Kurtulmuş: Bir asırlık ayrılığı geride bırakıyoruz, ayrılıkçı sözlere yer yok
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, farklı etkinliklerde yaptığı konuşmalarda "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin mesajlar verdi. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'ndaki Bosphorus Diplomasi Forumu kapanışında "bir asırlık ayrılığı geride bırakıyoruz" diyen Kurtulmuş, 40 yılı aşkın süredir devam eden sürecin artık geride bırakıldığını söyledi. MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda ise "artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yok" ifadesini kullandı ve terörün Türkiye'ye maliyetinin en mütevazı tahminlerle 2,3 trilyon lira olduğunu belirtti. Kurtulmuş, CNN Türk'e yaptığı açıklamada Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin hazırlanan Çerçeve Yasa'nın kapsamını netleştirdi. Yasanın yalnızca PKK, PYD ve KCK için hazırlandığını, örgütün üst düzey yöneticilerinin yasadan yararlanamayacağını söyledi. Bu açıklamalar, hükümetin terörle mücadelede yeni bir aşamaya geçtiği ve toplumsal uzlaşmayı hedeflediği bir dönemde geldi. Kurtulmuş'un mesajları, sürecin yasal çerçevesinin sınırlarını çizerken aynı zamanda ayrılıkçı söylemlerin reddedildiğini vurguluyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 19 Ağu- Diplomatik15 Ağu 16:53
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Bir asırlık ayrılığı Allah'ın izniyle geride bırakıyoruz
Kurtulmuş, Genç Diplomasi Derneğince (GDD) Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu'nun (BDF'26) kapanış programında yaptığı konuşmada, Türkiye demokrasisinin bir devrinin acı hatıralarına sahip olan bu adada önemli bir etkinliğin gerçekleştirilmesinde emeği geçenleri tebrik etti. Bu adada bundan sonra da Türkiye ile dünyanın geleceğine ilişkin fikirlerin ortaya konulmasını, dünyanın gerçekten güçlü ve aydınlık bir geleceğe hazırlanması için çalışmaların gerçekleştirilmesini temenni eden Kurtulmuş, derneğin düzenlediği forumun geleneksel olarak sürmesini diledi. Kurtulmuş, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nda kurulmuş dünya sisteminin bugün neredeyse bütün kurumları ve kuralları hatta kavramlarıyla "hak ile yeksan" olduğunu dile getirerek, şimdi yeni bir dönemin açıldığını anlattı. Yeni dönemin nasıl şekilleneceğinin tahmin edilemediğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Ama şunu çok açık söyleyebiliriz ki nasıl gelişirse gelişsin bundan sonraki dünya sisteminin birincil özelliği, çok kutuplu, çok merkezli bir dünya sistemi olacağıdır. Yani dünyanın birçok yerinde farklı ülkeler, farklı bölgeler öne çıkacak. Bu ülkeler yeni dünyanın sisteminin kurulabilmesi için büyük bir mücadelenin içinde olacaklardır." değerlendirmesini yaptı. İlginizi Çekebilir "ALLAH'IN İZNİYLE SİZİN DÖNEMİNİZ TÜRKİYE'NİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİNİN YAŞANACAĞI ALTIN DÖNEM OLACAK" Kurtulmuş, Türkiye'nin çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Türkiye, yakaladığı bu ivmeyle Allah'ın izniyle önlenemeyecek bir yükselişin henüz başlangıcındadır. Bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi hazırlanan, önüne konulan gündemleri değil, kendi gündemlerini belirleyerek geleceğe hazırlanan ülkeler, o ülkelerin gençleri, o ülkelerin sadece devlet yapısı değil, akademisi, entelektüel çevreleri ve fikir üreten merkezleri, yani hazırlık yapan ülkeler, bundan sonraki yarışta çok etkili olacaklardır. Allah’a çok şükür, Türkiye bu yakaladığı ivmeyle hemen her alanda öne çıkan, dünya çapındaki hamleleriyle fevkalade değerli bir sürecin başındadır. Allah'ın izniyle sizin döneminiz Türkiye'nin önlenemez yükselişinin yaşanacağı altın bir dönem olacaktır." Türkiye'nin müzakereci dış politika anlayışına sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, en zor meseleyi diplomasi masasına getirip konuşabilecek, tartışacak ve buradan Türkiye'nin lehine sonuçlar devşirebilecek dış politika algısına ve gücüne sahip olduklarını kaydetti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgesindeki bütün meselelerde sorun çözücü, müzakereci diplomasi anlayışıyla masada her zaman olumlu katkı sunan ülkelerden birisi olduğunu anlattı. Türkiye'nin aktif dış politikaya sahip olduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Yani Türkiye aktif ve çok taraflı bir politikayla sadece dünyanın belli ülkeleri, belli çevreleriyle değil, başta içinde bulunduğumuz bu zor coğrafyada, belki de açık söyleyelim, insanlığın en zor yaşadığı coğrafyasında, sorunların her birinin devasa boyutlarda olduğu bu coğrafyada aktif ve çok taraflı bir dış politikayı icra etmektedir." diye konuştu. Kurtulmuş, Türkiye’nin birçok çevreyle de ilişkisinin bulunduğuna işaret ederek, "Türkiye’nin yönü sadece bir tarafa dönük değildir. Baştan beri Türkiye'de belli çevrelerin aklının almadığı, zaman zaman da bizi eleştirdiği nokta, Türkiye'nin eksen kaymasına uğradığıdır. O beylerin eksenden anladığı Batı'nın arkasında hizaya girmektir. Bizim eksenden anladığımız ise şudur: Türkiye'nin bir tane ekseni vardır. O da kendisinin milli, yerli eksenidir. Türkiye'nin eksenidir." ifadelerini kullandı. "KAPALI KAPILAR ARDINDA DA MEYDANLARDA DA AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUZ" Türkiye'nin ilkeli bir dış politikasının bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, bu kadar zor coğrafyada bir kapının arkasında başkasına bir şey, bir başka kapının arkasında başka bir ülkeye tam tersi başka bir şey söylemediklerini belirtti. Kurtulmuş, "Ne söylüyorsak kapalı kapılar ardında da aynı şeyi söylüyor, meydanlarda da aynı şeyi söylüyoruz. Böylece bu ilkeli tutumumuz dünyanın birçok meselesine karşı ilkesiz ve günübirlik yaklaşan ülkelere de bir şekilde hizalanma mecburiyetini getiriyor. Dolayısıyla Türkiye, bu ilkeli dış politika duruşunu sürdürerek sorunların çözümüne de ciddi şekilde katkı sunacaktır." dedi. Türkiye'nin dış politikada çok katmanlı politika izlediğini aktaran Kurtulmuş, şunları dile getirdi: "Başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, bugün dünyada birçok ülke tarafından takdirle, gıptayla izlenen liderlik diplomasisi olmak üzere dünyanın birçok alanında farklı katmanlardaki diplomatik çabalarımızla Türkiye'nin gücünü artırmaya gayret ediyoruz. Üyesi olduğumuz ya da işbirliği içerisinde olduğumuz bütün uluslararası kuruluşlarla irtibatımızı en üst seviyede devam ettiriyoruz. Ayrıca, Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz. Dışişleri komisyonumuz, ilgili dış komisyonlarımız, 'NATO PA' gibi, 'AGİT PA' gibi bütün uluslararası platformlarda Türkiye'yi en üst seviyede, en iyi şekilde temsil ediyoruz ve parlamenter diplomasinin her imkanından istifade ediyoruz." Kurtulmuş, Osmanlı Devleti'nin çöküş döneminden itibaren sürekli parçalanma ve bölünme sürecine girmiş olan geniş coğrafyada birleşmenin, bütünleşmenin, bir araya getirmenin, derlenip toparlanmanın adresi olmak konusunda bir dış politika yaklaşımına da sahip olduklarını ifade etti. Şimdi derlenme ve toparlanma vakti olduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Bir asırlık ayrılığı Allah'ın izniyle geride bırakıyoruz. Derleniyoruz, toparlanıyoruz ve hep beraber güçlü bir bölge olarak ayağa kalkıyoruz. Belki biz görmeyeceğiz ama gençler siz göreceksiniz. Bu bölge halklarının Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Acem'iyle, Sünni'siyle, Şii'siyle hep beraber bir ve bütün olduğunu, bir ümmetin sağlam parçaları olarak bir araya geldiğini Allah'ın izniyle hepiniz göreceksiniz." diye konuştu. "YENİDEN GÜÇLÜ, TERÖRSÜZ BİR BÖLGE İNŞA EDİLECEKTİR" TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefinin bu sürecin ilk adımı olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de Kürtler de yine diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah'ın izniyle yoluna devam edecektir. Aramızda eğer bir söz olacaksa bundan sonra bu söz ayrılığın sözü değil, ayrıştırmanın sözü değil, ötekileştirmenin sözü değil, kardeşliğin ve beraberliğin sözü olacaktır. Böylece sadece Türkiye'nin sınırları içinde değil, Türkiye'nin sınırları dışında da Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve diğer bütün unsurların bir ve beraber olduğu o güzel günler yeniden kurulacak, yeniden güçlü bir bölge, yeniden terörsüz bir bölge inşa edilecektir." Yıllardır adil ve hakkaniyetli bir düzenden bahsettiklerini belirten Kurtulmuş, "Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Dünya 5'ten büyüktür.’ diye ilk Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştuğunda, dünyanın birçok ülkesini temsil eden oraya gelenler ‘Ya bu adam ne diyor?’ diye bakıyorlardı. Ama şimdi ‘Dünya 5'ten büyüktür.’ sözü artık dünyanın mazlum milletleri için yeni bir motto olmuş, yeni bir dua, yeni bir imkan haline gelmiştir." dedi. KISA FİLM GÖSTERİLDİ Hafız Muhammed Esed Can'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Genç Diplomasi Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Aziz Albayrak konuşma yaptı. Programda "Sınanmanın Bedeli" başlıklı kısa filmin gösterilmesinin ardından Genç Diplomasi Derneği Başkanı Selman Bilir de kürsüye çıktı. İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı ile AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin de programda yer aldı.
Milliyet - Diplomatik15 Ağu 17:43
Kurtulmuş’tan süreç mesajı: Bir asırlık ayrılığı geride bırakıyoruz
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, terörsüz Türkiye hedefinin bölgenin geleceği açısından ilk adım olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “40 yılı aşkın süredir devam eden bu süreci artık geride bırakıyoruz.” dedi. Kurtulmuş, Genç Diplomasi Derneğince (GDD) Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu'nun (BDF'26) kapanış programında yaptığı konuşmada, Türkiye demokrasisinin bir devrinin acı hatıralarına sahip olan bu adada önemli bir etkinliğin gerçekleştirilmesinde emeği geçenleri tebrik etti. Bu adada bundan sonra da Türkiye ile dünyanın geleceğine ilişkin fikirlerin ortaya konulmasını, dünyanın gerçekten güçlü ve aydınlık bir geleceğe hazırlanması için çalışmaların gerçekleştirilmesini temenni eden Kurtulmuş, derneğin düzenlediği forumun geleneksel olarak sürmesini diledi. Kurtulmuş, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nda kurulmuş dünya sisteminin bugün neredeyse bütün kurumları ve kuralları hatta kavramlarıyla "hak ile yeksan" olduğunu dile getirerek, şimdi yeni bir dönemin açıldığını anlattı. Yeni dönemin nasıl şekilleneceğinin tahmin edilemediğine dikkati çeken Kurtulmuş, "Ama şunu çok açık söyleyebiliriz ki nasıl gelişirse gelişsin bundan sonraki dünya sisteminin birincil özelliği, çok kutuplu, çok merkezli bir dünya sistemi olacağıdır. Yani dünyanın birçok yerinde farklı ülkeler, farklı bölgeler öne çıkacak. Bu ülkeler yeni dünyanın sisteminin kurulabilmesi için büyük bir mücadelenin içinde olacaklardır." değerlendirmesini yaptı. ‘’TÜRKİYE'NİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİNİN YAŞANACAĞI ALTIN DÖNEM OLACAK'' Kurtulmuş, Türkiye'nin çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Türkiye, yakaladığı bu ivmeyle Allah'ın izniyle önlenemeyecek bir yükselişin henüz başlangıcındadır. Bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi hazırlanan, önüne konulan gündemleri değil, kendi gündemlerini belirleyerek geleceğe hazırlanan ülkeler, o ülkelerin gençleri, o ülkelerin sadece devlet yapısı değil, akademisi, entelektüel çevreleri ve fikir üreten merkezleri, yani hazırlık yapan ülkeler, bundan sonraki yarışta çok etkili olacaklardır. Allah’a çok şükür, Türkiye bu yakaladığı ivmeyle hemen her alanda öne çıkan, dünya çapındaki hamleleriyle fevkalade değerli bir sürecin başındadır. Allah'ın izniyle sizin döneminiz Türkiye'nin önlenemez yükselişinin yaşanacağı altın bir dönem olacaktır." Türkiye'nin müzakereci dış politika anlayışına sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, en zor meseleyi diplomasi masasına getirip konuşabilecek, tartışacak ve buradan Türkiye'nin lehine sonuçlar devşirebilecek dış politika algısına ve gücüne sahip olduklarını kaydetti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgesindeki bütün meselelerde sorun çözücü, müzakereci diplomasi anlayışıyla masada her zaman olumlu katkı sunan ülkelerden birisi olduğunu anlattı. Türkiye'nin aktif dış politikaya sahip olduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Yani Türkiye aktif ve çok taraflı bir politikayla sadece dünyanın belli ülkeleri, belli çevreleriyle değil, başta içinde bulunduğumuz bu zor coğrafyada, belki de açık söyleyelim, insanlığın en zor yaşadığı coğrafyasında, sorunların her birinin devasa boyutlarda olduğu bu coğrafyada aktif ve çok taraflı bir dış politikayı icra etmektedir." diye konuştu. Kurtulmuş, Türkiye’nin birçok çevreyle de ilişkisinin bulunduğuna işaret ederek, "Türkiye’nin yönü sadece bir tarafa dönük değildir. Baştan beri Türkiye'de belli çevrelerin aklının almadığı, zaman zaman da bizi eleştirdiği nokta, Türkiye'nin eksen kaymasına uğradığıdır. O beylerin eksenden anladığı Batı'nın arkasında hizaya girmektir. Bizim eksenden anladığımız ise şudur: Türkiye'nin bir tane ekseni vardır. O da kendisinin milli, yerli eksenidir. Türkiye'nin eksenidir." ifadelerini kullandı. "KAPALI KAPILAR ARDINDA DA MEYDANLARDA DA AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUZ'' Türkiye'nin ilkeli bir dış politikasının bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, bu kadar zor coğrafyada bir kapının arkasında başkasına bir şey, bir başka kapının arkasında başka bir ülkeye tam tersi başka bir şey söylemediklerini belirtti. Kurtulmuş, "Ne söylüyorsak kapalı kapılar ardında da aynı şeyi söylüyor, meydanlarda da aynı şeyi söylüyoruz. Böylece bu ilkeli tutumumuz dünyanın birçok meselesine karşı ilkesiz ve günübirlik yaklaşan ülkelere de bir şekilde hizalanma mecburiyetini getiriyor. Dolayısıyla Türkiye, bu ilkeli dış politika duruşunu sürdürerek sorunların çözümüne de ciddi şekilde katkı sunacaktır." dedi. Türkiye'nin dış politikada çok katmanlı politika izlediğini aktaran Kurtulmuş, şunları dile getirdi: "Başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, bugün dünyada birçok ülke tarafından takdirle, gıptayla izlenen liderlik diplomasisi olmak üzere dünyanın birçok alanında farklı katmanlardaki diplomatik çabalarımızla Türkiye'nin gücünü artırmaya gayret ediyoruz. Üyesi olduğumuz ya da işbirliği içerisinde olduğumuz bütün uluslararası kuruluşlarla irtibatımızı en üst seviyede devam ettiriyoruz. Ayrıca, Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz. Dışişleri komisyonumuz, ilgili dış komisyonlarımız, 'NATO PA' gibi, 'AGİT PA' gibi bütün uluslararası platformlarda Türkiye'yi en üst seviyede, en iyi şekilde temsil ediyoruz ve parlamenter diplomasinin her imkanından istifade ediyoruz." Kurtulmuş, Osmanlı Devleti'nin çöküş döneminden itibaren sürekli parçalanma ve bölünme sürecine girmiş olan geniş coğrafyada birleşmenin, bütünleşmenin, bir araya getirmenin, derlenip toparlanmanın adresi olmak konusunda bir dış politika yaklaşımına da sahip olduklarını ifade etti. Şimdi derlenme ve toparlanma vakti olduğunun altını çizen Kurtulmuş, "Bir asırlık ayrılığı Allah'ın izniyle geride bırakıyoruz. Derleniyoruz, toparlanıyoruz ve hep beraber güçlü bir bölge olarak ayağa kalkıyoruz. Belki biz görmeyeceğiz ama gençler siz göreceksiniz. Bu bölge halklarının Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Acem'iyle, Sünni'siyle, Şii'siyle hep beraber bir ve bütün olduğunu, bir ümmetin sağlam parçaları olarak bir araya geldiğini Allah'ın izniyle hepiniz göreceksiniz." diye konuştu. "YENIDEN GÜÇLÜ, TERÖRSÜZ BİR BÖLGE İNŞA EDİLECEKTİR'' TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefinin bu sürecin ilk adımı olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de Kürtler de yine diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah'ın izniyle yoluna devam edecektir. Aramızda eğer bir söz olacaksa bundan sonra bu söz ayrılığın sözü değil, ayrıştırmanın sözü değil, ötekileştirmenin sözü değil, kardeşliğin ve beraberliğin sözü olacaktır. Böylece sadece Türkiye'nin sınırları içinde değil, Türkiye'nin sınırları dışında da Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve diğer bütün unsurların bir ve beraber olduğu o güzel günler yeniden kurulacak, yeniden güçlü bir bölge, yeniden terörsüz bir bölge inşa edilecektir." Yıllardır adil ve hakkaniyetli bir düzenden bahsettiklerini belirten Kurtulmuş, "Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Dünya 5'ten büyüktür.’ diye ilk Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştuğunda, dünyanın birçok ülkesini temsil eden oraya gelenler ‘Ya bu adam ne diyor?’ diye bakıyorlardı. Ama şimdi ‘Dünya 5'ten büyüktür.’ sözü artık dünyanın mazlum milletleri için yeni bir motto olmuş, yeni bir dua, yeni bir imkan haline gelmiştir." dedi.
- Güvenlik15 Ağu 13:41
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye mesajı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin açıklamada bulundu. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Aramızda eğer bir söz olacaksa bundan sonra bu söz ayrılığın ayrıştırmanın, ötekileştirmenin...Devamı için tıklayınız
- Güvenlik15 Ağu 23:01
Terörsüz Türkiye yasasında kritik detay! TBMM Başkanı Kurtulmuş şartları açıkladı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin Çerçeve Yasa'nın kapsamı ve uygulanma şartları hakkında açıklamalarda bulundu. Yasanın yalnızca PKK, PYD ve KCK için hazırlandığını belirten Kurtulmuş, örgütün üst düzey yöneticilerinin yasadan yararlanamayacağını söyledi.
- Güvenlik15 Ağu 20:36
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan "Terörsüz Türkiye" mesajı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur. İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur. Bunun için önce dillerimizi, niyetlerimizi, kardeşlik üzerindeki faaliyetlerimizi artıracağız." dedi.
- Siyasi15 Ağu 21:47
TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan 'Terörsüz Türkiye' mesajı: Ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yok
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda konuştu. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının yarısını işgal eden terör nedeniyle büyük şehirlerin dahi zarara uğradığına, en mütevazı tahminlerle terörün Türkiye'ye maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, geçmiş yıllarda çok sayıda siyaset adamının terör meselesini çözmek için gayret sarf ettiğinden bahsetti. İlginizi Çekebilir Kurtulmuş, bu isimlerden Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit'i anarak, "Ne yazık ki ne zaman bu sorunu çözmek için bir adım atılsa birileri devreye girmiş, birtakım suikastlarla, provokasyonlarla bu süreç berhava edilmiştir. Aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde 2013-2014 yıllarında gerçekleştirilen ve neredeyse bitme noktasına gelen, toplumsal hafızada 'Dolmabahçe Mutabakatı' diye yer eden o süreçte de işlerin gayet iyi gittiği bir noktada, o günkü devlet yapısı içerisinde konuşlanmış bazı hain odaklar tarafından -ismini verelim, FETÖ'nün birtakım emirberleri ve ileri karakolları tarafından- o süreç akamete uğratılmıştı." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları ve öncülüğüyle sürecin yeniden başladığını ifade eden Kurtulmuş, "Süreç, fevkalade uzun bir merhaleden geçti ve Allah'ın lütfuyla 10 Ağustos 2026'da Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 oyla 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi' kabul edildi ve çok önemli bir viraj geride bırakılmış oldu." ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'de böylesine büyük bir toplumsal ittifakın ortaya çıkmasının başlı başına büyük başarı olduğunu dile getirerek, bu kadar farklı partiden insanların bir araya gelmesi ve ortak noktada buluşmasının çok nadir görülen bir şey olduğunu kaydetti. Bu durumun Türkiye'nin demokrasisinin zaferi ve "Terörsüz Türkiye" konusundaki kararlılığın da ciddi bir yansıması olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, geçen yıl TBMM'de çalışma yürüten Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili bir yol haritası ve genel bir çerçeve oluşturduğunu söyledi. "BU MODEL, TÜRKİYE MODELİDİR" Kurtulmuş, çatışma çözümleri uygulamalarında hep bir üçüncü gözün bulunduğunun altını çizerek, "Bir tarafta örgüt, bir tarafta devlet, bir de başka bir devlet ya da başka bir uluslararası kuruluş üçüncü göz olarak süreci kontrol eder. Bizim örneğimizde üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz de birinci göz de bizatihi milletin kendisidir ve milletin temsilcileridir. Ümit ediyorum, aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye'deki bu çaba, bütün uluslararası ilişkiler okullarında, kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümlerinin halledilmesi bakımından bir ders olarak okutulacaktır. Onun için diyoruz ki bu model, Türkiye modelidir." diye konuştu. Bugüne kadar gelinmesinde örgütün silah bırakma iradesinin de önemli etkisinin olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Orta Doğu'da en çok bulunan şey silahtır. Orta Doğu'da pazarda peynir ekmek satılır gibi on yıllar boyunca silah satıldığını, silah tedarik edildiğini biliyoruz. Esas mesele bir daha bu memlekette hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmaktır. İnşallah bunu sağlayacağız." dedi. Kurtulmuş, örgütün silah bırakmasıyla ilgili süreçlerde konunun ilk olarak TBMM'ye taşındığını ve milletvekillerinin ortak bir iradeyle hareket ettiğini belirtti. "Başından itibaren şunu söyleyeyim. Bu asla bir partinin ya da iktidarın meselesi değil, bu Türkiye'nin meselesidir, bütün partilerin meselesidir. Eğer bir başarı olacaksa buna güç, kuvvet, destek veren herkesin başarısı olacaktır." diyen Kurtulmuş, geçen hafta Meclis’ten geçen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un üç sigortasının olduğunu anlattı. Kurtulmuş, kanunun detaylarına ilişkin, "Herhalde dünyada hiçbir çatışma çözümünde bir devlet, işini yaparken kendisini bu kadar garantiye almamıştır. Üç sigorta var. Hiçbirisinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil." değerlendirmesini yaptı. Yasanın geçici olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, PKK, PYD ve KCK harici örgütlerin bu yasadan istifade edemeyeceğini vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten yani 1. madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde silahlarını bırakan ve 'Ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim.' diyen örgüt elemanları bundan istifade edebilecek. Bir başka soru çok sık soruluyor. Yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, bu haliyle yasadan yararlanması mümkün değildir." şeklinde konuştu. Kurtulmuş, "Eğer Türkiye bu teröre harcadığı kaynakları, teröre kaybetmiş oldukları insan gücünü kaybetmeseydi, inanın ki bugün bambaşka bir Türkiye olurdu. Şu anda var olduğuna sevindiğimiz birçok altyapı hizmetlerinin 30 yıl evvel gerçekleşmesi mümkün olurdu ama maalesef Türkiye bunları gerçekleştiremedi. Tabii ki bu yasa her şey değil, bu yasayla her şey bitecek değil. Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir." ifadelerini kullandı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun "Terörsüz Türkiye"nin kapısını araladığını, çıkarılan yasanın ise bu kapıyı sonuna kadar açtığını kaydeden Kurtulmuş, bu yolun kardeşlik, bütünleşme, Türkiye'nin bütün şehirlerinin ve kentlerinin birbiriyle iç içe geçmesi yolu olduğuna değindi. "İnşallah bunu sağlayacağız. 2 senedir Türkiye'de terörden dolayı bir tek kişi ölmüyor, bir tek kişinin burnu kanamıyor." değerlendirmesini yapan Kurtulmuş, Türkiye'de terör ve ayrılık sözlerinin geride kalacağını söyledi. Kurtulmuş, "Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur. İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur. Bunun için önce dillerimizi, niyetlerimizi, kardeşlik üzerindeki faaliyetlerimizi artıracağız." dedi. "BÜTÜN ŞARTLAR ÜST ÜSTE GELDİ" Gelecek dönem Türkiye'nin önlenemeyen yükselişine şahit olunacağını vurgulayan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: "Bütün şartlar üst üste geldi, çok şükür bu noktaya kadar geldi. Bunun kıymetini bilmek lazım. Bu anın vacibi, bunun kıymetini bilip bir an evvel uzatmadan bütün bu işleri tamamına erdirmek ve barış iklimini nihayetinde kalıcı kardeşliğe, toplumsal bütünleşmeye döndürebilmektir. Bütün bunları söylerken bir şeyi daha ifade etmeyi kendim için vazife telakki ediyorum. Bu işin olması için gayret sarf eden, gerçekten bu meselenin artık Türkiye'nin gündeminden kalkması için çabalayan çok sayıda insan oldu, bundan sonra da olacak. Ama unutmayın, 'içeride ve dışarıda bu iş olmasın, Türk devleti artık bu meseleden kurtulmasın, tekrar uğraşmaya devam etsin' diye plan yapan, hesap yapan nice odaklar var. Bilmiyorum ama şundan eminim: 467 oyla yasanın kabul edildiği günün akşamı kim bilir hangi ülkedeki, hangi enstitüde masaların üstüne haritalar konuldu ve yeniden bir ayrılık senaryosu nasıl yazılır, bunların çalışmaları başladı. Buna fırsat vermeyeceğiz." Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da konuşma yaptı. Erdoğan, günün anısına Kurtulmuş'a İbrahim Suresi'nin 40. ayetinin işlendiği bir tablo takdim etti. Programa, TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, vakıf ve dernek başkanları ile kanaat önderleri de katıldı. Yunanistan'da gündem: Mekke İttifakı! Atina'nın iki büyük kabusu Alihan Kuriş'in çelik kasasıdan servet çıktı! 66 milyar lirayı aşan şüpheli para trafiği MASAK raporunda
Milliyet - Güvenlik16 Ağu 00:26
Artık ayrılıkçı sözlere yer yok
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı'nca (TGTV) "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda konuştu. Terörsüz Türkiye sürecini...Devamı için tıklayınız
- NATURAL_DISASTER17 Ağu 03:00
Kurtulmuş'tan '17 Ağustos Marmara Depremi' mesajı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde felakette yaşamını yitiren vatandaşları andı
- Güvenlik18 Ağu 17:08
Kurtulmuş’tan Meriç’e geçmiş olsun
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’e yönelik saldırıyı kınayarak, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi
- Güvenlik19 Ağu 01:04
AK Parti'den "Terörsüz Türkiye" mesajı: 86 milyonun başarısı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" vizyonunun Türkiye'ye özgü bir model olduğunu belirterek, "Bu, büyük bir başarıdır ve bu başarı 86 milyonun başarısıdır." dedi.
- Güvenlik19 Ağu 23:03
Terörsüz Türkiye'de TBMM mekanizması
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan kanun teklifi, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak ceza ertelemelerinin uygulanabilmesi için terör örgütünün silah bıraktığının resmi olarak tespit ve teyit edilmesi gerekecek. Bu nedenle sahayı takip edecek bir kurul oluşturuldu.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Yeni Parti Milletvekili Veli Ağbaba hastaneye kaldırıldı
Türkiye1 olay3 gün önce - Ortak aktör
Ankara Zirvesi: Ukrayna'ya Patriot Lisansı, İran Açıklamaları ve Trump'ın Gafları
Ankara'da toplanan NATO Liderler Zirvesi'nde tüm üyelerin eski %2 savunma harcaması hedefine ulaştığı, 2035'e kadar %5'lik yeni hedefin masada olduğu açıklandı. ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna'ya Patriot hava savunma sistemlerinin üretim lisansının verileceğini duyurdu ve Rusya'nın anlaşmaya istekli olduğunu öne sürdü. Zirve, Ukrayna'ya yönelik Uzun Vadeli Taahhütler ve Öncelikli İhtiyaç Listesi programı kapsamında yeni adımlara sahne oldu. Trump, İran savaşını "muazzam bir askeri başarı" olarak nitelerken, İran'ın kendisini hedef aldığı iddialarını yineledi ve "bu gece onları vuracakları" uyarısında bulundu. Basın toplantısında Japonya'yı "İran İslam Cumhuriyeti" diye anarak gaf yaptı. Öte yandan Katar'dan hediye edilen yeni Air Force One uçağının güvenliğiyle ilgili sorular gündeme geldi. Avrupalı müttefikler, Ukrayna'nın Rusya içindeki saldırılarının ardından Trump'ın beklenmedik biçimde Ukrayna yanlısı bir tona büründüğünü gözlemledi. Zirve devam ederken Rusya'nın balistik füze ve İHA saldırılarında en az 7 sivil öldü. ABD Savunma Bakanı'nın Ankara temasları sonrası İsrail ziyareti iptal edilirken, Türkiye'nin KFOR ve Deniz Muhafızı gibi misyonlarla NATO'nun kilit güvenlik aktörü rolü vurgulandı.
Türkiye81 olay10 Tem - Ortak aktör
Ankara'da damperi açık kamyon üst geçidi yıktı
Ankara'da Turgut Özal Bulvarı Samsun istikametinde seyir halindeki bir damperli kamyonun açık kalan damperi, üst geçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle üst geçit yıkıldı. Olayda can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin henüz bilgi verilmedi. Bölgede trafik akışı dururken, ekiplerin müdahalesi sürüyor. Yetkililer, sürücülerin dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak açık damperle seyahatin risklerine dikkat çekti.
Türkiye1 olay23 May - Ortak aktör
Isparta'da 113 yıllık tapınak gizemi aydınlatıldı
Isparta'nın Yalvaç ilçesinde, Gemen Dağı'nın 1600 metre yüksekliğindeki zirvesinde yer alan ve Ay Tanrısı Men'e adanan kutsal alanda 1912-1913 yıllarında yürütülen kazılarda bir yapı bulundu. Dönemin araştırmacıları yapının tapınak olduğunu düşünse de hangi tanrıya ait olduğu konusunda net bir sonuca varılamadı; ilk değerlendirmeler Demeter ihtimaline işaret etti, ancak yapı resmî olarak isimlendirilmedi. 113 yıl boyunca yalnızca 'Küçük Tapınak' olarak anılan yapı, arkeoloji dünyasında süregelen bir bilinmezlik olarak kaldı. Yapının kimliğini ortaya koyan yeni bulgular, söz konusu tapınağın Men kültüyle bağlantısını netleştiriyor. Bu sayede, bölgenin Helenistik ve Roma dönemine ait dinî dokusuna ilişkin önemli bir boşluk doldurulmuş oldu. Tapınağın işlevinin ve adandığı tanrının kesinleşmesi, Anadolu'nun inanç coğrafyasına ışık tutan bir gelişme olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, tapınağın ortaya çıkardığı arkeolojik verilerin, Pisidya bölgesindeki tapınım pratikleri ve kültürel etkileşimleri yeniden yorumlamaya olanak sağladığını belirtiyor. Keşif, yalnızca bilimsel bir merakı gidermekle kalmayıp, kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalığı da artırıyor.
ABD2 olay01 Tem - Ortak aktör
NATO Zirvesi Nedeniyle Ankara'da Geniş Trafik Düzenlemesi
Ankara Valiliği, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi toplantıları sebebiyle başkentte kapsamlı trafik tedbirleri alınacağını duyurdu. Duyuruya göre çok sayıda cadde ve sokak araç trafiğine kapatılacak, belirlenen alternatif güzergahlar kullanıma açılacak. Ayrıca konvoy geçişleri sırasında bazı bölgelerde geçici ulaşım kısıtlamaları uygulanacak. Tedbirler, zirve süresince güvenliğin sağlanması ve ulaşım akışının kontrollü şekilde yönetilmesi amacını taşıyor. Yetkililer, vatandaşların mağdur olmaması için alternatif yolların önceden planlanması ve toplu taşıma kullanımının tercih edilmesi yönünde uyarılarda bulundu. NATO Zirvesi gibi üst düzey uluslararası toplantılar, ev sahibi şehirlerde geçici trafik kısıtlamalarını beraberinde getiriyor. Ankara'da alınan bu kararlar, hem zirvenin diplomatik önemini hem de günlük yaşama etkisini gözler önüne seriyor.
İran1 olay25 Haz - Ortak aktör
NATO Zirvesi öncesi Ankara'da tutuklamalar, ABD'den KAAN'a motor onayı
7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde, Türkiye'de güvenlik operasyonları ve savunma diplomasisi öne çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmalar kapsamında terör örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 225 şüpheli gözaltına alınırken, 178'i tutuklandı. Gözaltına alınanlar arasında gazeteci, akademisyen ve sivil toplum temsilcilerinin de bulunduğu bildirildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tutuklamaları kınarken, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) operasyonların sivil toplum hedefli olduğu iddialarını yalanladı. Zirve güvenliği için 'Turkuaz' adı altında üst düzey tedbirler alındığı duyuruldu. Eş zamanlı olarak ABD yönetiminin, Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN'da kullanılmak üzere 700 milyon doları aşan jet motoru satışını ilerletmeye hazırlandığı iddia edildi. Reuters'ın haberine göre Trump yönetimi, Kongre'deki itirazlara rağmen satış onayını NATO Zirvesi öncesinde tamamlamayı planlıyor. Bu adım, iki ülke arasındaki savunma iş birliğinde yeni bir aşamaya işaret ederken, Demokrat milletvekilleri Kongre'nin denetim yetkisinin baypas edildiğini savundu. Avrupa'nın önde gelen ekonomileri savunma harcamalarını artırma kararı alırken, analizler Ankara zirvesinin Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumunu pekiştirebileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye98 olay09 Tem