Sindh Yüksek Mahkemesi: 26. Anayasa Değişikliği Suo Motu Yetkisini Kaldırdı
Sindh Yüksek Mahkemesi, sözde namus cinayetiyle öldürülen bir kişinin cesedinin bulunması için ortak soruşturma ekibi kurulması talebini reddetti. İki yargıçlı anayasa heyeti, 26. Anayasa Değişikliği ile yasama organının yüksek mahkemelerin suo motu yetkisini kaldırdığını belirtti. Bu karar, Pakistan yargı sisteminde önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Daha önce insan hakları ihlalleri ve kamu yararına yönelik konularda yüksek mahkemelerce sıkça kullanılan suo motu yetkisinin kaldırılması, yasama ve yargı arasındaki güç dengesinde köklü bir değişikliğe işaret ediyor. Suo motu yetkisinin kaybı, yüksek mahkemelerin kendi inisiyatifiyle soruşturma emri vermek veya davaları resen ele almak gibi işlevlerini ortadan kaldırdı. Bu gelişme, yargısal aktivizmin sınırlanması veya parlamentonun üstünlüğünün pekişmesi olarak yorumlanabilir; ancak hassas davalarda mahkemelerin hızlı müdahale imkanını zayıflatabileceği değerlendiriliyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Pakistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 7 sa önce- Güvenlik14 Haz 00:21
High courts no longer hold suo motu powers, says SHC
KARACHI: The Sindh High Court has dismissed a petition seeking formation of a joint investigation team to probe and recover the body of a man allegedly killed in the name of so-called ‘honour’ and observed that with the passage of 26th Amendment, the legislature has taken away suo motu powers of the high courts. A two-judge constitutional bench of the SHC comprising Justice Muhammad Saleem Jessar and Justice Nisar Ahmed Bhanbhro noted that the instant matter was originated from a telegram/application dispatched by the mother of a victim from Larkana via courier and the then chief justice of the SHC took cognizance of the same and converted it into a constitutional petition in April 2023. However, it also noted that the matter has become infructuous since the high courts have no more suo motu powers and the petitioner was at liberty to agitate her grievances before the appellate forum where her criminal appeal against acquittal of the accused was pending adjudication. Noor Bibi had sent an application to the chief justice of SHC and submitted that her son Ali Ahmed Brohi was killed in January 2023 in Larkana on the allegation of “karo-kari” by her relatives and his body was thrown in the river. Bench dismisses woman’s plea for JIT in ‘karo-kari’ case, says legislature took away its suo motu powers thru 26th Amendment She had also submitted that police registered a case about abduction and murder of her son on the order of the district and sessions court Larkana, but a Jirga had asked the petitioner to settle the issue against Rs500,000. However, the petitioner maintained that she and her family did not accept the decision of the Jirga and pleaded for justice, fair investigation of the case through a JIT and recovery of the body. The constitutional bench in its order said that after due process of law and completion of the investigation, the case was chargesheeted and subsequently was tried by an additional district and sessions judge of Larkana. It also stated that as per counsel for the petitioner, the trial court had disposed of the case resulting in acquittal of the nominated accused persons and an appeal against such decision had been filed by the petitioner which remained pending adjudication before the SHC Circuit Court at Larkana. Notwithstanding the acquittal, the bench further said that both the counsel and the petitioner insisted that since body of the deceased had not yet been recovered and the case had culminated in acquittal of the accused, appropriate directions may be issued to the authorities concerned to make efforts for the recovery of body of the deceased. “We have examined the record and observe that instant matter originated from a telegram/application dispatched by the petitioner via courier. The then learned Chief Justice of this Court took cognizance of the same and converted it into a constitution petition on 14.04.2023. Following the passage of the Constitution (Twenty-Sixth Amendment) Act, 2024, Suo Motu powers vested with the high courts have been taken away by the legislature therefore this petition in view of above legal position has become infructuous and is hereby dismissed accordingly”. However, the bench said that the petitioner was at liberty to agitate her grievances and place any relevant material before the appellate forum where her criminal appeal against acquittal of the accused was pending adjudication. It may be recalled that earlier, various regular benches of the SHC had passed several orders on the subject matter summoning senior police officials, directing them to ensure arrest of absconders, recovery the body of victim, provide protection to a woman, allegedly linked with the murder, and file investigation reports before trial court. In May 2023, the SHC had also ordered the police to record the statement of Safia, who appeared to be a potential star witness in the case, and also ordered the senior police officers to provide protection and place the woman in Darul Aman, if any security reasons raised as it was potentially a case of “karo-kari”. Later, the police had submitted before the SHC that the statement of a woman was recorded and she denied the allegation of “karo-kari”, but opted to stay at the house of her parents while three accused persons, including the father of woman had been apprehended and some others were still at large. Published in Dawn, June 14th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Baldia Fabrikası Yangını Mağdurları Yüksek Mahkeme Kararı Sonrası Yanıt Arıyor
Karaçi Basın Kulübü’nde toplanan Baldia Town fabrika yangını kurbanlarının aileleri, işçi örgütleriyle birlikte, yakınlarının ölümünden kimin sorumlu olduğunu sorguladı. Ellerinde kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıyan aileler, kendilerine neden yalan söylendiğini ve adaletin neden tecelli etmediğini sordu. 2012 yılında Karaçi’nin Baldia Town bölgesindeki bir tekstil fabrikasında çıkan ve 250’den fazla işçinin ölümüne yol açan yangın, Pakistan’ın en ölümcül endüstriyel felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından Yüksek Mahkeme’nin verdiği son karar, ailelerin beklentilerini karşılamadı ve ihmaller zincirine dair soru işaretlerini gidermedi. Mağdur yakınları, kararın ardından gerçek hesap verebilirliğin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu. Olayın üzerinden geçen süreye rağmen, ailelerin adalet arayışı devam ediyor. Yangının sabotaj mı yoksa ihmal sonucu mu çıktığı konusundaki belirsizlik, kurumsal sorumluluk ve iş güvenliği standartlarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yerel işçi örgütleri de eyleme destek vererek, yaşamını yitiren işçilerin haklarının teslim edilmesini talep etti.
Pakistan1 olay3 sa önce - Ortak aktörcanlı
Chakval'da CCD ateş açtı: 9 yaşındaki kız öldü, iki yaralı
Pakistan'ın Pencap eyaletinin Çakval şehrinde Çarşamba gecesi Suç Kontrol Departmanı (CCD) görevlileri, soyguncuların aracı sandıkları bir otomobile ateş açtı. Araçta bulunan Avustralya vatandaşı Adeel Ahmed ve ailesinden 9 yaşındaki kız çocuğu olay yerinde hayatını kaybetti, baba ve erkek kardeş yaralandı. Ahmed'in yakın zamanda ailesiyle birlikte memleketi Dhudial'a geldiği öğrenildi. Olay, güvenlik güçlerinin ateş açma prosedürlerini yeniden tartışmaya açtı. Ahmed'in Avustralya vatandaşı olması, Pakistan ile Avustralya arasında diplomatik bir krize yol açma potansiyeli taşıyor. Yanlış kimlik tespitine dayalı bu tür kazalar, halkın emniyet birimlerine güvenini zedeleyebileceği için eleştiriliyor.
Pakistan2 olay7 sa önce - Ortak aktörcanlı
Sindh'de Sulama Suyu Kıtlığı Alarm Veriyor, Kharif Sezonu Risk Altında
Pakistan'ın Sindh eyaletindeki Sukkur Barajı'nın Sağ Banka Kanal Sistemi'nde kritik bir sulama suyu sıkıntısı yaşanıyor. Kharif ekim sezonunun zirve yaptığı dönemde ortaya çıkan kıtlık, Larkana ve Kamber-Şahdadkot ilçelerinin yanı sıra Kuzey Batı Kanalı aracılığıyla Belucistan'daki tarım arazilerini de etkiliyor. Dadu Kanalı, Pirinç Kanalı ve Sukkur ilçesini besleyen kanallarda da su seviyeleri alarm verici düzeye geriledi. Bu durum, bölgenin temel geçim kaynağı olan tarımsal üretimi doğrudan tehdit ediyor. Özellikle pirinç ve pamuk gibi yaz mahsullerinin verimi üzerinde ciddi baskı oluşurken, milyonlarca çiftçinin gelirini ve gıda güvencesini riske atıyor. Uzmanlar, su kıtlığının uzun sürmesi halinde eyalet içinde ekonomik kayıpların yanı sıra sosyal gerginliklere de yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Pakistan'ın su dağıtım sistemindeki altyapı sorunları ve iller arası su tahsis anlaşmazlıkları, bu tür krizleri kronik hale getiriyor. Mevcut sıkıntı, Sindh ile Belucistan arasındaki su paylaşımı hassasiyetini yeniden gündeme taşıdı. Yetkililer, acil önlem alınmaması durumunda kuraklığın etkilerinin kış sezonuna da yayılabileceğine dikkat çekiyor.
Pakistan1 olay07 Haz - Ortak aktörcanlı
Gazze'de Ateşkes İhlalleri Gölgesinde Bayram: Ölü Sayısı 72,797'ye Yükseldi
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, Ekim 2023'ten bu yana devam ederken Filistin Sağlık Bakanlığı toplam can kaybının 72,797'ye, yaralı sayısının ise 172,821'e ulaştığını açıkladı. Son 24 saatte hastanelere altı cenaze ulaştı. Özellikle Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Gazze Şeridi'nin çeşitli noktalarına düzenlenen hava saldırılarında, aralarında çocukların da bulunduğu onlarca kişi hayatını kaybetti. Merkez Gazze'deki bir mülteci kampına yönelik saldırıda en az beş, Rimal Mahallesi'ndeki bir konut binasına düzenlenen ve İsrail medyasına göre Hamas'ın askeri kanadının yeni komutanı Muhammed Avda'yı hedef alan operasyonda ise üç kişi öldü, 20'den fazla kişi yaralandı. Ayrıca Gazze Limanı'ndaki bir kafeye ve doğu Gazze'deki Firas Pazarı'na yönelik saldırılar sivil kayıplara yol açtı. Bu saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğunda sağlanan Ekim ateşkesinin üç binden fazla kez ihlal edildiğinin bildirildiği bir döneme denk geldi. Saldırıların yanı sıra İsrail'in yardım girişine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle bölgede su ve temel ihtiyaç maddelerinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Gazze'de su krizini protesto eden Filistinliler, yardım tırlarının sayısındaki sert düşüşe dikkat çekti. Öte yandan, Polonya ve Filistin kökenli sağ kalanlar, İsrail Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve üst düzey komutanlar hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar iddiasıyla hukuki süreç başlattı. Avukatlar, davayı Polonya adalet sistemi için bir test olarak nitelendiriyor. Bölgede ateşkesin sağlanamaması ve saldırıların dini bayramlarda dahi yoğunlaşması, insani krizi derinleştirirken uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Filistin yönetimi ve sivil toplum kuruluşları, İsrail'in eylemlerini 'soykırım' olarak tanımlıyor. Diplomatik çabalar sonuçsuz kalırken, Gazze'deki sivil halk korunmasız bir şekilde bombardımanın ortasında yaşam mücadelesi veriyor.
Filistin37 olay23 dk önce - Ortak aktörcanlı
Belucistan Emniyet Müdürü ve Gümrük Şefinden tüccarlara güvenlik ve kolaylık teminatı
Belucistan Emniyet Genel Müfettişi Mohammad Tahir ve Gümrük Başkolektörü Masood Ahmed, Quetta'da iş insanları ve nakliyecilerle bir araya gelerek eyaletteki yasal ticaretin önünde hiçbir engele izin verilmeyeceğini vurguladı. Yetkililer, iş dünyası ve nakliye sektörünün korunması için mümkün olan tüm adımların atılacağı taahhüdünde bulundu. Görüşmede, ticaretin sürekliliğinin bölgenin ekonomik istikrarı açısından kritik olduğuna dikkat çekilirken, güvenlik güçlerinin yasal işletmelere destek sağlama konusundaki kararlılığı yinelendi. Belucistan'da zaman zaman yaşanan güvenlik sorunlarının ticari faaliyetleri sekteye uğrattığı bir ortamda bu tür üst düzey görüşmeler, iş çevrelerine yönelik güven tazeleme çabası olarak değerlendiriliyor. Yetkililer ayrıca, ticareti kolaylaştıracak bürokratik düzenlemelerin hayata geçirileceğini ve gümrük süreçlerinde yaşanan aksaklıkların giderileceğini bildirdi. Toplantı, bölgede yatırım ortamının iyileştirilmesi ve ekonomik canlanmanın sağlanması yönündeki resmî iradenin bir yansıması olarak öne çıkıyor.
1 olay3 sa önce - Ortak aktörcanlı
Trump'ın iddiası sonrası Nijerya-ABD askeri ortaklığı hız kazandı
Nijerya ve ABD orduları, terör örgütleriyle mücadele kapsamında iş birliğini güçlendirdi. Ortaklık, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nijerya'da Hristiyanlara yönelik bir soykırım yaşandığı iddiasından haftalar sonra kuruldu. İki ülke, askeri eğitim, istihbarat paylaşımı ve operasyonel destek konularında birlikte çalışacak. Bu iş birliği, Nijerya'nın kuzeyindeki Boko Haram ve ISWAP gibi örgütlere karşı yürütülen mücadelede yeni bir aşama olarak değerlendiriliyor. ABD'nin bölgeye yönelik politikasında insan hakları ve dini özgürlükler vurgusu öne çıkarken, askeri ortaklık aynı zamanda iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin seyrini de yansıtıyor. Nijeryalı yetkililer, terör tehdidinin boyutlarına dikkat çekerek uluslararası desteğin önemini vurguladı.
Nijerya5 olay1 gün önce