Isparta'da 113 yıllık tapınak gizemi aydınlatıldı
Isparta'nın Yalvaç ilçesinde, Gemen Dağı'nın 1600 metre yüksekliğindeki zirvesinde yer alan ve Ay Tanrısı Men'e adanan kutsal alanda 1912-1913 yıllarında yürütülen kazılarda bir yapı bulundu. Dönemin araştırmacıları yapının tapınak olduğunu düşünse de hangi tanrıya ait olduğu konusunda net bir sonuca varılamadı; ilk değerlendirmeler Demeter ihtimaline işaret etti, ancak yapı resmî olarak isimlendirilmedi. 113 yıl boyunca yalnızca 'Küçük Tapınak' olarak anılan yapı, arkeoloji dünyasında süregelen bir bilinmezlik olarak kaldı. Yapının kimliğini ortaya koyan yeni bulgular, söz konusu tapınağın Men kültüyle bağlantısını netleştiriyor. Bu sayede, bölgenin Helenistik ve Roma dönemine ait dinî dokusuna ilişkin önemli bir boşluk doldurulmuş oldu. Tapınağın işlevinin ve adandığı tanrının kesinleşmesi, Anadolu'nun inanç coğrafyasına ışık tutan bir gelişme olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, tapınağın ortaya çıkardığı arkeolojik verilerin, Pisidya bölgesindeki tapınım pratikleri ve kültürel etkileşimleri yeniden yorumlamaya olanak sağladığını belirtiyor. Keşif, yalnızca bilimsel bir merakı gidermekle kalmayıp, kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalığı da artırıyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 01 Jul- Security30 Jun, 08:16
113 yıllık gizem çözüldü! Isparta'daki tapınağın sırrı ortaya çıktı
Yalvaç'taki 1600 rakımlı Gemen Dağı zirvesinde, Ay Tanrısı Men adına inşa edilmiş kutsal alanda, 1912-1913 yıllarında yürütülen çalışmalar kapsamında tapınak olduğu düşünülen bir yapı bulundu. O dönemde yapının, antik Yunan mitolojisinde 'Tarımın, bereketin, hasadın ve anne sevgisinin tanrıçası' olarak bilinen Demeter'e ait olabileceği düşünüldü ancak tapınak isimlendirilmedi. Yıllarca 'Küçük Tapınak' olarak adlandırılan yapının, son dönemde yürütülen çalışmalar sonucunda, 'Tanrıça Hekate' inanışına ait olduğu anlaşıldı. Çifte askerlik dönemi sona eriyor 'TANRIÇA HEKATE'YE AİT TAPINAK OLDUĞUNU BELGELEDİK' Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı başkanlığındaki kazılar ve alanda ortaya çıkarılan buluntulardaki araştırma ve incelemeler sonucunda 113 yıl önce ortaya çıkarılan tapınağın gizemi bu yıl çözülerek, 'Tanrıça Hekate'ye ait olduğu belgelendi. Alana, 'Hekate Tapınağı'nın özelliklerini ve Hekate'yle ilgili bilgilendirici tabela da asıldı. Yaklaşık 18 yıldır bölgede kazı başkanlığı yapan Prof. Dr. Özhanlı, "Bu seneki en büyük keşfimiz burada bulunan küçük bir tapınak var; hemen bu kayanın önüne yapılmış olan. Burası 1912-13'te kazılmış ama 'Demeter Tapınağı' olarak tanımlanmış. Demeter bir Yunan tanrıçası. Ancak bizim burada yapmış olduğumuz çalışmalarda Anadolu'nun yerel tanrıçası olan 'Hekate'ye ait bir tapınak olduğunu belgeledik. Çünkü daha önceki kazılarda ve bizim yaptığımız kazılarda da Tanrıça Hekate'nin figürünleri ve kabartmaları ele geçti. Men'le bağlantılı olması da buranın Hekate Tapınağı olduğunu kanıtlamış durumda" dedi. Enflasyon beklentileri belli oldu! İşte memur ve emekliler için masadaki zam oranı 'HEKATE, ÖLÜMÜ VE ÖBÜR DÜNYAYI TEMSİL EDİYOR' Tanrıça Hekate'nin Yunan didaktik şiirinin babası olarak bilinen Hesiodos'un 'Theogonía' adlı şiirinde bahsettiği 'Anadolu Karya' kökenli bir tanrıça olduğunu anlatan Prof. Dr. Özhanlı, "Yere, göğe ve denize hakim olan 'triformis' olarak, yani 3 bedenli ve 3 başlı olarak betimleniyor. Yüksek bir polosu var ve bu başlığın üzerinde hilal betimlemesi söz konusu. Men ile bağlantılı olarak hem ayı temsil ediyor hem ayın karanlık yüzünü temsil ediyor. Yani ölümü ve öbür dünyayı temsil ediyor. O bakımdan oldukça önemli. Men Kutsal Alanı'nda Hekate'nin olması daha mantıklı. Zira Ay Tanrısı'nın Demeter ile bir bağlantısı yok. Kesinlikle burası Anadolu'nun en eski tanrıçalarından birinin tapınağı" diye konuştu. 'DAHA ÖNCE ELE GEÇEN BULGULAR TEZİMİZİ DOĞRULUYOR' Prof. Dr. Özhanlı, tapınağın yanı sıra ilçedeki diğer bir kazı alanı olan Pisidia Antiocheia Antik Kenti'ndeki yapılan çalışmalarda bulunan 2 köpek mezarının da bugün ulaştıkları verilerle örtüştüğünü belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Birçok mitosta Hekate, yer altı dünyası olan Hades'in 'Cehennem köpeği' dediğimiz 'Kerberos'a hükmeden bir tanrıça. En kutsal hayvanı da köpek ve biz Antiocheia kazılarında kurban edilmiş 2 köpek mezarı bulmuştuk. Bu kurban edilmiş 2 köpek mezarı da Antiocheia'da bir Hekate kültünün olduğunu arkeolojik olarak belgeliyor. Şimdi biz tapınağın önünde duruyoruz. Tapınağın, pronaosı ön alanı var, opisthodomos dediğimiz arka alan ve naos dediğimiz orta alan var. Antik dönemde tapınağa halkın girmesi söz konusu değil. Sadece rahip girebiliyor ve naosun içerisinde tanrıçanın heykelinin durduğu altlık da korunmuş. Sekizgen bir altlık var orada. O da orijinal şekilde yerinde korunmuş. Ancak buranın Hristiyanlaştırılması ile beraber Men Tapınağı'nda olduğu gibi bu tapınak da temel düzeyde bırakılmış. Tamamen yıkılmış, tahrip edilmiş bir tapınak. Ancak bizim son yıllarda yaptığımız çalışmalarda ve yapacağımız çalışmalarda zaten malzemesi yanda duruyor tekrar ayağa kaldırarak tapınağın o görüntüsünü sağlayacağız." 'ANADOLU'DA BAŞKA BİLİNMİYOR' Yalvaç'taki yapının Tanrıça Hekate'ye ait Anadolu'daki ikinci tapınak olduğunu belgelediklerini aktaran Prof. Dr. Özhanlı, Tanrıça Hekate'ye bugün inanan bir kesim olduğunun altını çizerek, "Oldukça önemli bir tanrıça. Bugün bile 1940'lı yıllarda İngiltere'de başlayan ve ABD'de yaygınlaşan bir Vika Tarikatı var. Bilge Cadılar Tarikatı. Bunlar 2 tanrıya, Apollon ve Hekate'ye inanıyor. Bugün bile binlerce insan Anadolu'ya gelerek yeri kesin bilinen Muğla Yatağan'daki Lagina Antik Kenti var, Stratonikeia'ya bağlı, bu tapınağa gelip ibadet ediyor. Anadolu'da başka Hekate Tapınağı bilinmiyor. Biz buranın kesin bir Hekate Tapınağı olduğunu belgeledik ve bundan sonra eminim ki ziyaret açısından da Antiocheia ve Yalvaç'a çok büyük katkı sağlayacak. Arkeolojik mimari bir buluntu Hekate Tapınağı" dedi.
Milliyet - Security01 Jul, 08:43
Everest'te 30 yıllık sır çözüldü! Gerçek kimliği ortaya çıktı
Everest Dağı’nda yaklaşık 30 yıldır 'Green Boots' olarak bilinen ve zirve yolunda donmuş halde bulunan dağcının kimliği, yapılan DNA testiyle nihayet tespit edildi. Yıllar boyunca Everest’e tırmananların karşılaştığı, kar ve buz içinde kalmış ceset, dağcılık dünyasında “ürkütücü bir işaret noktası” haline gelmişti. Yeşil renkli botları nedeniyle 'Green Boots”'adı verilen cesedin, Hindistanlı dağcı Dorje Morup’a ait olduğu belirlendi. YANLIŞ KİMLİKLENDİRME YILLARCA SÜRDÜ Daily Mail'e göre uzun yıllar boyunca cesedin, yine Hindistanlı bir başka dağcı olan 28 yaşındaki Paljor’a ait olduğu düşünülüyordu. DNA karşılaştırması bu uzun süredir devam eden yanılgıyı sona erdirdi. Kimlik tespiti, Everest’in 'ölüm bölgesi' olarak bilinen 8.000 metrenin üzerindeki tehlikeli alandan cesedin çıkarılması için hazırlıklar sürerken, Hint-Tibet Sınır Polisi tarafından doğrulandı. ABD'den dikkat çeken adım! Depremle sarsılan Venezuela'ya 900’den fazla asker konuşlandırdı 1996 EVEREST FACİASINA AİT Morup’un, 10 Mayıs 1996’da Everest’in kuzey yüzünden zirveye çıkmaya çalışan altı kişilik ITBP ekibinin bir üyesi olduğu belirtildi. Ekibin zirveye yakın bir noktada şiddetli bir fırtınaya yakalandığı, üç dağcının geri döndüğü, Morup’un ise diğer iki dağcıyla birlikte ilerlemeye devam ettiği aktarıldı. Bu üç dağcı da hayatını kaybetti; toplamda 1996 Everest felaketinde sekiz kişi yaşamını yitirdi. Erkek arkadaşının gözü önünde timsah tarafından parçalandı! Kan donduran telefon görüşmesi: 'Ölüm dönüşüne başladı'
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Kurtulmuş: Bir asırlık ayrılığı geride bırakıyoruz, ayrılıkçı sözlere yer yok
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, farklı etkinliklerde yaptığı konuşmalarda "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin mesajlar verdi. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'ndaki Bosphorus Diplomasi Forumu kapanışında "bir asırlık ayrılığı geride bırakıyoruz" diyen Kurtulmuş, 40 yılı aşkın süredir devam eden sürecin artık geride bırakıldığını söyledi. MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda ise "artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yok" ifadesini kullandı ve terörün Türkiye'ye maliyetinin en mütevazı tahminlerle 2,3 trilyon lira olduğunu belirtti. Kurtulmuş, CNN Türk'e yaptığı açıklamada Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin hazırlanan Çerçeve Yasa'nın kapsamını netleştirdi. Yasanın yalnızca PKK, PYD ve KCK için hazırlandığını, örgütün üst düzey yöneticilerinin yasadan yararlanamayacağını söyledi. Bu açıklamalar, hükümetin terörle mücadelede yeni bir aşamaya geçtiği ve toplumsal uzlaşmayı hedeflediği bir dönemde geldi. Kurtulmuş'un mesajları, sürecin yasal çerçevesinin sınırlarını çizerken aynı zamanda ayrılıkçı söylemlerin reddedildiğini vurguluyor.
Türkiye11 olay16 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump İran Ateşkes Uzatmasını Reddetti, Bölgesel Gerilim Tırmanıyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan ateşkes anlaşmasının uzatılmayacağını açıkladı. Trump, Tahran'ın Washington'ın talep ettiği anlaşmayı kabul etme ihtimalinin düşük olduğunu söyleyerek İran'ın teslim olmasını istedi ve Hürmüz Boğazı nedeniyle Umman'ı bombalama tehdidinde bulundu. İran yönetimi 60 günlük süreyi reddettiğini ve ültimatomlara boyun eğmeyeceğini duyurdu; ABD deniz ablukasını kırmak için 'hassas' askeri karşılık verebileceği uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler tarafları müzakerelere dönmeye ve itidale çağırdı; Pakistan, Katar ve Avrupa ülkeleri diplomatik çabalarını sürdürüyor. Husiler de bir saldırı gerçekleştirdiklerini iddia etti. Bölgesel çatışmanın yayıldığı belirtiliyor.
ABD3 olay9 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Avrupa hedeflerini gündeme aldı; Hürmüz trafiği dibe vurdu
Temmuz sonunda ABD'nin hava saldırılarına ara vermesi ve İran'ın aynı şekilde karşılık vermesiyle başlayan görece sükunet, Hürmüz Boğazı'ndaki anlaşmazlık nedeniyle kalıcı olmadı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Washington'ın mutabakat zaptını ihlal ederek alternatif koridor açtığını öne sürdü; Umman ile yeni seyir hatlarına ilişkin görüşmelerin son aşamada olduğunu ancak boğazın yeniden açılması için ABD'nin koşulları kabul etmesi gerektiğini söyledi. 11 Ağustos'ta ABD ve Husiler gemilere yönelik yeni saldırılar bildirdi; 12 Ağustos'ta Hürmüz'den geçen gemi sayısı 8'e düşerek bir haftanın en düşük seviyesini gördü. Petrol fiyatları yükselirken küresel hisse senetleri geriledi. Savaşın askeri ve bölgesel yansımaları da derinleşiyor. Washington Post, ABD'nin beş ayda 45 MQ-9 Reaper İHA kaybettiğini ve maliyetin 1,3 milyar doları bulduğunu aktardı. New York Times, Pentagon'un önleyici füze stoklarının azaldığını, İran'ın ise ABD savunma sistemlerini aşabilen yeni taktikler geliştirdiğini yazdı; Trump mühimmat sıkıntısı iddialarını reddetti. İran'ın Bulgaristan'daki Bezmer Hava Üssü ve Kıbrıs'taki İngiliz Akrotiri Üssü dahil Avrupa'daki ABD askeri hedeflerini vurmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Pakistan ordusu da Çin üzerinden İran'a füze sevkiyatı yapıldığı haberlerini yalanladı.
ABD27 olay59 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
China urges US to drop sweeping drone tariffs, warns of global supply chain fallout
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Agusan del Sur'da kuduzdan ölen kişi hemen gömüldü, aile soruşturma istiyor
Agusan del Sur'un San Francisco beldesinde kuduz ensefaliti nedeniyle hayatını kaybeden bir kişinin cenazesi, vakit kaybetmeden defnedildi. Aile üyeleri, cenazenin ele alınışı, konulan teşhis ve yakınlarına kuduz aşısı yapılıp yapılmayacağı konusunda açıklama talep ediyor. Belediye Başkanı Grace Carmel Paredes-Bravo, Belediye Sağlık Ofisi'nin Pazartesi akşamı (Ağustos) bir rapor aldığını belirtti. Olay, bölgede kuduz vakalarının yönetimi ve temas sonrası profilaksi süreçlerine ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi; yerel yönetim henüz ayrıntılı bir açıklama yapmadı.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO: İran'dan Gelebilecek Tehditlere Karşı Hazırız
NATO, İran'ın Avrupa'daki ABD üslerine saldırı planladığı yönündeki haberlerin ardından açıklama yaptı. İttifak, İran'dan gelebilecek tehditlere karşı tüm müttefiklerini savunacağını bildirdi. Açıklama, İran'ın Avrupa'daki ABD askeri varlığına yönelik iddiaların gündeme gelmesinden sonra geldi. NATO'nun bu çıkışı, ittifakın kolektif savunma ilkesine bağlılığını ve İran kaynaklı risklere karşı caydırıcılık yaklaşımını yansıtıyor.
ABD1 olay7 sa önce