Ruslar Kiev'i İskender füzeleriyle vurdu
Ukrayna'nın Rusya'daki askeri havacılık fabrika ve tesislerini vurmasının ardından Rus ordusundan cevap gecikmedi. 5 Ağustos'u 6 Ağustos'a bağlayan gece gerçekleştirilen saldırılarda Ukrayna'nın başkenti Kiev ağır bombardımana tutuldu. İskender balistik füzeleri ve İHA'larla tertiplenen saldırıda 18 kişi öldü, 48'den fazla kişi yaralandı.
Ermenistan Meclisi'nde şaşırtan anlar! Milletvekilleri ne olduğunu anlayamadı: Kürsüde 'Adana kebabı' çıkışı
MİLLİYET.COM.TR / Türk mutfağı, dünya genelinde gördüğü ilginin ardından bu kez Ermenistan'da gündem oldu. Son dönemde Türkiye ile normalleşme sürecine ilişkin açıklamalarıyla dikkat çeken Ermenistan'da, bu kez Meclis Başkanı Ruben Rubinyan'ın Türkiye ziyareti sırasında tattığı Türk lezzetlerine yönelik sözleri konuşuluyor. Ermenistan Meclisi'nde kürsüden konuşan Rubinyan, Türkiye ziyaretinde tattığı yemeklerden övgüyle bahsederek özellikle Adana kebabın lezzetinden etkilendiğini anlattı. 'ADANA KEBAP ENFESTİ' Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında Türk mutfağını deneyimleme fırsatı bulduğunu belirten Rubinyan, "Türkiye'de kebap yedim, Adana kebap. Çok hoşuma gitti. Enfes tadı vardı" ifadelerini kullandı. Türk mutfağının dünyaca ünlü lezzetlerinden biri olan Adana kebabın kendisinde iz bıraktığını söyleyen Rubinyan, konuşmasında bir başka klasik lezzete de değindi. Rubinyan'ın konuşması sırasında diğer milletvekillerinin şaşkınlıkla dinlediği görüldü. 'BAMBAŞKA OLUYOR' Rubinyan, İskender kebabını da beğendiğini belirterek, "İskender ise eğer yanına sos gelirse bambaşka oluyor. Lezzetli şeyler için oraya sık sık giderdim" dedi. Konuşmasında Türkiye ziyaretlerine de değinen Rubinyan, patrikhaneyisık sık ziyaret ettiğini belirterek, "Patrikhaneye sık sık giderdim çünkü ilgimi çekiyordu" ifadelerini kullandı. TÜRK MUTFAĞI DÜNYA ÇAPINDA İLGİ GÖRÜYOR UNESCO tescilli lezzetlerden zengin yöresel mutfak kültürüne kadar geniş bir gastronomi mirasına sahip olan Türk mutfağı, son yıllarda uluslararası alanda da adından sıkça söz ettiriyor. Kebaptan baklavaya, dönerden İskender'e kadar birçok lezzet dünyanın farklı ülkelerinde ilgi görürken, Rubinyan'ın açıklamaları da Türk mutfağının sınırları aşan etkisini bir kez daha gündeme taşıdı.
İstanbul'da sessiz istila! Kartal'da görüldü, kentin dört bir yanına yayıldı
Sığırcıkgiller familyasından, kahverengi tüylü, sarı bacaklı olan ve göz çevresinde sarı çıplak deri bulunan çiğdeci, zeki bir kuş türü olarak biliniyor. Geniş beslenme yelpazesi, şehir yaşamına kolay uyum sağlaması ve diğer kuş türleriyle girdiği rekabetle dikkati çeken çiğdeci, yerli kuş popülasyonları üzerinde baskı oluşturuyor. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Ergün Bacak, hem bitkisel hem de hayvansal gıdalarla beslenebilen çiğdecinin bu özelliğinin şehir yaşamına kolay uyum sağlamasında önemli rol oynadığını söyledi. Bazı ülkelerde tarım zararlılarıyla mücadelede kullanılan kuşun Türkiye'de 2000'li yılların başından beri görüldüğünü belirten Bacak, "Özellikle zekası, taklit yeteneği ve güzel sesi nedeniyle kafes kuşu olarak beslendiği için başka ülkelere taşınıyor. Ülkemizde de pet hayvanı olarak kafeste beslenen kuşlar gibi doğaya kaçması veya doğaya bırakılması sonucu popülasyonu artıyor." ifadelerini kullandı. İSTANBUL'UN FARKLI NOKTALARINA YAYILDI Kuşun, şehirlerde meyve ve böceklerden insan kaynaklı gıda atıklarına kadar çok geniş bir besin kaynağından yararlanabildiğini aktaran Bacak, bu sayede popülasyonunu hızla artırabildiğini anlattı. Bacak, İstanbul'da çiğdeciyi ilk kez 2000'li yılların başlarında Kartal Devlet Hastanesi yakınlarında küçük gruplar halinde gözlemlediğini dile getirerek, son 7-8 yılda özellikle Gülhane Parkı'nda bu türün yoğunlaştığını, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu ile Marmara Üniversitesi Maltepe Kampüsü gibi birçok farklı noktada da görülmeye başladığını kaydetti. Türün uygun yuvalama ve beslenme alanları buldukça kent geneline yayıldığını belirten Bacak, papağanlar kadar dikkati çekmediği için şehirdeki yayılışı fazla fark edilmeyen çiğdecinin popülasyonunu artırdığını söyledi. DÜNYANIN EN İSTİLACI 100 CANLISI ARASINDA YER ALIYOR Çiğdecinin dünyanın en istilacı 100 canlı türü arasında yer aldığına dikkati çeken Bacak, listede yer alan diğer iki kuş türünün ise sığırcık ve kırmızı karınlı Arap bülbülü olduğunu anlattı. Türün yalnızca geniş besin yelpazesiyle değil, diğer kuşlarla girdiği rekabet nedeniyle de risk oluşturduğunu vurgulayan Bacak, şöyle konuştu: "Çiğdeci, adaptasyon yeteneği ve besin yelpazesinin geniş olması nedeniyle çok rahat hayatta kalıyor. Diğer taraftan biraz kavgacılar, biraz zeki olmaları nedeniyle de başka kuşların yuvasını kapabiliyor. Onların besinlerini ellerinden alabiliyor. Özellikle serçelerin, sığırcıkların, deliklere, kovuklara yuva yapan diğer kuşların yuvalarını ellerinden alabiliyor. Hatta yumurtalarını yediğiyle ilgili kayıtlar var. Bu da diğer kuşların popülasyonunu olumsuz etkiliyor. Özellikle şehirleşmenin artmasıyla beraber serçe popülasyonu aşağıya doğru gidiyor. Serçe popülasyonunu etkileyen faktörlerden birisi kediler, bir diğeri de çiğdeciler olabilir İstanbul için." Kartal çevresi ve Gülhane Parkı'nda artık yüzlerce bireyden oluşan çiğdeci popülasyonunun bulunduğunu dile getiren Bacak, "Yavrular hayatta kaldıkça, kedi mamaları, ekmekler ve diğer tüm gıda atıkları onlar için besin kaynağı oluşturacak faktörler olduğu sürece çiğdecilerin popülasyonu artmaya devam edecek." dedi. Bacak, Tarım ve Orman Bakanlığı, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle popülasyonun düzenli takip edilmesi gerektiğini, gerekli görülmesi halinde ise üremenin kontrol altına alınmasına yönelik insani yöntemlerin değerlendirilmesinin faydalı olacağını söyledi. Yerli türlerin yaşam alanlarının korunmasının, İstanbul'un biyolojik çeşitliliğinin sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıdığını belirten Bacak, "İstilacı tür çiğdeci, yeşil papağan gibi türler ve tabii ki kediler, kargalar, martılar, serçe gibi şehirle özdeşleşen, insanla beraber yaşayan türlere oldukça fazla zarar veriyor." değerlendirmesinde bulundu. İSTANBUL'UN SİMGE KUŞLARI DEĞİŞİYOR Bacak, İstanbul'un tarih boyunca martılar, yelkovanlar, leylekler ve serçelerle özdeşleştiğini, ancak kent ekolojisindeki değişimle birlikte farklı türlerin daha görünür hale geldiğini anlattı. İskender papağanı, yeşil papağan ve çiğdecinin artık İstanbul'da sık görülen türler arasında yer aldığını dile getiren Bacak, bunun kentteki yoğun insan nüfusu ile geçmiş yıllardaki egzotik kuş ticaretinin sonucu olduğunu ifade etti. Serçelerin ise değişen mimari nedeniyle yuva yapacak alan bulmakta zorlandığını anlatan Bacak, Avrupa'da bazı ülkelerin yeni yapılarda kuş yuvalarını zorunlu hale getirerek serçe popülasyonunu korumaya yönelik uygulamalara geçtiğini aktardı. Bacak, Türkiye'de de kuşların barınabileceği yaşam alanlarının artırılmasının önemine işaret etti.
Tepki çeken mağara partisi geri döndü: İptal olma söz konusu değil
Aksu ilçesi Yeşil Karaman Mahallesi'nde milattan sonra 930 yılına kadar Aziz Paulos Mağarası olarak bilinen, 1081 yıl kapalı tutulduktan sonra 2011 yılında yeniden ziyarete açılan Karataş Mağarası'nda yeni bir müzikli eğlence partisi düzenlenecek. Daha önce 10 Ocak'ta yapılacağı duyurulan 'tekno parti' organizasyonu tartışmalara yol açmış ve ilgili kamu kurumları tarafından mağara içerisinde düzenlenecek etkinlik iptal edilmişti. Bu kez 8 Ağustos'ta düzenlenecek 'Temple of Rising' isimli ve 'Antik Yunan' konseptli etkinlik için hazırlanan reklamlarda, “Bazı geceler yaşanır, bazıları ise efsane olur. 8 Ağustos'ta, Antalya'nın en gizemli noktalarından biri bambaşka bir dünyaya dönüşüyor. Burası sadece bir etkinlik değil. Temple of rising. Antik Yunan'ın büyüleyici atmosferi. Meşalelerin aydınlattığı yollar. Mitolojik heykeller. Doğanın kalbinde, dev bir mağaranın içinde unutulmaz bir deneyim. Gecenin ritmini yükseltecek iki özel DJ. Işık şovları. Dekorlar. Her ayrıntısı özenle hazırlanmış mistik bir atmosfer. Mağaranın her köşesinde keşfedecek yeni bir hikâye. Dış alanda müzik, lezzet durakları ve sosyal alanlar. İçeride ise sizi gerçek dünyadan uzaklaştıracak eşsiz bir atmosfer" gibi ifadelerle çağrıda bulunuluyor. Biletler ise 1800 TL'yi buluyor. 'YASAL İZİNLERİ ALINDI' Bilet satışlarına yönelik sanal medya hesapları üzerinden yapılan reklam paylaşımlarına bir kişi tarafından, “Boşa bilet almayın daha önce de mağarada etkinlik denildi, etkinlik günü iptal edildi. Mağarada bu tarz yüksek sesli etkinliğe izin çıkmaz çıkmamalı" yorumu yapıldı. Bu yoruma karşı etkinliğin düzenleyicileri yasal izinlerin alındığını öne sürerek, “İptal olma söz konusu değildir ve söz konusu mağaranın doğal oluşumlarına zarar verilmemesi adına DJ etkinliğimiz mağara girişinin önünde yapılacaktır. Misafirlerimiz gönül rahatlığıyla biletlerini alabilir ve eşsiz konseptli eğlencenin bir parçası olabilir" karşılığını verdi. EFSANELERE KONU OLAN MAĞARA Karataş ailesinin 1998 yılında ihale ile satın aldığı 30 dönümlük arazi içerisinde bulunan mağara, restorasyonu sonrasında işletme amaçlı bir firmaya kiraya verildi. İçerisi ışıklandırılan, 213 metrelik kısmı ziyarete açılan 500 metre uzunluğundaki mağarada, göl ve küçük bir şelale de bulunuyor. Büyük İskender'in savaşta silahlarını saklayıp, askerlerini çamuruyla tedavi ettirdiği, Aziz Paulos'un milattan sonra 46 ve 47 yıllarında Aspendos'tan Aksu nehri boyunca, Yalvaç'a giderken Hristiyanlığı yaymak için çevre halkıyla iki kez toplantı yaptığı belirtilen mağara, aynı zamanda yarasaların da doğal yaşam alanı. (DHA)
Kişi dizinine dönİİ
15
Toplam olay
4
Son 30 gün
Son hareketleren güncel: 07 Ağu