BM Genel Sekreteri Guterres Kıbrıs'ta 5+1 formatında yeni görüşme süreci başlatıyor
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaklaşık 16 yıl aradan sonra bir BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'a yaptığı ilk ziyaret kapsamında, Kıbrıs sorununun çözümü için KKTC ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin yanı sıra üç garantör ülkenin katılımıyla yeni bir müzakere süreci başlatılacağını duyurdu. Guterres, önceki gece verilen yemekte ve dün sabah ara bölgede bulunan BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı ile bir araya geldi. Görüşmelerin, tarafların kapsamlı bir çözüm için yeniden masaya dönmesini hedeflediği belirtiliyor. 5+1 formatı, Kıbrıslı iki tarafın yanı sıra garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin de sürece dahil olmasını öngörüyor. Bu gelişme, uzun süredir durgun olan diplomatik girişimlerde yeni bir sayfa açılması anlamına geliyor ve bölgesel denklemler açısından dikkatle izleniyor. Birleşmiş Milletler'in inisiyatifiyle yeniden canlandırılmaya çalışılan sürecin, önümüzdeki haftalarda teknik düzeyde başlaması ve ilerleyen aşamalarda üst düzey zirvelere evrilmesi bekleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Yunanistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Siyasi30 Tem 04:01
Kıbrıs için yeniden 5+1
Yaklaşık 16 yıl aranın ardından Ada’yı ziyaret eden ilk Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri olan Antonio Guterres, Kıbrıs sorununun çözümü için KKTC ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yanı sıra üç garantör ülkenin katılımıyla yeni görüşmeler düzenleneceğini duyurdu. Önceki gece yemekte ve dün sabah da ara bölgedeti BM İyi Niyet Misyonu Ofisi’nde KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis’le bir araya gelen BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler ile müzakere sürecine ilişkin değerlendirmeler ve güven artırıcı önlemlere yönelik muhtemel adımları ele aldı. Bu görüşmenin ardından kısa bir basın toplantısı düzenleyen Guterres, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum liderlerinin yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile BM temsilcilerinin bir araya geleceği bir toplantı düzenlenmesine karar verdiklerini bildirdi. Bununla ilgili olarak “Her iki tarafın ve garantörlerin 5+1 toplantısına katılmaları konusunda onay aldım” diyen Guterres, önce gerekli hazırlıkların yapılacağını ifade ederek söz konusu toplantının yeri ve zamanı hakkında herhangi bir bilgi vermedi. ‘Farklı olmalı’ KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, üçlü görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ziyaretin önemli ve olumlu olduğunu söyledi. Erhürman, Guterres’in hem Güney’de Hristodulidis ile hem de Kuzey’de kendisi ve heyetiyle görüşmesinin, BM çatısı altında iki eşit lider konumunun yeniden altının çizilmesi anlamına geldiğini belirtti. Görüşmelerden yeni bir geçiş noktasının açılması gibi somut çıktıların çıkmadığını belirten Erhürman, buna karşın sonuçları olumlu ve önemli bulduğunu söyledi. Erhürman, güven yaratıcı önlemler ve metodoloji konularına dikkat çekerek, 9 yıldır anlamlı görüşme yapılmaması ve bu süreçte artan güvensizliğin giderilmesi için güven yaratıcı önlemlerde olumlu adımlar atılmasının önemli olduğunu vurguladı. Erhürman, 2004 ve 2017’de Kıbrıs Türk tarafının çözüm isteyen taraf olduğunu açıkça ortaya koymasına rağmen çözüme ulaşılamadığını belirterek, bu deneyimlerden ders çıkarılması gerektiğini söyledi, Guterres’in de “Bu defa farklı olmalı” yaklaşımını vurguladığını ifade etti. Erhürman, Türkiye ile bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yakın ve tam istişare içinde süreci yürüteceklerini ifade ederek, “Müzakere olsun diye müzakere istemiyoruz. 5+1 olsun diye 5+1 istemiyoruz” dedi, sonuç vereceği güvence altına alınmış bir toplantı olması gerektiğini ifade etti. Erhürman, Guterres’in ziyareti sonrası daha umutlu olduğunu da söyledi. Rumlar çıkar peşinde Öte yandan GKRY lideri Hristodulidis, “Herkesin olumlu cevap vermesinden mutlu olduğunu” söylerken, “Genişletilmiş görüşmenin başarılı olması gerekir. Genişletilmiş görüşmeye gittiğimizde müzakerelerin Crans Montana’da koptuğu yerden yeniden başlamasına zemin hazırlamak üzere Holguin ve Fitto ile iş birliği yapacağız” dedi. Hristodulidis, “Sıfırdan başlamayacağız, müzakere kazanımlarını elde tutuyoruz” ifadesini kullandı. ‘Tükenmiş modeller geçmişte kaldı’ Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Kıbrıs meselesinde tükenmiş çözüm modellerinin geçmişte kaldığını belirterek, çözüme Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde ulaşılabileceğini ifade etti. Sözcü Keçeli, Guterres’in göreve geldiği günden bu yana Kıbrıs meselesine yönelik çabalarının takdirle karşılandığını belirtti. Keçeli, bununla birlikte “Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumu değişmedikçe ve bölge güvenliğini de olumsuz etkileyen eylemleri sona ermedikçe çözüm perspektifinin somutlaşmayacağını bir kez daha vurguluyoruz. On yıllar boyunca denenmiş ve tükenmiş çözüm modellerinin geçmişte kaldığına bu vesileyle bir kez daha dikkat çekiyoruz” ifadelerini kullandı.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
AK Partili Yayman: 'KKTC'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü nedeniyle bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) açıklamalarda bulundu. İhlas Haber Ajansı'na konuşan Yayman, Kıbrıs meselesinin yalnızca bir dış politika konusu olmadığını, Türk milletinin ortak milli davası olduğunu söyledi. "KKTC'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir" ifadesini kullanan Yayman, Ankara'nın Ada'daki Türk varlığına verdiği desteğin sürekliliğini vurguladı. Açıklama, iktidar partisinin üst düzey bir yöneticisinden gelmesi ve 1974'teki askeri müdahalenin yıl dönümüne denk düşmesiyle, Türkiye'nin Kıbrıs politikasındaki iki devletli çözüm vizyonunun altını çizdi.
Afganistan1 olay19 Tem - Ortak aktör
Fransa'nın Türkiye'ye Karşı Yıpranan Etki Alanları ve Macron'un Tepkisi
Fransa, 2009'da NATO askeri yapısına geri döndükten sonra Türkiye'nin Akdeniz, Karadeniz, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Doğu'da artan nüfuzunu pasifize etme stratejisi benimsedi. Ancak bu politikanın ilk kırılma noktası, henüz Fransa NATO'ya dönmeden önce, 2008 Rusya-Gürcistan savaşında yaşandı. Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın diyalog merkezli girişimleri, Türkiye'yi bölgesel bir aktör olarak öne çıkarırken, Fransa'nın etki alanında kayıp olarak değerlendirildi. Milliyet gazetesindeki yazıda, 'Mösyö mikser' takma adıyla anılan Macron döneminde Fransa'nın Türkiye karşısındaki kayıplarının sürdüğü ve Paris'in giderek sertleşen bir tutum aldığı iddia ediliyor. Bu bağlamda 2008'deki gelişme, Fransa için erken bir uyarı niteliği taşıyor. İlerleyen yıllarda özellikle Doğu Akdeniz enerji kaynakları konusunda yoğunlaşan rekabet, Fransa ile Türkiye arasındaki gerilimin temel unsurlarından biri haline gelirken, Ankara'nın 2008'de sergilediği diplomatik kapasitenin bugünkü bölgesel etkinliğin habercisi olduğu belirtiliyor.
Ermenistan1 olay11 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Dendias'tan Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yılında 'işgal' paylaşımı
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 1974 yılındaki askeri müdahaleyi 'Türk işgali' olarak nitelendirdi. Paylaşımda, hayatını kaybedenleri andığını belirten Dendias, Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin artık bölgeye daha yakın olduğu mesajını verdi. Yunan bakanın açıklamaları, Milliyet gazetesi tarafından 'provokatif' olarak yorumlandı ve Kıbrıs Rum basınında geniş yer buldu. Açıklama, Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve deniz yetki alanları nedeniyle zaten gergin olan ilişkilerin daha da gerilmesine yol açabilecek nitelikte. Kıbrıs sorunu, iki ülke arasındaki temel uyuşmazlık konularından biri olmaya devam ederken, Dendias'ın bu ifadeleri diplomatik kanallarda yeni tartışmalara zemin hazırlayabilir. Atina'nın son dönemdeki askeri modernizasyon hamleleri ve adada artan askeri varlığı, bakanın sözlerini daha anlamlı kılıyor. Türk tarafı, 1974 müdahalesini uluslararası antlaşmalardan doğan garantörlük hakları çerçevesinde gerçekleştirilen bir barış operasyonu olarak tanımlarken, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bunu işgal olarak görmekte. Uzmanlar, bu tür söylemlerin iki toplumlu, iki kesimli federal çözüm müzakerelerine zarar verebileceğini belirtiyor. Dendias'ın 'artık uzakta değil' vurgusu ise olası bir askeri güç projeksiyonu olarak yorumlanabilir.
Yunanistan1 olay20 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yılını gururla kutladı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, harekatın Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesini taçlandırdığı belirtilerek, Türkiye'nin 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan hak ve yükümlülükler çerçevesinde harekete geçtiği vurgulandı. Açıklamada, 'Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünü gururla kutluyoruz' ifadesi kullanıldı. Söz konusu harekat, 1974 yılında Kıbrıs'ta yaşanan darbenin ardından Türkiye'nin garantör devlet sıfatıyla gerçekleştirdiği askeri müdahale olarak tarihe geçti. Türkiye, bu müdahalenin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlamak ve adadaki anayasal düzeni yeniden tesis etmek amacıyla yapıldığını savunurken, uluslararası toplum müdahalenin yasallığını tartışmaya devam etmektedir. Harekat sonucunda ada fiilen bölünmüş ve 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edilmiştir. Bakanlığın yıldönümü paylaşımı, Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki geleneksel tezlerini bir kez daha ortaya koyarken, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve gergin diplomatik süreçler bağlamında bölgesel önemini koruyan Kıbrıs meselesinin güncelliğini hatırlatmaktadır.
Yunanistan1 olay20 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Girit'te iki itfaiyeci hayatını kaybetti, Güney Avrupa alevlerle mücadele ediyor
Yunanistan itfaiye teşkilatı, Girit'teki bir orman yangınına müdahale sırasında iki itfaiyecinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Güney Avrupa genelinde etkili olan aşırı sıcaklar ve kuvvetli rüzgarlar, yangınlarla mücadeleyi güçleştiriyor. Uzmanlar, tekrarlayan sıcak hava dalgalarının ve sert rüzgarların yangınları giderek söndürülmesi zor hale getirdiği uyarısında bulunuyor. Atlantik kıyılarından doğu Akdeniz'e kadar uzanan bir hat boyunca pek çok ülke aynı anda alevlerle boğuşuyor. Bu gelişme, iklim değişikliğinin tetiklediği orman yangınlarının giderek artan tehdidini gözler önüne seriyor. Avrupa genelinde eş zamanlı yaşanan felaketler, itfaiye kaynakları üzerindeki baskıyı artırırken, yetkilileri önleyici tedbirler konusunda yeni arayışlara yöneltiyor.
Yunanistan1 olay16 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Yunanistan'da Temmuz fırtınası: Kar yağışı ve saatte 100 km rüzgar
Temmuz ayının son günlerinde Avrupa genelinde aşırı sıcaklar etkili olurken, Yunanistan’da mevsim normallerinin dışında bir hava olayı yaşandı. Atina’daki Parthenon Tapınağı çevresinde aniden bastıran fırtına, şiddetli yağmur ve kar getirdi. Havanın birkaç dakikada değişmesi turistler arasında kısa süreli paniğe yol açtı; rüzgarın hızı saatte 100 kilometreye ulaştı. Olay anları cep telefonu kameralarıyla kaydedildi. Yaz ortasında görülen kar yağışı ve fırtına, Akdeniz ikliminde ender rastlanan bir durum. Olayda can veya mal kaybı bildirilmezken, yetkililer hava koşullarının kısa sürede normale dönmesini bekliyor. Bu tür aşırılıklar, küresel iklim değişikliğinin hava modellerinde yarattığı istikrarsızlığa dikkat çekiyor.
Yunanistan1 olay1 gün önce