Fidan: Türkiye'nin Ev Sahipliği Trump'ın NATO Katılımını Sağladı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesinde Türkiye'nin üstlendiği ev sahipliğinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın katılımını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söyledi. Fidan, birçok Avrupa ülkesinin bu görüşü paylaştığını aktardı. Zirvenin küresel açıdan kritik bir dönemde gerçekleşeceğine dikkat çeken Bakan, Türkiye'nin NATO içinde tek başına görüş oluşturabilen bir kutup niteliği taşıdığını belirtti. Önümüzdeki toplantıda, ABD-İran nükleer mutabakatı dahil önemli konuların ele alınacağı ve bu kararların Trump'ın katılımı olmadan alınamayacağı vurgulandı. Fidan'ın Rusya temaslarına ilişkin ise iki ülke arasında işbirliğinin önünde büyük engeller bulunmadığı ve her alanda çalışma iradesinin mevcut olduğu mesajı verildi. Bu denge siyaseti, Ankara'nın hem NATO müttefikleriyle hem de Moskova ile aynı anda yürüttüğü diplomatik trafiği yansıtıyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 18 Jun- Diplomatic18 Jun, 05:24
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan NATO açıklaması: Türkiye olmasa Trump gelmeyecekti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya'yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Rusya'daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Bakan Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi. 'ZOR VE DERİN KONULAR ELE ALINDI' Bakan Fidan, Rusya'nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Bakan Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti. Bakan Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar" ifadesini kullandı. 'DONETSK HALLOLMADAN OLMA ŞANSI YOK' Bakan Fidan, "Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok' diyorlar" ifadelerini aktardı. 'ANLAYIŞIMIZI DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM' Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Bakan Fidan, şöyle devam etti: "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım." 'ÖNEMLİ ADIMLAR ATILABİLECEĞİNE İNANMAKTAYIZ' Bakan Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi. Bakan Fidan, "Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor'un gelip Türkiye'ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız" diye konuştu. ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİ Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Bakan Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı. Bakan Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, "Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız" dedi. 'NÜKLEER DOSYADA 2 ÖNEMLİ HUSUS VAR' Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Bakan Fidan, şunları kaydetti: "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek." Bakan Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD'ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran'ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, "ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim" diye konuştu. 'İSRAİL BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR' İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Bakan Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Bakan Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı. İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Bakan Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı. 'TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ' Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi'ne ilişkin konuşan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı."
- Diplomatic18 Jun, 05:52
Bakan Fidan: NATO'da kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesinin küresel açıdan kritik bir dönemde gerçekleştirileceğini söyledi. Bakan Fidan, Türkiye'nin NATO içinde tek başına görüş oluşturabilen bir kutup niteliği taşıdığını da belirtti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Rusya'yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. NATO VE ANKARA ZİRVESİ Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenmesi planlanan NATO zirvesine ilişkin konuşan Bakan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti. “TÜRKİYE OLMASA TRUMP GELMEYECEKTİ” Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: "En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO'ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı." "NATO'DA KUTUP OLMA NİTELİĞİ TAŞIYAN ÜLKE TÜRKİYE" Türkiye'nin NATO içerisindeki konumuna dikkati çeken Bakan Fidan, “NATO'nun içerisinde kabaca üç grup var. ABD başlı başına bir kutup. Avrupa Birliği bir kutup, bir de bunun dışında kalan ülkeler. Bunun dışında kalan ülkelerden tek başına görüş oluşturma, adeta bir kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye.” dedi. Ankara'da düzenlenecek zirvenin Türkiye'nin uluslararası rolü ve NATO'daki konumunu pekiştirmesini daha da güçlendireceğini ifade eden Fidan, "2024 yılında bu zirveyi düzenlemeye talip olduğumuzda bu kritik dönemi esasen öngörmüştük." değerlendirmesinde bulundu. TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ Rusya'daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi. Fidan, Rusya'nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti. Fidan, "Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar." ifadesini kullandı. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE MÜZAKERELERDEKİ TUTUM Bakan Fidan, "Rusya'da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. 'Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok.' diyorlar." ifadelerini aktardı GÜNEY KAFKASYA VE ORTA ASYA Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya'da 3+3 Mekanizması'nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Fidan, şöyle devam etti: "Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu'daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya'da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım." Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı. Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi. Bakan Fidan, "Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor'un gelip Türkiye'ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız." diye konuştu. ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME SÜRECİ Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı. Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, "Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız." dedi. ABD-İRAN MUTABAKATI Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu. Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Fidan, şunları kaydetti: "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek." Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD'ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran'ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, "ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail'in Lübnan'ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim." diye konuştu. “İSRAİL, BÖLGEDE YIKIM OLSUN İSTİYOR” İsrail'in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Fidan, bunun tek başına Türkiye'nin sorunu olmadığının altını çizdi. Fidan, "İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail'in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz." ifadelerini kullandı. İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı. Fidan, İsrail'in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı.
- Diplomatic18 Jun, 08:48
ABD-İran mutabakatının nükleer dosyası! Bakan Fidan 2 noktanın altını çizdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin "Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor." dedi. Öte yandan Bakan Fidan, ABD-İran mutabakatıyla ilgili olarak "Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun, İran'da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl 'doğrulanacak', bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek" ifadelerini kullandı.
- Diplomatic18 Jun, 06:19
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin "Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı'nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil....Devamı için tıklayınız
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Yunan basınından Türkiye'nin yükselişine karşı hazırlık çağrısı
Yunanistan'ın Liberal gazetesinde Thanasis Mavridis imzasıyla yayımlanan analizde, Türkiye'nin savunma kapasitesindeki artış, bölgesel ittifakları ve stratejik ağırlığının Atina'da endişe yarattığı belirtildi. Analizde olayların hızla ve tehlikeli şekilde geliştiği ifade edilerek Türkiye'ye karşı hazırlık yapılması gerektiği, 'artık vakti geldi' sözleriyle gündeme getirildi. Söz konusu değerlendirme, Türkiye'nin savunma alanındaki kapasitesinin Yunan kamuoyunda yakından izlendiğini ve iki ülke arasındaki güvenlik algısının hassasiyetini ortaya koyuyor. Haberde resmi bir Atina açıklamasına yer verilmezken, analiz Yunanistan'da Türkiye'nin bölgesel etkisine yönelik tedirginliğin bir yansıması olarak sunuldu.
Türkiye1 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İklim Zirvesi'ne doğru: Türkiye COP31’e hazırlanıyor
NTV, Çarşamba günü saat 11.30’da Benel Yalçın’ın sunumuyla “İklim Zirvesi’ne Doğru” programını ekrana getirecek. Programda, dünyanın kurak geçen mevsimler, artan doğal felaketler ve ekolojik dengenin bozulmasıyla birlikte iklim değişikliğinin ağır sonuçları ele alınacak. Türkiye’nin COP31 hazırlıklarına odaklanan program, küresel ısınma ve iklim krizinin tarih boyunca yaşanan diğer krizlerden farklı olarak gezegenin geleceğini tehdit ettiği mesajını işliyor. İklim krizinin etkileri ve uluslararası iklim müzakerelerine hazırlık süreci programın ana eksenini oluşturuyor.
Türkiye2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Bakan Bolat: Türkiye altyapı ve üstyapıda dünyanın en iyilerinden
AK Parti Kütahya İl Başkanlığı'nda konuşan Bakan Bolat, Türkiye'nin altyapı ve üstyapı açısından dünyanın en iyi ve en yeni ülkelerinden biri haline geldiğini söyledi. Bolat, partinin Ankara'da yüz binlerin katılımıyla kutlanan 25. kuruluş yıl dönümüne değinerek AK Parti teşkilatının dimdik ayakta olduğunu ifade etti. Konuşmasında partinin 24. hizmet yılını tamamlamak üzere olduğunu belirten Bolat, 3 Kasım 2026 itibarıyla 24 yıllık hizmet döneminin dolacağını hatırlattı. Bu ifadeler, iktidar partisinin yerel örgüt toplantısında altyapı yatırımlarına ve siyasi geçmişe yapılan vurguyu ortaya koyuyor.
Türkiye1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu'nun Türkiye söylemleri İsrail seçimlerinde muhalefeti endişelendirdi
İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan söylemlerine yenilerini eklediği bildirildi. Netanyahu'nun seçim kampanyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafının kullanılmaya başlandığı aktarıldı. İki yılı aşkın süredir İran ve Hamas kaynaklı bölgesel gerilimlerin sürdüğü bir ortamda yapılacak seçimlerde Türkiye gündeminin öne çıktığı görülüyor. Muhalefet cephesi, Netanyahu'nun Türkiye üzerinden yürüttüğü kampanya dilinden endişe duyduğunu ifade ediyor. NTV'de yer alan haberde, başbakanın çaresizliğinin söylemlerine yansımaya başladığı değerlendirmesi aktarıldı.
Türkiye1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail hava saldırıları Suriye'nin Ebu Duhr üssünü vurdu
Salı sabahı erken saatlerde Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Duhr hava üssüne sekiz İsrail hava saldırısı düzenlendi. Suriye devlet medyası Ekhbariya, askeri kaynağa dayandırdığı haberinde saldırının pist ve depolama tesislerini vurduğunu aktardı. Ayrı bir askeri kaynak ve üs yakınında yaşayan bir sivil da saldırıyı doğruladı. ABD'nin bölge temsilcisi saldırıyı 'gereksiz tırmanma' olarak nitelendirdi. Suriye devlet medyası can kaybı veya hasarın boyutuna ilişkin ayrıntı vermedi. Saldırı, bölgedeki askeri hareketliliğin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti; ABD'li yetkilinin açıklaması, tırmanma riskine ilişkin endişeyi yansıtıyor.
Türkiye4 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Mekke Savunma Anlaşması NATO'ya alternatif değil; ortak mekanizmalar geliyor
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, geçen hafta Mekke'de imzalanan savunma anlaşması çerçevesinde siyasi ve askeri koordinasyon mekanizmaları kuracak. Ankara'daki savunma bakanlığının açıklamasına göre bu mekanizmalar taraflar arasında eşgüdümü sağlarken savunma sanayii işbirliğini de derinleştirecek. Anlaşma; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katılımıyla imzalanmıştı. Ankara, anlaşmanın NATO üyeliğine alternatif oluşturmadığını ve İttifak'ın 5. Maddesi ile çelişmediğini vurguladı. Türk askerinin bölgesel krizlere çekileceği yönündeki yorumlar da reddedildi. İsrail basınında yer alan analizlerde anlaşmanın Türkiye için savunma sanayii ve ekonomik kazanım kapısı olabileceği, bazı değerlendirmelerde ise buna karşı yeni ittifak senaryolarının tartışıldığı belirtildi.
Türkiye9 olay2 gün önce