İsrail, İran Müzakerelerinin Çökmesini Umuyor; Dört Şart Belirledi
İsrail basınında yer alan haberlere göre, Tel Aviv yönetimi İran ile varılması muhtemel bir anlaşmaya sıcak bakmıyor ve müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasını umuyor. İsrail'in böyle bir anlaşma için dört şart belirlediği ve süreçteki etkisinin azalmasından rahatsızlık duyduğu ifade ediliyor. Öte yandan, eski ABD Başkanı Donald Trump 11 Haziran'da yaptığı açıklamada, Amerika'nın İran'la savaşı bitirme kararı aldığını duyurdu. Trump'ın aynı gün Tahran'a 'şiddetli' bir mesaj ilettiği belirtiliyor. Bu çıkış, müzakerelerin seyrine ilişkin belirsizliği artırırken, Washington'un diplomatik baskıyı sürdürdüğünü gösteriyor. Gelişmeler, İsrail'in İran'ın bölgesel faaliyetleri ve olası bir anlaşmanın sonuçlarına dair kaygılarını yansıtıyor. Tel Aviv, taleplerini karşılamayan bir anlaşmanın bölgede istikrarsızlığı tırmandırabileceği endişesiyle hareket ediyor. İsrail'in tutumu, diplomatik çabaları karmaşıklaştırabilir ve ABD-İsrail ilişkilerinde gerilime yol açabilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik13 Haz 09:33
Son dakika...İsrail'de İran paniği! İstedikleri 4 şart belli oldu: 'Çökmesini umuyorlar'
İsrail basınındaki değerlendirmelerde, İsrail’in İran ile olası bir anlaşmaya sıcak bakmadığı, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasını umduğu ve süreçte etkisinin azalmasından kaygı duyduğu belirtildi. 'SALDIRI SENARYOLARINI GÖRÜŞÜYORLARDI' Trump, 11 Haziran'da yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’la savaşı sona erdirme kararı aldığını öne sürdü. Bu açıklama, Trump’ın aynı gün İran’a "şiddetli" saldırılar düzenleme tehdidinde bulunmasından kısa süre sonra yapıldı. ABD Başkanı Trump’ın açıklaması ayrıca İsrail Güvenlik Kabinesi’nin İran’a yönelik olası askeri tırmanış senaryolarını görüştüğü sırada geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise İran’ın Trump’ın açıkladığı gibi nihai bir anlaşmaya varılmadığını belirterek, bu yöndeki ifadelerin sadece "spekülasyon" olduğunu savundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi, Trump’ın açıklamasının ardından iki lider arasında telefon görüşmesi yapıldığını ve İsrail’in Washington ile Tahran arasında hazırlanması beklenen mutabakat metninin tarafı olmadığını bildirdi. İSRAİL'İN İSTEDİĞİ 4 ŞART Netanyahu’nun ofisine göre İsrail, olası bir anlaşmada 4 şartın yer almasını talep ediyor. Bunlar; İran’daki zenginleştirilmiş nükleer maddelerin çıkarılması, uranyum zenginleştirme altyapısının sökülmesi, İran’ın füze programına sınırlama getirilmesi ve Tahran’ın bölgedeki müttefiklerine verdiği desteğin sona erdirilmesi şeklinde sıralandı. 'ÇÖKMESİNİ UMUYORLAR' İsrail’in Yedioth Ahronot gazetesinde yer alan değerlendirmelerde, Tel Aviv’in ABD ile İran arasındaki olası mutabakata yönelik şüphelerinin sürdüğü aktarıldı. Gazeteye konuşan İsrailli yetkililere göre, Tel Aviv söz konusu anlaşmayı istemiyor, görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması ve anlaşmanın mevcut haliyle kabul edilmemesini umuyor. ABD ve İsrail, İran’ın nükleer ve füze programlarının İsrail ile bölgedeki ABD müttefikleri için tehdit oluşturduğunu iddia ederken, Tahran yönetimi nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu, nükleer silah üretmeyi hedeflemediğini ve diğer ülkelere tehdit oluşturmadığını savunuyor. 'HAZIRLIKSIZ YAKALANDIK' İsrailli siyasi analist Itamar Eyhner, İsrail’in Katar arabuluculuğunda yürütülen ABD-İran temaslarında ilerleme yaşandığını bildiğini ancak, Trump’ın açıklamasının zamanlamasına ve içeriğine hazırlıksız yakalandığını vurguladı. Eyhner, İsrail’in bundan sonraki süreçte müzakereleri etkilemeye çalışacağını savunarak, bu durumda anlaşmanın şekillenmesinde belirleyici bir rol oynayamama ihtimaliyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. İsrailli analist, "İsrail bu anlaşmayı istemedi ve hala görüşmelerin çökmesini umuyor." ifadesini kullandı. Eyhner, gündemdeki anlaşmanın ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın nükleer silah elde etmeye çalışmayacağı yönünde taahhütlerini içerebileceğini söyledi. Söz konusu maddelerin Trump’a hızlı bir diplomatik başarı ilan etme fırsatı verebileceğini ifade eden Eyhner, İran’ın ise şimdiye kadar müzakereleri kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde yönettiğini, zaman kazanma ve ekonomik kazanımlar elde etme çabası içinde olduğunu savundu. TEL AVİV'DE ENDİŞE Tel Aviv Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve akademisyen Eyal Zisser ise ABD’nin İran politikasını eleştirerek İsrail’in İran’la yaşanan çatışmalarda bedel ödediğini ancak ardından yürütülen müzakerelere dahil edilmediğini savundu. Zisser, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarda ve karşı saldırılarda yer aldığını ancak müzakere sürecinden haberdar edilmediğini belirterek, bunun müttefiklik ilişkisiyle bağdaşmadığını kaydetti. "Biz paralı asker miyiz? Gerektiğinde bombalıyoruz ve füzeleri karşılıyoruz, bize ihtiyaç duyulmadığında ise müzakere süreci hakkında bilgi verilmiyor." ifadelerini kullanan Zisser, Washington’un yaklaşımını eleştirdi. Zisser, Trump’ın öncelikle kendi siyasi tabanına hitap ettiğini, İran üzerindeki baskının uzun vadede sonuç verebileceğini düşündüğünü ancak Trump’ın tutumunun İsrail ve bölge ülkeleri açısından güçlü ve kararlı bir lider görüntüsü vermediğini savundu. DÜNYA KUPASI ZAMANLAMASI TARTIŞILIYOR İsrail’de bazı siyasi analistler, Trump’ın İran’a ilişkin açıklamasının 2026 FIFA Dünya Kupası’nın başlangıcına denk gelmesine de dikkati çekti. Analistler, ABD'nin küresel spor organizasyonu öncesinde bölgede istikrarın hakim olduğu ve tansiyonun düştüğü algısını oluşturmayı hedeflemiş olabileceği görüşünü dile getiriyor. Ancak İsrail basını, Washington’un İran politikasındaki kararlarının Dünya Kupası ile bağlantılı olduğuna dair resmi bir bilgi bulunmadığını belirtiyor. Bazı medya kuruluşları, ABD’nin Dünya Kupası sürecinde güvenlik ve istikrar görüntüsünü korumak isteyebileceğini savunurken, bu değerlendirmenin resmi bir bilgiye dayanmadığını aktarıyor. İsrail basınında ayrıca ABD-İran geriliminin daha önce İran Milli Takımı’nın turnuvaya katılımı, vize ve ulaşım süreçleri konusunda soru işaretlerine neden olduğuna da vurgu yapılıyor.
milliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail, İran krizi gölgesinde Batı Şeria'da 61 yasa dışı yerleşimi onaylamaya hazırlanıyor
İsrail kabinesi, Washington yönetimi ve uluslararası toplumun dikkatinin İran krizine yoğunlaştığı bir dönemde, işgal altındaki Batı Şeria'da 61 yeni yasa dışı yerleşim birimi inşa edilmesini öngören bir planı onaylamaya hazırlanıyor. Uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen bu tür yerleşim faaliyetleri, İsrail-Filistin çatışmasının en hassas konularından biri olmaya devam ediyor. Planın, küresel odağın İran'daki nükleer kriz ve iç protestolara kaydığı bir zamanda gündeme gelmesi, İsrail'in diplomatik fırsatları değerlendirdiği yorumlarına yol açtı. Söz konusu adım, iki devletli çözüm perspektifine darbe vurma riski taşırken, bölgedeki gerilimi tırmandırabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor.
ABD1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Mutabakatı İçin 14 Haziran'da Cenevre'de İmza İddiası
Bloomberg'in üst düzey yetkililere dayandırdığı haberde, ABD ve İran arasında bir mutabakat zaptının 14 Haziran Pazar günü Cenevre'de imzalanabileceği öne sürüldü. Yetkililer, belgenin nihai bir anlaşmadan ziyade taraflar arasındaki mutabakatı kayda geçireceğini belirtti. G7 liderlerinin 15-17 Haziran'da Fransa'da bir araya gelecek olması, diplomatik zamanlamanın dikkat çekici bir arka planı olarak sunuldu. Haberde, İran tarafının henüz resmî bir açıklama yapmadığına işaret ediliyor. Mutabakatın ayrıntıları netleşmemiş olsa da, uzun süredir gergin seyreden Washington-Tahran hattında yumuşama beklentisi yarattı. Diplomatik kaynaklar, bu adımın bölgesel gerilimlerin düşürülmesi ve nükleer programa ilişkin müzakerelerin canlandırılması için bir zemin oluşturabileceğini değerlendiriyor. Gelişme, özellikle Avrupa başkentlerinin yoğun diplomasi yürüttüğü bir dönemde geldi. G7 zirvesi öncesinde atılacak böyle bir imza, küresel aktörlerin İran meselesindeki tutumlarını da etkileyebilir. Ancak tarafların henüz doğrulama yapmaması, sürecin kırılganlığını koruyor.
ABD6 olay15 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran gerilimi altını vurdu: Sert düşüş
ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırıları Orta Doğu’da gerilimi tırmandırırken, altın fiyatlarında dalgalı bir seyir ortaya çıktı. Güvenli liman talebi artmasına rağmen altında sert bir düşüş kaydedildi. Küresel piyasalardaki belirsizlik yatırımcıları değerli metallere yöneltse de, gram ve çeyrek altın fiyatlarındaki gerileme dikkat çekti. Piyasa oyuncuları jeopolitik risklerin fiyatlamalar üzerindeki etkisini izlemeye devam ediyor.
ABD2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump, İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin anlaşma mesajını paylaştı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda İslamabad Mutabakat Zaptı’nın sonuçlanmaya hiç olmadığı kadar yakın olduğunu ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump da aynı platformdan bu iletiyi alıntılayarak takipçileriyle paylaştı. İslamabad Mutabakat Zaptı’nın içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmazken, Arakçi’nin ifadeleri İran ile Pakistan veya ABD arasında bir diyaloğa işaret ediyor olabilir. Trump yönetiminin İran’a yönelik azami baskı politikası sürdürdüğü bir dönemde, bir İranlı yetkilinin anlaşma sinyalini alıntılaması diplomatik bir esneme olarak değerlendirildi. Uzmanlar, iki ülke arasındaki gerilimin ancak doğrudan veya dolaylı müzakerelerle azaltılabileceğine dikkat çekiyor. Söz konusu gelişme, İran’ın nükleer programı ve bölgesel nüfuzu konusundaki ABD endişeleri sürerken ortaya çıktı. İslamabad Mutabakat Zaptı’nın tam kapsamı bilinmese de, tarafların anlaşma zeminini koruduğuna yönelik kamuoyuna yansıyan bu işaret, diplomatik kanalların açık olduğunu gösteriyor.
ABD1 olay20 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran, Hürmüz Boğazı Tehdidiyle Yeni Körfez Dengesi Peşinde
İran'ın desteklediği Direniş Ekseni, İsrail ve ABD'yi caydırmayı başaramadı. Savaşı sonlandıracak anlaşma ne olursa olsun, Tahran yeni caydırıcılık stratejisini Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi ülkelerine yönelik tehdit üzerine kuracak. İran ile ABD arasında iki aydır yürürlükte olan ateşkes kırılganlığını koruyor ve şimdiye kadar birkaç olayla kesintiye uğradı. Bu durum, İran'ın bölgesel güç dengesindeki konumunu yeniden şekillendirme niyetini yansıtıyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Mutabakat Zaptı Sızdı: Hürmüz Boğazı Geçişleri Serbest
ABD Başkanı Donald Trump'ın kısa sürede imzalanmasını beklediğini duyurduğu ABD-İran mutabakat zaptının ayrıntıları ortaya çıktı. ABD basınına yansıyan bilgilere göre, zapt Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin derhal ve ücretsiz olarak yeniden başlamasını içeriyor. Arabulucu ülkelerden bir diplomat ile ABD'li bir yetkili, ikinci bir anlaşmanın da imzalanabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı, küresel petrol sevkiyatının kritik bir rotası olduğu için anlaşma, enerji piyasaları ve bölgesel istikrar açısından önem taşıyor. Mutabakat zaptının içeriğine dair resmi bir açıklama henüz yapılmadı.
ABD2 olay1 gün önce