Sırp bakandan skandal sözler! '1998'de etnik temizlik yapardım, 500 yıl Türkleri bekledik'
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Sırbistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 5h ago- Security14 Jul, 07:17
Sırp bakandan skandal sözler! '1998'de etnik temizlik yapardım, 500 yıl Türkleri bekledik'
Sırbistan hükümetinin Kosova doğumlu Kamu Yönetimi ve Yerel Yönetim Bakanı Snezana Paunovic, Kurir televizyonunda yayınlanan Neispricano (Anlatılmamışlar) başlıklı programında skandal açıklamalara imza attı. Sırp bakan, programda eski Yugoslavya topraklarında yaşanan savaşlarda büyük rolü olan ve soykırım suçuyla yargılanırken mahkeme süreci bitmeden hayatını kaybeden eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç’in 1998’de Kosova’da neyi yanlış yaptığı yönünde bir soru aldı. 'BEN OLSAM ETNİK TEMİZLİK YAPARDIM' Srebrenitsa Soykırımı’nın yıldönümü olan 11 Temmuz’da yayınlanan programda Paunovic, "Eğer ben Slobodan Miloşeviç’in yerinde olsaydım, 1998’de Kosova’da etnik temizlik yapardım. Bu belki de hayatım boyunca söylediğim en sert ifade" dedi. Açıklamasının devamında Paunovic, "Ama bununla insanları öldürmeyi kastetmiyorum. Onların bugün yapmaya çalıştıkları gibi etnik temizlikten söz etmiyorum. Demek istediğim, kendini Yugoslavya Federal Cumhuriyeti vatandaşı olarak görmeyen herkesin ülkeyi terk edip, kendi anavatanlarına gitmeleridir" diye konuştu. Kosova’da etnik temizlik yapılmış olsaydı bunun Miloşeviç’in hayatını da etkilememiş olacağını savunan Snezana Paunovic, "Böyle yapsaydı bile esasen geleceği değişmeyecekti. Çünkü Dayton’dan sonra Balkanlar’da barış ve istikrarın en önemli gücü olarak görülen kişi, kısa süre sonra ‘Balkan Kasabı’ ilan edildi. Bunun temelinde de Raçak (katliamı) ve benzeri olaylar vardı" ifadelerini kullandı. Sırp bakan, Kosova’nın bağımsızlığının da geçici olduğunu savunarak, "Bunu belki biz görmeyiz ama gelecek kuşaklar görecek" şeklinde konuştu. "500 YIL TÜRKLERİN GİTMESİNİ BEKLEDİK, KFOR VE ONUNLA BİRLİKTE GELENLERİN GİTMESİNİ DE BEKLEYECEĞİZ" Kosova’nın kutsal bir emanet olduğunu ve her zaman Sırp kalacağını savunan bakan, "500 yıl Türklerin gitmesini bekledik. KFOR (NATO'nun Kosova'daki Barış Gücü) ve onunla birlikte gelenlerin de gitmesini bekleyeceğiz" dedi. MİLOŞEVİÇ, KOSOVA’NIN ÖZERKLİĞİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE İPTAL ETMİŞTİ Kosova'nın bugünkü statüsü, 1989'da eski Yugoslavya dahilinde özerkliğinin kaldırılmasıyla başlayan ve 2008'de tek taraflı bağımsızlık ilanına uzanan bir süreç ile şekillenmişti. Milliyetçi Sırp lider Slobodan Miloşeviç, 1989 yılında Kosova’nın özerkliğini büyük ölçüde iptal etmiş, bu karar Kosovalı Arnavutların boykot hareketlerine neden olmuştu. Yugoslavya’nın dağılma sürecini izleyen yıllarda savaş, 1998’de Kosova’ya da sıçramış ve Kosova Kurtuluş Ordusu ve Sırp güçleri arasında çatışmalar başlamıştı. Binlerce insanın ölümüne ve yaklaşık bir milyon kişinin yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalmasına neden olan savaşın durmasına yönelik baskıların sonuçsuz kalması ve Raçak köyünde 45 Arnavut sivilin öldürülmesinin ardından NATO, Yugoslavya’ya hava harekatı düzenlemiş ve Sırp güçleri Kosova’dan çekilerek bölgeyi BM yönetimine bırakmıştı. Kosova, 2008 yılında tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmiş, Sırbistan bu bağımsızlığı tanımazken, ABD ve Avrupa ülkelerinin büyük bölümü başta olmak üzere çok sayıda ülke Kosova’yı tanıma kararı almıştı. Haber İçi Banner Suudi uçakları havalimanını vurdu! 'Saldırıda Trump'tan destek alındı' iddiası Trump'a en yakın isimlerdendi! Lindsey Graham'ın ölümüyle ilgili şok detaylar: Son sözleri ortaya çıktı
Milliyet - Security14 Jul, 12:10
Sırp bakanın skandal sözlerine Kosova'dan sert tepki! 'Soykırımcı ideolojiden kurtulamadılar'
Sırbistan Kamu ve Yerel Yönetim Bakanı Snezana Paunovic'in, Bosna Hersek'te 1995'te yapılan soykırımın yıl dönümü 11 Temmuz'da Sırp basınına yaptığı açıklamada, "Eğer Milosevic olsaydım, 1998'de Kosova'yı etnik temizliğe tabi tutardım." söylemi kısa sürede büyük tepkiyle karşılandı. Kosova Çalışma, Aile ve Kurtuluş Savaşı Değerleri Bakanı Andin Hoti, sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı. 'SOYKIRIMCI İDEOLOJİ' Hoti, Paunovic'in söz konusu açıklamasının ülkenin Milosevic döneminden kalan "soykırımcı ideolojiden" hala kurtulamadığını gösterdiğini savundu. Kosova'nın özgür kaldığına ve Milosevic'in savaş suçlusu olarak öldüğüne işaret eden Hoti, "Bugün etnik temizlik çağrısı yapan herkes yalnızca Kosova için bir tehdit değildir. Bu, Sırbistan’ın hala Milosevic'in soykırımcı ideolojisinden ve savaşlara, katliamlara ve tarihi utanca yol açan suç politikalarından kurtulamadığının kanıtıdır." ifadelerini kullandı. Gelen tepkiler üzerine yazılı açıklama yapan Paunovic'in, kendisine yönelik propaganda yapıldığını ve kendisinin bir "analizde" bulunduğunu savunarak, çirkin söylemlerindeki tutumunu sürdürmesi dikkati çekti. Sırp bakandan skandal sözler! '1998'de etnik temizlik yapardım, 500 yıl Türkleri bekledik' KOSOVA SAVAŞI VE BAĞIMSIZLIK SÜRECİ NATO'nun Sırbistan ve Karadağ'ın oluşturduğu Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ne yönelik kara ve hava harekatıyla son bulan Kosova Savaşı'nda (1998-1999), çoğu Arnavut 10 binden fazla Kosovalı öldürüldü, 1 milyonun üzerinde farklı etnik gruplardan Kosovalı evlerini terk etmek zorunda kaldı. Kosovalı Arnavutlar tarafından 1990'lı yıllarda Yugoslav güçlerine karşı çıkmak ve Kosova'yı bağımsız ülke haline getirmek hedefiyle Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) kuruldu. Savaşın sona ermesinin ardından UÇK feshedilerek, komutan ve askerleri ülkenin yeni oluşturulan güvenlik kurumlarına katıldı. Kosova, 17 Şubat 2008'de Sırbistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan etti ancak Sırbistan, Kosova'yı halen "kendi toprağı" olarak görüyor. Haber İçi Banner İran düğmeye bastı! 6 milyar dolarlık gizli sevkiyat sızdı: 'Adeta bir yarış gibi'
Milliyet - Political15 Jul, 09:38
'Etnik temizlik yapardım' sözleri sonrası kriz büyüdü! Sırp bakana yasak
Kosova İçişleri Bakanı Xhelal Sveçla, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Sırbistan Kamu ve Yerel Yönetim Bakanı Snezana Paunovic'in açıklamalarının Sırbistan'ın "Arnavutlara yönelik etnik temizlik projesinden hiçbir zaman vazgeçmediğini" bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Söz konusu söylemin yeni olmadığına değinen Sveçla, bunun onlarca yıldır şiddet, suç ve Arnavutların yaşadıkları topraklardan uzaklaştırılmasına yönelik girişimlere yol açan devlet politikalarının devamı niteliğinde olduğunu ifade etti. Paunovic’in Kosova'nın anayasal düzeni ve egemenliğine yönelik tehdit içeren ifadeler kullandığına işaret eden Sveçla, bu tür söylemlerin demokratik devletler ve toplumlar tarafından sert şekilde kınanması gerektiğini vurguladı. 'İSTENMEYEN KİŞİ İLAN ETTİM' Sveçla paylaşımında, "Bugün Kosova Cumhuriyeti İçişleri Bakanı olarak aldığım kararla Snezana Paunovic’i istenmeyen kişi ilan ettim. Paunovic'in Kosova Cumhuriyeti'ne giriş yapması veya ülke üzerinden transit geçişi süresiz olarak yasaklanmıştır." ifadelerini kullandı. Arnavutların baskıya, katliamlara ve etnik temizliğe maruz kaldığı dönemin geride kaldığını kaydeden Sveçla, Kosova'nın anayasal düzenini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşlarının güvenliğini koruyan güçlü kurumlara sahip egemen ve demokratik bir devlet olduğunun altını çizdi. Paunovic, Bosna Hersek'te 1995'te yapılan soykırımın yıl dönümü 11 Temmuz'da Sırp basınına yaptığı açıklamada, "Eğer (Slobodan) Milosevic olsaydım, 1998'de Kosova'yı etnik temizliğe tabi tutardım." ifadelerini kullanmıştı. Gelen tepkiler üzerine yazılı açıklama yapan Paunovic, kendisine yönelik propaganda yapıldığını ve kendisinin bir "analizde" bulunduğunu savunmuş, çirkin söylemlerindeki tutumunu sürdürmüştü. KOSOVA SAVAŞI VE BAĞIMSIZLIK SÜRECİ NATO'nun Sırbistan ve Karadağ'ın oluşturduğu Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ne yönelik kara ve hava harekatıyla son bulan Kosova Savaşı'nda (1998-1999), çoğu Arnavut 10 binden fazla Kosovalı öldürüldü, 1 milyonun üzerinde farklı etnik gruplardan Kosovalı evlerini terk etmek zorunda kaldı. Kosovalı Arnavutlar tarafından 1990'lı yıllarda Yugoslav güçlerine karşı çıkmak ve Kosova'yı bağımsız ülke haline getirmek hedefiyle Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) kuruldu. Savaşın sona ermesinin ardından UÇK feshedildi, komutan ve askerleri ülkenin yeni oluşturulan güvenlik kurumlarına katıldı. Kosova, 17 Şubat 2008'de Sırbistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan etti ancak Sırbistan, Kosova'yı halen "kendi toprağı" olarak görüyor. Haber İçi Banner İtalya Başbakanı Meloni'ye mecliste seçim şoku! 'Artık evine dön' Dünyayı tedirgin eden virüs bir ülkeye daha sıçradı! İlk vaka doğrulandı
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Srebrenitsa yıl dönümünde Novi Sad'da Ratko Mladiç afişleri tepki topladı
Sırbistan'ın Novi Sad kentinde, 1995 Srebrenitsa Soykırımı'nın yıl dönümünde, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırım ve insanlığa karşı suçlardan müebbet hapse mahkûm edilen eski Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç'i öven afişler asıldı. Milliyet'in Dnevni Avaz'dan aktardığı habere göre, afişleri Sırp Radikal Partisi'nin (SRS) yerleştirdiği belirtildi. Srebrenitsa'da 8 binden fazla Boşnak erkeğin katledildiği soykırımın kurbanlarının anıldığı günlerde ortaya çıkan bu eylem, bölgedeki etnik gerilimleri ve geçmişle yüzleşme tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Mladiç'i yücelten görsellerin kamuoyunda büyük tepki çektiği, özellikle soykırım kurbanlarının aileleri ve insan hakları örgütlerinin kınama açıklamaları yaptığı bildirildi. Olay, Sırbistan'da aşırı milliyetçi çevrelerin savaş suçlularını sahiplenme eğilimini bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararası toplumun soykırımın inkârı ve suçluların yüceltilmesine karşı hassasiyetini koruduğu bir dönemde, Novi Sad'daki bu provokatif eylem, Sırbistan'ın AB entegrasyon süreci ve bölgesel uzlaşı çabalarını baltalayıcı bir adım olarak yorumlandı.
Sırbistan1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemi
Novi Sad faciası sonrası Sırbistan’da erken seçim talebiyle kitlesel protesto
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da on binlerce kişi erken seçim talebiyle sokaklara çıktı. Gösteriler, Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunda beton sundurmanın çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından başlayan yolsuzluk karşıtı hareketin bir parçası olarak düzenlendi. Protestocular, facianın ihmal ve yolsuzluktan kaynaklandığını savunarak mevcut hükümeti sorumlu tutuyor. Erken seçim çağrıları, kamuoyunda artan güven bunalımının ve siyasi hesap verebilirlik talebinin bir yansıması olarak dikkat çekiyor.
Sırbistan1 olay23 May - Aynı ülke gündemi
Tuzla'da 71 sivilin öldüğü Kapiya Katliamı'nda 31 yıldır adalet yok
Bosna Hersek'in Tuzla kentinde 25 Mayıs 1995'te gerçekleşen ve 71 sivilin hayatını kaybettiği Kapiya Katliamı'nın sorumlusu Novak Djukic hakkındaki adalet arayışı 31 yıldır sonuçlanmadı. Bosna Savaşı sırasında Sırp güçlerince düzenlenen saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları ve yetkililer, Djukic'in iadesi için defalarca girişimde bulunsa da Sırbistan'dan olumlu yanıt alamadı. Bosna mahkemeleri tarafından mahkûm edilen Djukic, yargı sürecinin ardından Sırbistan'a dönmüş ve burada herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşmadan yaşamını sürdürmektedir. İki ülke arasındaki iade anlaşmaları ve diplomatik temaslar, siyasi engeller ve farklı yargı yorumları nedeniyle işletilememektedir. 31 yılı aşan bu süreç, Bosna Savaşı'nda işlenen savaş suçlarının hesap verilebilirliği önündeki kronik zorlukları bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kurban yakınları ve insan hakları örgütleri, uluslararası toplumun konuya daha fazla müdahil olmamasını eleştirirken, Tuzla'daki katliam bölgede adalete erişimin ne denli kırılgan olduğunun simgesi olarak anılmaya devam etmektedir.
Sırbistan1 olay25 May - Aynı ülke gündemi
Yaptırımlı Ruslar Sırbistan Vatandaşlığı ile Avrupa'ya Sızıyor
RFE/RL'nin analizine göre Sırbistan bu yıl diğer tüm milletlerin toplamından dört kat fazla Rus vatandaşına vatandaşlık verdi. Bu kişilerin bir kısmı uluslararası yaptırımlar altında bulunuyor. Sırp pasaportu sahipleri Avrupa Birliği'nin Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebiliyor. Bu durum, Ukrayna savaşı nedeniyle AB'nin yaptırım uyguladığı Rusların Avrupa'ya girişi için bir arka kapı oluşturuyor. Sırbistan, AB üyeliğine aday olmasına rağmen Rusya'ya yaptırım uygulamayan ender Avrupa ülkelerinden. Moskova ile yakın siyasi ve tarihi bağları olan Belgrad yönetimi, bu vatandaşlık politikasıyla AB'nin yaptırım rejimini delinmesine zemin hazırlıyor. Bu durum, AB ile Sırbistan arasındaki güven ilişkisini zedeleyebilir ve bloğun ortak güvenlik politikalarını baltalayabilir. Uzmanlar, yaptırımlı Rusların Avrupa'da serbestçe hareket etmesinin yalnızca ekonomik yaptırımları değil, kara para aklama ve ulusal güvenlik risklerini de artırdığına dikkat çekiyor. AB'nin, aday ülkelerin vize politikalarını daha yakından denetlemesi gerekebileceği belirtiliyor.
Sırbistan1 olay14 Haz