ABD, Kudüs merkezli Hierros de Jerusalem S.A.'yı uyuşturucu kaçakçılığı yaptırım listesine aldı
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Hierros de Jerusalem S.A. adlı kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Şirket, bu kapsamda uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olarak SDNT programı altında yaptırıma tabi tutuldu. Listeye alınmayla birlikte Hierros de Jerusalem S.A.'nın ABD'deki varlıkları dondurulacak ve Amerikan kişi ve kuruluşlarının bu şirketle işlem yapması yasaklanacak. OFAC'ın kararı, uluslararası uyuşturucu ticaretine karıştığı değerlendirilen yapılara yönelik mali baskıyı artırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Economic28 Jul, 00:32
OFAC HIERROS DE JERUSALEM S.A. kuruluşunu yaptırım listesine ekledi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), HIERROS DE JERUSALEM S.A. adlı kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Yaptırım programı: SDNT.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve Suudi Arabistan sivil nükleer işbirliği anlaşması imzaladı
ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, sivil nükleer işbirliği ve nükleer güvenlik denetimleri anlaşmalarını imzaladı. Anlaşma, iki ülke arasında nükleer enerji alanında işbirliğini kapsıyor. Yıllardır süren müzakereler, Biden yönetimi döneminde de Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşmesini içeren daha geniş bir paketin parçası olarak devam etmişti. Bu anlaşma, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programına ABD'nin desteğini ve uluslararası denetim standartlarını beraberinde getiriyor.
İsrail17 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail'den ABD'de X ve Sağ Medya İçin 2 Milyon Dolar Reklam Yatırımı
İsrail hükümeti, ABD Adalet Bakanlığı'na yapılan yeni bir bildirime göre, Cumhuriyetçi Parti'ye yakın bir halkla ilişkiler şirketine 9,9 milyon dolar ödeyerek Amerikan sosyal medyası ve haber sitelerinde içerik reklamı ve tanıtımı yaptı. Targeted Communications Global adlı firma, bu bütçenin yaklaşık 2 milyon dolarını X platformundaki reklamlara, 40 bin dolarını muhafazakâr medya kuruluşu Breitbart'a ve 7 bin 500 dolarını da diğer kanallara harcadı. Kampanya kapsamında özellikle ABD'li kullanıcıların hedeflendiği belirtiliyor. Bu harcamalar, yabancı bir devletin ABD iç kamuoyunu etkileme amacıyla dijital ve geleneksel medyaya kaynak aktardığına işaret ediyor. Cumhuriyetçi bağlantılı bir firmanın seçilmesi ve reklamların sağ eğilimli platformlarda yoğunlaşması, İsrail'in muhafazakâr seçmen üzerindeki anlatı gücünü pekiştirme stratejisi olarak değerlendiriliyor. Adalet Bakanlığı'na sunulan belgeler, yabancı lobicilik ve reklam harcamalarındaki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Söz konusu reklam hamlesi, İsrail'in ABD'deki siyasi ve kamuoyu desteğini sürdürme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Özellikle iki partili desteğin tartışıldığı bir dönemde, sağ medyaya yönelik bu yatırımlar, İsrail'in imajını güçlendirmeyi ve eleştirilere karşı kamuoyu direnci oluşturmayı hedefliyor. Açıklanan rakamlar, dijital platformlardaki siyasi reklamların denetimi ve yabancı müdahale risklerine ilişkin kaygıları da beraberinde getiriyor.
İsrail1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Filistin'den Nauru'ya: Kudüs'teki Büyükelçilik Kararı Uluslararası Hukuka Aykırı
Filistin yönetimi, Nauru’nun işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail nezdinde büyükelçilik açma kararından vazgeçmesi çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, söz konusu adımın uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarını ihlal ettiği vurgulandı. Kudüs’ün statüsü, İsrail-Filistin ihtilafının merkezinde yer alırken, uluslararası toplumun büyük çoğunluğu şehrin doğusunu işgal altında kabul ediyor ve büyükelçiliklerini Tel Aviv’de tutuyor. Nauru, ABD’nin 2018’deki büyükelçilik hamlesinin ardından Kudüs’te diplomatik temsilcilik açma kararı alan sayılı ülkelerden biri. Pasifik ada ülkesinin bu kararı, İsrail’in Kudüs üzerindeki egemenlik iddialarını pekiştirme çabası olarak görülüyor. Filistin ise BM gözlemci devleti sıfatıyla, üçüncü ülkelerin bu tür adımlarının iki devletli çözüm vizyonunu baltaladığını ve uluslararası konsensüsü zedelediğini düşünüyor. Bu gelişme, Kudüs’ün statüsü konusundaki diplomatik gerilimleri yeniden gündeme taşıdı. Filistin’in çağrısı, İsrail’in Kudüs’ü başkent olarak tanıma yönündeki adımlara karşı diplomatik baskıyı artırma çabasının bir parçası. Kararın uygulanması halinde, Filistin-İsrail normalleşme süreci üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
İsrail1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM ve İİT, Kudüs'ün Geleceği İçin Kahire'de Uluslararası Konferans Düzenledi
Birleşmiş Milletler Filistin Halkının Devredilemez Hakları Komitesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), 18 Temmuz 2026'da Mısır'ın başkenti Kahire'de Kudüs Sorunu üzerine bir uluslararası konferans düzenledi. Konferans, İsrail-Filistin meselesinin en hassas başlıklarından biri olan Kudüs'ün statüsünü ele almak üzere toplandı. Toplantıda, uluslararası hukuk çerçevesinde Filistinlilerin haklarının korunması, Doğu Kudüs'ün işgal altındaki toprak statüsü ve iki devletli çözüm vizyonu gibi konuların gündeme geldiği bildirildi. Taraflar, Kudüs'teki kutsal mekânların tarihi statüsünün muhafazasına yönelik çağrıları yineledi. Bu konferans, BM ve İİT arasındaki iş birliğinin somut bir adımı olarak, bölgesel ve uluslararası diplomasinin Kudüs meselesine dikkat çekme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Konferansın sonuçlarının, ilerleyen dönemde BM bünyesinde yapılacak tartışmalara katkı sunması bekleniyor.
İsrail1 olay20 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Doğu Kudüs'te 22 Filistinli Eve Tahliye ve Yıkım Emri
Filistin Yönetimi'ne bağlı Kudüs Valiliği, İsrail güçlerinin Doğu Kudüs'ün Kefr Akab Mahallesi'ne baskın düzenleyerek 22 eve tahliye ve yıkım tebliği bıraktığını açıkladı. Söz konusu evlerin Filistinli ailelere ait olduğu belirtildi. Bu gelişme, İsrail'in Doğu Kudüs'teki yerleşim genişletme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası hukuk, Doğu Kudüs'ü işgal altında kabul ediyor ve bu tür yıkımları yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin uzantısı olarak görüyor. İsrail ise Kudüs'ün tamamını bölünmez başkenti sayarak inşaat ve planlama kurallarını uygulama hakkını savunuyor. Yerleşimler ve yıkımlar, İsrail-Filistin gerilimlerinin ana unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Kudüs Valiliği'nin açıklaması, bu tür adımların Filistinlileri topraklarından uzaklaştırmayı hedeflediği yönündeki kaygıları yeniden gündeme getirdi.
İsrail1 olay19 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, İsrail'in Savaş Suçlarını Eleştirenleri 'Aşırı Sol Terörist' Sayıyor
The Daily Blog'da yayımlanan bir yorumda, ABD yönetiminin İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını eleştiren kişi ve grupları 'aşırı sol terörizm' kapsamında değerlendirdiği iddia edildi. Yazı, İsrail'in eylemlerinin savaş suçu niteliğinde olduğu ve teknik olarak soykırıma yaklaştığı görüşünü savunuyor. Yorum, ABD'nin bu tür bir etiketlemeyle İsrail'e yönelik uluslararası eleştirileri bastırmaya çalıştığını öne sürüyor. Özellikle Filistin yanlısı aktivistler ile savaş karşıtı çevrelerin hedef alındığı, bu yaklaşımın ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki yarattığı belirtiliyor. ABD'nin İsrail'e askeri ve diplomatik desteği sürerken, bu tür iddialar iki ülke arasındaki ilişkilerin eleştirel sesleri ne ölçüde baskıladığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yorum, 'terörizm' tanımının siyasi amaçlarla genişletilmesinin uluslararası hukuk ve insan hakları normları açısından riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
İsrail1 olay18 Tem