Erdoğan’dan Vatandaşa ve Esnafa Kötü Muameleye Net Tepki
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, vatandaşa ve esnafa hoyrat davranan, şov peşinde koşan tavra karşı olduklarını söyledi. Konuşmasında, yol ve dava arkadaşlarına hitap eden Erdoğan, bu tür yaklaşımların kabul edilemeyeceğini vurguladı. Erdoğan’ın bu çıkışı, özellikle yerel yönetimlerde ve kolluk kuvvetlerinde zaman zaman gündeme gelen vatandaşa karşı sert tutum iddiaları bağlamında dikkat çekti. Konuşmanın, kamu hizmetlerinde vatandaş odaklılık ve esnafın korunması gerektiğine dair önemli bir siyasi mesaj taşıdığı değerlendiriliyor. Bu tür bir uyarının, yaklaşan seçim süreci öncesinde teşkilata ve belediyelere yönelik bir hatırlatma niteliği taşıdığı, vatandaşla ilişkilerde ölçü ve nezaketin önemine işaret ettiği yorumları yapıldı.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 25 Jun- Political25 Jun, 12:50
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vatandaşa, esnafa hoyrat davranan şov peşinde koşan tavra karşıyız
İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları;İl başkanlarımız, kadın ve gençlik kollarımızın kıymetli il başkanları, kıymetli belediye başkanlarımız ve il genel meclis başkanlarımız, değerli dava ve yol arkadaşlarım. Hepinizi en kalbi duygularımla, hasretle ve hürmetle selamlıyorum. Sizlerin vasıtasıyla cennet vatanımızın dört bir yanındaki yol ve dava arkadaşlarımı iştenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle bağrıma basıyorum. Davamıza yaptıkları hizmetlerden ötürü şükranlarımı sunuyorum. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızın partimize, ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize teşekkür ediyorum. Konuşmamın hemen başında hem Türkiye olarak hem İslam âlemi olarak bugün idrak ettiğimiz Aşure Günü'nün ve Muharrem ayının hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Bu vesileyle Hazreti Hüseyin Efendimizi ve Ehl-i Beyt'i bir kez daha kemal-i edeple yâd ediyor, Allah'ın selamı onların üzerine olsun diyorum. Yine buradan, bu sabah meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına ve hükümetine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bu zor günlerinde Türkiye'nin yanlarında olduğunu belirtiyorum. "DÜNYANIN EN BÜYÜK SİYASİ HAREKETLERİNDEN BİRİYİZ" Değerli arkadaşlar. AK Parti olarak bugün dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahibiz. 11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz. Şunu bir defa açıkça söylemek isterim. Bizim tasavvurumuzda üyelik sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir. Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir. Bu uğurda gerektiğinde yardan ve serden geçmek demektir. Her türlü fedakârlığı göze almak demektir. Bu milletin, bu ümmetin sorumluluğunu yüreğinde taşımak demektir. İdeallerimize gönül vermek, davamıza ömür vermek demektir. İlginizi Çekebilir AK Parti'nin çelik çekirdeği, kaderini kaderimize, kavlini kavlimize, kalbini kalbimize rabt eylemiş 11 milyon 500 bin kardeşimizin hepsi birdir. Bunun için her fırsatta şunu diyoruz. Biz sadece siyasi bir parti değiliz. Aynı zamanda bir dava hareketiyiz. Biz aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz. Özellikle bilinmesini isterim ki teşkilatçılık anlayışımızda üye kaydının yapıldığı an, millete hizmet mücadelesi başlamıştır. Bu anlayışta üyelerimizle irtibatımızı güçlendirirken, bir yandan da esnaf, çarşı ve pazar ziyaretleriyle milletimizle gönül bağımızı sağlam tutuyoruz. Evlerinde, iş yerlerinde, Türkiye'nin dört bir yanındaki üyelerimizin misafiri oluyoruz. Verdiğimiz mücadeleyi, ülkemiz için kurduğumuz hayalleri, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi kendileriyle istişare ediyoruz. Biliyorsunuz, üye sayısında kırdığımız rekorun ardından 2026 senesini Mahalle Çalışmaları Yılı ilan ettik. Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz. Tüm teşkilatımızın gayretiyle 2026 yılını AK Parti ailesini hem üye sayısı hem de derinlik itibarıyla büyütmek için bir fırsata çeviriyoruz. Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Burada şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Eser, hizmet ve kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Partimize yönelik teveccüh her seviyede katlanarak artıyor. Huzur arayan, kardeşlik ve dayanışma arayan, şehrine, ilçesine, beldesine hizmet etmek isteyen hemen herkes bu ailenin bir ferdi olarak bu çatı altında siyaset yapmayı arzu ediyor. "BUGÜN YENİ BELEDİYE BAŞKANLARIMIZI BAĞRIMIZA BASACAĞIZ" Pazartesi bir ilçe belediye başkanımızı, dün ise bir milletvekilimizi saflarımıza dâhil ettik. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine intisap edecek tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz. Değerli yol arkadaşlarım. Çok değerli kardeşlerim. Bize göre siyaset, millete tepeden bakan bir faaliyet alanı değildir. Aksine toplum, siyasetin asli unsurudur, sahibidir, kurucu öznesidir. İster yerel düzeyde ister tüm ülke sathında olsun, siyaset felsefemizin temelinde insan vardır. İnsana saygı vardır. 86 milyonun her bir ferdi bizim nazarımızda eşittir. Aynı değerdedir. Oy versin ya da vermesin. Bizi desteklesin veya desteklemesin. Hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır. Biz siyaset yaparken de hizmet ederken de daima bu anlayışla hareket ettik. Karşımızdaki kim olursa olsun saygıyı elden bırakmadık. Muhatabımızı rencide edecek, incitecek, gönlünü kıracak hiçbir davranışın içinde olmadık. Hazreti Mevlâna'nın asırları aşan şu öğütlerini kendimize rehber eyledik. "Sevgi de güneş gibi ol. Dostluk ve kardeşlik de akarsu gibi ol. Hataları örtmede gece gibi ol. Tevazuda toprak gibi ol. Öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol. Ya olduğun gibi görün. Ya göründüğün gibi ol." İşte bu anlayışla, işte bu ilkeler çerçevesinde sadece bize oy verenlerin değil, 86 milyonun hizmetkârı olduk. Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen AK Parti'yi milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflarımızdır. Bunları korumak ve gözetmek hepimizin asli vazifesidir. Seçmenden oy isterken müşfik, mütevazı ve saygılı ama milletten yetkiyi aldıktan sonra kibirli, üstenci, incitici bir tavır bizim tavrımız değildir. "ETKİLEŞİM AVCILIĞI DENİLEN BİR HASTALIĞIN YEREL YÖNETİMLERDE YAYILDIĞINI GÖRÜYORUZ" Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim. Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte. Görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak, insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir. Gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir. "KENDİ ARKADAŞLARIMIZIN BİR KISMININ DA BİLEREK VEYA BİLMEDEN TERS AKINTIYA KAPILDIKLARINA ŞAHİT OLUYORUZ" Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz. Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir. Ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir. "MİLLETE HİZMET YERLERİ GÖSTERİ ALANI DEĞİL, SORUMLULUK MAKAMLARIDIR" Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım şunu unutmasın. Hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle, tensibiyle geldik. Milletimiz emaneti bizlere kendisine hizmet etmemiz, eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır. Vatandaşımızın karşısına çıktığımızda, esnafımızın kapısını çaldığımızda da görevimiz gereği kamu gücünü kullandığımızda da taşıdığımız emanetin ağırlığıyla mütenasip hareket etmek zorundayız. Her zaman söylediğim gibi mesele kalp kazanmak, gönülleri fethetmektir. Yüz yüze etkileşimin, sıcak ve seviyeli bir hasbihalin yerini hiçbir dijital platform, hiçbir uygulama alamaz. Eğer öyle olsaydı bugün siyasette durum çok farklı olurdu. Eğer öyle olsaydı bu millet her seçim öncesinde bize siyasi ömür biçen o çok bilmişleri ters köşe yapmazdı. Eğer öyle olsaydı siyaset ve toplum mühendisleri amaçlarına ulaşmış olurdu. Eğer sosyal medya rüzgârıyla seçim kazanılsaydı bugün iktidarda da Cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu. Elbette yeni medya araçlarını, teknolojinin sağladığı asimetrik imkânları göz ardı etmeyeceğiz. Yaptıklarımızı, hizmetlerimizi, icraatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımızla, bilhassa da yeni kuşaklarla paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan bu yana yaptığımız gibi vakar içinde, nezaket içinde, demokratik bir kültür içinde halkımıza hizmet etmeyi sürdüreceğiz. "BİZ EFENDİLİK TASLAMAYA DEĞİL, MİLLETE HİZMET ETMEYE GELDİK" Teşkilat yöneticilerimizden milletvekillerimize, bakanlarımızdan belediye başkanlarımıza kadar tüm yol ve dava arkadaşlarımdan bu prensip ve ilkelerle hareket etmelerini beklediğimizi özellikle vurgulamak isterim. Teşkilatımızdaki hiçbir kardeşim şunu aklından çıkarmasın. Biz efendilik taslamaya değil, millete hizmet etmeye, hizmetkârlık yapmaya geldik. Bu minvalde, bu istikamette yürümeye de devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim. Bir taraftan şehirlerimizi abat etmek için canla başla çalışırken, diğer taraftan da siyasi rakiplerimizle gereksiz polemiklerden uzak duruyoruz. Muhatabını karalamak, kötülemek, muhatabının acziyetinden rant devşirmeye çalışmak bizim siyaset tarzımız değildir. Bizden kayıkçı kavgalarının parçası olmamızı bekleyen beyhude yere bekler. Biz iş yapmanın, taş üstüne taş koymanın derdindeyiz. Biz eser ve hizmet siyasetimizle yeni gönüller kazanmanın peşindeyiz. Tabii burada şunu da açıkça dile getirmekte yarar görüyorum. Gerilimden, kamplaşmadan kaçınmamız insanımızın hak ve hukukunun çiğnenmesine kayıtsız kalacağımız anlamına asla gelmez. Biz milletten icazeti sadece hizmet için almadık. Aynı zamanda yıllardır ötelenen, örselenen, kendi öz yurdunda oraya buraya itilen kardeşlerimizin haysiyetini, izzetini, özgürlüklerini savunmak için de aldık. 28 Şubat döneminde darbecilerin kahrına uğrayan insanlarımızın bir daha aynı zorbalığa maruz kalmaması için de milletimizden yetki aldık. 23 yıldır bu konuda çok büyük hassasiyet gösterdik. Ne bir başkasının hayat tarzına müdahale ettik. Ne de kendini bu ülkenin sahibi gören küstah azınlığın hayat tarzı dayatmasına müsaade ettik. Ne bir başkasının inancına karıştık. Ne de Jakoben zihniyetin günümüzdeki temsilcilerinin insanımızın inancına karışmasına eyvallah ettik. Buna rağmen artık eskisi kadar olmasa da zaman zaman sesi çok çıkan kibir abidelerinin sessiz çoğunluğu susturma, yıldırma, tedip ve tehdit etme girişimlerine şahit oluyoruz.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Terörsüz Türkiye Yasa Hazırlığı Sürerken Erdoğan’dan NATO’ya Caydırıcılık Vurgusu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında silahların bırakılması ve örgütün tasfiyesinin ardından toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak yasal düzenlemenin Meclis tarafından kısa sürede hazırlanacağını belirtti. Yasanın müstakil, geçici ve af niteliği taşımayacağı mesajını veren Kurtulmuş, süreçte sona yaklaşıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Edirne’de yaptığı konuşmada ‘Terörsüz Türkiye’ vurgusuyla tempoyu artıracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile Ankara’da yaptığı görüşmede NATO’nun caydırıcılığının ortak hedef olduğunu açıkladı ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefini 15 milyar dolar olarak duyurdu. Almanya Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde de NATO’nun Ankara’daki zirvesinde Avrupa savunmasını güçlendirme ve transatlantik bağın korunması beklentisini iletti. ABD’nin askeri taahhüdünü azalttığı bir dönemde Türkiye’nin savunma alanındaki jeopolitik ağırlığına dikkat çekildi. Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la görüşmesinde İran-ABD mutabakatını memnuniyetle karşılarken, Türkmenistan Milli Lideri Berdimuhamedov’u da iki zirveye davet etti. Öte yandan Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 23 çeyrektir kesintisiz büyümenin altını çizdi. İçeride terörsüzleşme adımları devam ederken, dış politikada NATO ve bölgesel diplomasi eş zamanlı yürütüldü.
Türkiye41 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Von der Leyen’dan NATO Zirvesi öncesi Ukrayna’ya hava savunma çağrısı
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik gerçekleştirdiği son büyük çaplı saldırının ardından Kiev’in hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Von der Leyen, konunun 7 Temmuz Salı günü Ankara’da başlayacak NATO zirvesinde ele alınacağını belirtti. Rusya’nın son saldırısı, Ukrayna’nın sivil altyapısını ve yerleşim bölgelerini hedef alırken, hava savunma eksikliğinin yol açtığı riskleri yeniden gözler önüne serdi. Von der Leyen’in açıklaması, müttefiklerin Ukrayna’ya askeri desteği artırma yönündeki baskıların arttığı bir dönemde geldi. Hava savunma sistemleri, özellikle Rus füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı kritik önem taşıyor. Ankara’daki NATO zirvesi, ittifakın Ukrayna’ya uzun vadeli güvenlik taahhütlerini şekillendirme açısından belirleyici olabilir. Von der Leyen’in gündeme getirdiği hava savunma yardımı, üye ülkeler arasında koordinasyonu gerektiren somut bir adım olarak öne çıkıyor. Ukrayna’nın savunma kapasitesinin artırılması, çatışmanın seyrini ve bölgesel istikrarı doğrudan etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Türkiye2 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye ve Kanada Serbest Ticaret Müzakerelerine Resmen Başladı
Türkiye ile Kanada, serbest ticaret anlaşması imzalamak amacıyla resmi müzakere sürecini başlattı. Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre, iki ülkenin teknik ekipleri anlaşmanın kapsamı ve hedeflerini netleştirmenin yanı sıra ilk müzakere turunun hazırlıklarına odaklanacak. Müzakereler, her iki ülkenin ekonomik işbirliğini derinleştirme iradesini yansıtıyor. Anlaşmanın taraflar arasındaki ticaret ve yatırım akışını artırması, yeni pazar erişimleri sağlaması bekleniyor. Sürecin başlaması, Türkiye ve Kanada arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerde yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Türkiye2 olay45 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO 2026'da 1,8 Trilyon Dolarla Savunma Harcamalarında Rekor Kıracak
NATO'nun 2026 yılı tahmini savunma harcaması verilerine göre, ittifak ülkelerinin toplam askeri harcamaları geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 11 artarak 1 trilyon 809 milyar 915 milyon dolara ulaşacak. Bu, ittifak tarihinde yeni bir rekor seviyeye işaret ediyor. ABD, en yüksek harcamayı yapan ülke konumunu sürdürürken, Türkiye'nin savunma bütçesinin 48 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Veriler, NATO üyeleri arasında savunma yükünün dağılımında ABD'nin belirleyici rolünü teyit ediyor. Bu artış, müttefiklerin karşı karşıya olduğu güvenlik tehditlerine ve savunma bütçelerini artırma yönündeki siyasi taahhütlere paralel bir eğilimi yansıtıyor. NATO'nun yayımladığı tahminler, jeopolitik risklerin yüksek seyrettiği bir dönemde ittifakın askeri caydırıcılığını pekiştirme çabalarının mali boyutunu ortaya koyuyor.
Türkiye1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Ankara'da Rusya ve Çin'e Karşı Yeni Savunma Projeleri Açıkladı
NATO üyesi ülkeler, Ankara'da düzenlenen zirvenin ilk gününde savunma alanında yeni projeler duyurdu. NATO Savunma Sanayii Forumu'nda konuşan Genel Sekreter Mark Rutte, silah geliştirme, üretim ve tedarik zincirlerini güçlendirmeye yönelik girişimlerin hayata geçirileceğini belirtti. Bu adımlar, ittifakın Rusya ve Çin'den kaynaklanan güvenlik sorunlarına karşı yanıtını güçlendirme hedefi taşıyor. Duyurulan projeler, NATO'nun uzun süredir vurguladığı caydırıcılık ve savunma kapasitesini derinleştirme politikasının bir parçası olarak görülüyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna savaşı ve Çin'in artan askeri etkinliği karşısında Batılı ülkelerin ortak hareket etme iradesini yansıtıyor. Ankara'daki zirve, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumunu da öne çıkarıyor. Ekonomik bağlamda ise projelerin, üye ülkeler arasında savunma sanayii işbirliğini artırması ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları azaltması bekleniyor. Rutte, detayları henüz netleşmeyen programların ortak üretim ve teknoloji paylaşımını içereceğinin sinyalini verdi. Bu hamle, NATO'nun geleneksel askeri ittifak kimliğinin ötesine geçerek ekonomik ve endüstriyel dayanıklılığı da kapsayacak şekilde evrildiğini gösteriyor.
Türkiye2 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Forumu’nda Türk İHA ve Uçakları Vitrine Çıktı
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün ev sahipliğinde, TUSAŞ Kahramankazan yerleşkesinde düzenlenen NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu 2026 Resepsiyonu’nda, Türk savunma sanayisinin geliştirdiği hava platformları müttefik ülkelere tanıtıldı. Sergide HÜRJET, HÜRKUŞ-II, ANKA III, GÖKBEY, ATAK, AKINCI, TB3 ve AKSUNGUR gibi sistemler yer aldı. Etkinlik, Türkiye’nin son dönemde insansız hava araçları ve eğitim uçaklarında elde ettiği kabiliyetleri NATO gündemine taşıdı. Yerli platformların ittifak operasyonlarına entegrasyonu ve ortak üretim imkânları da ele alındı. NATO üyesi ülkelerden üst düzey yetkililerin katıldığı resepsiyon, Türkiye’nin savunma tedarik zincirindeki ağırlığını yansıtırken, yeni ihracat ve iş birliği anlaşmalarının zeminini oluşturdu.
Türkiye1 olay1 sa önce