Fidan: Türkiye'nin Ev Sahipliği Trump'ın NATO Katılımını Sağladı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesinde Türkiye'nin üstlendiği ev sahipliğinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söyledi. Fidan, birçok Avrupa ülkesinin bu görüşü paylaştığını aktardı. Zirvenin küresel açıdan kritik bir dönemde gerçekleşeceğine dikkat çeken Bakan, Türkiye'nin NATO içinde tek başına görüş oluşturabilen bir kutup niteliği taşıdığını belirtti. Önümüzdeki toplantıda, ABD-İran nükleer mutabakatı dahil önemli konuların ele alınacağı ve bu kararların Trump'ın katılımı olmadan alınamayacağı vurgulandı. Fidan'ın Rusya temaslarına ilişkin ise iki ülke arasında işbirliğinin önünde büyük engeller bulunmadığı ve her alanda çalışma iradesinin mevcut olduğu mesajı verildi. Bu denge siyaseti, Ankara'nın hem NATO müttefikleriyle hem de Moskova ile aynı anda yürüttüğü diplomatik trafiği yansıtıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 gün önce- Diplomatik18 Haz 05:24
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan NATO açıklaması: Türkiye olmasa Trump gelmeyecekti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya'yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Rusya'daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Bakan Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi. 'ZOR VE DERİN KONULAR ELE ALINDI' Bakan Fidan, Rusya'nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Bakan Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti. Bakan Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar" ifadesini kullandı. 'DONETSK HALLOLMADAN OLMA ŞANSI YOK' Bakan Fidan, "Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok' diyorlar" ifadelerini aktardı. 'ANLAYIŞIMIZI DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM' Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Bakan Fidan, şöyle devam etti: "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım." 'ÖNEMLİ ADIMLAR ATILABİLECEĞİNE İNANMAKTAYIZ' Bakan Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi. Bakan Fidan, "Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor'un gelip Türkiye'ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız" diye konuştu. ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİ Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Bakan Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı. Bakan Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, "Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız" dedi. 'NÜKLEER DOSYADA 2 ÖNEMLİ HUSUS VAR' Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Bakan Fidan, şunları kaydetti: "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek." Bakan Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD'ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran'ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, "ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim" diye konuştu. 'İSRAİL BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR' İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Bakan Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Bakan Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı. İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Bakan Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı. 'TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ' Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi'ne ilişkin konuşan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı."
- Diplomatik18 Haz 05:52
Bakan Fidan: NATO'da kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesinin küresel açıdan kritik bir dönemde gerçekleştirileceğini söyledi. Bakan Fidan, Türkiye'nin NATO içinde tek başına görüş oluşturabilen bir kutup niteliği taşıdığını da belirtti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Rusya'yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. NATO VE ANKARA ZİRVESİ Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO zirvesine ilişkin konuşan Bakan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti. “TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ” Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı." "NATO'DA KUTUP OLMA NİTELİĞİ TAŞIYAN ÜLKE TÜRKİYE" Türkiye'nin NATO içerisindeki konumuna dikkati çeken Bakan Fidan, “NATO'nun içerisinde kabaca üç grup var. ABD başlı başına bir kutup. Avrupa Birliği bir kutup, bir de bunun dışında kalan ülkeler. Bunun dışında kalan ülkelerden tek başına görüş oluşturma, adeta bir kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye.” dedi. Ankara'da düzenlenecek zirvenin Türkiye'nin uluslararası rolü ve NATO'daki konumunu pekiştirmesini daha da güçlendireceğini ifade eden Fidan, "2024 yılında bu zirveyi düzenlemeye talip olduğumuzda bu kritik dönemi esasen öngörmüştük." değerlendirmesinde bulundu. TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ Rusya'daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi. Fidan, Rusya'nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti. Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar." ifadesini kullandı. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE MÜZAKERELERDEKİ TUTUM Bakan Fidan, "Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok.' diyorlar." ifadelerini aktardı GÜNEY KAFKASYA VE ORTA ASYA Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Fidan, şöyle devam etti: "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım." Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi. Bakan Fidan, "Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor'un gelip Türkiye'ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız." diye konuştu. ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİ Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı. Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, "Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız." dedi. ABD-İRAN MUTABAKATI Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Fidan, şunları kaydetti: "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek." Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD'ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran'ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, "ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim." diye konuştu. “İSRAİL, BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR” İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz." ifadelerini kullandı. İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı.
- Diplomatik18 Haz 08:48
ABD-İran mutabakatının nükleer dosyası! Bakan Fidan 2 noktanın altını çizdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin "Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor." dedi. Öte yandan Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatıyla ilgili olarak "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun, İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek" ifadelerini kullandı.
- Diplomatik18 Haz 06:19
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin "Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil....Devamı için tıklayınız
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Bahçeli Zengezur Koridoru’na 'Turan Koridoru' Adını Verdi, Temel Atıldı
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Zengezur Koridoru ile ilgili 'Adını doğru koyalım. Bu hat, Turan Koridoru’dur.' açıklamasını yaptı. Proje, Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında kara bağlantısı kurmayı ve bu hattı Türkiye’ye uzatmayı hedefliyor. Bölgesel bağlantısallığı artıracak koridor, enerji ve ticaret rotalarını çeşitlendirme potansiyeliyle stratejik önem taşıyor. Projenin Türkiye ayağını oluşturan Kars-Dilucu Demiryolu’nun temeli, 22 Ağustos 2025’te atıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun da katıldığı tören, koridorun hayata geçirilmesi yönünde somut bir adıma işaret ediyor. Demiryolu tamamlandığında, Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan kesintisiz bir güzergâh oluşacak. Bahçeli’nin 'Turan Koridoru' ifadesi, projeye siyasi ve ideolojik bir boyut kazandırırken; altyapı çalışmaları bölgesel iş birliğinin somutlaştığını gösteriyor. Koridorun inşası, Kafkasya’daki jeopolitik dengeleri etkileyebilecek ve Türk devletleri arasındaki bağı derinleştirebilecek unsurlar barındırıyor.
Türkiye2 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
Al Jazeera: Bayraktar Doktrini Türkiye'nin Jeopolitik Gücünü Artırıyor
Al Jazeera tarafından yayımlanan bir analizde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişi ve özellikle Bayraktar insansız hava araçlarına dayanan yeni askeri doktrininin uluslararası güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiği vurgulandı. 'Bayraktar doktrini' olarak adlandırılan yaklaşımın, son 44 yılda oluşan konvansiyonel savaş kurallarını dönüştürdüğü belirtildi. Analizde, Türkiye'nin insansız sistemleri etkin kullanımı sayesinde bölgesel çatışmalarda belirleyici bir aktör haline geldiği, bu durumun NATO içindeki dengeleri de etkileyebileceği ifade edildi. Uzmanlar, düşük maliyetle yüksek hassasiyet sunan bu teknolojinin, orta ölçekli güçler için asimetrik avantaj sağladığını kaydetti. Jeopolitik açıdan değerlendirildiğinde, Bayraktar sistemlerinin Libya, Suriye ve Karabağ gibi çatışma sahalarında elde ettiği sonuçlar, Türkiye'nin askeri caydırıcılığını pekiştirirken, savunma ihracatı yoluyla ekonomik ve diplomatik nüfuzunu da artırdığı gözlemlendi.
Ermenistan1 olay12 Haz - Ortak aktörcanlı
Türkiye 'Somali Modeli' ile Afrika'da Savunma Etkisini Artırıyor
Türkiye, Afrika'daki askeri eğitim faaliyetlerini genişletiyor. Mali ve Nijer'den gelen askerlerin Türkiye'deki özel kuvvetler eğitimlerini tamamladığı bildirildi. Fransız radyosu RFI'ye göre Ankara, 'Somali modeli' olarak tanımlanan stratejiyle kıtada savunma ve güvenlik alanındaki etkisini uzun vadeli olarak artırmayı hedefliyor. Bu adım, uluslararası basında dikkat çekerken, Türkiye'nin savunma sanayii ve askeri iş birliklerinin Batılı ülkelerin geleneksel nüfuz alanlarında yeni bir dinamik oluşturduğu yorumları yapılıyor.
Fransa1 olay07 Haz - Ortak aktörcanlı
Anlaşma umudu petrolü düşürdü, nükleer belirsizlik sürüyor
ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını hedefleyen müzakereler ilerleme kaydetti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, masada “oldukça sağlam” bir öneri bulunduğunu belirtirken, Reuters geçici ateşkes, ablukanın kaldırılması ve bazı yaptırımların hafifletilmesini öngören bir anlaşma üzerinde uzlaşıldığını ancak henüz sonuçlanmadığını aktardı. Petrol fiyatları, anlaşma iyimserliğiyle haftaya düşüşle başladı; Brent tipi ham petrol yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti. Buna karşın nükleer dosyada belirsizlik sürüyor. İran’ın BM misyonu, Tahran’ın barışçıl nükleer programı hakkında Washington’un “yalan ve dezenformasyon” yaydığını öne sürdü. İranlı yetkililer, ABD ile şu anda nükleer konuda doğrudan görüşme olmadığını ifade ediyor. Rubio ise önerinin nükleer meseleyi de ciddi ve zaman sınırlı bir müzakere sürecine bağlayacağını söyledi. Beyaz Saray’da düzenlenen toplantıda ateşkes planı hakkında nihai karar alınamaması, süreçteki kararsızlığı yansıtıyor. Jeopolitik gelişmeler ekonomik yansımalarını da gösteriyor. AB, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği için daha fazla Avrupa gemisine ihtiyaç olduğunu açıkladı. Bu arada İran savaşı Kanada’nın alüminyum ihracatını Avrupa’ya yöneltirken, Rusya-Belarus nükleer tatbikatları ve Ukrayna’nın BMGK’yi acil toplantıya çağırması küresel gerilimleri canlı tutuyor. ABD-İran hattındaki olumlu sinyaller enerji piyasalarında rahatlama yaratsa da, kalıcı bir çözümün önündeki siyasi belirsizlikler piyasalarda dalgalanmayı sürdürebilir.
159 olay1 sa önce - Ortak aktörcanlı
Ermenistan'da Bağımsızlığın En Kritik Seçimi: İktidar Çoğunluğu Korudu Ama Gücü Sınırlı
Kara ve Hazar Denizleri arasında, İran, Rusya ve Türkiye ile çevrili küçük bir kara ülkesi olan Ermenistan, 35 yıl önce bağımsızlığını kazanmasından bu yana en önemli seçimini gerçekleştirdi. Bu seçim, ülkenin iç siyaseti ve reform süreci açısından kritik görülüyor. Başbakan Nikol Paşinyan'ın lideri olduğu Sivil Sözleşme Partisi, parlamentoda çoğunluğu elde etmeyi başardı. Ancak parti, anayasa değişikliği gibi kapsamlı reformları tek başına hayata geçirebilmek için gereken üçte iki çoğunluğun altında kaldı. Sonuç, Paşinyan hükümetinin önünde siyasi uzlaşı gerekliliğini ortaya koyarken, Ermenistan'ın jeopolitik konumu nedeniyle bölgesel dengeler açısından da yakından takip edildi.
ABD1 olay09 Haz - Ortak aktörcanlı
Ermenistan seçim öncesi Rusya'dan Batı yanlısı güçlere karşı uyarı
Ermenistan'da parlamento seçimleri yaklaşırken, binlerce kişi başkent Erivan'da hükümeti protesto etti. Göstericiler, mevcut yönetimin izlediği politikaları 'haince' olarak nitelendirip, yeniden seçilmeleri halinde 'Azerbaycanlılarla birlikte yaşamak' zorunda kalacakları uyarısında bulundu. Azerbaycan, Ermenistan'ın uzun süredir rakibi ve iki ülke arasında kırılgan bir barış süreci yürütülüyor. Bu iç tartışmaların ötesinde, seçimlerin üzerinde daha büyük bir gölge var: Rusya, oy verme işlemi öncesinde 'Avrupa yanlısı güçlerin' seçilmemesi yönünde uyarılarda bulundu. Ermenistan'ın son dönemde Moskova ile tarihi bir kopuş yaşadığı ve Batı'ya yöneldiği biliniyor. Rusya'nın bu çıkışı, bölgedeki nüfuz mücadelesinin seçimlere doğrudan yansıması olarak değerlendiriliyor. Ermenistan için bu seçim, yalnızca iç siyasi tercihleri değil, aynı zamanda jeopolitik yönelimini de belirleyecek kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Halkın tercihi, ülkenin Rusya ile geleneksel bağlarını mı koruyacağını yoksa Batı ile entegrasyonu mu derinleştireceğini ortaya koyacak.
Ermenistan2 olay08 Haz