İran'ın yer altındaki kalesi! Trump'ın hedefindeki Kazma Dağı neden bu kadar kritik?
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 15h ago- Security16 Jul, 04:20
İran'ın yer altındaki kalesi! Trump'ın hedefindeki Kazma Dağı neden bu kadar kritik?
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr– ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda İran’a yönelik operasyonların dozunun artırılacağını belirterek “Bunu engellemek için yapabilecekleri hiçbir şey yok. Ellerinde hiçbir şey yok. Büyük laflar etmekten başka yapabilecekleri bir şey de yok.” ifadelerini kullandı. Bu çıkışın ardından ABD ordusu, iki ülke arasında varılan ateşkes mutabakatından bu yana ilk kez İran’a yönelik saldırılarını şiddetlendirdi. Tahran ise bu hamleye misilleme olarak, Körfez ülkelerinde ABD askeri varlığının bulunduğu üsleri ve enerji tesislerini hedef aldı. Bölgedeki gergin bekleyiş sürerken Trump, saldırıların daha da ağırlaşacağı yönünde mesajlar veriyor. Peki, Trump’ın özellikle vurguladığı Kazma Dağı neden bu kadar kritik? ABD ordusunun buraya yapacağı olası bir saldırıya dair masada hangi ihtimaller bulunuyor? Alıntı Metni KAZMA DAĞI TESİSLERİ BİLİNMEZLİĞİNİ HÂLÂ KORUYOR Kazma Dağı, İran'ınNatanznükleer tesisinin yaklaşık 1,5 kilometre güneyinde yer alıyor. Dağın altında inşa edilen yer altı kompleksinin iki farklı tünelden oluştuğu, bunlardan birinin 2007 yılında, diğerinin ise 2020 yılında yapıldığı tahmin ediliyor. YakınlardakiNatanztesisi, daha önce ABD tarafından gerçekleştirilen ‘Gece Yarısı Çekici Operasyonu’ sırasında hedef alınmış olsa da Kazma Dağı’ndaki tünellerin şimdiye kadar vurulmadığı biliniyor. Tahran’ın geçmiş yıllarda bu dağın altında uranyum zenginleştirme faaliyetleri yürüttüğü sıkça gündeme gelmişti. Tesisin bu çalışmalar için yeterli altyapıya sahip olduğu değerlendiriliyor. İran’ın tesisi uluslararası denetçilere tamamen açmaması ise uzmanlara göre bu şüpheleri güçlendiren en somut belirtilerden biri. Yeraltındaki tüneller Natanz nükleer güç santrali yakınlarında bulunuyor Uzmanlara göre bir diğer ihtimal ise İran’ın, geçtiğimiz yıldan bu yana nükleer tesislerine yapılan saldırılara önlem olarak elindeki nükleer materyalleri Kazma Dağı altındaki sığınaklara taşımış olması. Uydu görüntülerine göre, geçtiğimiz 21 Haziran’da tesislerin girişinde çok sayıda damperli kamyon tespit edildiği biliniyor. Daha önceki görüntülerde de İran’ın, 28 Şubat’ta başlayan ABD / İsrail saldırılarından önce tesis girişlerini tahkim ettiği görülmüştü. Alıntı Metni NÜKLEER SİLAHLA SALDIRI SEÇENEĞİ DE BULUNUYOR ABD ordusunun 2025 yılında İran'ın nükleer tesislerine yönelik düzenlediği büyük çaplı havaharekatındasığınak delici bombalar kullanılmıştı. Bu kapsamdaFordow'dakitesise 12,Natanz'dakitesise ise iki adet GBU-57 atılmıştı. ‘Gece Yarısı Çekici Operasyonu’ adı verilen bu saldırıdan önce ABD ordusunun elindeki GBU-57 stokunun sınırlı olduğu biliniyordu. Ordunun şu an elinde kaç adet bu bombadan bulunduğu ise gizemini koruyor. Diğer yandan, GBU-76/B isimli yeni nesil bir sığınak delici mühimmatın geliştirilmesi yönündeki çalışmalar sürüyor. Mevcut tablo,bazı uzmanlar tarafındanKazma Dağı'na yapılacak benzer bir hava saldırısının başarısız olabileceği yönünde yorumlanıyor. GBU-57 ABD ordusunun cephaneliğinde, B-61 nükleer bombalarının sığınak delici versiyonu olan B-61-11 de yer alıyor. Ancak uzmanlar, Washington’un doğrudan çok büyük bir tehdit almadığı sürece İran’a karşı nükleer silaha başvurma ihtimalini oldukça düşük görüyor. Böyle bir senaryonun küresel dengeleri sarsacak sonuçlar doğuracağı ifade ediliyor. Olası bir operasyonda enetkilisenaryonun, daha önceFordowveNatanztesislerinde yapıldığı gibi tek bir noktaya ardışık şekilde birden fazla sığınak delici bomba bırakmakolduğu, bu yöntemindağın derinliklerindeki ana tünelleri yok edemese bile, giriş koridorlarını yıkarak tesisi tamamen kullanılamaz hale getirebileceği değerlendiriliyor. ABD ordusunun uzun süredir yer altı sığınakları için gelişmiş fünyeler tasarladığı biliniyor. Bu fünyeler, yer altındaki oda veya tünel gibi geniş boşluklara ulaştığını algılayarak patlıyor ve hasarı en üst seviyeye çıkarıyor. Ayrıca ABD'nin, tesis girişlerini vurduktan sonra İran ordusunun buraları yeniden faal hale getirmesini engellemek amacıyla takip saldırıları düzenleyebileceği de ihtimaller arasında. Alıntı Metni
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İran Çıkarlarını Korumak İçin 'Kararlı Adımlar' Atacağını Duyurdu
İran, 7 Temmuz 2026'da yayınlanan bir Bloomberg programında çıkarlarını korumak amacıyla 'kararlı adımlar' atacağını açıkladı. Açıklamanın içeriğine ilişkin somut detay paylaşılmadı. Programın aynı bölümünde, emekli General Ben Hodges NATO müttefiklerine kendi güvenliklerini güçlendirmek ve Rusya'ya karşı koymak için savunma harcamalarını artırma çağrısında bulundu. Bu yorum, İran'ın duyurusundan bağımsız olarak küresel güvenlik tartışmalarının bir parçası olarak yer aldı.
ABD10 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD48 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
UCM Yargıcı Bossa: Trump bizi teröristlerle aynı kefeye koyuyor
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) yargıçlarından 70 yaşındaki Ugandalı Solomy Balungi Bossa, ABD’nin mahkemeye yönelik yaptırımlarını sert bir dille eleştirdi. Bossa, El País’e verdiği demeçte, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin kendilerini ‘teröristler ve uyuşturucu tacirleriyle aynı şekilde gördüğünü’ ifade etti. Washington, UCM’nin ABD askerlerinin Afganistan’daki eylemleri ve İsrail’in Filistin topraklarındaki uygulamalarına ilişkin soruşturmaları nedeniyle Bossa’nın da aralarında bulunduğu mahkeme yetkililerine yaptırım uygulamıştı. Bu açıklama, uluslararası ceza adaleti ile egemen devletlerin yetki alanı arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. UCM, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar konusunda evrensel yargı yetkisi iddiasında bulunurken, ABD mahkemeye taraf değil ve kendi vatandaşlarını yargılamasını kabul etmiyor. Bossa’nın sözleri, yaptırımların yalnızca hukuki bir anlaşmazlığı değil, aynı zamanda mahkeme personeline yönelik algıyı da ortaya koyduğunu gösteriyor. Uluslararası hukuk gözlemcileri, bu tür yaptırımların UCM’nin işleyişine zarar verebileceği ve mağdurların adalet arayışını baltalayabileceği uyarısında bulunuyor. Bossa’nın kişisel tanıklığı, hukukun üstünlüğü ile siyasi irade arasındaki çatışmanın insani boyutunu vurguluyor. ABAvrupa Birliği ve diğer aktörler mahkemeye desteklerini yinelerken, ABD’deki yeni yönetimin yaptırım politikasını gözden geçirip geçirmeyeceği belirsizliğini koruyor.
ABD12 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Suikast İddiaları ve 'Haritadan Silme' Tehdidiyle ABD-İran Gerilimi Tırmanıyor
ABD ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikast iddiaları ve sert tehditlerle yeni bir boyuta ulaştı. ABD basını, Washington yönetiminin İran'ı İsrail'in üst düzey İranlı yetkililere, özellikle Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'a suikast planı konusunda uyardığını bildirdi. Kısa süre sonra ise İsrail'in ABD'ye İran'ın Başkan Trump'a yönelik somut bir suikast planına dair istihbarat ilettiği ortaya çıktı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, bu istihbaratın 'spesifik bir plan' olduğunu doğruladı. Trump, New York Post'a verdiği demeçte, suikastın başarılı olması halinde İran'ın 'daha önce hiç görülmemiş seviyede bombalanması' talimatını verdiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı ise her türlü ABD saldırısına meşru müdafaa kapsamında karşılık verileceğini belirtti ve Birleşmiş Milletler'i ABD'nin uluslararası hukuk ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırdı. Bu arada İranlı müzakereci Kalibaf, İsrail'i tanımayacaklarını ve bölgedeki 'Direniş Cephesi'ne desteğin süreceğini vurguladı. Karşılıklı suikast iddiaları, kırılgan ateşkes ve çerçeve barış anlaşması görüşmelerinin sürdüğü, Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gündeme geldi. Uzmanlar, bu gelişmelerin hem diplomatik çabaları baltalayabileceğini hem de bölgede askeri tırmanış riskini artırdığına dikkat çekiyor. Tüm tarafların söylemleri, derin güvensizliği ve hesaplı mesajlaşma stratejisini yansıtıyor.
ABD23 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Why the US is launching naval drones at Iran’s port city of Bandar Abbas
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İslamabad'da ABD-İran Barış Anlaşması: Yaptırımlar Bitiyor, Ateşkes Kırılgan
ABD ve İsrail'in dört ay önce Ayetullah Ali Hamaney'i hedef alan ortak saldırısıyla patlak veren savaş, küresel enerji akışını sekteye uğrattı, binden fazla kişinin ölümüne yol açtı. Aralarında üç Hint denizcinin de bulunduğu kayıplar, krizin uluslararası boyutunu gözler önüne serdi. Washington ve Tahran, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da imzalanan bir mutabakat zaptıyla barış sürecini başlattı. Anlaşma, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve uygulanan ablukaların sona erdirilmesini öngörüyor. Ancak İsrail'in Lübnan'da sürdürdüğü askeri operasyonlar, varılan ateşkesi tehdit ediyor. Uzmanlar, İsrail'in saldırıları durdurmaması hâlinde İran'ın da anlaşmaya bağlı kalmayabileceğine dikkat çekiyor. Küresel enerji piyasaları, son dönemde yaşanan arz şokunun ardından gözünü İslamabad'daki gelişmelere çevirmiş durumda. Anlaşmanın tam olarak uygulanması, petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı yatıştırabilir ve Hindistan gibi enerji ithalatçısı ülkelerin rahatlamasını sağlayabilir.
ABD4 olay1 gün önce