Netanyahu Seçim Öncesi Tüm Diplomatik Düğmelere Basıyor
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinde yaklaşan seçimler öncesinde muhalefetin yoğun eleştirileriyle karşı karşıya. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikalarıyla bölgede etkisini artırması, Lübnan ve Gazze konularında Beyaz Saray’dan beklediği desteği alamaması, Netanyahu’nun elini zayıflatan gelişmeler olarak öne çıkıyor. Milliyet gazetesinin haberine göre, Netanyahu bu tablo karşısında tüm diplomatik kanalları devreye sokarak pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor. Haberde, Netanyahu’nun bu çerçevede Trump yönetimiyle daha yakın mesai yürütmeye başladığı ve Trump’ın gerçekleştireceği Ankara ziyaretini kendi lehine çevirmeye çabaladığı belirtiliyor. Detayları netleşmeyen bu hamle, İsrail liderinin seçim öncesi kamuoyuna ‘güçlü lider’ imajı sunma arayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Netanyahu’nun çok yönlü girişimleri, İsrail siyasetindeki seçim dönemlerinin karakteristik özelliğini yansıtıyor. Bölgesel belirsizlikler ve ABD’deki yönetim değişikliğinin yarattığı ortamda, ‘tüm tuşlara basma’ stratejisinin sonuçları ise önümüzdeki haftalarda görülecek.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 2h ago- Security11 Jul, 04:01
Tüm tuşlara basıyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın hamleleriyle İran’da oyun dışı kalan, Lübnan ve Gazze konularında Beyaz Saray’dan istediği desteği alamayan, muhalefet tarafından sürekli eleştirilen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinde seçimler yaklaşırken elini güçlendirmek amacıyla tüm tuşlara basmaya başladı. Nitekim, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’ya giderek, burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı övmesi, ardından da Türkiye’nin istediği F-35’ler konusunda olumlu açıklamalarda bulunmasıyla çılgına dönen Netanyahu, bu süreci durdurmak, Başkan Trump ile ilişkilerini yeniden güçlendirmek ve gerekirse onunla “dalaşabileceğini göstermek” amacıyla harekete geçti. Yüz yüze görüşmek için Beyaz Saray’dan randevu bekleyen Netanyahu, Türkiye’ye F-35 satışının önünün açılması ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ihtimallerinin güçlenmesi üzerine bunu beklemeyerek, önceki gece Başkan Donald Trump’la bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Şikayet etmiş! İsrail Başbakanlık Ofisi, söz konusu görüşmede, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının yanı sıra İsrail’in Lübnan’daki işgali başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri ele aldığı bildirildi. Ancak Netanyahu’nun, görüşmede, Trump’a Türkiye’yle ilgili endişelerini ilettiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve çevresini, “İsrail devletinin varlığını sorgulayan ve İsrail sınırları boyunca güvenlik bölgeleri kurulması gerektiğine yönelik açıklamalar yapmakla” suçladığı belirtildi. Bununla birlikte Netanyahu, ülkesinin bölgedeki askeri hava üstünlüğünün korunmasının öncelikleri olduğunu tekrarlayıp, değişen jeopolitik dengelere karşı her senaryoya hazır olduklarını söyledi. Netanyahu, Başkan Trump’ın Ankara’da olduğu ve NATO Zirvesi’nin toplandığı sırada, Amerikan kanallarında geniş yer bularak, Trump’a doğrudan mesaj niteliğinde açıklamalar yapmıştı. ABD’nin Türkiye’ye F-35 satışına karşı olduğunu açıkça dile getiren Netanyahu, açıkça “Gelişmiş F-35 savaş uçağını Türkiye’ye satmayın” dedi. Etkileme çabası İsrail basınında dün ve önceki gün yer alan analizlerde, İsrail Başbakanı’nın ABD kanallarına çıkarak, Başkan Trump’a muhalifmiş gibi görünen açıklamalarda bulunmasının, aslında iki nedene dayandığı belirtiliyor. Bunlardan biri, Netanyahu’nun, Türkiye’ye F-35 satışına karşı çıkan lobilerin “muhalefetini güçlendirmek” amacını taşıyor. Amerikan televizyonlarını kullanarak doğrudan ABD kamuoyuna hitap etmek, Kongre’de yönetimin planlarını engellemek veya en azından zorlaştırmak için yeterli siyasi muhalefet oluşturmayı umuyor. Özellikle Türkiye’nin Yahudi devletini yıkmak istediği yalanıyla, ABD’deki Yahudi lobisini daha da hareketlendirmeyi istiyor. Dile getirilen ikinci neden ise, ülkesindeki muhalefete, halkına ve belki de Beyaz Saray’a “gerekirse patronla yani ABD Başkanı Trump’la bile karşı karşıya gelmeye hazır olduğunu” göstermek. Trump, Ankara’ya gitmeden önce “Axios” internet sitesine, Netanyahu için “İyi anlaşıyoruz. Kimin patron olduğunu biliyor” demişti. Jerusalem Post’a göre, Netanyahu, özellikle Trump’a yakın “Fox News” kanalında çıkıp, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye aleyhine hem sert hem de “kışkırtıcı” sözler söyleyerek Ankara’yı değil, belirli ölçüde Trump’ın dış politikalarını hedef alıyor. Başarısız yumuşatma girişimi mi? İsrail, Şubat ayında savaş çıktığı sırada İran’a karşı ABD’yle birleşik bir cephe oluşturmuştu. Ancak son aylarda Trump ile Netanyahu arasındaki ilişki sınandı; Trump İran’la ateşkes anlaşmasına varmaya çalışırken, Netanyahu sürekli Tahran’la çatışmayı sürdürmeye çalıştı, ABD’nin uyarılarına rağmen Lübnan’da durmak istemedi. Hatta Trump’ın Netanyahu’yu azarladığı iddia edilirken, ABD Başkanı, sosyal medyadan, “Beyrut’a yapılan saldırı, özellikle İran’la barış anlaşmasına bu kadar yakın olduğumuz böylesine özel bir günde gerçekleşmemeliydi” bile dedi. Suikast ihbarı ABD basını, İsrail’in Washington’la İran’ın, başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere yeni ve “somut” bir suikast planı hazırladığına ilişkin istihbarat paylaştığını yazdı. Wall Street Journal gazetesi ve CNN International’in gündeme getirdiği iddiaya göre, Washington’ın Trump’a yönelik olası suikast planlarına ilişkin uzun süredir düzenli istihbarat aldığını belirtti. Ancak İsrail’den gelen son uyarının yeni olduğu ve “somut bir suikast planını” içerdiği öne sürüldü. Ancak İsrail’in “Kanal 12” televizyonuna göre, iki üst düzey ABD’li yetkili, İsrail’in “İran’ın Trump’a suikast düzenleyeceği” yönünde sağladığı bilginin “somut ve ayrıntılı bir planla ilgili olmadığını”, ek doğrulama yapılmamış bir bilgi olduğunu savundu. İsrail medyası, bunun da, Tel Aviv ile Washington’ın arasını yumuşatmaya yönelik bir hamle olduğunu öne sürüyor. Oğlu adını değiştirdi iddiası İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD’de yaşayan büyük oğlu Yair Netanyahu’nun, adını ve soyadını resmen değiştirdiği ortaya çıktı. İsrail basınında yer alan haberlere göre değişiklik, 2026 yılına ait resmi vergi kayıtlarında dikkat çekti. “Haaretz” gazetesinin vergi belgelerine dayandırdığı haberine göre, Yair Netanyahu’nun 2026 yılı vergi kayıtları artık doğum adı yerine “Yonatan Hun” adına düzenlendi. Belgelerde kimlik numarası ve ikamet adresinin önceki kayıtlarla aynı olduğu belirtilirken, değişikliğin yalnızca isim üzerinde yapıldığı aktarıldı. Yair’in seçtiği “Yonatan” ismi, Binyamin Netanyahu’nun ağabeyi Yonatan Netanyahu’dan geliyor. Tahran ‘hata’ dedi ABD şartlar sundu ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki “ticari gemileri hedef aldığı” gerekçesiyle İran’a yönelik saldırılar başlatmasıyla yeniden alevlenen gerginlik, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini durma noktasına getirdi. İran’dan saldırıların ‘sistem içi hatalardan’ kaynaklandığı yönünde açıklama geldiğini belirten Beyaz Saray, Tahran’a anlaşma için yeni şartlar sundu. Beyaz Saray, “Uranyumu alamazsak anlaşma olmaz. İran, ayrıca ‘Hürmüz Boğazı’ndan geçişler ücretsizdir, saldırmayacağız’ sözü vermeli” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray, İran’daki karışıklığın yaşanan güç savaşından kaynaklandığını da vurguladı. ABD merkezli New York Times (NYT) ise çatışmalara ilişkin analizinde ABD-İsrail ile İran arasında yeniden topyekun savaşa dönülmesi olasılığının yüksek olduğunu kaydetti. ABD Başkanı Trump, “İran, görüşmeleri sürdürmemizi istedi. Biz de bunu kabul ettik. Ancak ABD, kendilerine hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ateşkesin sona erdiğini açıkça bildirdi. İran beni öldürmek istiyor. Ölürsem İran ağır bombalanır” dedi. İran’a yeni yaptırım ABD Hazine Bakanlığı, kamu kaynaklarıyla oluşturulan serveti ticari varlıklara aktararak kendisini ve İran yönetimini zenginleştirdiğini öne sürdüğü İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ensari’nin yanı sıra İran ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların yaptırım listesine alındığını açıkladı. 40 milyon kişi katıldı İran’ın savaşın ilk günlerinde öldürülen dinî lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenazesi Meşhed’de toprağa verilirken, 6 gün boyunca süren törenlere 40 milyondan fazla kişinin katıldığı öne sürüldü. İran televizyonunda, bu katılımın “dünya tarihinin en kitlesel cenaze merasimi” olduğu ifade edildi.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump, ara seçimler öncesi Seçim Yardım Komisyonu'nun son üyelerini görevden aldı
ABD Başkanı Donald Trump, ülke genelinde seçim yönetimine yardımcı olan bağımsız ve iki partili Seçim Yardım Komisyonu'nun (EAC) kalan son üç üyesini Perşembe günü görevden aldı. Beyaz Saray kararı doğruladı. Dört üyeli komisyonda görev yapan komiserlerin farklı yöntemlerle çıkarıldığı bildirildi; kalan üyelerden biri Cumhuriyetçi Partiliydi. Görevden almalar, ABD'de ara seçimlerin yaklaştığı bir dönemde gerçekleşti. Komisyonun işlevsiz hale gelmesi, seçim altyapısı ve güvenliğine yönelik federal desteği belirsizliğe sürüklerken, karar seçim süreçlerinin tarafsız denetimi konusunda soru işaretlerine yol açtı.
ABD1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın İran İçin Masadaki Üç Seçeneği: Savaş ya da Taviz
Ankara’da gerçekleşen NATO zirvesinde ABD ve İran arasındaki çatışmalar öne çıktı. Trump, İran’la ateşkesin bittiğini belirterek Tahran yönetimini 'aşağılık mahluklar' olarak niteledi. Bu açıklama, Washington’ın İran politikasında yeni bir dönemece girildiğine işaret ediyor. Trump’ın önünde topyekûn savaştan tavizlere kadar uzanan üç seçenek bulunuyor. Diplomatik çözüm ihtimalini zora sokan sert söylemler, bölgede askeri tırmanış riskini artırıyor. NATO müttefiklerinin de yakından izlediği bu süreç, uluslararası toplumda endişeye yol açıyor.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump Türkiye'den Eski Air Force One ile Ayrılıp Britanya'da Yeni Uçağa Geçti
ABD Başkanı Donald Trump, NATO zirvesi için bulunduğu Türkiye'den beklenmedik şekilde eski bir Air Force One uçağıyla ayrıldı. Daha önce Katar tarafından bağışlanan ve ilk uluslararası seyahatini gerçekleştiren yeni uçakla Türkiye'ye gelmişti. Britanya'da mola veren Trump, Washington'a dönüş için yeni uçağa geçti. Bu değişikliğin nedeni açıklanmazken, ziyaret İran'la tırmanan gerilimlerin gölgesinde gerçekleşti. NATO müttefikleriyle yapılan görüşmelerin ardından yaşanan bu lojistik tercih, Başkan'ın seyahat düzenlemelerinde alışılmadık bir durum olarak kaydedildi. Yeni Air Force One'ın ilk yurt dışı görevi olması ve Türkiye-NATO ilişkilerinin hassas dönemine denk gelmesi, olayın sembolik önemini artırdı. Beyaz Saray'dan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
ABD3 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz'de tanker saldırıları sonrası ABD İran'a yaptırımları sıkılaştırdı, üslerini İsrail'e taşımayı planlıyor
Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine 'bilinmeyen mermi' isabet ettiği ve İran'ın en az üç gemiye saldırdığı bildirildi. Olaylar, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesi ve barış çabalarını tehlikeye attı. İran saldırıların 'sistemlerindeki bir arıza' olduğunu öne sürerken, Washington iddiaları reddetti ve saldırıların durmasını talep etti. ABD, saldırıların ardından İran'a yönelik geçici petrol yaptırım muafiyetini iptal etti ve İran'daki 80 hedefe hassas mühimmatla hava saldırısı düzenledi. Ayrıca Körfez ülkelerindeki ABD üslerine yönelik saldırılar nedeniyle bu üslerin İsrail'in Necef Çölü'ne taşınması gündeme geldi. Bu adımlar, İran'a yönelik ekonomik ve askeri baskıyı artırırken, bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve diğer aktörler, tarafları itidale çağırarak 'güçlükle kazanılan barış kazanımlarını' korumaya davet etti. Hürmüz Boğazı küresel enerji arzı için kritik önem taşıdığından, yaşanan tırmanış uluslararası diplomaside yeni bir krize yol açtı.
ABD8 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Venezuela depreminde ölü sayısı 4 bin 118’e yükseldi
Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ülkeyi sarsan depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 229 artarak 4 bin 118’e ulaştığını duyurdu. Yaralı sayısı ise 16 bin 740 olarak güncellendi. Bu veriler, afetin boyutuna dair son resmî rakamları oluşturuyor. Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’in, depremde en çok can ve mal kaybının yaşandığı bölgelere ziyaretler gerçekleştirdiği bildirildi. Yetkililer, kurtarma çalışmaları ve insani yardım operasyonlarının sürdüğünü ifade etti.
ABD1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Kudüs'te kalıcı büyükelçilik binası için anlaşma imzaladı
Amerika Birleşik Devletleri, Çarşamba günü Kudüs'te yeni bir büyükelçilik yerleşkesi inşa etmek üzere bir anlaşma imzaladı. İsrail, bu adımı iki ülke arasındaki 'sarsılmaz ittifakın' bir yansıması olarak değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump, ilk döneminde Aralık 2017'de Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımış ve Tel Aviv'deki diplomatik misyonun taşınması talimatını vermişti. Mevcut hizmetler birden fazla geçici mekâna yayılmış durumdaydı; yeni yerleşke ile kalıcı bir yapıya kavuşulacak. Anlaşma, ABD'nin Kudüs'teki diplomatik varlığını kurumsallaştırma yönündeki somut bir adım olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin kararı, uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tartışmalı bulunmuş ve İsrail-Filistin gerilimlerini artırmıştı. Birçok ülke, Kudüs'ün nihai statüsünün müzakerelerle belirlenmesi gerektiği görüşünü korurken, ABD'nin bu hamlesi İsrail'in başkent iddiasına verilen en üst düzey destek olarak yorumlanıyor. Yeni büyükelçilik kompleksinin inşası, iki ülke ilişkilerindeki stratejik yakınlaşmanın sembolik ve pratik bir ifadesi. Proje, ABD'nin bölgedeki diplomatik duruşunu pekiştirirken, Filistin yönetimi ve Arap dünyasında tepkiyle karşılanması bekleniyor. Anlaşmanın zamanlaması ve kapsamı, Ortadoğu'daki mevcut dengeler açısından dikkatle izlenecek.
ABD13 olay7 sa önce