Fidan: Türkiye'nin Ev Sahipliği Trump'ın NATO Katılımını Sağladı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesinde Türkiye'nin üstlendiği ev sahipliğinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söyledi. Fidan, birçok Avrupa ülkesinin bu görüşü paylaştığını aktardı. Zirvenin küresel açıdan kritik bir dönemde gerçekleşeceğine dikkat çeken Bakan, Türkiye'nin NATO içinde tek başına görüş oluşturabilen bir kutup niteliği taşıdığını belirtti. Önümüzdeki toplantıda, ABD-İran nükleer mutabakatı dahil önemli konuların ele alınacağı ve bu kararların Trump'ın katılımı olmadan alınamayacağı vurgulandı. Fidan'ın Rusya temaslarına ilişkin ise iki ülke arasında işbirliğinin önünde büyük engeller bulunmadığı ve her alanda çalışma iradesinin mevcut olduğu mesajı verildi. Bu denge siyaseti, Ankara'nın hem NATO müttefikleriyle hem de Moskova ile aynı anda yürüttüğü diplomatik trafiği yansıtıyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 18 Jun- Diplomatic18 Jun, 05:24
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan NATO açıklaması: Türkiye olmasa Trump gelmeyecekti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya'yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Rusya'daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Bakan Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi. 'ZOR VE DERİN KONULAR ELE ALINDI' Bakan Fidan, Rusya'nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Bakan Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti. Bakan Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar" ifadesini kullandı. 'DONETSK HALLOLMADAN OLMA ŞANSI YOK' Bakan Fidan, "Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok' diyorlar" ifadelerini aktardı. 'ANLAYIŞIMIZI DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM' Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Bakan Fidan, şöyle devam etti: "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım." 'ÖNEMLİ ADIMLAR ATILABİLECEĞİNE İNANMAKTAYIZ' Bakan Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi. Bakan Fidan, "Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor'un gelip Türkiye'ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız" diye konuştu. ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİ Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Bakan Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı. Bakan Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, "Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız" dedi. 'NÜKLEER DOSYADA 2 ÖNEMLİ HUSUS VAR' Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Bakan Fidan, şunları kaydetti: "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek." Bakan Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD'ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran'ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, "ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim" diye konuştu. 'İSRAİL BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR' İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Bakan Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Bakan Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı. İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Bakan Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı. 'TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ' Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi'ne ilişkin konuşan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı."
- Diplomatic18 Jun, 05:52
Bakan Fidan: NATO'da kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesinin küresel açıdan kritik bir dönemde gerçekleştirileceğini söyledi. Bakan Fidan, Türkiye'nin NATO içinde tek başına görüş oluşturabilen bir kutup niteliği taşıdığını da belirtti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Rusya'yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. NATO VE ANKARA ZİRVESİ Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO zirvesine ilişkin konuşan Bakan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti. “TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ” Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı." "NATO'DA KUTUP OLMA NİTELİĞİ TAŞIYAN ÜLKE TÜRKİYE" Türkiye'nin NATO içerisindeki konumuna dikkati çeken Bakan Fidan, “NATO'nun içerisinde kabaca üç grup var. ABD başlı başına bir kutup. Avrupa Birliği bir kutup, bir de bunun dışında kalan ülkeler. Bunun dışında kalan ülkelerden tek başına görüş oluşturma, adeta bir kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye.” dedi. Ankara'da düzenlenecek zirvenin Türkiye'nin uluslararası rolü ve NATO'daki konumunu pekiştirmesini daha da güçlendireceğini ifade eden Fidan, "2024 yılında bu zirveyi düzenlemeye talip olduğumuzda bu kritik dönemi esasen öngörmüştük." değerlendirmesinde bulundu. TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ Rusya'daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi. Fidan, Rusya'nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti. Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar." ifadesini kullandı. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE MÜZAKERELERDEKİ TUTUM Bakan Fidan, "Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok.' diyorlar." ifadelerini aktardı GÜNEY KAFKASYA VE ORTA ASYA Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Fidan, şöyle devam etti: "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım." Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi. Bakan Fidan, "Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor'un gelip Türkiye'ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız." diye konuştu. ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİ Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı. Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, "Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız." dedi. ABD-İRAN MUTABAKATI Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Fidan, şunları kaydetti: "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek." Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD'ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran'ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, "ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim." diye konuştu. “İSRAİL, BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR” İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz." ifadelerini kullandı. İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı.
- Diplomatic18 Jun, 08:48
ABD-İran mutabakatının nükleer dosyası! Bakan Fidan 2 noktanın altını çizdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin "Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor." dedi. Öte yandan Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatıyla ilgili olarak "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun, İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek" ifadelerini kullandı.
- Diplomatic18 Jun, 06:19
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin "Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil....Devamı için tıklayınız
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktör
Al Jazeera: Bayraktar Doktrini Türkiye'nin Jeopolitik Gücünü Artırıyor
Al Jazeera tarafından yayımlanan bir analizde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişi ve özellikle Bayraktar insansız hava araçlarına dayanan yeni askeri doktrininin uluslararası güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiği vurgulandı. 'Bayraktar doktrini' olarak adlandırılan yaklaşımın, son 44 yılda oluşan konvansiyonel savaş kurallarını dönüştürdüğü belirtildi. Analizde, Türkiye'nin insansız sistemleri etkin kullanımı sayesinde bölgesel çatışmalarda belirleyici bir aktör haline geldiği, bu durumun NATO içindeki dengeleri de etkileyebileceği ifade edildi. Uzmanlar, düşük maliyetle yüksek hassasiyet sunan bu teknolojinin, orta ölçekli güçler için asimetrik avantaj sağladığını kaydetti. Jeopolitik açıdan değerlendirildiğinde, Bayraktar sistemlerinin Libya, Suriye ve Karabağ gibi çatışma sahalarında elde ettiği sonuçlar, Türkiye'nin askeri caydırıcılığını pekiştirirken, savunma ihracatı yoluyla ekonomik ve diplomatik nüfuzunu da artırdığı gözlemlendi.
Ermenistan1 olay12 Haz - Ortak aktörcanlı
ABD-İran Müzakereleri Petrolü Düşürdü, Nükleer Düğüm Çözülemedi
Küresel petrol fiyatları, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferi yeniden başlatacak bir anlaşmaya yaklaşıldığına dair işaretlerle sert düştü. Brent petrolü yüzde 4,2 değer kaybederek 99 doların altına inerken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio 'oldukça sağlam' bir teklifin masada olduğunu belirtti. Teklif, boğazın açılmasını, sınırlı süreli nükleer müzakereleri ve bazı yaptırımların kaldırılmasını içeriyor. Ancak ABD Başkanı Trump, anlaşma tamamlanana kadar ablukanın süreceğini vurguladı. Diplomatik ilerlemeye rağmen nükleer anlaşmazlık çözüme kavuşmadı. İran'ın BM misyonu Washington'u 'yalan ve dezenformasyon' yaymakla suçlarken, Tahran ABD ile nükleer konuda şu anda herhangi bir görüşme yapılmadığını duyurdu. Uzlaşının ateşkesi uzatma ve seyrüseferi serbest bırakma üzerinde yoğunlaştığı, ancak İran'ın nükleer programına dair temel uyuşmazlığın sürdüğü bildiriliyor. AB, Hürmüz Boğazı'nda güvenliği sağlamak için daha fazla donanma gemisi gerekeceğini açıklarken, Beyaz Saray'da İran stratejisinin nihai hedefi konusunda belirsizlik devam ediyor.
282 olay45 dk önce - Ortak aktörcanlı
Paşinyan: Rusya'nın çıkarları Erivan'ınkinden üstün olamaz
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Erivan'da yaptığı görüşme sonrası açıklamalarda bulundu. Paşinyan, AB'nin sağladığı 52 milyon avroluk bütçe desteği için teşekkür ederek ticaretin çeşitlendirilmesi ve ihracatın teşviki konusunda uzun vadeli işbirliği umudunu dile getirdi. Görüşmede, Ermenistan mallarına yönelik Avrupa Komisyonu'nun kolaylaştırıcı adımları da ele alındı. Başbakan, Rusya ile ilişkilere değinerek hiçbir ülkenin çıkarlarının Ermenistan'ın ulusal çıkarlarının üzerinde olamayacağını vurguladı. Bu ifade, Erivan'ın Moskova ile Batı arasındaki dengeli dış politika arayışını yansıtıyor. Son dönemde AB ile yakınlaşma sinyalleri veren Ermenistan, güvenlik bağlamında Rusya'ya bağımlılığını sürdürürken ekonomik olarak alternatif ortaklıklar geliştirme çabasında. Açıklama, Paşinyan'ın Batı yönelimli adımlarının Rusya tarafından nasıl karşılanacağı sorusunu gündeme getiriyor. AB ise Ermenistan'a desteğini artırarak Güney Kafkasya'daki nüfuzunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Ermenistan1 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
Karapetyan'dan Paşinyan sonrası için 'gizli plan' iması ve vatandaşlık engeli
Seçim yenilgisinin ardından muhalif milyarder Samvel Karapetyan, Başbakan Nikol Paşinyan'ı iktidardan uzaklaştırmak için açıklanmayan bir stratejisi olduğuna dair üstü kapalı mesajlar verdi. Ermeni medyasına yansıyan açıklamalarında, ev hapsinde bulunduğu için Rusya ve Kıbrıs vatandaşlıklarından çıkma sürecini tamamlayamadığını, ilgili belgeleri şahsen teslim etmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Karapetyan'ın hukuki durumu, Ermenistan'da seçilme yeterliliği açısından kritik önem taşıyan tek vatandaşlık şartının önünde engel oluşturuyor. Ev hapsi ve dile getirilmeyen siyasi plan, Paşinyan yönetimine karşı muhalefetin karşılaştığı yapısal güçlükleri yansıtıyor. Azerbaycan merkezli AzerNEWS'in aktardığı haberde, Karapetyan'ın mali kaynakları ve Rusya bağlantıları nedeniyle siyasi arenada hâlâ belirleyici bir aktör olduğu, ancak yasal kısıtlamaların etkisini sınırladığı değerlendiriliyor. Sürecin önümüzdeki haftalarda muhalefetin stratejisini netleştirmesi bekleniyor.
Ermenistan1 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
Lahor’da Dershane Çatısı Çöktü: 14 Çocuk Öldü
Pakistan’ın Pencap eyaletine bağlı Lahor kentinde bir dershanenin çatısının çökmesi sonucu 14 çocuk yaşamını yitirdi, 5’i ağır 19 kişi yaralandı. Olayın hemen ardından bölgeye çok sayıda arama-kurtarma ekibi ve ambulans sevk edildi. Yetkililer yaralıların hastanede tedavi altına alındığını açıkladı. Çökmenin nedeni henüz belirlenmezken, farklı kaynaklara göre binanın eski ve bakımsız olduğu iddia ediliyor. Pakistan’da özellikle kaçak ve standart dışı yapılar sık sık can kaybına yol açıyor. Lahor faciası, ülkede okul ve dershane gibi kamuya açık binaların denetimine ilişkin soruları yeniden gündeme getirdi.
Türkiye2 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
İsrail'in Ermeni Soykırımı Teklifi Bakü'nün Kırmızı Çizgilerini Gündeme Getirdi
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın sözde 'Ermeni soykırımının' tanınması yönündeki teklifi, Azerbaycan'da rahatsızlık yarattı. Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, AA Analiz için kaleme aldığı yazıda, Bakü'nün bu hamleyi Güney Kafkasya'daki barış sürecine tehdit olarak gördüğünü belirtti. Azerbaycan, Ermenistan'la normalleşme çabalarının sürdüğü bir dönemde, böyle bir tanımanın süreci baltalayabileceğini ve Ermenistan'ın toprak taleplerini cesaretlendirebileceğini düşünüyor. Bakü'nün kırmızı çizgileri arasında, Ermeni iddialarının üçüncü ülkelerce siyasi amaçlarla kullanılmasına izin verilmemesi yer alıyor. Azerbaycan, İsrail gibi stratejik ortağından gelebilecek bu tür bir adımı, kendi toprak bütünlüğüne ve Karabağ'daki egemenliğine yönelik dolaylı bir meydan okuma olarak değerlendiriyor. Prof. Attar, İsrail'in bu konuda atacağı somut adımların ikili ilişkilerde onarılması güç hasarlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Gelişme, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış görüşmelerinin hassas dengesini etkileme potansiyeli taşıyor. Azerbaycan, uluslararası toplumu, tarihi olayların siyasallaştırılmaması ve bölgesel istikrarın korunması konusunda uyarıyor. Bu bağlamda Bakü'nün tutumu, İsrail ve diğer müttefikler nezdinde net mesajlarla ortaya konuyor.
Afganistan1 olay4 gün önce