Baldia Fabrikası Yangını Mağdurları Yüksek Mahkeme Kararı Sonrası Yanıt Arıyor
Karaçi Basın Kulübü’nde toplanan Baldia Town fabrika yangını kurbanlarının aileleri, işçi örgütleriyle birlikte, yakınlarının ölümünden kimin sorumlu olduğunu sorguladı. Ellerinde kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıyan aileler, kendilerine neden yalan söylendiğini ve adaletin neden tecelli etmediğini sordu. 2012 yılında Karaçi’nin Baldia Town bölgesindeki bir tekstil fabrikasında çıkan ve 250’den fazla işçinin ölümüne yol açan yangın, Pakistan’ın en ölümcül endüstriyel felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından Yüksek Mahkeme’nin verdiği son karar, ailelerin beklentilerini karşılamadı ve ihmaller zincirine dair soru işaretlerini gidermedi. Mağdur yakınları, kararın ardından gerçek hesap verebilirliğin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu. Olayın üzerinden geçen süreye rağmen, ailelerin adalet arayışı devam ediyor. Yangının sabotaj mı yoksa ihmal sonucu mu çıktığı konusundaki belirsizlik, kurumsal sorumluluk ve iş güvenliği standartlarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yerel işçi örgütleri de eyleme destek vererek, yaşamını yitiren işçilerin haklarının teslim edilmesini talep etti.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Pakistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Siyasi14 Haz 04:56
After SC verdict, families of Baldia factory fire victims seek answers
KARACHI: The grieving families of the Baldia Town factory fire victims walked into the Karachi Press Club on Saturday along with labour organisations, wanting to know who they should hold responsible for the death of their loved ones. Holding tightly to the framed photographs of their dear father, son, husband, brother, sister or daughter, the families wanted to know why they had been fed lies for the past 14 years. The recent decision of the three-member bench of the Supreme Court of Pakistan has reopened old wounds as the bench acquitted two Muttahida Qaumi Movement (MQM) activists Abdul Rehman Bhola and Zubair alias Chariya of starting the fire in the factory on September 11, 2012. Both men were given the benefit of doubt by the court as out of approximately 400 witnesses, only one claimed to have seen one of the accused with a chemical bag, while none actually saw the fire being ignited. “It means that what the affected families and labour organisations have been saying from the very beginning, that the tragedy happened because of the criminal negligence of the factory owners and the failure of relevant government departments, which failed to enforce safety laws and conduct proper inspections, was true,” said Nasir Mansoor, General Secretary of the National Trade Union Federation (NTUF). Labour leaders and activists want case reopened for investigation into the failures of labour dept, fire services, EOBI, SESSI and other relevant bodies “Multiple individuals were acquitted throughout various stages of the case. The trial court initially acquitted certain MQM leaders who had been accused of extortion, while later the Sindh High Court also acquitted factory security guards and other employees. And, following the Supreme Court judgement, it now appears that no one is responsible for the deaths of more than 260 workers of the Baldia factory,” he pointed out. “It is also a fact that had the case not been framed as one of terrorism and extortion, the responsibilities and failures of the Labour Department, Fire Brigade, EOBI, Social Security institutions, and other relevant bodies would have come under serious scrutiny,” he said. “It is unfortunate that the course of the case was deliberately diverted in a specific direction to shield these responsible actors. As a result, not only were the real perpetrators spared accountability, but all legal avenues that could have brought the actual culprits to justice were effectively blocked,” Mr Mansoor added. “But we firmly believe that had there been effective accountability of those individuals and institutions involved in this horrific crime, and had they been punished according to law, the lives of millions of workers in thousands of small and large industrial units across the country would be significantly safer today. Unfortunately, this did not happen. The blood of more than 260 workers still demands justice,” the NTUF leader reminded. It is also a matter of record that the factory owners did not provide any direct compensation to the victims. The monthly pension system established for the affected families was made possible through the continuous efforts of labour organisations, lawyers, and international solidarity networks such as the European Centre for Constitutional and Human Rights, Clean Clothes Campaign, IndustriALL Global Union, etc. Compensation was arranged via the German company KIK, providing lifelong monthly pensions to the affected families, currently ranging from approximately Rs9,000 to 35,000 per month. Academic Dr Tauseef Ahmed Khan said that the issue of worker safety was not considered important in the Baldia factory fire case. “If we had done something about worker safety and maintenance of buildings back then, the Gul Plaza tragedy could have been prevented,” he observed. Co-chair of the IndustriALL Global Union Textile Garments Sector and General Secretary of the Home-Based Women Workers Federation, Zehra Khan, said that the Baldia factory case was not tried on its merit while being called a case of terrorism and extortion. “We want the case reopened after a full investigation into the responsibilities and failures of the Labour Department, the Fire Brigade, Social Security institutions, EOBI, and other relevant bodies. Accountability must be ensured wherever negligence is proven,” she said. Chairperson of the Ali Enterprises Factory Fire Affectees Association (AEFFAA), Husna Khatoon, said that she lost her husband in the tragedy. “Most workers in the factory died because factory exits and windows were locked and sealed to prevent theft. They were effectively forced to work inside a sealed building. They were trapped. It was not an accident. It was murder,” she said. General Secretary, Pakistan Fisherfolk Forum, and representative of Pakistan United Workers Federation, Saeed Baloch, said that government departments should have taken their work seriously after such a huge tragedy. Progressive intellectual Dr Asghar Dashti said that it is also a tragedy that the narrative was changed to terrorism and extortion in the Baldia factory case to save the real culprits. General Secretary of the AEFFAA, Muhammad Siddiq, also spoke. Published in Dawn, June 14th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Sindh Yüksek Mahkemesi: 26. Anayasa Değişikliği Suo Motu Yetkisini Kaldırdı
Sindh Yüksek Mahkemesi, sözde namus cinayetiyle öldürülen bir kişinin cesedinin bulunması için ortak soruşturma ekibi kurulması talebini reddetti. İki yargıçlı anayasa heyeti, 26. Anayasa Değişikliği ile yasama organının yüksek mahkemelerin suo motu yetkisini kaldırdığını belirtti. Bu karar, Pakistan yargı sisteminde önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Daha önce insan hakları ihlalleri ve kamu yararına yönelik konularda yüksek mahkemelerce sıkça kullanılan suo motu yetkisinin kaldırılması, yasama ve yargı arasındaki güç dengesinde köklü bir değişikliğe işaret ediyor. Suo motu yetkisinin kaybı, yüksek mahkemelerin kendi inisiyatifiyle soruşturma emri vermek veya davaları resen ele almak gibi işlevlerini ortadan kaldırdı. Bu gelişme, yargısal aktivizmin sınırlanması veya parlamentonun üstünlüğünün pekişmesi olarak yorumlanabilir; ancak hassas davalarda mahkemelerin hızlı müdahale imkanını zayıflatabileceği değerlendiriliyor.
Pakistan1 olay7 sa önce - Ortak aktörcanlı
Chakval'da CCD ateş açtı: 9 yaşındaki kız öldü, iki yaralı
Pakistan'ın Pencap eyaletinin Çakval şehrinde Çarşamba gecesi Suç Kontrol Departmanı (CCD) görevlileri, soyguncuların aracı sandıkları bir otomobile ateş açtı. Araçta bulunan Avustralya vatandaşı Adeel Ahmed ve ailesinden 9 yaşındaki kız çocuğu olay yerinde hayatını kaybetti, baba ve erkek kardeş yaralandı. Ahmed'in yakın zamanda ailesiyle birlikte memleketi Dhudial'a geldiği öğrenildi. Olay, güvenlik güçlerinin ateş açma prosedürlerini yeniden tartışmaya açtı. Ahmed'in Avustralya vatandaşı olması, Pakistan ile Avustralya arasında diplomatik bir krize yol açma potansiyeli taşıyor. Yanlış kimlik tespitine dayalı bu tür kazalar, halkın emniyet birimlerine güvenini zedeleyebileceği için eleştiriliyor.
Pakistan2 olay7 sa önce - Ortak aktörcanlı
Trump'ın iddiası sonrası Nijerya-ABD askeri ortaklığı hız kazandı
Nijerya ve ABD orduları, terör örgütleriyle mücadele kapsamında iş birliğini güçlendirdi. Ortaklık, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nijerya'da Hristiyanlara yönelik bir soykırım yaşandığı iddiasından haftalar sonra kuruldu. İki ülke, askeri eğitim, istihbarat paylaşımı ve operasyonel destek konularında birlikte çalışacak. Bu iş birliği, Nijerya'nın kuzeyindeki Boko Haram ve ISWAP gibi örgütlere karşı yürütülen mücadelede yeni bir aşama olarak değerlendiriliyor. ABD'nin bölgeye yönelik politikasında insan hakları ve dini özgürlükler vurgusu öne çıkarken, askeri ortaklık aynı zamanda iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin seyrini de yansıtıyor. Nijeryalı yetkililer, terör tehdidinin boyutlarına dikkat çekerek uluslararası desteğin önemini vurguladı.
Nijerya5 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
Gazze'de Ateşkes İhlalleri Gölgesinde Bayram: Ölü Sayısı 72,797'ye Yükseldi
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, Ekim 2023'ten bu yana devam ederken Filistin Sağlık Bakanlığı toplam can kaybının 72,797'ye, yaralı sayısının ise 172,821'e ulaştığını açıkladı. Son 24 saatte hastanelere altı cenaze ulaştı. Özellikle Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Gazze Şeridi'nin çeşitli noktalarına düzenlenen hava saldırılarında, aralarında çocukların da bulunduğu onlarca kişi hayatını kaybetti. Merkez Gazze'deki bir mülteci kampına yönelik saldırıda en az beş, Rimal Mahallesi'ndeki bir konut binasına düzenlenen ve İsrail medyasına göre Hamas'ın askeri kanadının yeni komutanı Muhammed Avda'yı hedef alan operasyonda ise üç kişi öldü, 20'den fazla kişi yaralandı. Ayrıca Gazze Limanı'ndaki bir kafeye ve doğu Gazze'deki Firas Pazarı'na yönelik saldırılar sivil kayıplara yol açtı. Bu saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğunda sağlanan Ekim ateşkesinin üç binden fazla kez ihlal edildiğinin bildirildiği bir döneme denk geldi. Saldırıların yanı sıra İsrail'in yardım girişine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle bölgede su ve temel ihtiyaç maddelerinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Gazze'de su krizini protesto eden Filistinliler, yardım tırlarının sayısındaki sert düşüşe dikkat çekti. Öte yandan, Polonya ve Filistin kökenli sağ kalanlar, İsrail Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve üst düzey komutanlar hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar iddiasıyla hukuki süreç başlattı. Avukatlar, davayı Polonya adalet sistemi için bir test olarak nitelendiriyor. Bölgede ateşkesin sağlanamaması ve saldırıların dini bayramlarda dahi yoğunlaşması, insani krizi derinleştirirken uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Filistin yönetimi ve sivil toplum kuruluşları, İsrail'in eylemlerini 'soykırım' olarak tanımlıyor. Diplomatik çabalar sonuçsuz kalırken, Gazze'deki sivil halk korunmasız bir şekilde bombardımanın ortasında yaşam mücadelesi veriyor.
Filistin37 olay20 dk önce - Ortak aktörcanlı
Belucistan Emniyet Müdürü ve Gümrük Şefinden tüccarlara güvenlik ve kolaylık teminatı
Belucistan Emniyet Genel Müfettişi Mohammad Tahir ve Gümrük Başkolektörü Masood Ahmed, Quetta'da iş insanları ve nakliyecilerle bir araya gelerek eyaletteki yasal ticaretin önünde hiçbir engele izin verilmeyeceğini vurguladı. Yetkililer, iş dünyası ve nakliye sektörünün korunması için mümkün olan tüm adımların atılacağı taahhüdünde bulundu. Görüşmede, ticaretin sürekliliğinin bölgenin ekonomik istikrarı açısından kritik olduğuna dikkat çekilirken, güvenlik güçlerinin yasal işletmelere destek sağlama konusundaki kararlılığı yinelendi. Belucistan'da zaman zaman yaşanan güvenlik sorunlarının ticari faaliyetleri sekteye uğrattığı bir ortamda bu tür üst düzey görüşmeler, iş çevrelerine yönelik güven tazeleme çabası olarak değerlendiriliyor. Yetkililer ayrıca, ticareti kolaylaştıracak bürokratik düzenlemelerin hayata geçirileceğini ve gümrük süreçlerinde yaşanan aksaklıkların giderileceğini bildirdi. Toplantı, bölgede yatırım ortamının iyileştirilmesi ve ekonomik canlanmanın sağlanması yönündeki resmî iradenin bir yansıması olarak öne çıkıyor.
1 olay3 sa önce - Ortak aktörcanlı
ABD, İran'daki askeri altyapıya yönelik hava saldırıları başlattı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald Trump'ın talimatıyla İran'daki gözlem, iletişim ve hava savunma altyapısına yönelik hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. Gece saatlerinde başlayan ve 'meşru müdafaa' olarak nitelendirilen operasyon, bölgede gerilimi tırmandıran son gelişme oldu. Saldırılar, ABD ile İran arasında aylardır süren karşılıklı misillemelerin yeni bir aşamasına işaret ediyor. İran'ın askeri kabiliyetlerini hedef alan bu hamle, diplomasi kanallarının tıkandığı ve çatışma riskinin arttığı bir dönemde geldi. Orta Doğu'da istikrarsızlığı derinleştirme potansiyeli taşıyan gelişme, uluslararası toplumda endişeyle karşılanıyor.
İran1 olay3 gün önce