz konusu durum, başkanın kişisel mali çıkarları ile kamu politikaları arasındaki çıkar çatışması tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, bu kadar yüksek bir gelirin, Trump'ın kripto düzenlemelerine yaklaşımını etkileyebileceği yönünde kaygılarını dile getiriyor.
ABD6 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'tan İran'a Haftalık Süre: 'Anlaşmak İçin Can Atıyorlar'
ABD Başkanı Donald Trump, Rushmore Dağı'ndaki konuşmasında İran'ın anlaşmaya varmak için yoğun istek duyduğunu belirtirken, Hamaney için bir haftalık süre tanıdıklarını ifade etti. Trump, "İran anlaşmak için can atıyor. O kadar çok istiyorlar ki..." sözleriyle Tahran yönetiminin müzakerelere açık olduğunu öne sürdü. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik azami baskı politikası ve zaman zaman yükselen askeri gerilimlerin gölgesinde geldi. İki ülke arasında nükleer program ve bölgesel nüfuz konularında uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar bulunuyor. Trump yönetimi, daha önce de diplomatik çözüm sinyalleri vermiş ancak karşılıklı güvensizlik nedeniyle somut ilerleme sağlanamamıştı. Trump'ın verdiği bir haftalık sürenin, müzakereleri hızlandırma veya İran'ı köşeye sıkıştırma amacı taşıdığı değerlendiriliyor. Tahran'dan henüz resmi bir yanıt gelmezken, bölgesel dengeler ve enerji piyasaları üzerindeki olası etkiler yakından izleniyor.
ABD3 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu: Lübnan'daki Hristiyan Köyler İsrail'e İlhak Talebinde Bulundu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'ın güneyindeki bazı Hristiyan köylerinin Hizbullah'tan korunmak amacıyla İsrail'e ilhak edilmeyi talep ettiğini öne sürdü. Netanyahu, Hizbullah'ın bu köyleri tehdit ettiğini ve İsrail'in onları koruduğunu iddia etti. Bu açıklama, İsrail ile Lübnan arasındaki gerginliklerin sürdüğü bir dönemde geldi. Netanyahu'nun iddiası bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı ve Lübnanlı yetkililerden herhangi bir yanıt alınmadı. Bölgedeki Hristiyan toplulukların siyasi duruşu karmaşık olup, İsrail'in bu tür ifadeleri Lübnan'ın egemenliği ve iç dinamikleri üzerinde tartışmalara yol açabilir.
ABD1 olay10 sa önce