15. Ermenistan başbakanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Birleşmiş Milletler'de yoğun diplomasi trafiği
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu temasları kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla yoğun bir diplomasi trafiği yaşadı. 16 ikili görüşme yaptı, 4 toplantıya katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği ABD'nin New York şehrinde Genel Kurul başta olmak üzere birçok toplantıya katıldı, ülke liderleri ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle önemli görüşmeler gerçekleştirdi. BM Genel Merkezi karşısında yer alan Türkevi'nde yoğun diplomatik görüşmeler yapan Erdoğan'ın görüşme ve kabullerinde ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Türkiye'nin barış, istikrar ve diyalog temelindeki yaklaşımını muhataplarıyla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül'de Vietnam Devlet Başkanı To Lam ile görüştü. Türkiye'nin, iki ülke ilişkilerinin "Stratejik Ortaklık" seviyesine yükseltilmesi önerisine Vietnam'ın olumlu yanıt vermesinden memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Vietnam ile yatırım, ticaret, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti. Erdoğan, iki ülkenin uluslararası alanda da birlikte çalışmaya devam etmesinin önem arz ettiğini ve bunu sürdürmek gerektiğini belirtti. Vietnam Devlet Başkanı To Lam'in ardından Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Libya'da istikrarın devamı için gayret gösterdiğini, diyalog ve uzlaşıyı amaçlayan sürecin devamının önemli olduğunu, Türkiye'nin Libya'nın menfaatine olmayan hiçbir formüle rıza göstermeyeceğini kaydetti. Erdoğan, Menfi ile görüşmesinde iki ülkenin enerji, savunma ve madencilik alanlarındaki işbirliğini artırmak için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Menfi ile görüşmesinden sonra Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Hamed es-Sabah'ı kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, bölgedeki zorlu ve çatışmalı süreçte Kuveyt gibi kardeş ülkelerin yanında olduğunu belirtti. Görüşmede, iki ülkenin ticaret ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştığını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki zorlu ve çatışmalı süreçte Kuveyt gibi kardeş ülkelerin yanında olduğunu bir kez daha ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in bölgedeki saldırganlığının önünün alınması gerektiğini vurgulayarak, bunu sağlamak için uluslararası gayretlerin desteklenmesinin önemine işaret etti. İlk günkü temaslarında Kosova Başbakanı Albin Kurti'yi de kabul eden Erdoğan, Türkiye'nin Kosova'ya, uluslararası camiada hak ettiği yeri alması için desteğinin devam edeceğinin, Türkiye'nin Balkan ülkeleri arasındaki diyaloğu da desteklediğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, iki ülkenin ticaret hacmini potansiyeline yakışır şekilde artırmak için adımlar atmayı sürdüreceklerini, güvenlik ve savunma sanayii alanlarındaki işbirliğini de ilerleteceklerini ifade etti. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı da Türkevi'nde kabul eden Erdoğan, Türkiye'nin Lübnan'da kalıcı huzur ve istikrarın sağlanması için gayret gösterdiğini, BM Lübnan Geçici Görev Gücü'nün yerini almak üzere uluslararası bir girişime ihtiyaç olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zor zamanlarda Türkiye'nin Lübnan halkının yanında olmaya devam edeceğini, Lübnan'a insani yardım ve tıbbi destek göndermeyi sürdüreceğini kaydetti. Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze'yi kabul eden Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin, Gürcistan'ın 18 yıldır en büyük ticaret ortağı olmasından memnuniyet duyduğunu, ticaret, ulaştırma, güvenlik başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini daha ileri taşıyacak adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. İki ülkenin uluslararası alanda dayanışmasını sürdürmesinin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan işbirliği mekanizmalarından en verimli şekilde istifade edilmesinin de ülkelere fayda sağlayacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk günkü diplomasi trafiğini Doktor Patrick Soon-Shiong ile tamamlayarak, "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri" etkinliğinde katılımcılara hitap etti. Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken işbirliğinin yeni alanlarda geliştirilmesine yönelik yaklaşımını ortaya koyan Erdoğan, "Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile Amerika'nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika'yla tesis ettiğimiz diyalog ve eş güdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika'dan Asya'ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız." ifadelerini kullandı. BM GENEL KURULU'NA HİTAP New York'taki temaslarının ikinci gününde BM Genel Kurulu'na hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş yıllarda başbakan, ardından cumhurbaşkanı sıfatıyla katıldığı 16'ncı BM Genel Kurulundaki hitabını 4'üncü sırada yaptı. Konuşmasına BM'nin 81'inci Genel Kurulu'nun başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, konuşmasının büyük bölümünü Filistin'e, Gazze'de devam eden soykırıma ayırdı. Bir gün herkesin, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacağına işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz. Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum." Erdoğan, "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabında, "Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabb'im ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim." ifadelerini kullandı. GUTERRES İLE GÖRÜŞME BM 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından ikili temaslarını sürdüren Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görev süresinin sonuna yaklaşan Guterres ile küresel barış ve güvenliği ilgilendiren pek çok konuda yakın çalıştıklarını söyledi. İsrail'in Gazze'de barış istemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını, Batı Şeria'daki yerleşimci terörü ile Kudüs'teki kutsal mekanlara yapılan saldırıların durumu daha da kötüleştirdiğini belirten Erdoğan, iki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini bildirdi. Erdoğan, İran ve Ukrayna'da tansiyonun düşürülmesi gerektiğini, Türkiye olarak diplomatik sürece bağlı kalınması için gayret gösterdiklerini, Hürmüz konusunda bölge içinden doğacak bir sürecin fayda sağlayabileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği için taraflardan sorumlu tutum sergilemelerini beklediklerini, Türkiye'nin Karadeniz'de ticaret gemilerinin hedef alınmasından rahatsız olduğunu vurguladı. Erdoğan, görüşmede, Ada'da Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin netice vermeyeceğini bildirdi. "İSRAİL SALDIRGANLIĞININ DİZGİNLENMESİ İÇİN ULUSLARARASI TOPLUMUN BASKI KURMASI ÖNEMLİ" Guterres ile görüşmesinin ardından BM Genel Merkezi'nde Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile görüştü. Türkiye ve Katar olarak ikili ilişkileri yatırım, ticaret, enerji ve savunma sanayisi başta olmak üzere her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, bölgede enerji arzını olumsuz etkileyen gelişmelerin herkesi sıkıntıya soktuğunu belirtti. Erdoğan, enerji ve ulaştırma koridorları alanlarındaki işbirliğini ilerletmenin önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'de barış yönünde adımlar atmamakta ısrar ettiğine dikkati çekerek, bölgedeki İsrail saldırganlığının dizginlenmesi için uluslararası toplumun güçlü bir şekilde baskı kurmasının önemli olduğunun altını çizdi. Görüşmenin ardından İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ı da kabul eden Erdoğan, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin her alanda güçlendiğini, savunma sanayisi ve ticaret başta olmak üzere, birçok başlıkta atılacak adımlarla işbirliğinin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti. İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da barış istemediğini defalarca eylemleriyle ortaya koyduğunu, buna karşı uluslararası toplum baskısının önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, İran ve Ukrayna'da gerilimin arttığını, Hürmüz konusunda mutabakat sağlanmasıyla müzakere sürecinin yeniden sağlanabileceğini kaydetti. Erdoğan, Ukrayna konusunda bir yenişememe halinin hakim olduğunu belirterek, Karadeniz'de Türk veya yabancı ticaret gemilerinin hedef alınmasının durumu daha da karmaşıklaştırdığına işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının Ada'daki egemen eşitliği ve uluslararası statüsünün tanınmadığı hiçbir formülün sonuç vermeyeceğinin altını çizdi. BM Genel Merkezi'nde Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi de kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Japonya'nın ikili ticaret hacmini kısa sürede dengeli bir şekilde artırma potansiyelinin bulunduğunu, enerji, altyapı ve savunma sanayisi alanlarındaki işbirliği fırsatlarını değerlendirmenin önemli olduğunu ifade etti. Türkiye'nin, bölgesinde ve dünyada barış için gayret gösterdiğini kaydeden Erdoğan, savaşların tahrip ettiği Suriye, Gazze ve Ukrayna'nın yeniden imarının da önemli olduğunu belirtti. KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ÜYESİ ÜLKE LİDERLERİYLE TOPLANTI Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülke liderlerinin katıldığı İran konulu toplantıya iştirak etti. ABD Başkanı Trump, Gazze konusunda önemli adımlar attıkları ve bölgedeki krizi sona erdirmek için çaba gösterdikleri sürece ilişkin konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerek, "Tam olarak bir yıl önce, birçok ülke Birleşmiş Milletlerin yan etkinlikleri kapsamında burada bir araya gelerek Gazze'deki kanlı savaşı nasıl sona erdirebileceğimizi tartışmıştık ve neredeyse aynı isimler buradaydı. Aralarında Türkiye'den gelen, tam şuradaki dostum da vardı. Kendisi sert bir adamdır. Onunla uğraşmayın. Kendisi gerçekten harika bir adamdır." ifadesini kullandı. BM Genel Merkezi'ndeki temaslarının ardından Türkevi'ne gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile görüştü. Türkiye ve Polonya arasındaki ticaret hacmini artıracak adımlar atmanın faydalı olacağını, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini ileri taşımak için çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye olarak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi için gayret gösterdiklerini, özellikle Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği için çalıştıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de barış ve huzurun hakim olması için uluslararası toplumun iki devletli çözüme desteğinin sürmesinin önemli olduğunu ifade etti. Nawrocki ile görüşmesinin ardından Erdoğan, Bangladeş Başbakanı Tarık Rahman'ı kabul etti. Türkiye ile Bangladeş arasındaki ilişkilerin daha kurumsal zemine taşınması ihtiyacından söz ederek, savunma sanayisi alanında işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini ve karşılıklı ticaret hacminin artırılması için adımlar atılmasının faydalı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bangladeş'in 1 milyonu aşkın Rohingyalı Müslümana kucak açmış olmasının takdirle karşılandığını, Türkiye olarak barınma, eğitim ve altyapı alanlarındaki insani yardımların süreceğini ifade etti. Erdoğan, Lotte NY Palace Hotel'de ABD Başkanı Donald Trump tarafından BM 81. Genel Kurulu'na katılan devlet başkanları ve eşleri onuruna verilen davete iştirak ederek ikinci günkü temaslarını tamamladı. PAŞİNYAN'I KABUL Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü günkü temaslarına Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı kabul ederek başladı. Görüşmede, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ikili ticaret ve ulaştırma alanlarındaki normalleşme sürecini desteklediklerini, ilişkilerde yakalanan olumlu ivmenin devamının önemli olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye olarak Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde karşılıklı adımlar atılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Erdoğan, Ermenistan ile uluslararası organizasyonlarda gelişen işbirliğinin, normalleşme sürecine katkı sağladığını söyledi. Paşinyan'ın ardından Erdoğan'ın Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi kabulünden sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, "Türkiye-Irak ortak basın açıklaması"nı paylaştı. Buna göre, Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı. Bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşıldı. Irak'ın bu güvenlik uygulamalarında kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecek. Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine vardı. Türkevi'nde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın kalıcı barışla neticelenmesi için Türkiye'nin elinden geleni yapmaya her zaman hazır olduğunu, doğrudan müzakerelerin canlandırılması için çalışmaların devam edeceğini belirtti. Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği konusunda adım atılmasının gerekli olduğunu, ticari gemilere saldırının izahının olamayacağını, taraflardan sorumlu davranış beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin geliştirilmesi için de adımlar atmayı sürdüreceklerini söyledi. Erdoğan, enerji, madencilik ve savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini artırmanın iki ülke açısından yararlı olacağını kaydetti. TÜRKİYE-ABD İŞ KONSEYİ TOPLANTISI Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD ile stratejik işbirliğimiz her alanda gelişiyor. Siyasi ilişkilerimizde yakaladığımız ahengi ekonomik, ticari ilişkilerimize de yansıtmayı arzu ediyoruz." dedi. Sanayide katma değeri artırmak için hedefli ve seçici politikalar uyguladıklarını belirten Erdoğan, "Yapay zekada bize güç katacak ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Sağlık alanında Ankara'da kurmakta olduğumuz endüstri bölgesiyle yatırımcılara güçlü teşvikler sağlıyoruz. Bölgesel potansiyelimizi harekete geçirmek için Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Kısacası, Türkiye şoklara yalnızca tepki veren değil, şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomidir." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika ile ekonomik münasebetleri yalnızca ticaret rakamları üzerinden okumanın doğru olmayacağını belirterek, "Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye ile stratejik bir ekonomik işbirliği modeline ihtiyaç olduğu kanaatindeyim." dedi. “BM GENEL SEKRETERİ İKLİM ETKİNLİĞİ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, temasları kapsamında BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği"ne katıldı. Bu buluşmanın, iklim değişikliğine dair aldıkları kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, "Avustralya ile birlikte farklı coğrafyaların beklentilerini gündeme taşıyacak bir anlayışla hazırlıkları yürütüyoruz. Fiji'de düzenlenecek Pre-COP'un ve Tuvalu'daki liderler buluşmasının Pasifik ülkelerinin seslerinin duyurulmasına vesile olacağına inanıyorum." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, COP31 kapsamında bilhassa elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035'e giden süreçte yeni hedefler belirlediklerini ve katılımcılardan bu gündeme güçlü destek vermelerini beklediklerini anlatarak, şunları kaydetti: "İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır. Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartları, imkanları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor. Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir. İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği" sonrası Türkevi'nin yanında yer alan, Türklere ait bir pastanede vatandaşlarla bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York programının son ayağı, TASC, UID, MÜSİAD ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyince düzenlenen etkinlik oldu. Programda, "Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar yaşanıyor. Müslümanlardan entegre olmasını değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, ABD'deki ara seçimlerle ilgili de "Yaklaşan ara seçimlerde tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. İradenizi sandığa en üst seviyede yansıtmanız çok, çok önemlidir. Birlik içinde, beraberlik içinde en önemlisi de kardeşlik içinde buradaki faaliyetlerinizi başarıyla sürdürmenizi gönülden temenni ediyorum." değerlendirmesini yaptı.
BM Genel Sekreteri Guterres: Görev sürem boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandıIrak’la tarihi mutabakat: Terörsüz Türkiye’den Terörsüz Bölge’ye! Sincar PKK’dan temizleniyor
“Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” hedefi doğrultusunda Suriye’de YPG’nin feshinden sonra ikinci önemli adım Irak’tan geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin görüşmesinden sonra yapılan ortak açıklamada “Sincar’da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda” anlaşıldığı dünyaya ilan edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu marjında Türkevi’nde Irak Başbakanı ez-Zeydi ile bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de hazır bulundu. Güvenlik iş birliği derinleşiyor Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, görüşmenin ardından “Türkiye ve Irak Ortak Basın Açıklaması”nı sosyal medya hesabından paylaştı. Ortak basın açıklamasına göre iki ülke şu önemli konularda anlaşmaya vardı: ■ Türkiye ve Irak makamları iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldı. Taraflar güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı. ■ Bu çerçevede Sincar’da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşıldı. ■ Irak’ın bu güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde; kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecek. ■ Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine vardı. Zelenskiy Türkevi’nde ‘Türkiye’de bir zirve barışı getirebilir’ Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’taki temasları kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Türkevi’nde bir araya geldi. Zelenskiy, görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Verimli bir görüşme yaptıklarını vurgulayan Zelenskiy, Erdoğan’ın liderler düzeyinde üçlü toplantıya ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu kendisine ilettiğini aktardı. Türkiye ile ilişkilerinin iyi olduğunu dile getiren Zelenskiy, “Cumhurbaşkanı (Erdoğan) böyle bir toplantıyı organize edebilirse Türkiye’de yapılması fikrini destekleriz. Böyle bir zirveye gelmeye hazır olacağız. Böyle bir zirve faydalı olabilirse, barış getirebilir” dedi. Paşinyan’ı kabul etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile bir araya geldi. Türkevi’nde basına kapalı gerçekleşen kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu. İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Erdoğan, Türkiye-Ermenistan arasındaki ikili ticaret ve ulaştırma alanlarındaki normalleşme sürecini desteklediklerini, ilişkilerde yakalanan olumlu ivmenin devamının önemli olduğunu belirtti. ‘2035 için öncelikli alanlarelektrifikasyon ve Sıfır Atık’ Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Merkezi’nde “İklim Eylemi ve Adil Geçiş” konularını ele alan İklim Zirvesi’nde konuştu. Erdoğan, özetle şu mesajları verdi: “Bu yıl COP31’i 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenleyeceğiz. Bu buluşmanın iklim değişikliğine dair aldığımız kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalışıyoruz. Son bir yıl kayıtlara geçen en sıcak dönem oldu. Nepal’de meydana gelen sel felaketi artık kaybedecek vaktimiz olmadığını çok acı bir şekilde gösterdi. COP31 vizyonumuzu “Uygulama COP’u” anlayışı itibariyle inşa ettik. Bilhassa ‘elektrifikasyon’ ve ‘Sıfır Atık’ gibi öncelikli alanlarda 2035’e giden süreçte yeni hedefleri belirledik. Sizlerden bu gündeme güçlü destek vermenizi bekliyoruz. İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır. Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartları, imkanları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor.” Erdoğan ile Trump davette bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump tarafından BM’nin 81. Genel Kurulu’na katılan devlet başkanları ve eşleri onuruna verilen davete iştirak etti. Lotte NY Palace Hotel’de düzenlenen davet, basına kapalı gerçekleşti. Barrack: İyi anlaşıyorlar ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Türkevi önünde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan ile Trump’ın yemekte yaptıkları kısa görüşmenin nasıl geçtiği sorusuna Barrack, “Harika, liderler olarak birbirlerine inanılmaz saygı duyuyorlar ama daha da önemlisi aralarında bir uyum var. Çok iyi ve etkili bir şekilde iletişim kuruyorlar. İki lider birbirleriyle çok iyi anlaşıyor. Birbirlerini seviyorlar” yanıtını verdi. ‘ABD ile stratejik iş birliğimiz her alanda gelişiyor’ Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyaretinin 3. gününde Türkiye-ABD İş Konseyi ve ABD-Türkiye İş Konseyi tarafından düzenlenen toplantıya katıldı. Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi: “Diplomatik ilişkilerimizin yüzüncü yılına yaklaştığımız bu günlerde Amerika’yla stratejik işbirliğimiz her alanda gelişiyor. Siyasi ilişkilerimizde yakaladığımız ahengi ekonomik ve ticari ilişkilerimize de yansıtmayı arzu ediyoruz. Yakın dönemde ortak çabalarımızla enerji, havacılık ve diğer kritik sektörlerde önemli anlaşmaları sonuçlandırdık. Amerika bugün LNG tedarikçilerimiz arasında 1. sırada, böylece Avrupa’da Amerikan kaynağını tercih eden ülkelerin başında geliyoruz. Bu iş birliğini nükleer dahil enerjinin tamamına genişletmeyi hedefliyoruz. Öte yandan Amerika’yla ekonomik münasebetlerimizi yalnızca ticaret rakamları üzerinden okumak doğru değildir. Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye’yle stratejik bir ekonomik iş birliği modeline ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.” Erdoğan, toplantının ardından sosyal medyadan yaptığı açıklamada “ABD ile 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza gönülden inanıyorum” dedi.
Irak’la tarihi mutabakat: Terörsüz Türkiye’den Terörsüz Bölge’ye! Sincar PKK’dan temizleniyorCumhurbaşkanı Erdoğan'dan New York'ta diplomasi trafiği... Türkiye-Irak arasında önemli anlaşma
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkevi’nde diplomatik temaslarını sürdürüyor. Erdoğan, son olarak; Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Irak Başbakanı Ali Zeydi ile bir araya geldi. Erdoğan-Zeydi görüşmesine ilişkin İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış; bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır." ifadelerine yer verildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan New York'ta diplomasi trafiği. Irak ile kritik mutabakat
Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York'ta liderlerle temaslarını sürdürüyor. Erdoğan ile Irak lideri Zeydi görüşmesinde güvenlik ve ekonomik işbirliğini derinleştirme konusunda mutabakata varıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’ta temaslarını sürdürüyor. Erdoğan, Türkevi’ndeki temasları kapsamında ilk olarak Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile bir araya geldi. IRAK İLE GÖRÜŞME SONRASI ORTAK BASIN AÇIKLAMA Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile görüştü. Görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamada, Türkiye ile Irak’ın güvenlik alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldığı bildirildi. Taraflar, Sincar’da Irak devlet otoritesinin bütünüyle tesis edilmesi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların bölgedeki varlığına son verilmesi konusunda anlaşmaya vardı. Irak hükümeti son günlerde Sincar’daki silahlı yapıların devlet kontrolüne alınması ve silahların merkezi yönetime teslim edilmesi yönünde adımlar atıyordu. Ortak açıklamaya göre, Irak’ın söz konusu güvenlik uygulamalarında kaydettiği ilerlemeye paralel olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Başika-Zilkan yerleşkesini kararlaştırılan mekanizma ve takvim çerçevesinde Irak Federal Hükümeti’ne kademeli olarak teslim edecek. Başika-Zilkan’daki Türk askeri varlığının geleceği uzun süredir Ankara-Bağdat ilişkilerinin güvenlik başlıklarından birini oluşturuyordu. Irak’ın kuzeyindeki söz konusu üslerin Irak tarafına devredilmesine ilişkin hazırlıkların gündemde olduğu daha önce de bildirilmişti. MUTABAKAT NE ANLAMA GELİYOR NEDEN ÖNEMLİ? Mutabakat terörsüz Türkiye vizyonu açısından kritik öneme sahip Mutabakata varılan hususlardan biri de terörsüz Türkiye ve dolayısıyla terörsüz bölge hedefine yönelik. Bu çerçevede Bağdat Hükümeti’nin Sincar’daki PKK bağlantılı yapılara silah bıraktırması ve uygun görülen kişileri Irak güvenlik kurumlarına dahil etmesinin ardından, Türkiye’nin de kademeli olarak Başika’da DEAŞ ile mücadele amacıyla bulundurduğu askeri varlığını azaltarak Bağdat Hükümetine devretmesi söz konusu olacak. KALKINMA YOLU HIZLANDIRILACAK Türkiye ve Irak ayrıca ikili ticaret ve yatırım hacminin artırılması, daha önce imzalanan anlaşmaların uygulamaya geçirilmesi ve ortak stratejik projelerin hızlandırılması konusunda görüş birliğine vardı. Bu kapsamda özellikle Kalkınma Yolu Projesi’nin ilerletilmesi konusunda ortak irade ortaya konuldu. Türkiye ve Irak, son aylarda enerji, ulaştırma ve ticaret alanlarındaki işbirliğini genişletmek için temaslarını yoğunlaştırmıştı. Erdoğan-Zeydi görüşmesine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. ZELENSKİ İLE DE GÖRÜŞTÜ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir sonraki görüşmesi ise Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile oldu.
BM Genel Sekreteri Guterres: Görev sürem boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandı‘Türkiye sınırındaki Rus üssüne ihtiyacımız yok’
“Rus askeri üssü konusunu hiçbir zaman gündeme getirmedik” diyen Paşinyan, Moskova’nın bu üssü kapatmak istemesi halinde buna itiraz etmeyeceklerini, ulusal güvenliği açısından hayati bir öneminin de kalmadığını kaydetti. Türkiye sınırı yakınında, Gümrü kentinde konuşlu 102. Askeri Rus Üssü, Moskova’nın Güney Kafkasya’daki askeri nüfuzunun bulunduğu yer olarak bilinirken, üste yaklaşık 3 bin Rus askeri görev yapıyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise dün yaptığı bir konuşmada “Ermenistan’ı AB vaatlerine güvenmemesi konusunda ve “AB yetkilileri büyük olasılıkla onu da aldatacaklar” diye konuştu. Öte yandan Paşinyan, Almanya’nın Hessen eyaleti tarafından verilen bu yılki Hessen Barış Ödülü’nün sahibi oldu. Açıklamada, Paşinyan’ın Güney Kafkasya’daki barış çabaları nedeniyle ödüle layık görüldüğü bildirildi. Paşinya, geçen yıl Azerbaycan ile barış deklarasyonuna imza atmıştı.
Pashinyan’s team attempting corporate raid on Electric Networks of Armenia
"Secretary of the Russian Security Council Sergey Shoigu has stated clearly the Armenian authorities’ attitude to Russian business," Alexey Shevtsov said
Ermenistan: Türkiye sınırındaki Rus üssüne ihtiyacımız yok
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Rusya'nın askeri üssünü kapatmasına itiraz etmeyeceklerini söylerken "Artık ulusal güvenliğimiz açısından hayati önemi kalmadı" dedi.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan'dan Putin'e askeri üs yanıtı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ermenistan'da bulunan Rus askeri üssünü "yarın bile" kapatabilecekleri açıklamasına Başbakan Nikol Paşinyan'dan yanıt geldi. Paşinyan, Ermenistan'ın Rus askeri üssüne ihtiyacı olmadığını kaydetti.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan'dan Rusya çıkışı! 'Hayati önem taşımıyor'
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan düzenlediği basın toplantısında, Ermenistan'ın Gümrü kentinde bulunan 102. Rus Askeri Üssü'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ‘HAYATİ ÖNEM TAŞIMIYOR’ Üsle ilgili konuyu kendilerinin değil Rusya'nın tartışmaya açtığını ifade eden Paşinyan, "Askeri üs, Ermenistan'ın güvenliği için hayati önem taşımıyor" dedi. ‘İHTİYACIMIZ YOK’ Paşinyan, Rus askeri üssünün varlığının Ermenistan'ın güvenliğine ekstra bir şey katmadığına dikkati çekerek, "Rusya bizim dost ülkemizdir. Bizim Rus askeri üssüne ihtiyacımız yok. Çıkarmak istiyorlarsa buyursunlar, hemen yarın çıkarsınlar ama kalmak istiyorlarsa, Ermenistan için gereksiz olan bir üssün kalma koşullarını konuşmaya hazırız." ifadelerini kullandı. SAVAŞ UÇAKLARI DA BULUNUYOR Ermenistan'ın Gümrü kentinde bulunan 102. Rus Askeri Üssü, Rusya'nın Güney Kafkasya'daki başlıca askeri varlıklarından biri olarak biliniyor. Üs, 1995'te imzalanan anlaşma kapsamında faaliyet gösteriyor. Üste kara kuvvetleri birliklerinin yanı sıra hava savunma unsurları ve savaş uçakları da bulunuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, üsse ilişkin, "Ermenistan bu altyapıya ihtiyacı olmadığına karar verirse yarın bile ayrılırız" ifadesini kullanmıştı.
Putin, Pashinyan agree to discuss issues regarding Yerevan's EU aspirations — Lavrov
The Russian foreign minister noted that Moscow has no intention of hindering Yerevan from choosing its own partners and development paths
Amb. Ferranti: The Tour of Armenia Strengthens Collaboration with Italy
(ANSA) - ROMA, 16 SET - The success of the first edition of the “Tour of Armenia” confirms the potential of sports diplomacy as a tool for strengthening bilateral relations between Italy and Armenia and promoting Italian exports and the Italian model in the sports sector. This was stated by the Italian Ambassador to Armenia, Alessandro Ferranti, who attended the closing reception of the event, in the presence of Prime Minister Nikol Pashinyan and Minister of Sports Zhanna Andreasyan. The ambassador delivered a greeting on behalf of the Italian athletes and RCS Sports & Events DMCC. The event helped showcase Armenia’s natural, cultural, and tourist heritage and is part of the country’s authorities’ commitment to enhancing its capacity to host international events. At the conclusion of the event, RCS Sports & Events DMCC presented Prime Minister Pashinyan with a Maglia Rosa from the Giro d’Italia, as a symbol of the collaboration between Italy and Armenia through cycling. Read article...
How to prevent another disastrous war in the 'in-between' states
Only a few days ago, Moldova’s ambassador to the U.S. said it was likely “not an accident” that a Russian jet-powered drone flew across his country’s territory while Ukrainian President Volodymyr Zelensky’s plane was preparing to depart from Chișinău’s airport. Armenia, meanwhile, continues to face Russian pressure over its increasing pro-Western orientation. And tensions continue to linger on Belarus’ western and southern borders following Ukrainian allegations this summer that the country is being used to advance Russia’s war effort. Far from a disconnected smattering of events, these tensions stem from a larger regional crisis that predates — but was accelerated by — the Ukraine war. Bad U.S. policy played a crucial role in worsening this predicament. In the decades following the end of the Cold War, the U.S. pursued a dual-track approach toward former Soviet states. On the one hand, the West sought to integrate Russia — the strongest of all the new states and the USSR’s natural successor — as a junior partner into the U.S.-led liberal, capitalist world order. On the other, the U.S. and its European allies pursued a hedging policy across central and eastern Europe that included enlarging NATO up to Russia’s western borders, out of fear that Moscow’s historical autocratic and expansionist impulses would resurrect once more. That dual policy “ultimately failed,” and the hedging “proved counterproductive,” as noted by Thomas Graham, one of America’s leading Russia scholars and practitioners. The Kremlin became convinced that America’s “true goal” was “eroding and containing Russian power,” a perception that drove Russia’s leaders to be “more determined to restore their might, push back against US initiatives in the former Soviet space, and drive wedges between NATO allies.” Now that the post-Cold War unipolar era is definitively over, the U.S. must formulate a new policy toward the states stuck between NATO and Russia. This will be the key task — alongside preventing an escalation of the Ukraine war and rebalancing the trans-Atlantic relationship — for American policymakers focusing on Eurasia in the years ahead. The sum of these efforts will weigh upon two critical U.S. objectives: U.S. conventional retrenchment from Europe and the establishment of the conditions for long-term strategic stability between Russia and the West. It was with these considerations in mind that we launched a Quincy Institute initiative focused on shaping U.S. policy toward Armenia, Azerbaijan, Belarus, Georgia, and Moldova — the so-called “in-between states.” In our newly-published inaugural report, we lay out a blueprint to help guide Washington’s policy toward this region in ways that will help advance America’s interests, support peace and prosperity, and avoid repeating the mistakes of the past. A better approach to the in-between states would rely on a few key principles. One is that the U.S. has no vital interest at stake that necessitates it take on the risks of becoming a security guarantor for these countries. Another is that Washington should promote economic connectivity projects and political normalization efforts to strengthen Eurasian regional stability — and encourage in-between states to pursue multi-vector foreign policies that seek positive relations with all neighboring states. Equally important here is the U.S. relationship with Russia. U.S. engagement in Eurasia must be accompanied by broader confidence-building measures with Russia, aimed at mitigating the risk of security spirals and misunderstandings. This will require sustained dialogue with Moscow about what Washington is and is not doing, and the extent of its involvement in the in-between states. The Russians have demonstrated in both Georgia and Ukraine that they are willing to resort to the use of force to defend their interests in the in-between states, whereas NATO is not. The Kremlin has repeatedly made clear that it views the enlargement of the Western alliance into the in-between states as a red line. It is, therefore, eminently sensible to take off the table the future expansion of NATO into former Soviet republics. Not only does it harm the foundations of Russia-West stability, but it also leads to greater instability for transatlantic partners and the in-between states themselves. When it comes to political and economic matters, however, the U.S. and the in-between states likely have greater room for maneuver. In the context of the current security landscape, negotiating a compromise settlement to the Ukraine war will go a long way in assisting the U.S. with its other priorities across Eurasia and in the in-between states. Washington’s greatest success to date in the in-between states is the August 8, 2025, announcement of the Trump Route for International Peace and Prosperity (TRIPP) at a White House ceremony with Armenian Prime Minister Nikol Pashinyan, Azerbaijani President Ilham Aliyev, and President Donald Trump. Across Central Asia, the Caspian Basin, and the South Caucasus, American and European investments are increasing and political engagement is deepening. An important opportunity exists for TRIPP to become a key supply chain along the Middle Corridor, contributing to American efforts to strengthen U.S. access to the critical minerals essential to a modern economy and armed forces. To ensure that this deepening engagement brings economic development and security to the South Caucasus, Washington must help Yerevan and Baku implement their peace agreement and facilitate normalization of Armenia-Turkey relations. The Trump administration has achieved important successes through its engagement with Belarus, a country the U.S. had previously all but cast aside as an appendage to Russia. Pragmatic and consistent diplomatic work led to the release of several hundred political prisoners in exchange for sanctions relief. There remains much additional space for the development of political, diplomatic, and commercial ties between Washington and Minsk. A deliverable from a future potential meeting between Presidents Trump and Aleksandr Lukashenko may be full diplomatic normalization, which would open the door to increased trade and investment opportunities. Final resolution of the remaining political-territorial disputes across the region — Transnistria in Moldova and Abkhazia and South Ossetia in Georgia — remains elusive. Nevertheless, a negotiated end to the Ukraine war alongside broader dialogue with Russia on European security matters would set the right conditions for progress in these other areas. It’s high time for a new paradigm in the U.S. approach to the in-between states. Incorporating the strategic principles we lay out above into a new policy is vital to advancing American interests, fostering regional prosperity, and mitigating the risk of future crises in the Ukrainian mold.
How to prevent another disastrous war in the 'in-between' statesPaşinyan: Rusya, askeri üssünü Ermenistan'dan çekmeye karar verirse buna itiraz etmeyiz
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinde Rus askeri üssünün bulunmasının hayati önem taşımadığını belirterek, "Rusya askeri üssünü Ermenistan'dan çekmeye karar verirse buna itiraz etmeyiz." dedi.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan'dan flaş Rusya çıkışı! 'İtiraz etmeyiz'
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le 1 Eylül'de Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi kapsamında yaptığı görüşmeyi değerlendirdi. 'MOSKOVA'YI ZİYARET EDECEĞİM' Putin'le görüşmesinin olumlu geçtiğini aktaran Paşinyan, yakın zamanda Moskova'yı ziyaret edeceği konusunda anlaştıklarını belirtti. Görüşmede özellikle "Ermenistan-Rusya ilişkileri" kavramını gözden geçirme, yani bu ilişkilerin pratikte ne anlama geldiğini ortaya koyma fikrinin ortaya çıktığını dile getiren Paşinyan, "Bu başlık altında hangi konuların bulunduğunu, hangi konularda iki tarafın aynı görüşe sahip olduğunu, hangi konularda farklı görüşlere sahip olduğumuzu ve hangi konularda görüşlerimizin kesin olarak olumlu ya da kesin olarak aynı olmadığını belirlememiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. 'EN İYİ TEKLİFİ SUNANIN PEŞİNDEN GİDECEĞİZ' Paşinyan, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Aleksey Likhachev'in bu ay Ermenistan'a gelerek ülkede yeni bir nükleer santral inşa edilmesi konusunda Rusya'nın önerilerini ileteceğini hatırlatarak, "Nükleer santral meselesi bizim için jeopolitik bir tercih değil. Bizim için gerekli olan, fiyat ve kalite açısından en iyi oranı sağlayan teklif. Bize kim en iyi teklifi sunarsa, o teklifin peşinden gideceğiz" dedi. Putin'le Rusya tarafından işletilen Ermenistan demir yollarını da konuştuklarını belirten Paşinyan, "Bu konuyu çözmemiz gerektiği konusunda bir anlayış oluştu. Bu meseleyi bir şekilde çözmemiz gerekiyor. Mevcut durumun uzun süre devam etmesi mümkün değil" şeklinde konuştu. 'İTİRAZ ETMEYİZ' Paşinyan, Ermenistan'daki Rus askeri üssüne ilişkin, "Bu konu gündeme gelmedi. Ermenistan'da Rus askeri üssünün bulunması hayati önem taşımıyor. Rusya, askeri üssünü Ermenistan'dan çekmeye karar verirse buna itiraz etmeyiz. Ancak kalmak istediklerini ifade ederlerse bunu da görüşmeye hazırız" ifadelerini kullandı. NE OLMUŞTU? Rusya Devlet Başkanı Putin, Ermenistan'ın Gümrü şehrindeki Rus askeri üssüne ilişkin, "Ermenistan bu altyapıya ihtiyacı olmadığına karar verirse yarın bile ayrılırız" açıklamasında bulunmuştu. İsrail basını Türkiye'ye karşı 'felaket senaryosunu' yazdı! 'Kendi kendini gerçekleştiren kehanet'
Nükleer seçenek tartışmaları sürerken Putin'den müzakere mesajlarıPaşinyan: Rusya karar verirse itiraz etmeyiz
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinde Rus askeri üssünün bulunmasının hayati önem taşımadığını belirterek, "Rusya askeri üssünü Ermenistan'dan çekmeye karar verirse buna itiraz etmeyiz." dedi.