Bakan Kurum Malatya'da: Acıyı Siyasete Malzeme Yapmadık
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Malatya’da düzenlenen 500 Bin Sosyal Konut Projesi kura çekimi, Tarihi Bakırcılar Çarşısı ve İçme Suyu Arıtma Tesisi açılış töreninde konuştu. Kurum, depremin yaralarının sarılmasına yönelik çalışmalar kapsamında yaptığı açıklamada, “Biz acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık” ifadesini kullandı. Bakan Kurum’un ziyareti, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya’da yürütülen yeniden inşa ve iyileştirme faaliyetlerinin bir parçası olarak gerçekleşti. Törene Vali Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur da katıldı. Açıklama, afet sonrası toparlanma sürecinde siyasi tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Kurum’un vurgusu, hükümetin bölgeye yönelik hizmetlerini herhangi bir siyasi çıkar gözetmeden sürdürdüğü mesajını öne çıkarıyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 5h ago- Political24 Jul, 13:10
Bakan Kurum: Biz acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, '500 Bin Sosyal Konut Projesi kura çekimi, Tarihi Bakırcılar Çarşısı ve İçme Suyu Arıtma Tesisi Açılış Töreni'ne katılmak için Malatya'ya geldi. Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen törene; Bakan Kurum'un yanı sıra Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, kurum ve kuruluş müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaşlar katıldı. 'DEVLET-MİLLET EL ELE VERDİK' Törende konuşan Bakan Kurum, dün Battalgazi ilçesinde yaşanan deprem dolayısı ile Malatyalılara geçmiş olsun dileklerini ileterek, "Rabb'im bu cennet vatana bir kez daha deprem acısını yaşatmasın. Çünkü bu aziz belde depremi çok acı bir şekilde yaşadı. Asrın felaketinde canımızdan can gitti, ciğerimiz yandı ama bir an bile ümitsizliğe kapılmadık. 'En karanlık gecenin bile aydınlık bir sabahı vardır' dedik, devlet-millet el ele verdik. O en zor günlerde bile sizler, Battalgazi’nin yiğit evlatları, duruşunuzla örnek oldunuz, 'Dert bizimdir derman da devletimizdedir' dediniz. Hamdolsun, siz bize güvendiniz, Rabb'im de bizi, sizlere Malatyalı kardeşlerimize mahcup etmedi. Malatya’da acının yerini umut, enkazın yerini sapasağlam 80 bin konut aldı. Annelerimizin duaları kabul oldu, çocuklarımızın sevinci haneleri doldurdu, esnaf kardeşlerim, kepenklerini bereketle 'Bismillah' diyerek yeniden açıldı. Şimdi bu alandaki coşkuya, bizi bir araya toplayan güzelliklere bakıyorum da binlerce kez şükürler olsun diyorum. Bir şeref madalyası gibi ömrüm boyunca taşıyacağım hemşehriliğiniz için, bir kez daha gönülden şükranlarımı sunuyorum. Yine oy birliğiyle karar alarak ismimi bu güzel şehrimizde yaşatarak caddeye veren, Başkanımıza ve Büyükşehir Belediye Meclisi'ne çok teşekkür ediyorum" dedi. 'STRATEJİK BİR ÇEVRE YATIRIM OLACAK' Bakan Kurum, "'Biz hem afetin izlerini sileceğiz hem de şehirlerimizin geleceğini inşa etmeye de talibiz' demiştik. İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlattığımız 500 Bin Sosyal Konut Hamlesi de bu anlayışın en güçlü göstergesidir. Çok değil, bundan 6 ay önce yine Malatya'mızda bir araya gelmiş, hak sahibi kardeşlerimizin kuralarını çekmiştik. Bugün de 8 bin 448 hak sahibi kardeşimiz için konutlarımızın yer belirleme kuralarını çekiyor; yaklaşık 35 bin hemşehrimizi daha güvenli, sağlam ve huzurlu yuvalarına kavuşturuyoruz. Kurada evi çıkan vatandaşlarımıza da evlerini ağustos itibarıyla teslim ediyoruz. Böylece konut arzını arttırıyor, vatandaşımızı zora sokan kira fiyatlarını da düşürüyoruz. Rabb'im yeni yuvalarımızı sağlıkla, huzurla, bereketle oturmayı nasip etsin. Şimdiden tüm hak sahibi kardeşlerimize hayırlı, uğurlu olsun. Bugün burada Malatya'nın geleceğine değer katacak iki önemli eserimizi daha hizmete alıyoruz. Çünkü bir şehri ayağa kaldırmak istiyorsanız hem konut yapacaksınız hem de tüm altyapısını tamamlayacaksınız. O şehrin altyapısını güçlendirmek, çevresini korumak, üretimini desteklemek, ticaretini canlandırmak da en az konut kadar önemlidir. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Duranlar Atık su Arıtma Tesisi, Malatya'mızın doğasını koruyacak, su kaynaklarını daha verimli kullanacak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakmamıza katkı sağlayacak. Bu eser sadece bugünün değil, yarının Malatya'sına hizmet edecek stratejik bir çevre yatırımı olacak" diye konuştu. 'MALATYA'MIZA 525 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK' Bakan Kurum, "Diğer taraftan depremde ağır hasar gören tarihi Bakırcılar Çarşımızı da yeniden ayağa kaldırıyoruz. Çünkü burası; Malatya'nın emeğidir, üretim kültürüdür, alın teridir, asırlık hafızasıdır. Bugün yenilenen alanlarda, esnaf kardeşlerimiz yeniden dükkanlarının kapısını açıyor, çarşımız yeniden hayat buluyor. Ticaret yeniden canlanıyor, sokaklarımız yeniden bereketle doluyor. Çünkü biz biliyoruz ki; bir şehrin gerçek gücü, üreten esnafında, çalışan insanında ve canlı çarşılarındadır. Esnafı ayağa kalkan şehir güçlenir, çarşısı yeniden canlanan şehir geleceğe güvenle bakar. İşte biz de bu anlayışla Malatya'yı hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin şehir vizyonuna göre yeniden inşa ediyoruz. Bugüne kadar bakanlığımız eliyle Malatya'mıza 525 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Halihazırda 310 milyar lira tutarındaki yatırımımız da hız kesmeden devam ediyor. Millet bahçelerinden sosyal konutlara, altyapı yatırımlarından çevre projelerine kadar her alanda Malatya'mızı daha güçlü, daha dirençli ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için durmadan çalışıyoruz" dedi. 'KENDİ KAMPANYALARINI DEVLETE RAKİP KILDILAR' Bugünlere kolay gelinmediğini söyleyen Bakan Kurum, "Acı büyüktü, yük ağırdı. O karanlık günlerde, 'Devlet nerede' dediler. Milletin devlete olan güvenini sarsmak istediler. Kendi kampanyalarını devlete rakip kıldılar. Algıyla, yalanla devletimizi yıpratmaya kalktılar. Devlet ile milletin arasına girmek istediler. O gün de söyledik, bugün de söylüyoruz; 'Afet günü, algı günü değildir. Afet günü, dayanışma günüdür'. Biz acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık. Kara propagandaya boyun eğmedik. Polemik değil, eser ürettik. Tartışmadık, hizmete koştuk. Bir yandan sahada canla başla çalıştık. Diğer yandan milletimizin aklını çelenlerle savaştık. Sabrettik. Sadece işimize odaklandık. Onlar ekranlardan, 'Devlet nerede' diye sordu. Biz sahadaydık, milletimizle omuz omuzaydık. Onlar, 'Bu enkazın altında kalacaklar' diye hevesle bekledi. Biz arama kurtarmadan yeni yuvalara durmadan koştuk. Çünkü bizim için asıl olan; verilen sözü tutmaktır. Vatandaşı, o en dar gününde asla yalnız bırakmamaktır" diye konuştu. 'GÖRDÜK Kİ GEÇİCİ KAMPANYALAR BİRER RÜZGARDIR' Bakan Kurum, "İşte o zor günlerde devlet nedir, ne değildir herkese gösterdik. Gördük ki geçici kampanyalar birer rüzgardır. Milletin asıl güvencesi, güçlü devlettir. Devlet, ekranlardan atılan boş bir slogan değildir. Devlet, sosyal medyada estirilen geçici bir rüzgar hiç değildir. Devlet, zor gününde milletini sarıp sarmalayan asırlık çınardır. Devlet; yıkılanı yapan, şehri ayağa kaldıran, millete yuva olan çelikten iradedir. Bugün gerçek, tüm çıplaklığıyla ortadadır. Kalıcı çözümü üreten, devlettir. Şehirleri ayağa kaldıran, devlettir. Yüz binlerce güvenli yuva inşa eden, yine devlettir. İlk günün heyecanıyla atılan o sloganlar uçtu, gitti. Ama devletimizin inşa ettiği yuvalar, okullar, hastaneler ayakta. '20 yılda bitmez' dedikleri 500 bin yuvamız dimdik ayakta. 2 yılda bitirdik, teslim ettik. Onların yalanları boşa çıktı. Bizim sıcak yuvalarımız aziz milletimizi ağırlıyor. Bugün yükselen mahalleler şahidimizdir. Açılan iş yerleri, canlanan çarşılar şahidimizdir. Milletimiz Cumhurbaşkanımıza inandı. Güvendi. Biz de bu güveni boşa çıkarmadık. Bu devlet yaptı. Bu millet başardı. Türkiye başardı. İnşallah aynı inançla Malatya'mız için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde durmayacağız. Güvenli şehirler kuracağız. Güçlü yarınlar inşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte omuzlayacağız" dedi. (DHA)
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Suudi Arabistan'a sivil nükleer anlaşmayı İbrahim Anlaşmaları'na katılım şartına bağladı
ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan ile ABD Enerji Bakanlığı arasındaki sivil nükleer işbirliği anlaşmasının onaylanmasının, Riyad'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılımına bağlı olduğunu açıkladı. Trump, anlaşma kapsamında uranyum zenginleştirmesi yapılmayacağını ve yalnızca askeri olmayan kullanımlara izin verileceğini, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan benzer anlaşmaları örnek gösterdi. Bu şart, Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşmesi yönünde ABD'nin uyguladığı diplomatik baskıyı ortaya koyuyor. Suudi Arabistan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde 2030 Vizyonu çerçevesinde enerji çeşitlendirmesi ve ekonomik dönüşüm hedeflerken, nükleer enerji bu planın önemli bir parçası. Ancak ABD, bölgedeki nükleer silahlanma riskini sınırlamak için sıkı koşullar öne sürüyor. İbrahim Anlaşmaları'nın genişlemesi ise Ortadoğu'da yeni ittifak dengeleri yaratacak stratejik bir gelişme olarak görülüyor. Bu hamle, ABD'nin hem enerji teknolojisi ihracı hem de jeopolitik çıkarlarını eş zamanlı yönetme çabasını yansıtıyor. Suudi Arabistan'ın nasıl bir yanıt vereceği, hem İsrail ile ilişkilerin seyrini hem de nükleer programın geleceğini belirleyecek. Bölgede İran'ın nükleer faaliyetleri nedeniyle hassas olan dengeler, bu tür anlaşmalarla daha da karmaşık hale geliyor.
Afganistan1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Yunanistan, İsrail'den 3,5 milyar euroluk hava savunma sistemi alacak
Yunanistan'ın en üst düzey dış politika ve savunma karar organı Ulusal Güvenlik Konseyi (KYSEA), İsrail'den çok katmanlı bir hava savunma sistemi satın alınmasını onayladı. Savunma Bakanı Nikos Dendias tarafından duyurulan anlaşmanın 3,5 milyar euroya kadar maliyeti bulunuyor. Paket kapsamında ayrıca çeşitli insansız hava araçları ve Embraer üretimi C-390 askeri nakliye uçakları da yer alıyor. KYSEA'nın yılın başında projelere ön onay verdiği belirtildi. Bu alım, Yunanistan'ın silahlı kuvvetlerini modernize etme ve hava savunma kabiliyetini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. Bölgesel güvenlik dinamikleri içinde önemli bir yatırım olan anlaşma, aynı zamanda Yunanistan-İsrail savunma ilişkilerini derinleştiriyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ben-Gvir, 1300'den Fazla Kişiyle Mescid-i Aksa'ya Girdi
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Yahudilerin Tisha BeAv (Süleyman Mabedi'nin yıkılış yıl dönümü) matem gününde, 1300'den fazla kişinin eşlik ettiği bir grupla Mescid-i Aksa'ya girdi. İsrail polisi ve fanatik Yahudilerin de aralarında bulunduğu kalabalık, tapınak yıkımını andıklarını ancak bölgenin Yahudi egemenliğinde olduğunu vurgulayan Ben-Gvir'e eşlik etti. Bu tür üst düzey ziyaretler, Müslümanlar ve Filistinliler tarafından statükoya müdahale olarak görülüyor ve sıklıkla tansiyonu yükseltiyor. Mescid-i Aksa'nın idaresi Ürdün ve İslami vakıflarca yürütülürken, Yahudilere belirli saatlerde ziyaret izni veriliyor ancak ibadet edemiyorlar. Matem gününe denk gelen bu toplu giriş, bölgedeki kırılgan dengeleri zorlayarak diplomatik yansımalara yol açabilir.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tayland'da sınır karakoluna saldırı: 5 asker öldü, çocuklar yaralandı
Tayland'ın Malezya sınırındaki Narathiwat eyaletinde bulunan Bukeh Sami güvenlik kontrol noktasına akşam saatlerinde silahlı saldırı düzenlendi. Siyah giyimli saldırganlar, pikap ve motosikletlerle gelerek uzun namlulu silahlarla ateş açtı ve el yapımı bombalar attı. Saldırı sonucunda 5 asker hayatını kaybetti; aralarında çocukların da bulunduğu siviller yaralandı. Saldırganlar kaçtı. Narathiwat, Tayland'ın güneyinde Malay-Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu ve uzun yıllardır ayrılıkçı grupların şiddet eylemleriyle sarsılan bir bölge. Bu saldırı, bölgedeki kırılgan güvenlik durumunu bir kez daha ortaya koyarken, sivillerin ve güvenlik güçlerinin hedef alınmaya devam ettiğini gösteriyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Güney Kore'de Michelin Yıldızlı Restorana Karınca Skandalı: Savcı 1 Yıl Hapis İstedi
Güney Kore'de iki Michelin yıldızlı bir restoranın sahibi, dört yıl boyunca tatlılarda insan tüketimine uygun olmayan kara karınca kullandığı gerekçesiyle yargılanıyor. Savcılık, sanık hakkında bir yıl hapis cezası talep etti. Seul Batı Bölge Mahkemesi'nde pazartesi günü yapılan duruşmada, işletmecinin ABD ve Tayland'dan ithal ettiği kurutulmuş karıncaları menüsünde kullanarak gıda güvenliği yasalarını ihlal ettiği öne sürüldü. Dava, yüksek standartlarıyla bilinen Michelin yıldızlı restoranlarda dahi gıda güvenliği denetimlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Güney Kore yasalarına göre, onaylanmamış gıda maddelerinin satışı ciddi yaptırımlar içeriyor. Uzun süredir devam eden bu uygulamanın, denetim mekanizmalarındaki boşlukları gündeme getirmesi bekleniyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa'da Arıya Zararlı Pestisitlere Dönüş Planı Tepki Çekti
Fransa parlamentosu, arılara zarar verdiği gerekçesiyle daha önce ulusal düzeyde yasaklanan ancak Avrupa Birliği mevzuatında izin verilen iki böcek ilacının çiftçiler tarafından yeniden kullanılmasına onay vermeye hazırlanıyor. Bu girişim, salı günü ülkedeki çevreci grupların büyük tepkisine yol açtı. Gelişme, Fransa'nın kendi iç yasağı ile AB düzenlemeleri arasındaki çelişkiyi su yüzüne çıkardı. Çevre Bakanı Monique Barbut'un da konuya dahil olması, hükümetin tarımsal üretim baskısı ile çevre koruma taahhütleri arasında bir denge arayışında olduğunu gösteriyor. Yasaklı maddelere dönüş ihtimali, özellikle arı nüfusundaki azalma endişeleriyle birleşince kamuoyunda geniş yankı buldu. Fransa'nın bu adımı, Avrupa genelinde pestisit kullanımına ilişkin hassas tartışmaları alevlendirirken, ulusal yasakların AB ortak pazarı karşısındaki kırılganlığını da ortaya koyuyor. Çevreciler, kararın arı sağlığı ve ekosistem üzerindeki olası etkilerine dikkat çekerek parlamentonun nihai tutumunu etkilemeye çalışıyor.
Afganistan2 olay2 gün önce