Erdoğan’dan Vatandaşa ve Esnafa Kötü Muameleye Net Tepki
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, vatandaşa ve esnafa hoyrat davranan, şov peşinde koşan tavra karşı olduklarını söyledi. Konuşmasında, yol ve dava arkadaşlarına hitap eden Erdoğan, bu tür yaklaşımların kabul edilemeyeceğini vurguladı. Erdoğan’ın bu çıkışı, özellikle yerel yönetimlerde ve kolluk kuvvetlerinde zaman zaman gündeme gelen vatandaşa karşı sert tutum iddiaları bağlamında dikkat çekti. Konuşmanın, kamu hizmetlerinde vatandaş odaklılık ve esnafın korunması gerektiğine dair önemli bir siyasi mesaj taşıdığı değerlendiriliyor. Bu tür bir uyarının, yaklaşan seçim süreci öncesinde teşkilata ve belediyelere yönelik bir hatırlatma niteliği taşıdığı, vatandaşla ilişkilerde ölçü ve nezaketin önemine işaret ettiği yorumları yapıldı.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Siyasi25 Haz 12:50
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vatandaşa, esnafa hoyrat davranan şov peşinde koşan tavra karşıyız
İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları;İl başkanlarımız, kadın ve gençlik kollarımızın kıymetli il başkanları, kıymetli belediye başkanlarımız ve il genel meclis başkanlarımız, değerli dava ve yol arkadaşlarım. Hepinizi en kalbi duygularımla, hasretle ve hürmetle selamlıyorum. Sizlerin vasıtasıyla cennet vatanımızın dört bir yanındaki yol ve dava arkadaşlarımı iştenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle bağrıma basıyorum. Davamıza yaptıkları hizmetlerden ötürü şükranlarımı sunuyorum. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızın partimize, ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize teşekkür ediyorum. Konuşmamın hemen başında hem Türkiye olarak hem İslam âlemi olarak bugün idrak ettiğimiz Aşure Günü'nün ve Muharrem ayının hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Bu vesileyle Hazreti Hüseyin Efendimizi ve Ehl-i Beyt'i bir kez daha kemal-i edeple yâd ediyor, Allah'ın selamı onların üzerine olsun diyorum. Yine buradan, bu sabah meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına ve hükümetine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bu zor günlerinde Türkiye'nin yanlarında olduğunu belirtiyorum. "DÜNYANIN EN BÜYÜK SİYASİ HAREKETLERİNDEN BİRİYİZ" Değerli arkadaşlar. AK Parti olarak bugün dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahibiz. 11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz. Şunu bir defa açıkça söylemek isterim. Bizim tasavvurumuzda üyelik sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir. Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir. Bu uğurda gerektiğinde yardan ve serden geçmek demektir. Her türlü fedakârlığı göze almak demektir. Bu milletin, bu ümmetin sorumluluğunu yüreğinde taşımak demektir. İdeallerimize gönül vermek, davamıza ömür vermek demektir. İlginizi Çekebilir AK Parti'nin çelik çekirdeği, kaderini kaderimize, kavlini kavlimize, kalbini kalbimize rabt eylemiş 11 milyon 500 bin kardeşimizin hepsi birdir. Bunun için her fırsatta şunu diyoruz. Biz sadece siyasi bir parti değiliz. Aynı zamanda bir dava hareketiyiz. Biz aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz. Özellikle bilinmesini isterim ki teşkilatçılık anlayışımızda üye kaydının yapıldığı an, millete hizmet mücadelesi başlamıştır. Bu anlayışta üyelerimizle irtibatımızı güçlendirirken, bir yandan da esnaf, çarşı ve pazar ziyaretleriyle milletimizle gönül bağımızı sağlam tutuyoruz. Evlerinde, iş yerlerinde, Türkiye'nin dört bir yanındaki üyelerimizin misafiri oluyoruz. Verdiğimiz mücadeleyi, ülkemiz için kurduğumuz hayalleri, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi kendileriyle istişare ediyoruz. Biliyorsunuz, üye sayısında kırdığımız rekorun ardından 2026 senesini Mahalle Çalışmaları Yılı ilan ettik. Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz. Tüm teşkilatımızın gayretiyle 2026 yılını AK Parti ailesini hem üye sayısı hem de derinlik itibarıyla büyütmek için bir fırsata çeviriyoruz. Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Burada şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Eser, hizmet ve kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Partimize yönelik teveccüh her seviyede katlanarak artıyor. Huzur arayan, kardeşlik ve dayanışma arayan, şehrine, ilçesine, beldesine hizmet etmek isteyen hemen herkes bu ailenin bir ferdi olarak bu çatı altında siyaset yapmayı arzu ediyor. "BUGÜN YENİ BELEDİYE BAŞKANLARIMIZI BAĞRIMIZA BASACAĞIZ" Pazartesi bir ilçe belediye başkanımızı, dün ise bir milletvekilimizi saflarımıza dâhil ettik. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine intisap edecek tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz. Değerli yol arkadaşlarım. Çok değerli kardeşlerim. Bize göre siyaset, millete tepeden bakan bir faaliyet alanı değildir. Aksine toplum, siyasetin asli unsurudur, sahibidir, kurucu öznesidir. İster yerel düzeyde ister tüm ülke sathında olsun, siyaset felsefemizin temelinde insan vardır. İnsana saygı vardır. 86 milyonun her bir ferdi bizim nazarımızda eşittir. Aynı değerdedir. Oy versin ya da vermesin. Bizi desteklesin veya desteklemesin. Hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır. Biz siyaset yaparken de hizmet ederken de daima bu anlayışla hareket ettik. Karşımızdaki kim olursa olsun saygıyı elden bırakmadık. Muhatabımızı rencide edecek, incitecek, gönlünü kıracak hiçbir davranışın içinde olmadık. Hazreti Mevlâna'nın asırları aşan şu öğütlerini kendimize rehber eyledik. "Sevgi de güneş gibi ol. Dostluk ve kardeşlik de akarsu gibi ol. Hataları örtmede gece gibi ol. Tevazuda toprak gibi ol. Öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol. Ya olduğun gibi görün. Ya göründüğün gibi ol." İşte bu anlayışla, işte bu ilkeler çerçevesinde sadece bize oy verenlerin değil, 86 milyonun hizmetkârı olduk. Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen AK Parti'yi milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflarımızdır. Bunları korumak ve gözetmek hepimizin asli vazifesidir. Seçmenden oy isterken müşfik, mütevazı ve saygılı ama milletten yetkiyi aldıktan sonra kibirli, üstenci, incitici bir tavır bizim tavrımız değildir. "ETKİLEŞİM AVCILIĞI DENİLEN BİR HASTALIĞIN YEREL YÖNETİMLERDE YAYILDIĞINI GÖRÜYORUZ" Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim. Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte. Görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak, insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir. Gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir. "KENDİ ARKADAŞLARIMIZIN BİR KISMININ DA BİLEREK VEYA BİLMEDEN TERS AKINTIYA KAPILDIKLARINA ŞAHİT OLUYORUZ" Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz. Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir. Ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir. "MİLLETE HİZMET YERLERİ GÖSTERİ ALANI DEĞİL, SORUMLULUK MAKAMLARIDIR" Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım şunu unutmasın. Hepimiz bulunduğumuz koltuklara milletin takdiriyle, tensibiyle geldik. Milletimiz emaneti bizlere kendisine hizmet etmemiz, eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır. Vatandaşımızın karşısına çıktığımızda, esnafımızın kapısını çaldığımızda da görevimiz gereği kamu gücünü kullandığımızda da taşıdığımız emanetin ağırlığıyla mütenasip hareket etmek zorundayız. Her zaman söylediğim gibi mesele kalp kazanmak, gönülleri fethetmektir. Yüz yüze etkileşimin, sıcak ve seviyeli bir hasbihalin yerini hiçbir dijital platform, hiçbir uygulama alamaz. Eğer öyle olsaydı bugün siyasette durum çok farklı olurdu. Eğer öyle olsaydı bu millet her seçim öncesinde bize siyasi ömür biçen o çok bilmişleri ters köşe yapmazdı. Eğer öyle olsaydı siyaset ve toplum mühendisleri amaçlarına ulaşmış olurdu. Eğer sosyal medya rüzgârıyla seçim kazanılsaydı bugün iktidarda da Cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu. Elbette yeni medya araçlarını, teknolojinin sağladığı asimetrik imkânları göz ardı etmeyeceğiz. Yaptıklarımızı, hizmetlerimizi, icraatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımızla, bilhassa da yeni kuşaklarla paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan bu yana yaptığımız gibi vakar içinde, nezaket içinde, demokratik bir kültür içinde halkımıza hizmet etmeyi sürdüreceğiz. "BİZ EFENDİLİK TASLAMAYA DEĞİL, MİLLETE HİZMET ETMEYE GELDİK" Teşkilat yöneticilerimizden milletvekillerimize, bakanlarımızdan belediye başkanlarımıza kadar tüm yol ve dava arkadaşlarımdan bu prensip ve ilkelerle hareket etmelerini beklediğimizi özellikle vurgulamak isterim. Teşkilatımızdaki hiçbir kardeşim şunu aklından çıkarmasın. Biz efendilik taslamaya değil, millete hizmet etmeye, hizmetkârlık yapmaya geldik. Bu minvalde, bu istikamette yürümeye de devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim. Bir taraftan şehirlerimizi abat etmek için canla başla çalışırken, diğer taraftan da siyasi rakiplerimizle gereksiz polemiklerden uzak duruyoruz. Muhatabını karalamak, kötülemek, muhatabının acziyetinden rant devşirmeye çalışmak bizim siyaset tarzımız değildir. Bizden kayıkçı kavgalarının parçası olmamızı bekleyen beyhude yere bekler. Biz iş yapmanın, taş üstüne taş koymanın derdindeyiz. Biz eser ve hizmet siyasetimizle yeni gönüller kazanmanın peşindeyiz. Tabii burada şunu da açıkça dile getirmekte yarar görüyorum. Gerilimden, kamplaşmadan kaçınmamız insanımızın hak ve hukukunun çiğnenmesine kayıtsız kalacağımız anlamına asla gelmez. Biz milletten icazeti sadece hizmet için almadık. Aynı zamanda yıllardır ötelenen, örselenen, kendi öz yurdunda oraya buraya itilen kardeşlerimizin haysiyetini, izzetini, özgürlüklerini savunmak için de aldık. 28 Şubat döneminde darbecilerin kahrına uğrayan insanlarımızın bir daha aynı zorbalığa maruz kalmaması için de milletimizden yetki aldık. 23 yıldır bu konuda çok büyük hassasiyet gösterdik. Ne bir başkasının hayat tarzına müdahale ettik. Ne de kendini bu ülkenin sahibi gören küstah azınlığın hayat tarzı dayatmasına müsaade ettik. Ne bir başkasının inancına karıştık. Ne de Jakoben zihniyetin günümüzdeki temsilcilerinin insanımızın inancına karışmasına eyvallah ettik. Buna rağmen artık eskisi kadar olmasa da zaman zaman sesi çok çıkan kibir abidelerinin sessiz çoğunluğu susturma, yıldırma, tedip ve tehdit etme girişimlerine şahit oluyoruz.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Erdoğan 2026'yı 'Zirveler Yılı' İlan Etti, Terörle Mücadele Vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Edirne'de Selimiye Camii'nde yaptığı konuşmada 'Terörsüz Türkiye' hedefine ulaşmak için tempoyu artıracaklarını açıkladı. Aynı gün Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının açılışında ise 2026 yılını 'her alanda zirveler yılı' olarak tanımlayarak, kimsenin ülkenin motivasyonunu bozmasına izin verilmeyeceğini belirtti. Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, NATO zirvesi hazırlıkları ve bölgesel gelişmelerin ele alındığını, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde kurumların uyum içinde çalıştığını ve Türkiye'nin İran ile Körfez bölgesini etkileyen çatışma gibi krizleri başarıyla yönettiğini ifade etti. Erdoğan'ın farklı platformlarda verdiği mesajlar, 2026'ya yönelik kapsamlı bir hazırlık dönemine işaret ediyor. Terörle mücadelede yeni bir ivme vaadi ve ekonomik altyapı yatırımlarının vurgulanması, hükümetin güvenlik ve kalkınma politikalarını eş zamanlı yürütme niyetini gösteriyor. Bölgesel kriz yönetimi açıklamaları ise Ankara'nın dış politikada proaktif duruşunu koruyacağının sinyali olarak okunabilir.
Türkiye12 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Erkan Baş'tan NATO Zirvesine Sert Tepki: Ankara'yı Açık Hava Hapishanesine Çevirmeyin
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne yönelik sert eleştirilerde bulundu. Baş, NATO’yu savaş, yıkım ve sömürü politikalarının temsilcisi olmakla suçladı ve zirve nedeniyle Ankara’nın “açık hava hapishanesine” dönüştürülmesini kabul etmediklerini ifade etti. Açıklamasında ABD eski Başkanı Donald Trump’ı “haydut”, yatırımcı Tom Barrack’ı ise “Epstein faili” olarak nitelendiren Baş, onların “yerli işbirlikçilerine” de tepki gösterdi. Zirve öncesinde yapılan bu çıkış, NATO’nun askeri ve siyasi gündeminin yanı sıra uluslararası kamuoyunda tartışmalı isimlerin katılımına yönelik muhalif kesimlerin rahatsızlığını yansıttı. Baş’ın açıklaması, özellikle NATO karşıtı ve anti-emperyalist söylemiyle bilinen sol çevrelerde karşılık bulurken, zirve için uygulanan güvenlik tedbirlerinin başkentte yaratacağı günlük yaşam kısıtlamalarına dikkat çekti.
Türkiye1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesi Öncesi KAAN’a ABD Motor Onayı, Ankara’da DEAŞ Operasyonu
7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenmesi beklenen NATO Zirvesi öncesinde, Türkiye’yi yakından ilgilendiren iki ayrı gelişme yaşandı. ABD yönetiminin, Kongre’deki itirazlara rağmen Türkiye’nin yerli savaş uçağı KAAN için kullanılacak jet motorlarının satışına onay vermeye hazırlandığı öne sürüldü. Reuters haber ajansına dayandırılan bilgilere göre, değeri 700 milyon doları aşan satış paketinin zirve öncesinde ilerletilmesi planlanıyor. Aynı süreçte Ankara’da DEAŞ’a yönelik bir operasyon düzenlendi; yalnız kurt eylemi hazırlığındaki bir kişi etkisiz hale getirildi. ABD’nin KAAN motorlarına yönelik adımı, Türkiye-ABD ilişkilerinde uzun süredir beklenen bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Kongre’deki bazı çevrelerin karşı çıkmasına karşın Trump yönetiminin satışı ilerletme iradesi, zirve öncesinde diplomatik bir yakınlaşma sinyali olarak okunuyor. Motor tedariği, Türkiye’nin savunma sanayii projeleri açısından stratejik önem taşıyor ve KAAN’ın geliştirilme takvimi üzerinde doğrudan etkili olacak. Öte yandan Ankara’daki DEAŞ operasyonu, zirvenin güvenlik boyutuna dikkat çekiyor. Operasyonun, büyük bir uluslararası buluşmanın hemen öncesinde gerçekleştirilmesi, terörle mücadeledeki kararlılığı yansıtırken, NATO müttefiklerinin de gündeminde olan hibrit tehditlerle mücadele iş birliğini yeniden tartışmaya açabilir. Her iki gelişme, Ankara’daki zirvenin yalnızca askeri ittifak değil, aynı zamanda siyasi ve güvenlik bağlamında da kapsamlı mesajlar içereceğini gösteriyor.
Türkiye11 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesi Öncesi Haymana'da IŞİD Operasyonunda Muhammed Kavi'nin Ölümü Tartışma Yarattı
Ankara'nın Haymana ilçesinde, NATO zirvesi öncesinde düzenlenen IŞİD operasyonu sırasında Muhammed Kavi'nin yaşamını yitirmesi, ölümün koşullarına ilişkin çelişkili açıklamalar nedeniyle tartışmaya yol açtı. Polis, Kavi'nin güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada öldüğünü bildirirken, ailesi bu iddiayı reddediyor. Olayın, uluslararası güvenliğin üst düzeyde olduğu bir dönemde meydana gelmesi, Türkiye'deki terörle mücadele operasyonlarının şeffaflığına yönelik soru işaretlerini artırdı. Yetkililer, operasyonun NATO zirvesine yönelik olası tehditleri bertaraf etmeyi hedeflediğini belirtirken, Kavi'nin ölümüne dair bağımsız bir soruşturma talebi aile ve insan hakları gruplarınca dile getiriliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin hem iç güvenlik politikaları hem de uluslararası müttefikleriyle terörle mücadeledeki iş birliği açısından yakından izleniyor. NATO zirvesi öncesinde artan operasyonların sivil kayıplara yol açmaması gerektiği vurgulanırken, resmi açıklamalar ile tanıklıklar arasındaki farklılıklar, sürecin hesap verebilirliğine gölge düşürüyor.
Türkiye1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Venezuela’da 7,5 ve 7,2’lik iki deprem: Türk vatandaşı 'cehennem gibi' dedi
ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) verilerine göre, Venezuela’nın Yaracuy eyaletinde art arda iki büyük deprem meydana geldi. Yumare kentinin 23 kilometre güneydoğusunda 7,5, San Felipe kentinin 24 kilometre kuzeydoğusunda ise 7,2 büyüklüğünde sarsıntılar kaydedildi. Yumare’deki depremin derinliği 10 kilometre olarak açıklanırken, San Felipe’deki depremin de benzer derinlikte olduğu tahmin ediliyor. Bölgede bulunan bir Türk vatandaşı, sosyal medya paylaşımında depremin etkisini “Her yer cehennem gibi” sözleriyle aktardı. Bu ifade, sarsıntıların yol açtığı panik ve olası yıkım hakkında ipucu veriyor. Resmi makamlardan henüz can ve mal kaybına dair bir açıklama gelmezken, sığ derinlikli bu depremlerin yerleşim yerlerinde ciddi hasara neden olma ihtimali bulunuyor. Uzun süredir siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkla mücadele eden Venezuela’da, bu tür doğal afetler altyapı üzerindeki baskıyı artırabilir ve yardım ulaştırma süreçlerini zorlaştırabilir. Uluslararası toplumun ve Venezuela hükümetinin afet sonrası müdahalesi, önümüzdeki saatlerde yakından takip edilecek konular arasında yer alıyor.
Türkiye2 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'den KAAN Motorları İçin Kongre'ye Şeffaflık Mesajı
Trump yönetiminden isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, Milli Muharip Uçak KAAN'ın motor tedariki konusunda Kongre'ye düzenli bilgi verildiğini belirtti. Açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack, Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin Kongre'yi bizzat bilgilendirdiği vurgulandı. The Wall Street Journal'da yer alan haber, yönetimin motor ihracatıyla ilgili Kongre'deki olası direnci aşmaya yönelik adımlarını ortaya koyuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin yerli savaş uçağı projesi için kritik önem taşıyan motor teknolojisinde ABD ile işbirliğinin seyrini göstermesi açısından dikkat çekiyor. İki ülke arasındaki savunma ilişkileri, CAATSA yaptırımları ve S-400 gerilimi nedeniyle hassas bir dönemden geçerken, bu tür temaslar Kongre onayı için zemin hazırlama çabası olarak yorumlanıyor. Motor tedariki, KAAN'ın zaman çizelgesi ve performans hedefleri için belirleyici bir faktör olmaya devam ediyor.
Türkiye1 olay6 sa önce