ABD, Suudi Arabistan'a sivil nükleer anlaşmayı İbrahim Anlaşmaları'na katılım şartına bağladı
ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan ile ABD Enerji Bakanlığı arasındaki sivil nükleer işbirliği anlaşmasının onaylanmasının, Riyad'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılımına bağlı olduğunu açıkladı. Trump, anlaşma kapsamında uranyum zenginleştirmesi yapılmayacağını ve yalnızca askeri olmayan kullanımlara izin verileceğini, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan benzer anlaşmaları örnek gösterdi. Bu şart, Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşmesi yönünde ABD'nin uyguladığı diplomatik baskıyı ortaya koyuyor. Suudi Arabistan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde 2030 Vizyonu çerçevesinde enerji çeşitlendirmesi ve ekonomik dönüşüm hedeflerken, nükleer enerji bu planın önemli bir parçası. Ancak ABD, bölgedeki nükleer silahlanma riskini sınırlamak için sıkı koşullar öne sürüyor. İbrahim Anlaşmaları'nın genişlemesi ise Ortadoğu'da yeni ittifak dengeleri yaratacak stratejik bir gelişme olarak görülüyor. Bu hamle, ABD'nin hem enerji teknolojisi ihracı hem de jeopolitik çıkarlarını eş zamanlı yönetme çabasını yansıtıyor. Suudi Arabistan'ın nasıl bir yanıt vereceği, hem İsrail ile ilişkilerin seyrini hem de nükleer programın geleceğini belirleyecek. Bölgede İran'ın nükleer faaliyetleri nedeniyle hassas olan dengeler, bu tür anlaşmalarla daha da karmaşık hale geliyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik24 Tem 04:01
Nükleer anlaşmayı tanımaya bağladı!
ABD Başkanı “ABD Enerji Bakanlığı ile Suudi Arabistan arasında yapılan sivil nükleer anlaşma onaylanacak, ancak Suudi Arabistan’ın çok saygın ve başarılı İbrahim Anlaşmaları’na katılmasına bağlı” ifadelerini kullandı. Trump paylaşımında sivil nükleer anlaşma kapsamında “malzeme zenginleştirmesi olmayacağını”, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri örneğinde olduğu gibi sadece askeri olmayan kullanımları içereceğini vurguladı. Paylaşımında Trump, ülkesinin sivil nükleer tesislere karşı olmadığını bildirdi. ABD ve Suudi Aranistan’ın “123 Anlaşması” olarak bilinen barışçıl nükleer işbirliği anlaşması ile buna eşlik eden ikili güvence anlaşmasını imzaladıkları bildirilmişti. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump’ın “sivil nükleer anlaşmasını Suudi Arabistan’ın İsrail’le normalleşmesi şartına bağlamasını” memnuniyetle karşıladı. Açıklamada, “Başkan Donald Trump’ın da belirttiği gibi, Suudi Arabistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılması Orta Doğu’da barış için tarihi bir ileri sıçrama olacaktır” ifadeleri yer aldı. Savunma bütçesinde İsrail detayı ABD Temsilciler Meclisi, 1,15 trilyon dolarlık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) başlıklı 2027 savunma bütçesini onaylayarak Senato’ya gönderdi. Oylamada, 216 “evet” oyu, 212 “hayır” oyu kullanıldı. Tasarı, Senato’da da oylanacak ve kabul edilmesi halinde yasalaşması için Başkan Trump’ın masasına gönderilecek. Öte yandan tasarıda İsrail ile ilgili yer alan bir madde dikkati çekiyor. Tasarının 219. maddesinde ABD ordusunun teknoloji ve tedarik zincirinin İsrail ordusu ile entegrasyonu öngörülüyor. Bu kapsamda, insansız sistemlere karşı savunma, füze savunması ve yapay zeka dahil 10 alanı kapsayacak şekilde, İsrail menşeli ve ortaklaşa geliştirilen teknolojilerin 2030’a kadar ABD’nin resmi askeri programlarına entegre edilmesi amaçlanıyor.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Husiler Suudi Arabistan'a Deniz Ablukası İlan Etti: 'Göze Göz'
İran destekli Yemen'deki Husiler, geçen hafta yaşanan karşılıklı saldırıların ardından Suudi Arabistan'a deniz ablukası uygulama kararı aldı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, 'göze göz' denklemi temelinde bu kararın derhal yürürlüğe girdiğini açıkladı. Bu hamle, Orta Doğu'da İran-ABD arasındaki gerginliğin sürdüğü bir dönemde geldi. Ablukanın Kızıldeniz'deki deniz trafiğini ve Suudi Arabistan'ın ekonomik çıkarlarını tehdit ederek bölgesel tansiyonu yükseltmesi bekleniyor.
Afganistan2 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Yunanistan, İsrail'den 3,5 milyar euroluk hava savunma sistemi alacak
Yunanistan'ın en üst düzey dış politika ve savunma karar organı Ulusal Güvenlik Konseyi (KYSEA), İsrail'den çok katmanlı bir hava savunma sistemi satın alınmasını onayladı. Savunma Bakanı Nikos Dendias tarafından duyurulan anlaşmanın 3,5 milyar euroya kadar maliyeti bulunuyor. Paket kapsamında ayrıca çeşitli insansız hava araçları ve Embraer üretimi C-390 askeri nakliye uçakları da yer alıyor. KYSEA'nın yılın başında projelere ön onay verdiği belirtildi. Bu alım, Yunanistan'ın silahlı kuvvetlerini modernize etme ve hava savunma kabiliyetini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. Bölgesel güvenlik dinamikleri içinde önemli bir yatırım olan anlaşma, aynı zamanda Yunanistan-İsrail savunma ilişkilerini derinleştiriyor.
Afganistan1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ben-Gvir, 1300'den Fazla Kişiyle Mescid-i Aksa'ya Girdi
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Yahudilerin Tisha BeAv (Süleyman Mabedi'nin yıkılış yıl dönümü) matem gününde, 1300'den fazla kişinin eşlik ettiği bir grupla Mescid-i Aksa'ya girdi. İsrail polisi ve fanatik Yahudilerin de aralarında bulunduğu kalabalık, tapınak yıkımını andıklarını ancak bölgenin Yahudi egemenliğinde olduğunu vurgulayan Ben-Gvir'e eşlik etti. Bu tür üst düzey ziyaretler, Müslümanlar ve Filistinliler tarafından statükoya müdahale olarak görülüyor ve sıklıkla tansiyonu yükseltiyor. Mescid-i Aksa'nın idaresi Ürdün ve İslami vakıflarca yürütülürken, Yahudilere belirli saatlerde ziyaret izni veriliyor ancak ibadet edemiyorlar. Matem gününe denk gelen bu toplu giriş, bölgedeki kırılgan dengeleri zorlayarak diplomatik yansımalara yol açabilir.
Afganistan1 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tayland'da sınır karakoluna saldırı: 5 asker öldü, çocuklar yaralandı
Tayland'ın Malezya sınırındaki Narathiwat eyaletinde bulunan Bukeh Sami güvenlik kontrol noktasına akşam saatlerinde silahlı saldırı düzenlendi. Siyah giyimli saldırganlar, pikap ve motosikletlerle gelerek uzun namlulu silahlarla ateş açtı ve el yapımı bombalar attı. Saldırı sonucunda 5 asker hayatını kaybetti; aralarında çocukların da bulunduğu siviller yaralandı. Saldırganlar kaçtı. Narathiwat, Tayland'ın güneyinde Malay-Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu ve uzun yıllardır ayrılıkçı grupların şiddet eylemleriyle sarsılan bir bölge. Bu saldırı, bölgedeki kırılgan güvenlik durumunu bir kez daha ortaya koyarken, sivillerin ve güvenlik güçlerinin hedef alınmaya devam ettiğini gösteriyor.
Afganistan1 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Güney Kore'de Michelin Yıldızlı Restorana Karınca Skandalı: Savcı 1 Yıl Hapis İstedi
Güney Kore'de iki Michelin yıldızlı bir restoranın sahibi, dört yıl boyunca tatlılarda insan tüketimine uygun olmayan kara karınca kullandığı gerekçesiyle yargılanıyor. Savcılık, sanık hakkında bir yıl hapis cezası talep etti. Seul Batı Bölge Mahkemesi'nde pazartesi günü yapılan duruşmada, işletmecinin ABD ve Tayland'dan ithal ettiği kurutulmuş karıncaları menüsünde kullanarak gıda güvenliği yasalarını ihlal ettiği öne sürüldü. Dava, yüksek standartlarıyla bilinen Michelin yıldızlı restoranlarda dahi gıda güvenliği denetimlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Güney Kore yasalarına göre, onaylanmamış gıda maddelerinin satışı ciddi yaptırımlar içeriyor. Uzun süredir devam eden bu uygulamanın, denetim mekanizmalarındaki boşlukları gündeme getirmesi bekleniyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa'da Arıya Zararlı Pestisitlere Dönüş Planı Tepki Çekti
Fransa parlamentosu, arılara zarar verdiği gerekçesiyle daha önce ulusal düzeyde yasaklanan ancak Avrupa Birliği mevzuatında izin verilen iki böcek ilacının çiftçiler tarafından yeniden kullanılmasına onay vermeye hazırlanıyor. Bu girişim, salı günü ülkedeki çevreci grupların büyük tepkisine yol açtı. Gelişme, Fransa'nın kendi iç yasağı ile AB düzenlemeleri arasındaki çelişkiyi su yüzüne çıkardı. Çevre Bakanı Monique Barbut'un da konuya dahil olması, hükümetin tarımsal üretim baskısı ile çevre koruma taahhütleri arasında bir denge arayışında olduğunu gösteriyor. Yasaklı maddelere dönüş ihtimali, özellikle arı nüfusundaki azalma endişeleriyle birleşince kamuoyunda geniş yankı buldu. Fransa'nın bu adımı, Avrupa genelinde pestisit kullanımına ilişkin hassas tartışmaları alevlendirirken, ulusal yasakların AB ortak pazarı karşısındaki kırılganlığını da ortaya koyuyor. Çevreciler, kararın arı sağlığı ve ekosistem üzerindeki olası etkilerine dikkat çekerek parlamentonun nihai tutumunu etkilemeye çalışıyor.
Afganistan2 olay1 gün önce