Salmonellalı kumpirle gelen ölüm: Aileye 50 bin lira manevi tazminat
İzmir'in Buca ilçesinde 2024 yılında Servet Polat, bir işletmede tükettiği kumpirden kaynaklanan salmonella zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetti. Hastaneye kaldırılıp taburcu edildikten sonra evinde yaşamını yitiren Polat'ın çocukları, işletme hakkında hukuki süreç başlatarak manevi tazminat talebinde bulundu. Mahkeme, her bir çocuğa 50 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Polat'ın çocukları, 'bir annenin hayatı 50 bin lira değil' gerekçesiyle kararı istinafa taşıyacaklarını duyurdu. Bu gelişme, gıda güvenliği ihlallerinde tazminat miktarlarının caydırıcılığı konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Türk Borçlar Kanunu kapsamında manevi tazminatın belirlenmesinde olayın ağırlığı ve kusur oranı dikkate alınırken, benzer davalarda emsal teşkil edebilecek bu karar, tüketici hakları ve işletme sorumluluğu ekseninde yeni bir hukuki mücadeleye kapı araladı.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 gün önce- Ekonomik17 Haz 10:25
Öldüren kumpir için 50 bin lira tazminat kararı
İzmir'de iki yıl önce Servet Polat isimli kadın, yediği kumpirdeki salmonella bakterisi nedeniyle hayatını kaybetmişti. Polat'ın çocukları, ellişer bin liralık manevi tazminat kararını üst mahkemeye taşıyacak. "BİR ANNENİN HAYATI 50 BİN LİRA DEĞİL" İzmir'in Buca ilçesinde 2024 yılında bir işletmede yediği kumpir sonrası zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan ve taburcu edilmesinin ardından evinde hayatını kaybeden Servet Polat'ın (60) ölümüne ilişkin İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen manevi tazminat davası 11 Haziran'da karara bağlandı. Mahkeme, Polat'ın iki çocuğunun 500'er bin lira taleple açtığı davayı kısmen kabul ederek kızı Bahar Zeyrek ile oğlu Murat Polat'a ellişer bin lira manevi tazminata, bu miktarın olay tarihi olan 28 Aralık 2024'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine hükmetti. Bahar Zeyrek, mahkemenin tazminat miktarını yeterli bulmadığını söyledi. Annesinin herhangi bir hastalıktan ölmediğini, salmonella bakterisi nedeniyle yaşamını yitirdiğini anlatan Zeyrek, "Bir insanın hayatı bu kadar kolay olmaması lazım." dedi. Zeyrek, verilecek hiçbir meblağın annelerini geri getirmeyeceğini ifade ederek, "Burada sorumluluğu bulunan herkesin cezasını çekmesini istiyorum. Bir annenin hayatı 50 bin lira değil. Bizim rakam umurumuzda değil. Bana 1 milyon da 5 milyon da verseler annem geri gelmeyecek. Ben adalet arıyorum. Kararı üst mahkemeye taşıyacağız, itiraz edeceğiz. Bizim amacımız para değil, adalet." diye konuştu. Olayın ardından psikolojik sorunlar yaşadığını, tedavisinin sürdüğünü belirten Zeyrek, şunları kaydetti: “Hayatımız mahvoldu. 18,5 ay oldu, annemin ilk defa bugün fotoğraflarına baktım, bakamadım. Orada bizi tanımayan yoktu, yapamadık, her şey annemi hatırlatıyordu. Merdivenden iniyorum annem, oturuyorum annem. Olaydan 15 gün sonra 27 yıldır yaşadığımız evden taşınmak zorunda kaldık.” "KİMSESİZ ÇOCUKLARA BAĞIŞLAMAK İSTİYORUM" Servet Polat'ın oğlu Murat Polat da manevi tazminat davasındaki amaçlarının maddi kazanç olmadığını vurgulayarak, "Verilen parayı kimsesiz çocuklara bağışlamak istiyorum. Annesi ölen çocuklara gitsin bu. Sonuçta bizim annemiz öldü. Bana dünyayı da verseler annem geri gelmeyecek." ifadelerini kullandı. Ailenin avukatı Elif Ayyıldız ise davanın sorumluların hesap vermesi ve benzer olayların bir daha yaşanmamasını amaçladığını kaydederek, bir annenin ihmaller sonucu yaşamını yitirmesinin ardından hükmedilen manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığı ve geride kalan aile bireylerinin yaşadığı derin manevi yıkım karşısında yeterli olmadığını savundu. Ayyıldız, gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin ardından kararı istinafa taşıyacaklarını belirtti. CEZA DAVASI SÜRÜYOR Olayla ilgili İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuksuz sanıklar kumpir satılan iş yerinin sahibi N.D. ile işletmede çalıştığı belirlenen eşi C.D.'nin hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15'er yıla, "bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti" suçundan ise beşer yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılama sürüyor. NE OLMUŞTU? Buca'da yaşayan Bahar Zeyrek, annesi Servet Polat ve 11 yaşındaki oğlu Gökhan Zeyrek, 28 Aralık 2024'te Efeler Mahallesi'ndeki bir işletmede kumpir yemiş, aynı gün kusma ve ishal şikayetiyle Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine giden aile, tedavilerinin ardından evlerine dönmüştü. Ertesi gün de rahatsızlıkları devam eden anne, kızı ve torunu tekrar hastaneye başvurmuş, acil servisteki tedavilerinin ardından taburcu edilmişti. Servet Polat olaydan 2 gün sonra ölmüş, ailesi işletmeden şikayetçi olmuştu. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun raporunda Polat'ın ölümünün, "gıda zehirlenmesi" sonucu meydana geldiğine yer verilmişti. Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünün muayene ve analiz raporunda da satışa sunulan kumpir numunesinde salmonella bakterisi bulunmuştu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar N.D. ve C.D. hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15'er yıla, "bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti"nden de 5'er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edilmişti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Dehşet sonrası taşınan aileye mahkemeden 50’şer bin lira tazminat
İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesi, 28 Aralık 2024’te hayatını kaybeden Polat’ın (60) çocuklarının açtığı manevi tazminat davasını karara bağladı. Bahar Zeyrek ve Murat Polat’ın 500’er bin liralık talebini kısmen kabul eden mahkeme, her bir çocuğa 50’şer bin lira tazminat ödenmesine ve bu miktara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmetti. Olayın ardından aile, 27 yıldır yaşadıkları evden 15 gün içinde taşınmak zorunda kaldı. Karar, benzer olaylardaki yargı yaklaşımını yansıtırken, manevi tazminat talepleriyle ilgili emsal niteliği taşıyor.
Afganistan1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump ve Meloni Arasında G7 Sonrası 'Teşekkürler Almayayım' Gerilimi
ABD Başkanı Donald Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında, G7 Zirvesi'nin ardından kamuoyu önünde sert bir söz düellosu başladı. Trump, sosyal medya hesabından, Meloni'nin Fransa'daki zirve sırasında kendisiyle sürekli fotoğraf çektirmek istediğini iddia etti. İtalyan basını ise Meloni'nin bu paylaşıma 'Teşekkürler almayayım' ifadesiyle karşılık verdiğini aktardı. Gerginliğin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları sırasında iki lider arasında oluşan görüş ayrılıklarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Zirve öncesinde de aralarında soğuk rüzgarlar esen ikili, 15-17 Haziran'da bir araya gelmelerine rağmen, sonraki günlerde sosyal medya üzerinden karşılıklı suçlamalarda bulundu. Bu sözlü atışma, stratejik konularda zaten hassas olan transatlantik ittifak içindeki yeni bir sürtüşme noktası olarak öne çıkıyor. Liderler arasındaki kişisel tansiyonun, Batı bloğunun ortak hareket kabiliyetine olası etkileri diplomatik çevrelerce yakından izleniyor.
Afganistan1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın 'Arkadaşlık' Sözlerine Meloni'den Sert Yanıt
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin G7 Zirvesi'nde kendisiyle fotoğraf çektirmek için ısrarcı olduğunu ve bunu oy oranlarını artırmak amacıyla yaptığını öne sürdü. Trump, Meloni'nin 'tekrar arkadaş olmak istediğini' belirtti. Meloni ise 'Senin dostun olmak bana kesinlikle fayda sağlamadı' yanıtını vererek, talebin kendisinden gelmediğini ima etti. Bu karşılıklı açıklamalar, iki lider arasında daha önce yakın seyreden ilişkilerin son dönemde gerildiğine işaret ediyor. G7 gibi diplomatik zeminlerde müttefik uyumu kritikken, sosyal medya üzerinden yaşanan bu söz düellosu Atlantik ittifakı içindeki dinamikleri ve Avrupa'daki milliyetçi liderlerin ABD ile angajmanını etkileyebilir. Meloni'nin doğrudan yanıtı, iç siyasette güçlü duruş ihtiyacını yansıtırken; Trump'ın çıkışı, yaklaşan ABD seçimleri bağlamında farklı bir stratejik mesaj olarak değerlendirilebilir.
Afganistan1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrailli Bakan Ben-Gvir'in Lübnan'a yönelik nefret söylemi X tarafından kısıtlandı
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, 'Her İsrailli anneye karşılık, bin Lübnanlı anne ağlamalı' ifadesini kullandı. X yönetimi, nefret söylemi politikalarını ihlal ettiği gerekçesiyle bu paylaşımın görünürlüğünü kısıtladı. Ben-Gvir'in daha önce de Filistinliler ve diğer grupları hedef alan benzer söylemleri dikkat çekmişti. Bu olay, İsrail-Lübnan sınırında devam eden gerilimlerin gölgesinde yaşandı ve bakanın sözlerinin, özellikle Hizbullah ile zaten hassas olan ilişkileri daha da gerebileceği değerlendiriliyor. X'in müdahalesi, sosyal medya platformlarının kışkırtıcı içerikler karşısındaki tutumunu bir kez daha gündeme getirirken, İsrail hükümeti içindeki aşırı sağcı söylemlerin diplomatik yansımaları da sorgulanıyor.
Afganistan1 olay12 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Polonya’dan Zelenskiy’e Nişan Şoku: Beyaz Kartal Geri Alındı
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e 2023 yılında verilen Beyaz Kartal Nişanı’nın iptal edildiğini açıkladı. Kararın gerekçesi olarak, Ukrayna’nın İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonyalıları öldüren Ukrayna İsyan Ordusu’nun (UPA) adını bir askeri birliğe vermesi gösterildi. Nawrocki, bu adımın Polonya toplumunda güveni zedelediğini vurguladı. Gelişme, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline karşı dayanışma içinde olan iki ülke arasındaki tarihi anlaşmazlıkların hassasiyetini yeniden ortaya koydu. Polonya, Ukrayna’ya askeri ve siyasi destekte öncü rol üstlenirken, özellikle Volhynia katliamı gibi konular ikili ilişkilerde kırılganlık yaratıyor. Nişanın geri alınması, Varşova’nın bu meseleyi diplomatik bir araç olarak kullandığını gösteriyor. Ukrayna’dan henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Afganistan1 olay13 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Taliban İktidarında Afgan Kadınların Görünmezliğe Mahkum Edilişi
Ağustos 2021'de Kabil'in Taliban kontrolüne geçmesiyle birlikte Afgan kadınlar için karanlık bir dönem başladı. Dini metinleri kendi otoritesini pekiştirecek şekilde yorumlayan Taliban, kadınların kamusal alanda tamamen örtünmesini ve bir erkek refakatçi olmadan sokağa çıkmasını yasaklayan kararnameleri yürürlüğe koydu. 1990'lardaki geçici iktidarına benzer bir tutum sergileyen yönetim, bu adımlarıyla kadınların eğitim, istihdam ve sosyal yaşamdan dışlanmasını resmileştirdi. Uluslararası kınamalara rağmen geri adım atmayan Taliban'ın politikaları, ülkedeki insani durumu ağırlaştırırken toplumsal cinsiyet eşitliği umutlarını da tüketiyor. 'Not all men?' başlıklı haber, bu katı kurallar karşısında eril rollerin çeşitliliğine işaret ederek farklı bir tartışma kapısı aralıyor.
Afganistan1 olay14 sa önce