Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mescid-i Aksa'ya yönelik provokasyonlara şiddetle karşıyız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı ortak basın toplantısında Mescid-i Aksa'ya yönelik provokasyonlara şiddetle karşı olduklarını söyledi. Erdoğan, 'Netanyahu kaos istiyor' ifadesini kullandı. Filistin topraklarındaki mevcut durumu ayrıntılı şekilde ele aldıklarını belirtti. Erdoğan, Filistin'de uzun süre sonra planlanan yasama ve başkanlık seçimlerini olumlu karşıladı. Seçimlerin Filistinli taraflar arasında uzlaşıya vesile olmasını diledi. Bu ifadeler, Erdoğan'ın Filistin meselesine ilişkin güncel tutumunu ortaya koydu.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Political12 Aug, 15:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mescid-i Aksa'ya yönelik provokasyonlara şiddetle karşıyız
Ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satırlar şöyle: "NETANYAHU KAOS İSTİYOR" Filistin topraklarındaki mevcut durumu ayrıntılı şekilde görüştük. Uzun bir süreden sonra Filistin'de gerçekleştirilecek öngörülen yasama ve başkanlık seçimleri kararının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Seçimlerin, özellikle Filistinli kardeşlerimiz arasındaki uzlaşı sürecinin ilerletilmesine, Filistin halkının birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni ediyorum. Bugünkü görüşmemizde ayrıca Mescid-i Aksa ve El-Halil'de, Hazreti İbrahim Camii başta olmak üzere Filistin topraklarındaki kutsal mekanlara yönelik saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmamızı yineledik. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa ve diğer mukaddes mekanlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara özellikle şiddetle karşıyız. Şurası bir gerçek ki Netanyahu hükümetinin amacı bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemalanmak suretiyle Filistin'i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir. Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar. Onlar yok etmeye çalıştıkça Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek. "İSRAİL GAZZE'Yİ İŞGAL EDİYOR" Soykırımcı Netanyahu hükümeti tüm dünyanın gözü önünde Batı Şeria ve Kudüs'teki hukuk dışı tasarruflarını sürdürüyor.Egemen Filistin Devleti'nin varlığı baltalanmaktadır. Bunu görmezden gelmek, buna kayıtsız kalmak mümkün değildir. Filistin'e destek olmanın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak, biz de Filistin davasını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz. Netanyahu bölgede kaos istiyor. 2026'da 3 bin 800 Filistinli hayatını kaybetti. Netanyahu bölgede kaos istiyor, çatışmadan nemalanıyor. İsrail'in işgali katlanarak devam ediyor. Yaşananlara rağmen Filistin halkı dimdik ayakta.Gazze'de yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz. Kıymetli arkadaşlar, Gazze'de ise tüm anlaşma ve uluslararası çabalara karşı çözümsüzlüğü şiar edinen bir İsrail yönetimiyle karşı karşıyayız. Filistinli kardeşlerimizin yapıcı tutumuna rağmen mevcut İsrail yönetimi uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürüyor. Bir süre daha önce söylediğim gibi kimin çatışmaların devamından, kimin de barıştan yana olduğunu göstermektedir. Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini, bu uğurda güçlü bir iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Gazze'de yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Sayın Devlet Başkanı ve kıymetli heyetine ziyaretleri için teşekkür ediyorum.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Ürdün, İsrail’in Mescid-i Aksa Tehdidi Üzerine Acil Toplantı Çağrısı Yaptı
Ürdün, İsrail’in Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs-Sahra yerleşkesini ele geçirme tehlikesinin ‘yakın’ olduğu uyarısıyla Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanlarını acil toplantıya çağırdı. Guardian’ın haberine göre, Ürdün yetkilileri İsrail’in söz konusu adımlarının dini bir çatışmayı tetikleyebileceğini belirtti. Kudüs’ün en kutsal mekânları arasında yer alan Harem-i Şerif’in statüsüne yönelik bu uyarı, Orta Doğu’da zaten gergin olan krizi daha da derinleştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ürdün, Mescid-i Aksa’nın uluslararası hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi durumunda bölgedeki dengelerin sarsılacağını ve çatışmanın boyutlarının genişleyebileceğini vurguladı. Acil toplantı çağrısı, İsrail-Filistin hattında son dönemde tırmanan şiddet ve statüko tartışmalarının gölgesinde yapılıyor. Ürdün’ün diplomatik girişimi, İslam dünyasını ortak bir tepki etrafında birleştirmeyi ve uluslararası kamuoyunun dikkatini yeniden Kudüs’ün korunması gereken dini karakterine çekmeyi amaçlıyor.
İsrail2 olay05 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Aksa'da aşırı sağcı bakanın baskını statükoya meydan okuyor
Temmuz ayı sonunda İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, iki binden fazla Yahudi aşırılık yanlısıyla birlikte Kudüs'teki Mescid-i Aksa yerleşkesine girdi. İslam'ın üçüncü en kutsal mabedi olan ve Müslümanların Harem-i Şerif, Yahudilerin Tapınak Tepesi olarak adlandırdığı bu alan, uzun süredir statükonun korunduğu hassas bir bölge. Bu giriş, mevcut düzeni açıkça ihlal eden yeni bir tırmanış olarak değerlendirildi. Arap devletleri ve eski İsrailli yetkililer, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bu tür eylemlere göz yumduğu veya zımnen destek verdiği uyarısında bulundu. Olay, özellikle koalisyon hükümetindeki aşırılıkçı unsurların etkisiyle İsrail'in iç politikasını ve bölgesel ilişkilerini daha da istikrarsızlaştırabilecek bir dönüm noktası olarak görülüyor. Mescid-i Aksa'daki tartışmalı eylemler, geçmişte de şiddetli çatışmalara yol açmıştı. Uzmanlar, bu son gelişmenin, kırılgan ateşkes ortamında Batı Şeria ve Gazze'de yeni gerilimleri tetikleyebileceğini ve özellikle ramazan ayı öncesinde bölgeye yönelik diplomatik çabaları zora sokabileceğini belirtiyor.
İsrail1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Lübnan'da İlhak Sinyali Veriyor, Batı Şeria'da Şiddet Tırmanıyor
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun işgal altındaki güney Lübnan'a yaptığı ziyarette, Hizbullah tehdidi sürdüğü müddetçe çekilmeyeceklerini açıklaması ve bazı Hristiyan köylerinin ilhak talebinden söz etmesi, ABD arabuluculuğundaki ateşkes çerçevesini sarstı. İsrail insansız hava araçlarıyla düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü, bir asker yaralandı; bu olaylar ateşkesin kırılganlığını ortaya koydu. Batı Şeria'da ise İsrail yerleşimcilerinin silahlı saldırıları ve ordu operasyonları son dönemde yoğunlaştı. Onlarca Filistinli yaralandı, evler ateşe verildi, ağaçlar söküldü, yeni yerleşim ihalesi duyuruldu ve bir Filistinliye ait ev yıkıldı. ABD'li Kongre üyesi Ro Khanna'nın da aralarında bulunduğu bir grup, yerleşimcilerce alıkonuldu; Taybeh köyü askeri bölge ilan edilerek girişe kapatıldı. Tüm bu gelişmeler, İsrail'in hem Lübnan'da hem de Batı Şeria'da sahadaki fiili durumu kendi lehine değiştirme çabalarının diplomatik girişimleri zayıflattığını ve gerilimi tırmandırdığını gösteriyor. Uluslararası eleştirilere rağmen yerleşimci şiddeti ve askeri operasyonların artması, iki devletli çözüm ihtimalini giderek zorlaştırıyor.
İsrail105 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ve Venezuela 17 yıl sonra konsolosluk ilişkilerini yeniden başlattı
İsrail ve Venezuela, Salı günü yaptıkları açıklamayla 17 yıl aradan sonra konsolosluk ilişkilerini yeniden tesis etti. Diplomatik bağların kopmasından bu yana ilk kez bu düzeyde bir normalleşme adımı atıldı. Gelişme, İsrail'in Haziran ayında binlerce kişinin ölümüne yol açan yıkıcı çifte depremin ardından Venezuela'ya yardım ve afet müdahale ekibi göndermesini izledi. Yenilenen konsolosluk ilişkileri, ABD'nin Venezuela'nın eski lideri Nicolas Maduro'yu devirmesinin hemen ardından duyuruldu. Bu yakınlaşma, iki ülke arasında insani yardım ve afet işbirliği sürecinin başlamasıyla şekillendi. Konsolosluk hizmetlerinin yeniden başlaması, vatandaşlar arası seyahat ve resmi işlemleri kolaylaştıracak.
İsrail1 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD’li İnsan Hakları Gruplarından ICC Yaptırımlarına Karşı Dava
Aralarında Uluslararası Af Örgütü gibi önde gelen dört insan hakları kuruluşu, Trump yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yönelik yaptırım kararına karşı federal mahkemede dava açtı. Gruplar, yaptırımların UCM'nin savaş suçları ve insanlığa karşı suç soruşturmalarını felce uğratmayı hedeflediğini ve bu durumun küresel cezai hesap verebilirliği baltaladığını savunuyor. Dava dilekçesinde, söz konusu yürütme emrinin özellikle Filistin’de işlenen İsrail suçlarına dair UCM soruşturmasına tepki olarak çıkarıldığı belirtiliyor. Trump yönetimi, UCM’nin Afganistan ve Filistin’deki eylemleri inceleme kararının ardından Başsavcı Fatou Bensouda’nın vizesini iptal etmiş ve mahkemeye yönelik yaptırım tehdidinde bulunmuştu. Açılan dava, uluslararası adalet mekanizmaları ile ABD dış politikası arasındaki gerilimi gözler önüne sererken, yürütmenin bu tür tek taraflı adımlarının yargı denetimine tabi olabileceğini gösteriyor.
İsrail1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump, Netanyahu'nun ABD planını reddine rağmen ilişkilerin 'çok iyi' olduğunu söyledi
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD öncülüğündeki Gazze planını reddetmesine karşın aralarındaki ilişkinin 'çok iyi' olduğunu belirtti. Trump, Oval Ofis'teki bir etkinlik sonrası gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, tırmanan eleştirilere rağmen ikili bağların güçlü olduğu mesajını verdi. Netanyahu'nun, bir haftayı aşkın süredir dile getirdiği itirazlar sonrası ABD'nin sunduğu Gazze planını açıkça reddetmesi, müttefik ülkeler arasındaki görüş ayrılığını gözler önüne serdi. Trump'ın yatıştırıcı söylemi, stratejik iş birliğinin sürdürülmesi yönünde diplomatik bir işaret olarak değerlendiriliyor. ABD-İsrail ilişkilerinde nadir görülen bu tür bir anlaşmazlık, Ortadoğu politikasında kırılgan dengeleri yansıtıyor. Trump yönetiminin bölgeye yönelik planlarının İsrail tarafından benimsenmemesi, hem ikili ilişkilerde hem de bölgesel barış girişimlerinde kritik bir dönemece işaret ediyor.
İsrail1 olay1 gün önce