Bahçeli'den Terörsüz Türkiye, Gazze ve İstanbul'un Fethi Mesajları
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son açıklamalarında iç ve dış siyasetin farklı başlıklarına yönelik mesajlar verdi. MHP Siyaset ve Liderlik Okulu’nun sertifika töreninde konuşan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefini yineleyerek, bunu bir “kardeşlik projesi” ve “huzur için tarihi bir sorumluluk” olarak nitelendirdi. Terörle mücadele sürecine atıfla, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı yazılı mesajda ise Gazze ve Tahran’daki sivil kayıplara dikkat çekti. “Çaresiz kadınların, boynu bükük çocukların, mahzun yaşlıların gözyaşları insanlığımızı sınamaktadır” ifadelerini kullanan Bahçeli, bayram vesilesiyle bölgedeki insani krize uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Aynı günlerde İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü için ayrı bir mesaj yayımlayan Bahçeli, fethi “büyük bir tarih hamlesi” ve “kutlu bir emanet” olarak tanımladı. Türklük ve İslam vurgulu bu mesaj, milli tarih söylemini öne çıkarırken, Bahçeli’nin çok katmanlı gündem yönetimini yansıttı.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 28 May- Security23 May, 11:47
Bahçeli'den 'Terörsüz Türkiye' mesajı: Kardeşlik projesi, huzur için tarihi bir sorumluluktur
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 23. Dönem Sertifika Töreni'nde konuşma yaptı. Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şöyle;Milliyetçi Hareketçi Partisi, Siyaset ve Liderlik okulunun ortaya koyduğu faliyetler açısından adından söz ettiren bir okuldur. Günümüzün iletişim süreçlerini sağduyulu bir şekilde kavramaktadır. Gençlerimiz önce bilgi sonra değer ve tarihi bilinci yaşamaya içinde bulunduğu topluma değer katıyor. Akılsız bir bilgi neredeyse bilgisizlik olarak düşünülür. Bir millet kültürünü milli sınırlar içinde serpilmesi, ekilip biçilmiş ürünlerini o sınırlar açısından tüketilmesini işaret eder. Kültür bir üründür ve bir takım aşamaların neticesinde meydana gelir. Elma çekirdeği nasıl elma değilse hizne ekilen şeylerde aynı hal üzerinde kalmazlar, kalırlarsa bu taklit olur. Töre, sadece yazılı olmayan yasalar değil, Türk milletinin genel kabul ettiği hayat tarzıdır. Bilgi toplumun ortak tecrubesi ile şekillenir. Kılıçdaroğlu'ndan partililere çağrı Türk düşünce mirasında bilgi ancak erdem ve ahlakla birleştiğinde gerçek değerini bulur. Siyaset çıkar yarışı değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Devletle kavgaya tutuşanların yaptığı siyaset değildir. Siyaset toplumsal sorunlara çözüm üretmelidir. Tarihin doğru yerinde duruyoruz. Bazı platformalar ve tarih bilmez aktörler aracılığıyla İran'dan sonraki hedefin Türkiye olduğu söylenmektedir. Bu iddia boşa çıkacaktır. Çöpte bulduklarıyla ofis kurdu! Ailem, 'Bizi rezil ediyorsun' dedi Yaşadığımız coğrafya tarihinin sırtımıza yüklediği sorumluluklarla olanlara çözümsüzlükle bakmıyoruz. Akıl varsa bilgi varsa çözüm bulunacak diyenlerdeniz. Bu coğrafyada gerçekleşen her olay dünyayı etkileyecektir. Üzerinde yaşadığımız coğrafya büyük imparator coğrafyasıdır. İnanıcımız tamdır, gözümüz keskindir amacımız hak yoludur. Terörsüz Türkiye kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye huzur için tarihi sorumluluktur. Terörsüz Türkiye bölgesel çatışmalar, zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu düşünce ile kararlar almalı milletimizin huzurunu rehber almalıyız.
Milliyet - Humanitarian26 May, 11:06
Devlet Bahçeli'den Kurban Bayramı paylaşımda Gazze ve Tahran mesajı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kurban Bayramı mesajında Gazze ve Tahran’daki sivillerin yaşadığı acılara dikkat çekerek, "Çaresiz kadınların, boynu bükük çocukların, mahzun yaşlıların gözyaşları insanlığımızı sınamaktadır." dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kurban Bayramı dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajında kurban ibadetinin manevi derinliğine işaret eden Devlet Bahçeli, kurbanın nefis terbiyesi, teslimiyet, takva ve Cenab-ı Hakk’ın rahmetiyle kemale eren ilahi bir hikmet olduğunu vurguladı. Bayramların sadece sevinç günleri değil, aynı zamanda birer nefis muhasebesi ve yardımlaşma dönemi olduğunu belirten Bahçeli, "Bayram, yalnızca gülen yüzlerin değil; yüzü gülsün diye bekleyenlerin de bayramıdır." ifadesini de kullanan Bahçeli, dünya genelinde ve İslam aleminde yaşanan acılara dikkat çekerek özellikle Filistin ve bölgedeki insani drama değindi. Bahçeli, mesajında şunları kaydetti; "Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, gönüllerin yumuşadığı, kardeşlik bağlarının kuvvetlendiği; fedakarlığın ibadetten, paylaşmanın imandan, vefanın ihlastan filizlendiği mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha kavuşmanın huzuru ve şükrü içerisindeyiz. Kurban; nefsin terbiyesi, kalbin tezkiyesi, ruhun tekamülü, mülkün hakiki malikinin Cenab-ı Allah olduğunun idraki ve mümin kimsenin bu idrakle kardeşinin derdine ve duasına iştirak etmesidir. Kurban; teslimiyetle takvayı, tevazuuyla tevekkülü, tefekkürle teberruyu aynı mana ikliminde buluşturan kutlu bir ibadettir. Kurban; Hz. İbrahim’in sadakatinde sınanan imanın, Hz. İsmail’in teslimiyetinde tecelli eden rızanın ve Cenab-ı Hakk’ın rahmetiyle kemale eren ilahi hikmetin kutlu hatırasıdır. Bugün bir bayram olarak gönüllerimizi bir araya getiren bu büyük imtihan, insana; sahip olduklarının emanet olduğunu, kulluğun özünde kanaatin ve itaatin bulunduğunu, Hakk’a yakınlaşmanın ise ancak sebat ve samimiyetle mümkün olduğunu hatırlatmaktadır. Bayramlar, milletimizin kadim irfanında yalnızca aynı sofrada buluşulan sevinç günleri değil; aynı zamanda nefis muhasebesi, kalp murakabesi, düşküne merhamet ve dostla muhabbet günleridir. Dargınlıkların son bulduğu, kırgınlıkların tamir edildiği, sofraların genişlediği, duaların semaya yükseldiği bu mübarek günler; bizi birbirimize bağlayan manevi harcın ne denli sağlam olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. "GAZZE VE TAHRAN'DAKİ MAZLUMLARIM AHI İNSANLIĞI SINAMAKTADIR" Bugün bizlere düşen, bayramın manasını yalnızca kendi hanelerimize hapsetmemek; bu mübarek iklimi yetimin başını okşayan ele, yoksulun sofrasına uzanan lokmaya, yaşlının duasını alan güler yüze, yalnızın kapısını çalan muhabbete dönüştürmektir. Çünkü bayram, yalnızca gülen yüzlerin değil; yüzü gülsün diye bekleyenlerin de bayramıdır. Bayram, yalnızca varlık içinde şükredenlerin değil; yokluk içinde sabredenlerin de hatırlanmasıdır. İslam alemi ve cümle insanlık bugün ağır imtihanlardan geçerken bayramların kıymeti ve mahiyeti katlanmaktadır. Gönül ve kültür coğrafyalarımızda mazlumların ahı göğe yükselmekte; Tahran’da ve Gazze’de çaresiz kadınların, boynu bükük çocukların, mahzun yaşlıların gözyaşları insanlığımızı sınamaktadır. Nice Müslüman şehirlerde bayram sabahlarında hüzünler sevinçleri, kayıpların hatırası kavuşmaları, yarınların üstüne çöken endişe bulutları huzur arayışlarını gölgelemektedir. Masumların üzerine yağan bombalar, yıkılan yuvalar, öksüz ve yetim kalan yavrular, evlat acısıyla yürekleri dağlanan ana ve babalar, çağımızın en ağır imtihanlarından biridir. Böylesi bir çağda Kurban Bayramı’nın bize söylediği söz daha açıktır: İnsan, yalnızca kendi huzurunu inşa etmekle değil; komşu coğrafyanın acısını gördükçe, mağdurun çığlığına kulak verdikçe, garibin suskunluğundan anladıkça, kimsesizin duasına nail oldukça insandır. “TÜRKİYE SAĞDUYU VE DİPLOMASİNİN ÖNCÜSÜ OLMAYA DEVAM EDECEK” Bireyden millete, milletten devlete sirayet eden bir silsile ile bugün Türkiye Cumhuriyeti’ne düşen tarihi sorumluluk da bu derin medeniyet hikmetinden ayrı düşünülemez. Türkiye Cumhuriyeti; bölgemizde yükselen her gerilim karşısında sağduyuyu, sükûneti, diplomasiyi, adil ve kalıcı barış maksadını sürdürmeye; tarihi ve kültürel mirası ile büyük devlet sorumluluğunun tabii gereği olarak kararlılıkla devam edecektir. Yeryüzünde zulmün baki kalmayacağına, haksızlıkların sonsuza kadar hüküm sürmeyeceğine, mazlumun ahının yerde kalmayacağına iman ediyoruz. Annesinin şen gülüşleriyle değil bomba sesleriyle uyanan bir çocuğun gözyaşı, evladını bağrına basmak yerine toprağa veren bir annenin bakışı, ailesini koruyamamanın ağırlığı altında ezilen bir babanın çaresiz bakışı; çağların en gür hitabından daha tesirli, en pahalı taçlarından daha ağır, en sert ordulardan daha sarsıcıdır. Bu mübarek Kurban Bayramı’nda dualarımız; yalnız kendi milletimizin, kendi yurdumuzun, kendi hanelerimizin huzuru için değil; hakkı çiğnenenlerin esenliğe erişmesi, zulme mahkûm edilenlerin emniyete kavuşması, beşeriyetin erdemle yeniden ihya olması üzerinedir. Bu duygu ve düşüncelerle; aziz şehitlerimizin muhterem ailelerinin, kahraman gazilerimizin, aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin ve gönül coğrafyalarımızdaki bütün kardeşlerimizin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik ediyorum. Bayram vesilesiyle, sevdiklerine ve ailelerine kavuşmak için yollara düşecek vatandaşlarımızın sağlıkla, huzurla ve güven içinde ulaşmalarını diliyorum. Rabbim kestiğimiz kurbanları kabul, dualarımızı makbul, kardeşliğimizi daim eylesin. Bayramımız; gönüllerimize dirlik, hanelerimize düzen, milletimize dayanışma, devletimize devam, mazlum coğrafyalara derman getirsin. Kurban Bayramımız mübarek olsun."
- Security28 May, 14:45
Devlet Bahçeli'den 'İstanbul'un fethi' mesajı: Büyük bir tarih hamlesidir
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümüne ilişkin mesaj yayımladı. Bahçeli mesajında, "İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü; tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin, aziz bir hatıranın ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam’la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşılıyoruz. İki kıta, yedi tepe üzerinde yükselen aziz şehir İstanbul; Türk milletinin hafızasında cihan devleti Osmanlı’nın payitahtı, çağ kapatıp çağ açan fetih iradesinin mührü, Türk-İslam medeniyetinin en parlak simgesi ve tarihimizin en müstesna tacıdır. 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen fetih ile asırların hasreti dinmiş, çağların akışı değişmiş, Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile 'aşılamaz' denilen bütün engeller, 'geçilemez' denilen bütün eşikler, 'mümkün değildir' denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır" dedi. İlginizi Çekebilir '3 BİN YILLIK TÜRK ASKERİ DEHASININ MÜHRÜ OLMUŞTUR' Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed’in, fetihteki iradesine dikkat çeken Bahçeli, "Haliç’in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han’ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu. Çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz’in 'Konstantiniyye elbet fethedilecektir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur' müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç’in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle; hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur. Otağda değişmez karar, ordugahta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken; Bizans müdafaası Türk’ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır. Fatih’in emrinde tarih sahnesine veda etmesi gereken köhne bir devrin geri geri giden ayak sesleri duyulmuş, hilalle bezenmiş her sancak dalgalanışı ise yeni bir nizamın gelişini haber vermiştir. Padişahın buyruğuyla ulemanın duası, topçunun maharetiyle neferin teslimiyeti, aklın hesabıyla imanın harareti aynı mukaddes maksatta birleşmiştir" ifadelerini kullandı. Kemal Kılıçdaroğlu: TBMM CHP Grup Genel Kurulu yapılmayacak 'RAHMET, MİNNET VE HÜRMETLE YAD EDİYORUM' Bahçeli ayrıca, "İstanbul’un fethi; Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir. Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’a nizam kuran, emaneti gözeten, reayayı himaye eden ve zaferin şerefini merhametle ikmal eden bir cihan hükümdarı olarak girmiştir. Ayasofya’ya sığınanlara can ve hürriyet teminatı verilmesi, askerin halka fenalık etmesinin menedilmesi, İstanbul’un iskanla, vakıflarla, çarşılarla, mekteplerle, külliyelerle yeniden ihya edilmesi fethin aynı zamanda bir medeniyet inşası fiili olduğunu göstermiştir. İşte Fatih’i çağların ötesine taşıyan hakikat de budur. Bu kutlu yıl dönümünde, İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun" değerlendirmesini yaptı. 22 kilometrelik araç kuyruğu! Bayramın ikinci günü tatilcilerin akın ettiği il