AK Partili Yayman: 'KKTC'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü nedeniyle bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) açıklamalarda bulundu. İhlas Haber Ajansı'na konuşan Yayman, Kıbrıs meselesinin yalnızca bir dış politika konusu olmadığını, Türk milletinin ortak milli davası olduğunu söyledi. "KKTC'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir" ifadesini kullanan Yayman, Ankara'nın Ada'daki Türk varlığına verdiği desteğin sürekliliğini vurguladı. Açıklama, iktidar partisinin üst düzey bir yöneticisinden gelmesi ve 1974'teki askeri müdahalenin yıl dönümüne denk düşmesiyle, Türkiye'nin Kıbrıs politikasındaki iki devletli çözüm vizyonunun altını çizdi.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 19 Jul- Political19 Jul, 16:22
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: 'KKTC'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir'
Adalet ve Kalkınma (AK) Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü kutlamaları kapsamında bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde açıklama yaptı. İhlas Haber Ajansı'na (İHA) özel açıklama yapan Yayman, Kıbrıs meselesinin yalnızca Türkiye'nin dış politika başlıklarından biri olmadığını, Türk milletinin ortak milli davası olduğunu belirterek, Türkiye'nin Kıbrıs politikasında herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını vurguladı. İlginizi Çekebilir Hüseyin Yayman, 20 Temmuz Barış Harekatı'nın Kıbrıs Türk halkı açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyleyerek, "Mutlu Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla gerçekten tarihi anlara tanıklık ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve Türk Milleti'nin Kıbrıs davasına verdiği önemi biliyoruz. Biz hep şunu söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Kıbrıs meselesi, siyaset üstü bir meseledir. Kıbrıs meselesi, bir partinin meselesi değildir. Kıbrıs meselesi, Türk Milleti'nin 86 milyonun meselesidir. Ve dolayısıyla da bugün tekrar 1974 Barış Harekatı'nın yıl dönümü vesilesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeyiz, Lefkoşa'dayız. Mutlu Barış Harekatı, bir kez daha milletimize, Kıbrıs Türk halkına hayırlı uğurlu olsun. Meseleye şöyle bakılabilir. Eğer Mutlu Barış Harekatı olmasaydı bugün Kıbrıs'ta nasıl bir tabloyla karşılaşacaktık? Rum tarafının bugün dahi devam eden Kıbrıs Türkü'nü yok sayma, onu siyasal temsil alanında, ekonomi alanında, toplumsal hayatta yok sayma yaklaşımı maalesef dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Bu farklı farklı düzeylerde kendini ortaya koymaktadır" dedi. "AVRUPA BİRLİĞİ'NİN RUM TARAFINA ŞIMARIK ÇOCUK GİBİ DAVRANMASI TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN NOT EDİLMEKTEDİR" Avrupa Birliği'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne yönelik yaklaşımını eleştiren Yayman, "Bir taraftan Avrupa Birliği'nin (AB) Güney Kıbrıs Rum tarafına şımarık çocuk gibi davranması, öbür taraftan Avrupa Devletleri'nin Yunanistan'ı ve Güney Kıbrıs Rum yönetimini destekleyen tavırları Türk milleti tarafından not edilmektedir. Cumhurbaşkanımızın söylediği çok güzel bir söz vardır. Biz tarihin doğru tarafındayız. Dün de tarihin doğru tarafındaydık, bugün de tarihin doğru tarafındayız. Ve biz Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler kürsüsünde dile getirdiği gibi Kıbrıs Türk halkının temel bir talebi gibi artık eşit statülü, siyasal egemenlik temelinde artık federasyon tartışmalarının geride kaldığı ve bir anlamda iki devletli çözümün tüm toplum tarafından benimsendiği bir süreçteyiz" diye konuştu. Türkiye Cumhuriyeti'nin duruşunun net olduğunu vurgulayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, "Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler kürsüsünde dile getirdiği gibi artık bu meselede top çevirme zamanı geride kalmıştır. Kıbrıs Türkü'nü yok sayan herhangi bir öneri, herhangi bir görüşme talebi, herhangi bir müzakere arayışını doğru bulmamaktayız. Çünkü Türk halkı da bu meselede çok net bir duruş içerisindedir" ifadelerini kullandı. "YUNANLI PARLAMENTERİN TÜRK ASKERİNİ SUÇLAYAN İDDİALARI YOK HÜKMÜNDEDİR" Avrupa Parlamentosu'nda Türk askerini hedef alan açıklamalara tepki gösteren Hüseyin Yayman, Rum tarafının son dönemdeki askeri faaliyetlerine de dikkat çekti. Yayman, "AB'de bir Yunanlı parlamenterin 1974 Mutlu Barış Harekatı'nda Türk askerini suçlayan iddiaları yok hükmündedir. Bunlar deli saçması iddialardır. Ve aslında Avrupa Birliği'nin hem Kıbrıs Türk halkına bakışını, hem Türkiye'ye bakışını, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne bakışını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla buradaki mesele asla kabul edilemez. Bunu yok sayıyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye'nin duruşunun açık bir şekilde ortada olduğunu söyleyen Yayman, "Çünkü burada 1960 Anlaşması'nı ve tüm Annan Planı'nı yok sayan, daha önceki tüm müzakere arayışlarını yok sayarak tek taraflı olarak Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği'ne alınması ve Türklerin adada yok edilmek istenmesi, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan Türk askerinin varlığından rahatsız olunması bunlar doğru değildir. Burada çok ciddi bir hazımsızlık bulunmaktadır. Bu hazımsızlığı kabul etmek mümkün değildir" dedi. "GÜNEY KIBRIS RUM TARAFINI BİR SİLAH DEPOSU HALİNE GETİRMİŞTİR" Rum Yönetimi'nin son dönemdeki savunma politikalarına ilişkin değerlendirme yapan Hüseyin Yayman, "Dediğim gibi biz tarihin doğru tarafındayız. Bu tür iddialar deli saçmalarıdır. Muhtemelen bundan sonra da gerisi gelecektir. Çünkü Hristodulidis'in tavrı nettir. Bir taraftan Fransa'yla yapılan iş birliği anlaşması, öbür taraftan İsrail ve Hindistan'la uzun menzilli füzeler, gelişmiş füze sistemleri konusunda anlaşmaları aslında Güney Kıbrıs Rum tarafını bir silah deposu haline getirmiştir. Ve bu tehdit doğrudan Kıbrıs Türk halkınadır. Kıbrıs Türk halkının geleceği Türkiye'nin geleceğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir. Türkiye bu konularda asla bir oldubittiye müsaade etmez, etmeyecektir. Dün etmedi, bugün de etmeyecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Türk milletinin bu konudaki tavrı nettir. Dün nasıl ki ‘Ya Taksim Ya Ölüm' yaklaşımı gündeme geldiyse Türkiye bugün bu noktadan bir milim dahi geri adım atmamıştır, atmayacaktır da" diye konuştu. "RUM TARAFININ KIBRIS TÜRK HALKINI TAHRİK EDEN DAVRANIŞLARINI TÜRKİYE CUMHURİYETİ NOT ETMEKTEDİR" Metehan Sınır Kapısı'nda düzenlenen gösterilere de değinen Yayman, Türkiye ile KKTC'nin gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, "Bir taraftan Yunanistan'daki bazı parlamenterlerin ve AB taraftarlarının, öbür taraftan Güney Kıbrıs Rum tarafının bir takım gösteriler yapmak suretiyle sürekli Metehan Sınır Kapısı'nda ya da başka yerlerde yürüyüşler tertip etmek suretiyle Kıbrıs Türk halkını tahrik eden davranışlarını Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti not etmektedir. Ve stratejik sabırla meseleyi izlemektedir. Buradan Türkiye'nin tavrı, Kıbrıs Türk halkının tavrı çok nettir. Biz adada barışın, esenliğin, huzurun, ekonomik paylaşımın olmasını istemekteyiz ve buradaki mesele çok nettir. Suları tersine akıtmak mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Hüseyin Yayman açıklamasında, "Burada yapılan tüm Crans Montana'da verilen sözler tutulmamışken, Annan Planı'nda verilen sözler tutulmamışken ve Kıbrıs Türk halkını yok sayan temel yaklaşım, paradigma değişmemişken buradaki her türlü söylenecek söz maalesef ama maalesef hiçbir ilerleme sağlamayacaktır. Ve sadece tarafların ağzına bir parmak bal çalmak ve bu meselede Kıbrıs Türk halkını zararlı bir duruma itmek istemektedirler. Ve pozisyonlarımız nettir, değişmez" şeklinde konuştu. Barış Harekatı'nda Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesine vurgu yapan Yayman, "Kıbrıs meselesi partiler üstü bir meseledir ve inşallah bu tavır da devam edecektir. Ben bir kez daha 1974 Mutlu Barış Harekatı'nda hayatını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Kahraman Mehmetçiğimizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kıbrıs Türk halkı yokluktan var olan ve yok edilmekten bir soykırımdan son anda kurtulmuştur. Başta Rauf Denktaş olmak üzere tüm devlet büyüklerimizi bir kez daha saygıyla, hürmetle anmak isterim. Onların mücadelesi olmasaydı, onların haklı davası olmasaydı, onların gerçekten tarihe not düşen eşsiz mücadelesi olmasaydı bugün bambaşka bir tablo ortaya çıkabilirdi. Adadaki Türk varlığına tahammülü olmayan insanlar şu gerçeği kabul edecekler. Adada Türkler vardır, var olmaya devam edeceklerdir" dedi.
MilliyetHürriyet Gündem
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
İsrailli silah şirketleri Kıbrıs’a ‘taşınıyor’
Avrupa Birliği1 olay21 sa önce - Ortak aktör
Fransa'nın Türkiye'ye Karşı Yıpranan Etki Alanları ve Macron'un Tepkisi
Fransa, 2009'da NATO askeri yapısına geri döndükten sonra Türkiye'nin Akdeniz, Karadeniz, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Doğu'da artan nüfuzunu pasifize etme stratejisi benimsedi. Ancak bu politikanın ilk kırılma noktası, henüz Fransa NATO'ya dönmeden önce, 2008 Rusya-Gürcistan savaşında yaşandı. Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın diyalog merkezli girişimleri, Türkiye'yi bölgesel bir aktör olarak öne çıkarırken, Fransa'nın etki alanında kayıp olarak değerlendirildi. Milliyet gazetesindeki yazıda, 'Mösyö mikser' takma adıyla anılan Macron döneminde Fransa'nın Türkiye karşısındaki kayıplarının sürdüğü ve Paris'in giderek sertleşen bir tutum aldığı iddia ediliyor. Bu bağlamda 2008'deki gelişme, Fransa için erken bir uyarı niteliği taşıyor. İlerleyen yıllarda özellikle Doğu Akdeniz enerji kaynakları konusunda yoğunlaşan rekabet, Fransa ile Türkiye arasındaki gerilimin temel unsurlarından biri haline gelirken, Ankara'nın 2008'de sergilediği diplomatik kapasitenin bugünkü bölgesel etkinliğin habercisi olduğu belirtiliyor.
Ermenistan1 olay11 Haz - Ortak aktör
BM Genel Sekreteri Guterres Kıbrıs'ta 5+1 formatında yeni görüşme süreci başlatıyor
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaklaşık 16 yıl aradan sonra bir BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'a yaptığı ilk ziyaret kapsamında, Kıbrıs sorununun çözümü için KKTC ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin yanı sıra üç garantör ülkenin katılımıyla yeni bir müzakere süreci başlatılacağını duyurdu. Guterres, önceki gece verilen yemekte ve dün sabah ara bölgede bulunan BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı ile bir araya geldi. Görüşmelerin, tarafların kapsamlı bir çözüm için yeniden masaya dönmesini hedeflediği belirtiliyor. 5+1 formatı, Kıbrıslı iki tarafın yanı sıra garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin de sürece dahil olmasını öngörüyor. Bu gelişme, uzun süredir durgun olan diplomatik girişimlerde yeni bir sayfa açılması anlamına geliyor ve bölgesel denklemler açısından dikkatle izleniyor. Birleşmiş Milletler'in inisiyatifiyle yeniden canlandırılmaya çalışılan sürecin, önümüzdeki haftalarda teknik düzeyde başlaması ve ilerleyen aşamalarda üst düzey zirvelere evrilmesi bekleniyor.
Yunanistan1 olay30 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
'Selahattin Yılmaz suç örgütü' davasında 6 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı
Afganistan1 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
"Sokaklar Güvende" operasyonu. Bakan Gürlek: 2 bin 447 şüpheliye adli işlem yapıldı
Afganistan2 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump duyurdu: Rusya ve Ukrayna enerji altyapılarını hedef almayacak
Afganistan2 olay9 sa önce