ABD ve İsrail İran'a Yönelik Ortak Saldırı Hazırlığını Tamamladı
İsrail devlet televizyonu, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik yeni saldırılar için ortak hazırlıkları tamamladığını duyurdu. Bu gelişme, İsrail ordusunun alarm durumuna geçtiği ve hedeflerin belirlediği yönündeki haberlerle paralellik gösteriyor. ABD Başkanı Trump'ın, İsrail Başbakanı Netanyahu ile pazar günü yaptığı görüşmede askeri durumu ele aldığı belirtiliyor. Öte yandan Washington Post'un isimsiz ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre, ABD ordusunun İran'a düzenlenen saldırılarda İsrail'i savunmak için kullandığı gelişmiş füze savunma mühimmatının büyük bir kısmı tükendi. Harcanan mühimmat miktarının İsrail güçlerinin kullanımından çok daha fazla olduğu ifade ediliyor. İran ise Hürmüz Boğazı'ndaki ABD ablukası sürdükçe savaş halinin devam ettiğini vurgulayarak sabrının sınırları olduğu uyarısında bulundu. Bölgede tırmanan gerilim, diplomatik kanalların yanı sıra askeri hazırlıkların da hız kazandığına işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Çin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 22 May- Güvenlik18 May 04:59
İsrail ordusu alarma geçti: İran'a saldırı hazırlıkları tamamlandı! Hedeflerini belirlediler
İran savaşının yeniden başlayabileceğini ifade eden ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Binyamin Netanyahu ile askeri durumu görüştü. Savaş olasılığı nedeniyle alarm durumuna geçen İsrail ordusunun İran'a saldırmak için hazırlık yaptığı kaydedildi. İran, Hürmüz Boğazı'nda ABD ablukası devam ettikçe savaşın sürdüğünü belirterek, "Sabrımızın sınırı var" uyarısını yaptı.
- Güvenlik19 May 19:11
İsrail devlet televizyonu: İsrail ve ABD İran’a yeni saldırılar için ortak hazırlıkları tamamladı
İsrail ile ABD'nin, İran'a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin ortak hazırlıkları tamamladığı iddia edildi.
- Güvenlik22 May 07:28
ABD-İsrail- İran savaşında gizli kalan detay! 'Büyük bir kısmı tükendi'
Washington Post'un (WP) haberine göre, konu hakkında bilgi sahibi olan ve ismini vermek istemeyen ABD'li birkaç yetkili, Washington yönetiminin İran'a yönelik saldırılarda harcadığı mühimmata ilişkin detayları aktardı. 'BÜYÜK KISMI TÜKENDİ' Yetkililer, ABD ordusunun, İran'a yönelik saldırılarında İsrail'i savunmak için İsrail güçlerinin kullandığından çok daha fazla gelişmiş füze savunma mühimmatı harcadığını ve bu mühimmatın ellerinde olanının büyük bir kısmını tükettiğini iddia etti. ABD'nin İsrail'i savunmak için 200'den fazla Terminal Yüksek İrtifa Hava Savunma (THAAD) sistemi fırlattığını ve Doğu Akdeniz'deki deniz araçlarından 100'den fazla Standard Missile-3 ve Standard Missile-6 füzesi ateşlediğini belirten yetkililer, İsrail'in de buna karşılık 100'den az Arrow füzesi ve yaklaşık 90 Davud Sapanı (David's Sling) füzesi harcadığını ileri sürdü. Yetkililer, İsrail'in bu füzelerden bazılarını İran'a karşı değil Yemen ve Lübnan'dan gelen füzelere karşı kullandığını ifade etti. 'YARI YARIYA DÜŞTÜ' Çatışmaların yeniden başlaması durumunda bölgedeki İran müttefiklerinin buna ne ölçüde katılacağının önemli bir faktör olacağına dikkati çeken yetkililer, Husiler ve Hizbullah'a yönelmesi nedeniyle İsrail hava saldırılarının, İran ile çatışmaların başından mart ayı sonunda yarı yarıya düştüğünü öne sürdü. Yetkililer, daha önce İsrail ve ABD'nin THAAD gibi üst düzey önleyiciler ve gemi tabanlı füzelerin İsrail'e yönelik balistik tehditlerin büyük kısmını absorbe etmesini etkin bir şekilde sağlayacak bir balistik füze savunma çerçevesi üzerinde anlaştığını da aktardı. ABD'nin İsrail'e oranla toplamda yaklaşık 120'den fazla önleyici füze fırlattığını ve iki katı kadar füzeyi etkisiz hale getirdiğini vurgulayan yetkililerden biri, "Çatışmalar yeniden başlarsa, dengesizlik muhtemelen daha da kötüleşecektir" ifadesini kullandı. ABD'li başka bir yetkili de "İsrail'in kendi başına savaş kazanabilecek kapasitede olmadığını" ifade ederek, bunu kimsenin bilmediğini ve sonuçlarını görmediğini kaydetti. 'YÜKÜ EŞİT PAYLAŞTIK' ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) sözcüsü Sean Parnell, söz konusu duruma ilişkin yaptığı açıklamada, hem İsrail'in hem de ABD'nin İran'a yönelik saldırılarda "yükü eşit paylaştığını" ifade etti. Parnell, her iki ülkenin de savaş uçakları, insansız hava aracı (İHA) karşıtı sistemler ve çeşitli diğer gelişmiş hava ve füze savunma yeteneklerini azami etkinlikte kullandığını savundu. İsrail'in Washington Büyükelçiliğinden konuya ilişkin yapılan açıklamada da "ABD'nin İsrail'in askeri istekliliğine, hazırlığına, ortak çıkarlarına ve yeteneklerine sahip başka bir ortağı yok." ifadelerine yer verildi.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Çin ve Pakistan'dan ABD ve İran'a Müzakere Çağrısı
Cuma günü Şangay'da bir araya gelen Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, ABD ve İran'a çatışmaları sonlandırma ve müzakere masasına dönme çağrısı yaptı. Pekin tarafından yayımlanan resmi açıklamada, mevcut durumun kötüleşmesinden duyulan endişe vurgulandı. İki yetkili, tarafları itidale ve diyalog yoluyla gerginliğin tırmanmasını önlemeye davet etti. Bu ortak açıklama, hem Washington hem de Tahran ile diplomatik kanalları olan iki ülkenin krizin derinleşmesinden duyduğu rahatsızlığı ortaya koydu. Bölgesel istikrar adına atılan bu adım, uluslararası toplumun çatışmaların yayılmasını engelleme yönündeki çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Çin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Senatörü, Meta'yı ihbarcıyı yıldırmakla suçladı
ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Josh Hawley, Meta'yı, şirketin Çin ile ilişkileri ve gençlere yönelik uygulamaları hakkında iddialarda bulunan ihbarcı Sarah Wynn-Williams'ı sindirmeye çalışmakla suçladı. Hawley, Meta'nın Wynn-Williams'a yönelik hukuki baskı uyguladığını ve onu iflas ettirmeye çalıştığını öne sürdü. Senatör Hawley, Meta'nın kurucusu Mark Zuckerberg'e gönderdiği mektupta şirketin 'hukuk savaşı' yürüterek ihbarcıyı hedef aldığını belirtti ve bu konuda açıklama talep etti. Wynn-Williams'ın iddiaları arasında Meta'nın Çin hükümetiyle veri paylaşımı ve genç kullanıcıların ruh sağlığına verdiği zarar yer alıyor. Bu suçlama, teknoloji devlerinin ihbarcılara karşı tutumu ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Meta'nın iddialara yönelik henüz resmi bir yanıtı bulunmazken, olay şirketin siyasi baskı ve düzenleyici incelemelerle karşı karşıya olduğu bir döneme denk geldi.
Çin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Hürmüz ve seçim iddiaları ABD güvenilirliğini zedeliyor
ABD Başkanı Donald Trump, 13 Temmuz'da Hürmüz Boğazı'nın 'koruyucusu' olarak ABD'yi ilan etti ve ticari gemilerden geçiş ücreti alınacağını duyurdu. Uluslararası hukuk çerçevesinde böyle bir yetkilendirme olmadığına dikkat çeken Chatham House, bu tehdidin ABD'nin bölgedeki güvenilirliğini zayıflattığını belirtti. Eş zamanlı olarak Trump, Çin'in 2020'den bu yana 220 milyon seçmen kaydını güvenlik ihlaliyle ele geçirdiğini ve seçim altyapısının yabancı müdahaleye açık olduğunu iddia etti. Görevden alınan istihbarat raporları, Çinli aktörlerin seçmen verisi topladığını doğrulasa da, seçim sonuçlarının değiştirildiğine dair kanıt sunmadı. Trump'ın iddiaları Pekin tarafından reddedildi ve ülke içinde seçim gündemi oluşturma çabası olarak yorumlandı. İki ayrı cephede dile getirilen bu söylemler, ABD'nin hem uluslararası arenada hem de iç kamuoyunda güvenilirliğini sorgulatırken, diplomatik dengeleri ve iç siyasi tartışmaları etkiliyor.
Çin9 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Çin, ABD'nin öğrenci ve gazeteci vizesini sıkılaştırmasına misilleme sinyali verdi
ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın Perşembe günü duyurduğu yeni vize düzenlemeleri, öğrenciler ve gazetecileri hedef alan kısıtlamalar getirdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Cuma günü yaptığı açıklamada düzenlemeleri 'ayrımcı' olarak nitelendirerek, karşılıklı önlemler alma hakkını saklı tuttuğunu bildirdi. Yeni kurallar, halihazırda ABD'de bulunan ve ülkede eğitim almayı planlayan Çinli öğrenciler arasında endişeye yol açtı. Çin'in misilleme sinyali, iki ülke arasında son dönemde artan diplomatik gerilimlerin yeni bir boyut kazanabileceğine işaret ediyor.
Çin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ukrayna Savaşı, Çin'de Sivil Drone Yasağının Fitilini mi Ateşledi?
Çin, şehirlerdeki sivil drone uçuşlarına yönelik geniş kapsamlı bir sessiz yasak uygulamaya başladı. Şanghay'daki Huangpu Nehri gibi popüler noktalarda manzara fotoğraflarıyla bilinen drone'lar artık büyük ölçüde kısıtlandı. Daha önce dünyanın en büyük ticari drone pazarlarından birini tanımlayan bu tür uçuşlar, yeni düzenlemelerle kapatıldı. Yasağın zamanlaması, Ukrayna savaşında drone'ların gözetleme ve saldırı amaçlı yoğun kullanımıyla aynı döneme denk geliyor. Uzmanlar, çatışmanın droneların kötüye kullanım potansiyelini gözler önüne serdiğini, bunun da Çinli yetkilileri ulusal güvenlik gerekçesiyle harekete geçirmiş olabileceğini belirtiyor. Resmi bir açıklama yapılmasa da, kısıtlamaların savaştan alınan derslerle şekillendiği düşünülüyor. Bu adım, Çin'in lider konumda olduğu küresel drone endüstrisi açısından ekonomik sonuçlar doğurabilir. Düzenlemeler, iç pazarı daraltırken, ihracat kontrolleriyle birlikte teknoloji transferine yönelik jeopolitik kaygıları da yansıtıyor. Yasağın kapsamı ve süresi belirsizliğini korurken, şehirlerdeki drone meraklıları ve ticari kullanıcılar yeni kısıtlamalara uyum sağlamaya çalışıyor.
Çin1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
AB, Küresel Düzeni Değiştirme Suçlaması Yöneltirken Çin Yapay Zekâda İş Birliği Açılımı Yaptı
Avrupa Birliği, dışişleri bakanlarının onayladığı yeni strateji belgesinde Çin ve Rusya’yı küresel düzeni kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirmeye çalışmakla suçladı. Belgede, Pekin’in ‘nüfuz alanı mantığına dönüşü teşvik ettiği’ ifade edilerek şimdiye kadarki en sert resmî eleştirilerden biri yapıldı. Aynı günlerde Şanghay’da düzenlenen Dünya Yapay Zekâ Konferansı’nda konuşan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yapay zekânın ‘güvenli ve kontrol edilebilir’ biçimde geliştirilmesi çağrısında bulundu ve Birleşmiş Milletler çatısı altında uluslararası iş birliğini öngören yeni bir platform tanıttı. Konferansta öne çıkan bir diğer başlık ise Pekin’in Küresel Güney’e yönelik kapsayıcı yapay zekâ paketi oldu; katılımcılar dijital uçurumun derinleşmemesi için eşit erişim ve kalkınma odaklı düzenlemelerin gerekliliğini vurguladı. Eş zamanlı bu gelişmeler, teknoloji rekabetinin jeopolitik gerilimlerle iç içe geçtiği bir dönemde AB ile Çin arasındaki stratejik ayrışmayı gözler önüne seriyor. AB’nin suçlamaları, uluslararası sistemde yeni bir gerilim hattı oluştururken; Çin, yapay zekâ diplomasisi üzerinden çok kutupluluk ve Küresel Güney dayanışması söylemini güçlendirmeye çalışıyor.
Çin4 olay10 sa önce