Fidan: Türkiye'nin Ev Sahipliği Trump'ın NATO Katılımını Sağladı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesinde Türkiye'nin üstlendiği ev sahipliğinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söyledi. Fidan, birçok Avrupa ülkesinin bu görüşü paylaştığını aktardı. Zirvenin küresel açıdan kritik bir dönemde gerçekleşeceğine dikkat çeken Bakan, Türkiye'nin NATO içinde tek başına görüş oluşturabilen bir kutup niteliği taşıdığını belirtti. Önümüzdeki toplantıda, ABD-İran nükleer mutabakatı dahil önemli konuların ele alınacağı ve bu kararların Trump'ın katılımı olmadan alınamayacağı vurgulandı. Fidan'ın Rusya temaslarına ilişkin ise iki ülke arasında işbirliğinin önünde büyük engeller bulunmadığı ve her alanda çalışma iradesinin mevcut olduğu mesajı verildi. Bu denge siyaseti, Ankara'nın hem NATO müttefikleriyle hem de Moskova ile aynı anda yürüttüğü diplomatik trafiği yansıtıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 18 Haz- Diplomatik18 Haz 05:24
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan NATO açıklaması: Türkiye olmasa Trump gelmeyecekti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya'yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Rusya'daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Bakan Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi. 'ZOR VE DERİN KONULAR ELE ALINDI' Bakan Fidan, Rusya'nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Bakan Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti. Bakan Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar" ifadesini kullandı. 'DONETSK HALLOLMADAN OLMA ŞANSI YOK' Bakan Fidan, "Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok' diyorlar" ifadelerini aktardı. 'ANLAYIŞIMIZI DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM' Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Bakan Fidan, şöyle devam etti: "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım." 'ÖNEMLİ ADIMLAR ATILABİLECEĞİNE İNANMAKTAYIZ' Bakan Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi. Bakan Fidan, "Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor'un gelip Türkiye'ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız" diye konuştu. ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİ Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Bakan Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı. Bakan Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, "Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız" dedi. 'NÜKLEER DOSYADA 2 ÖNEMLİ HUSUS VAR' Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Bakan Fidan, şunları kaydetti: "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek." Bakan Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD'ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran'ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, "ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim" diye konuştu. 'İSRAİL BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR' İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Bakan Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Bakan Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı. İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Bakan Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı. 'TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ' Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi'ne ilişkin konuşan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı."
- Diplomatik18 Haz 05:52
Bakan Fidan: NATO'da kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesinin küresel açıdan kritik bir dönemde gerçekleştirileceğini söyledi. Bakan Fidan, Türkiye'nin NATO içinde tek başına görüş oluşturabilen bir kutup niteliği taşıdığını da belirtti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Rusya'yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. NATO VE ANKARA ZİRVESİ Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO zirvesine ilişkin konuşan Bakan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti. “TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ” Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı." "NATO'DA KUTUP OLMA NİTELİĞİ TAŞIYAN ÜLKE TÜRKİYE" Türkiye'nin NATO içerisindeki konumuna dikkati çeken Bakan Fidan, “NATO'nun içerisinde kabaca üç grup var. ABD başlı başına bir kutup. Avrupa Birliği bir kutup, bir de bunun dışında kalan ülkeler. Bunun dışında kalan ülkelerden tek başına görüş oluşturma, adeta bir kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye.” dedi. Ankara'da düzenlenecek zirvenin Türkiye'nin uluslararası rolü ve NATO'daki konumunu pekiştirmesini daha da güçlendireceğini ifade eden Fidan, "2024 yılında bu zirveyi düzenlemeye talip olduğumuzda bu kritik dönemi esasen öngörmüştük." değerlendirmesinde bulundu. TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ Rusya'daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi. Fidan, Rusya'nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti. Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar." ifadesini kullandı. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE MÜZAKERELERDEKİ TUTUM Bakan Fidan, "Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok.' diyorlar." ifadelerini aktardı GÜNEY KAFKASYA VE ORTA ASYA Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Fidan, şöyle devam etti: "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım." Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi. Bakan Fidan, "Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor'un gelip Türkiye'ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız." diye konuştu. ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİ Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı. Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, "Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız." dedi. ABD-İRAN MUTABAKATI Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Fidan, şunları kaydetti: "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek." Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD'ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran'ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, "ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim." diye konuştu. “İSRAİL, BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR” İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz." ifadelerini kullandı. İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı.
- Diplomatik18 Haz 08:48
ABD-İran mutabakatının nükleer dosyası! Bakan Fidan 2 noktanın altını çizdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin "Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor." dedi. Öte yandan Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatıyla ilgili olarak "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun, İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek" ifadelerini kullandı.
- Diplomatik18 Haz 06:19
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin "Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil....Devamı için tıklayınız
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktör
Al Jazeera: Bayraktar Doktrini Türkiye'nin Jeopolitik Gücünü Artırıyor
Al Jazeera tarafından yayımlanan bir analizde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişi ve özellikle Bayraktar insansız hava araçlarına dayanan yeni askeri doktrininin uluslararası güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiği vurgulandı. 'Bayraktar doktrini' olarak adlandırılan yaklaşımın, son 44 yılda oluşan konvansiyonel savaş kurallarını dönüştürdüğü belirtildi. Analizde, Türkiye'nin insansız sistemleri etkin kullanımı sayesinde bölgesel çatışmalarda belirleyici bir aktör haline geldiği, bu durumun NATO içindeki dengeleri de etkileyebileceği ifade edildi. Uzmanlar, düşük maliyetle yüksek hassasiyet sunan bu teknolojinin, orta ölçekli güçler için asimetrik avantaj sağladığını kaydetti. Jeopolitik açıdan değerlendirildiğinde, Bayraktar sistemlerinin Libya, Suriye ve Karabağ gibi çatışma sahalarında elde ettiği sonuçlar, Türkiye'nin askeri caydırıcılığını pekiştirirken, savunma ihracatı yoluyla ekonomik ve diplomatik nüfuzunu da artırdığı gözlemlendi.
Ermenistan1 olay12 Haz - Ortak aktörcanlı
Ermenistan'da Paşinyan'ın yeni kabinesi onaylandı, büyük değişiklik yok
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, seçimlerin ardından yeni hükümetini kurdu. Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan'ın onayıyla resmileşen kabinede büyük değişiklik yapılmadı. Yalnızca Yüksek Teknoloji Sanayi Bakanlığı'na, istifa eden Mkhitar Hayrapetyan'ın yerine Davit Tadevosyan atandı. Ayrıca Rubinyan parlamento başkanı oldu. Hükümetteki bu sınırlı revizyon, Paşinyan'ın mevcut politika çizgisinde süreklilik arayışını gösteriyor. Yeni kabine, iç siyasette istikrarın korunmasına öncelik verirken, bölgesel gelişmeler ve ekonomik yönetim açısından kritik bir dönemde göreve başladı.
Ermenistan1 olay4 sa önce - Ortak aktörcanlı
Hürmüz Boğazı'nda Anlaşma Umudu Petrolü Düşürdü, Diplomasi Hızlandı
ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik müzakereler ilerlerken, petrol fiyatları haftaya sert düşüşle başladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, masada 'oldukça sağlam' bir öneri olduğunu ve bunun boğazın açılması ile zaman sınırlı nükleer müzakereleri içerdiğini belirtti. Başkan Trump ise anlaşmanın 'bugün' gerçekleşebileceğini ancak aceleleri olmadığını söyledi. İran'ın BM misyonu ise ABD'yi 'yalan ve dezenformasyon yaymakla' suçlarken, Tahran boğaz üzerindeki egemenlik iddiasını yineledi. Bir ABD'li yetkili, boğazda mayın bulunmadığını açıkladı. ABD-İran savaşının tetiklediği enerji krizi riski, tarafların ateşkesi uzatma, deniz ablukasını kaldırma ve bazı yaptırımları hafifletme yönünde ilerlemesiyle azalıyor. Brent petrolü yüzde 4,2 düşüşle 99,16 dolara gerilerken, Beyaz Saray'daki Durum Odası toplantıları karar alma sürecindeki 'büyük kararsızlığı' yansıtıyor. AB Dış Politika Şefi Kallas ise boğazın güvenliği için daha fazla Avrupa gemisine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Küresel enerji arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık, ekonomik yansımaları nedeniyle diplomatik çabaları hızlandırdı. Rusya ve Belarus'un nükleer tatbikatları ile Asya-Pasifik'teki güvenlik endişeleri ayrı bir gerilim hattı oluştururken, uzmanlar İran anlaşmasının bölgesel istikrar için kritik ancak kırılgan olduğunu belirtiyor.
519 olay7 sa önce - Ortak aktörcanlı
ABD'de Siyasi Gündem: Başsavcı Adayı Senato'da, İran'a Saldırılar Sürüyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın başsavcı adayı Todd Blanche, bugün Senato'da zorlu bir onay oturumuna çıkıyor. Eski kişisel savunma avukatı olan Blanche'ın adaylığı, Demokratların sert muhalefetiyle karşı karşıya. Bu oturum, Trump yönetiminin adalet politikalarının şekillenmesi açısından kritik bir sınav niteliğinde. Başkan Trump aynı gün, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın kardeşi ve geçici halefi Darline Graham ile Beyaz Saray'da bir araya gelecek. Graham'ın vefatı, Cumhuriyetçilerin Senato'daki ince çoğunluğu açısından önem taşıyor. Öte yandan Beyaz Saray, İran'ın ABD ile diplomasi kanallarını açık tuttuğunu ve nükleer anlaşmaya varmak istediğini açıkladı. Bu açıklama, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) İran Devrim Muhafızları'na yönelik askeri saldırıları yeniden başlattığını duyurmasıyla çelişkili bir tablo çiziyor. Saldırıların, Ürdün'deki ABD askerlerine yönelik saldırılara misilleme amacı taşıdığı belirtiliyor. Diplomasi ve askeri baskının eş zamanlı yürütülmesi, iki ülke arasındaki gerilimin karmaşık doğasını yansıtıyor.
54 olay12 sa önce - Ortak aktör
Türkiye 'Somali Modeli' ile Afrika'da Savunma Etkisini Artırıyor
Türkiye, Afrika'daki askeri eğitim faaliyetlerini genişletiyor. Mali ve Nijer'den gelen askerlerin Türkiye'deki özel kuvvetler eğitimlerini tamamladığı bildirildi. Fransız radyosu RFI'ye göre Ankara, 'Somali modeli' olarak tanımlanan stratejiyle kıtada savunma ve güvenlik alanındaki etkisini uzun vadeli olarak artırmayı hedefliyor. Bu adım, uluslararası basında dikkat çekerken, Türkiye'nin savunma sanayii ve askeri iş birliklerinin Batılı ülkelerin geleneksel nüfuz alanlarında yeni bir dinamik oluşturduğu yorumları yapılıyor.
Fransa1 olay07 Haz - Ortak aktör
Putin’in Ermenistan’a AB Uyarısı: Rusya Büyükelçiyi Geri Çağırdı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ermenistan’ın Avrupa Birliği üyeliği hedefine sert tepki göstererek, Kiev’deki gelişmelere atıfta bulundu ve Erivan yönetimini ‘Ukrayna senaryosu’ konusunda uyardı. Bu açıklamanın hemen ardından Moskova, iki ülke arasındaki gerilimin tırmanmasıyla Ermenistan’daki büyükelçisini istişareler için geri çağırdı. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, son yıllarda Batı ile bağları güçlendirirken Rusya ile tarihsel ortaklığı sürdürme politikası izliyor. Ancak AB üyeliği girişimleri, Moskova’nın öncülüğündeki Avrasya Ekonomik Birliği’nden tehditlere yol açtı; birlik, Erivan’a yaptırım olarak üyeliğini askıya almayı değerlendiriyor. Rusya, Ermenistan’ı kendi nüfuz alanında tutmak için ekonomik ve diplomatik baskıyı artırırken, bu kriz Sovyet sonrası coğrafyada Moskova’nın azalan etkisini ve Batı’ya kayan eski müttefiklerini kontrol etme çabalarını gözler önüne seriyor.
Rusya2 olay30 May