Putin'den Pakistan açıklaması: Çin'in kontrolünde değil, çok yönlü ilişkileri var
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sankt Petersburg’da yaptığı konuşmada Pakistan’ın Çin’in kontrolü altında olmadığını, büyük ve çok yönlü bağları bulunan bir ülke olduğunu söyledi. Bu açıklama, Moskova’nın İslamabad ile geliştirdiği ilişkilere yönelik Hindistan’dan gelebilecek eleştirileri dengelemeyi amaçlıyor olabilir. Putin’in değerlendirmesi, Rusya’nın Güney Asya politikasında Hindistan ve Pakistan arasında kurduğu hassas dengeye işaret ediyor. Moskova, tarihsel olarak Yeni Delhi ile yakın bağlara sahipken son yıllarda Pakistan ile savunma ve enerji alanlarında işbirliğini artırıyor. Pakistan’ın Çin’in nüfuz alanında olduğu yönündeki yaygın algıyı reddederek Putin, Rusya’nın İslamabad ile bağımsız bir ortaklık kurabileceğini vurgulamış oldu. Bu söylem, ABD ve Çin arasındaki küresel rekabette Rusya’nın çok kutuplu diplomatik hamlelerinin bir parçası olarak okunabilir. Putin’in sözleri aynı zamanda Pakistan içinde Çin’e bağımlılık konusundaki endişeleri hafifletme potansiyeli taşırken, Hindistan’ın endişelerini tamamen gidermiyor. Moskova’nın Hindistan’a rağmen Pakistan ile angajmanını derinleştirme kararlılığı, Güney Asya’daki jeopolitik denklemleri etkilemeye devam edecek.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 6 gün önce- Güvenlik07 Haz 13:37
Putin’s Pakistan puzzle
LAST week, Russian President Vladimir Putin talked on several geopolitical issues in St Petersburg, which also define Moscow’s approach to China, India and Pakistan. The most interesting statement he made was that he does not believe Pakistan was under the control of China; he said that Pakistan is a large country that has multifaceted ties with different states. Perhaps he was trying to justify Moscow’s recent defence-related talks, which the Taliban regime’s defence minister, Mullah Yaqoob, used as a counter-response to the Pakistani air strikes inside Afghanistan. Putin’s message between the lines was that, as Pakistan has multifaceted ties with China, the US, and even Russia, Moscow takes the same approach in engaging with nations. After all, Russia is the only country in the world that has recognised the Taliban regime. There is little doubt that Pakistan has found its geopolitical strength through cultivating a multi-vector approach and hardly portrays itself as a passive client in its relations with the US or any other power. But every policy has two sides, and nothing comes without a cost. Maintaining a strategic equilibrium requires winning and maintaining trust at a certain level with divergent partners. For instance, Pakistan-China relations, which Putin mentioned, have entered a new domain. Formally, this became evident on the occasion of the 75th anniversary of bilateral relations between the two countries, when Pakistan’s civilian and military leadership visited Beijing and signed several MoUs. This speaks volumes: Sino-Pak relations have entered a critical new strategic phase, with these ties deepening. China is increasingly seeking to keep Pakistan firmly within its sphere of influence, shifting away from purely economic projects like CPEC towards enhanced defence and security cooperation. CPEC, which was once central to their bilateral relations, has become a lower priority, even in the context of counterterrorism cooperation. Ultimately, while China reaffirmed its commitment to provide a robust security shield, Pakistan remains responsible for its own internal economic stability and administrative reforms. While China offers significant guarantees of Pakistan’s national sovereignty, this transition creates a complex dilemma for Pakistan as it attempts to balance its ties with Western powers such as the US. Unlike Russia, China is playing more smartly to project itself as a major global power and to engage nations of the Global South through several initiatives, such as the Global Development Initiative, Global Security Initiative, Global Civilisation Initiative and Global Governance Initiative. While engaging nations in such initiatives, it develops bilateral frameworks of cooperation that bind countries into its broader political partnership. There should be no harm in this, but through such initiatives, China is challenging the existing Western political and security order without provoking direct confrontation. Pakistan has recently signed all the MoUs under these initiatives, which Beijing depicts as Pakistan agreeing to remain within its sphere of influence. This is the tricky part. A nation that maintains multifaceted relationships hardly follows such ideologically driven political initiatives. Putin finds Pakistan another window through which to engage and send messages to Washington. Russia also maintains multifaceted ties and is seeking to maintain equilibrium with China, India and Pakistan. However, what is common to China and Russia is the challenge posed by the US. As long as the US remains engaged in West Asia, both China and Russia benefit, as this increases their economic and political strength, while weakening US interests. Most importantly, President Donald Trump’s attention may not turn to Afghanistan, especially the Bagram base, which he has his eyes on. In this context, Pakistan is perceived as a US partner, but Beijing has its apprehensions. If Russia-Taliban cooperation deepens, the US might need to rethink Afghanistan’s status, including sanctions on Taliban assets and its counterterrorism strategy. However, one view is that Washington now has limited leverage, and that maintaining good ties with Pakistan remains its main avenue for influencing Afghan affairs. If not Cuba, or even after Cuba, Trump would certainly create an uproar around the Bagram base, and Russia is talking about a defence deal with the Taliban, even if initially it is related only to repairing old equipment under the May 27, 2026, agreement on “military-technical cooperation” signed between Russia and the Taliban. However, any defence deal with the Taliban will be viewed suspiciously, as a stronger Taliban could mean more terrorism in Pakistan. Though Russia is also concerned about terrorist networks in Afghanistan, it may prefer the broader strategic advantage. Paradoxically, Pakistan has gradually become important to Moscow for another reason — its proactive role in the ongoing mediation between Iran and the US. Putin finds Pakistan another window through which to engage and send messages to Washington. Russia has improved ties with Pakistan without endangering its core relationship with India. Yet, in recent years, Russia has cautiously courted Pakistan. Pakistan views Russia from a longer geopolitical perspective and knows that until Russia’s strategic and defence partnership with India weakens sufficiently, or India’s defence and strategic alliance with the US increases to a level that forces Moscow to review its India policy, Pakistan can afford to wait and see how this equilibrium is maintained. The perception is accurate that Pakistan is not fully under China’s control, and Beijing also wants to keep Pakistan within its sphere of influence. However, their strategic partnership will outlast economic collaborations, during which both sides will continue to pursue divergent policies. Pakistan will remain relevant to the US and Europe while maintaining close ties with West Asia, and China will continue to view these relations with suspicion. But, in the end, their strategic and geopolitical partnership will remain constant. Russia does not enjoy such privilege in India’s case. The writer is a security analyst. Published in Dawn, June 7th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin BYD, Alibaba ve Baidu'yu 'askeri şirket' listesine almasına Çin'den sert tepki
ABD, BYD, Alibaba ve Baidu'yu 'Çin askeri şirketleri' listesine ekledi. Washington yönetimi bu şirketleri Çin ordusuna yardım etmekle suçluyor. Pekin'deki Çin Büyükelçiliği, listeleme kararını 'ayrımcı' olarak niteleyerek kınadı. Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin hamlesine 'kesinlikle karşı çıktığını' duyurdu ve bu adımı 'mantıksız bir baskılama' olarak tanımladı. Pekin, Washington'a 'hatalı uygulamalarını düzeltme' çağrısı yaparken, Çinli firmaların meşru çıkarlarını korumak için gereken adımları atacağını bildirdi.
ABD5 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'den NATO'nun Avrupa Operasyonlarına Savaş Gücü Kesintisi
ABD, Avrupa'da NATO operasyonları için tahsis ettiği savaş uçakları ve savaş gemilerini önemli ölçüde azaltmayı planlıyor. New York Times'ın iki üst düzey Avrupalı yetkiliye dayandırdığı haberine göre, bu adım ittifakın uzun menzilli saldırı ve gözetleme kabiliyetini sınırlayacak. Planın zamanlaması ve kapsamına ilişkin ABD tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Söz konusu kesintiler, Washington'un Avrupa güvenliğine yönelik askeri taahhüdünü yeniden değerlendirdiği bir döneme işaret ediyor. Uzmanlar, bu tür bir geri çekilmenin NATO'nun caydırıcılığını zayıflatabileceğini ve özellikle Rusya'nın son yıllardaki faaliyetleri ışığında Avrupa başkentlerinde endişeye yol açtığını belirtiyor. Haberde, kararın ittifak üyeleri arasında nasıl karşılandığına dair ayrıntıya yer verilmedi. New York Times haberine konu olan yetkililer, planlanan indirimin boyutları hakkında net rakamlar paylaşmadı. Ancak NATO'nun Avrupa'daki kuvvet yapısında hissedilir bir değişiklik olacağı vurgulanıyor. Gelişme, ABD'nin uzun süredir Avrupalı müttefiklerinden savunma harcamalarını artırmaları yönündeki talepleriyle birlikte okunuyor.
ABD9 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Batı Afrika'da Doğum Turizmi Ağını Çökertti, 100'den Fazla Vize İptal Edildi
ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Afrika'daki bir ABD büyükelçiliğinin 100'den fazla yabancı uyrukluyu kapsayan bir doğum turizmi ağını çökerttiğini duyurdu. Operasyon, vize sahtekarlığı ve ABD göçmenlik sisteminin kötüye kullanımıyla küresel mücadelenin bir parçası olarak gerçekleştirildi. İlgili kişilerin vizeleri iptal edildi. Doğum turizmi, hamile kadınların çocuklarına doğum yoluyla ABD vatandaşlığı kazandırmak amacıyla seyahat etmesini ifade ediyor. Uzun süredir tartışmalı bir konu olan bu uygulama, göçmenlik otoriteleri tarafından sistemin suistimali olarak değerlendiriliyor. Ağın çökertilmesi ve toplu vize iptalleri, ABD'nin bu tür faaliyetlere karşı yaptırım kapasitesini ve kararlılığını ortaya koyuyor. Duyuru, ABD yönetiminin yasal göçü teşvik ederken düzensiz göçü ve vize dolandırıcılığını engelleme politikasıyla uyumlu. Belirli ülke adı verilmemekle birlikte, Batı Afrika'daki operasyon, bölgesel iş birliğine ve istihbarat paylaşımına işaret ediyor. Gelişme, doğum turizmini hedef alan benzer küresel operasyonların habercisi olabilir.
ABD1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Paramount'un Warner Bros.'u 111 milyar dolara satın almasını onayladı
ABD Adalet Bakanlığı, Cuma günü Paramount Skydance'ın Warner Bros. Discovery'i 111 milyar dolara satın almasına onay verdi. Bu birleşme, medya sektöründe önemli bir konsolidasyon adımı olarak değerlendiriliyor. Satın alma, Başkan Donald Trump'ın yakın milyarder müttefiklerinden biri tarafından finanse edilen bir medya imparatorluğunun elini güçlendiriyor. Karar, Trump yönetimi döneminde büyük ölçekli kurumsal birleşmelere yönelik düzenleyici yaklaşımı yansıtıyor ve medya sahipliğindeki yoğunlaşma ile siyasi etki tartışmalarını beraberinde getiriyor.
ABD4 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail, İran Müzakerelerinin Çökmesini Umuyor; Dört Şart Belirledi
İsrail basınında yer alan haberlere göre, Tel Aviv yönetimi İran ile varılması muhtemel bir anlaşmaya sıcak bakmıyor ve müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasını umuyor. İsrail'in böyle bir anlaşma için dört şart belirlediği ve süreçteki etkisinin azalmasından rahatsızlık duyduğu ifade ediliyor. Öte yandan, eski ABD Başkanı Donald Trump 11 Haziran'da yaptığı açıklamada, Amerika'nın İran'la savaşı bitirme kararı aldığını duyurdu. Trump'ın aynı gün Tahran'a 'şiddetli' bir mesaj ilettiği belirtiliyor. Bu çıkış, müzakerelerin seyrine ilişkin belirsizliği artırırken, Washington'un diplomatik baskıyı sürdürdüğünü gösteriyor. Gelişmeler, İsrail'in İran'ın bölgesel faaliyetleri ve olası bir anlaşmanın sonuçlarına dair kaygılarını yansıtıyor. Tel Aviv, taleplerini karşılamayan bir anlaşmanın bölgede istikrarsızlığı tırmandırabileceği endişesiyle hareket ediyor. İsrail'in tutumu, diplomatik çabaları karmaşıklaştırabilir ve ABD-İsrail ilişkilerinde gerilime yol açabilir.
ABD1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Anthropic, ABD'nin Ulusal Güvenlik Emriyle İki AI Modelini Devre Dışı Bıraktı
Anthropic, Fable 5 ve Mythos 5 adlı yapay zeka modellerine erişimi askıya aldı. Kararın gerekçesi, ABD hükümetinden gelen ulusal güvenlik temelli talimat olarak açıklandı. Şirketin blog paylaşımına göre söz konusu talimat, Fable 5'in kamuya açılmasından yalnızca üç gün sonra iletildi. Askıya alma kararıyla birlikte, şirkette çalışan yabancı uyruklular da dâhil tüm yabancıların bu modellere erişimi engellendi. Bu gelişme, yapay zekâ teknolojilerinin ulusal güvenlik gerekçesiyle doğrudan hükümet müdahalesine uğradığı bir örnek olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin talimatı, güçlü yapay zekâ modellerinin denetimi ve sınır ötesi erişim kısıtlamalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Karar, şirketlerin düzenleyici beklentilere hızla uyum sağlama zorunluluğunu ve ulusal güvenlik kaygılarının ticari yapay zekâ lansmanlarını nasıl etkileyebileceğini gösterdi.
ABD2 olay7 sa önce