ABD-İran krizinde müzakereler ve yeni saldırılar arasında kritik eşik
ABD ile İran arasındaki nükleer gerilim, karşılıklı şartlar ve askeri tırmanışla iki uç arasında gidip geliyor. ABD’nin, müzakereler için İran’a uranyum teslimatı ve tek tesis sınırlaması gibi beş şart sunduğu iddiaları basına yansırken, Tahran yaptırımların tamamen kaldırılması, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi ve zenginleştirme hakkının tanınması talebini yineledi. ABD Dışişleri Bakanı Rubio görüşmeleri ‘olumlu’ olarak nitelerken, Başkan Trump anlaşmanın yakın olduğunu söylese de, Hürmüz Boğazı ve yaptırımlar konusundaki çelişkili mesajlar belirsizliği koruyor. Bu diplomatik trafiğin ortasında ABD ordusu İran’ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi. ‘Meşru müdafaa’ olarak duyurulan operasyonun, kırılgan ateşkesi ve müzakereleri tehlikeye attığı değerlendiriliyor. İran’ın Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ise “asla geri adım atılmayacağı” yönünde sert bir mesaj verdi. 86 gündür süren çatışmalar küresel ekonomiyi sarsarken, uluslararası kamuoyu Ortadoğu’da barış umudunu koruyor. Tarafların aralıksız sürdürdüğü diplomasiye rağmen sahada yükselen gerilim, nihai bir uzlaşının henüz uzağında olunduğuna işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 26 May- Güvenlik17 May 10:46
Son dakika...ABD'den İran'a 5 şart! Yeni saldırılar için yoğun hazırlık
İran basınında yer alan haberlerde, ABD’nin müzakerelerin başlaması için İran’a 5 şart sunduğu iddia edildi. Haberlerde, ABD’nin sunduğu şartların İran’a herhangi bir tazminat ödemeyeceği, İran’ın bloke edilen varlıklarının serbest bırakmayacağı, İran’da yalnızca bir nükleer tesisin faaliyette kalacağı, 400 kilogram zenginleştirilmiş uranyumun İran’dan çıkarılarak ABD’ye teslim edileceği ve tüm cephelerde savaşın sona ermesinin ise müzakere edileceği olduğu ifade edildi. SAVAŞ YOLUYLA ULAŞILAMAYAN HEDEFLER Haberlerde, söz konusu şartların kabul edilmesi halinde dahi ABD ve İsrail’in saldırı tehditlerinin devam edeceği öne sürülürken, uzmanların ABD’nin önerdiği planı "savaş sırasında ulaşamadığı hedeflere müzakere yoluyla ulaşma girişimi" olarak değerlendirdiği aktarıldı. İRAN’DAN 5 ŞART İran basını ayrıca, ABD’nin öne sürdüğü şartların yanı sıra İran’ın müzakere için belirlediği ön şartları yayımladı. Haberlerde, İran’ın herhangi bir müzakerenin başlamasını 5 güven artırıcı ön şartın yerine getirilmesine bağladığı belirtildi. Buna göre İran yönetiminin, özellikle Lübnan başta olmak üzere tüm cephelerde savaşın sona ermesini, İran karşıtı yaptırımların kaldırılmasını, bloke edilen İran varlıklarının serbest bırakılmasını, savaş nedeniyle oluşan zararların tazmin edilmesini ve İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkının kabul edilmesini istediği kaydedildi. NYT: YENİ SALDIRILAR İÇİN YOĞUN HAZIRLIK Öte yandan New York Times, ABD ve İsrail'in "gelecek hafta gibi" yeniden İran'a saldırılar düzenlemeye yönelik yoğun hazırlık yürüttüğü iddia edildi. Habere göre, isimleri açıklanmayan Orta Doğu konusunda yetkili iki kaynak, ABD ile İsrail'in İran'a karşı atabileceği adımlara ilişkin, "gelecek hafta gibi yakın bir tarihte" İran'a yönelik saldırıların yeniden başlaması ihtimaline karşı yoğun hazırlık yürüttüğünü öne sürerken, bunların "ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yapılan en kapsamlı hazırlıklar" olduğunu kaydetti. Yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın "askeri saldırıları yeniden başlatmaya karar vermesi" halinde, seçenekler arasında İran'ın askeri ve altyapı hedeflerine yönelik daha yoğun bombardımanların düzenlenmesinin yer aldığını belirtti. Son dakika...BAE'den nükleer santrale saldırı açıklaması! Bölgeden alevler yükseliyor Yunan basını Baykar-Safran anlaşmasını yazdı! 'Fransa bize ihanet etti, Türkiye'nin etkisi artıyor'
Milliyet - Güvenlik19 May 08:32
İran’dan ABD’ye yeni nükleer teklif! Tüm yaptırımların kaldırılması masada
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Garibabadi, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda, İran-ABD diplomasi sürecinin son durumu ve Tahran'ın Washington'a sunduğu teklif hakkında kapsamlı bir rapor sundu. İRAN: URANYUM ZENGİNLEŞTİRME HAKKIMIZ MÜZAKERENİN TEMEL ŞARTI Garibabadi, İran'ın uranyum zenginleştirme ve barışçıl nükleer enerji hakkından yararlanma hakkının korunmasının müzakerelerin temel ilkeleri arasında yer aldığını vurguladı. İran'ın son teklifinde ayrıca Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, İran'a ait mal varlıklarının iadesi, yaptırımların neden olduğu zararların tazmininin de yer aldığını aktaran Gariababadi, tüm yaptırımların ve Tahran aleyhindeki BMGK kararlarının kaldırılması ve ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesinin de teklifin başlıklarından olduğunu belirtti. Toplantıda milletvekilleri de müzakere süreciyle ilgili görüş ve değerlendirmelerini paylaşırken, Garibabadi çeşitli soruları yanıtladı. Dünyanın en güçlü donanmaları açıklandı! Türkiye kaçıncı sırada?, İstismarcıların yeni silahları! Gözlükler dahi devrede... Kullanılan cihazlar ifşa oldu
Milliyet - Güvenlik19 May 11:17
Tahran’dan Washington’a yeni teklif: Yaptırımlar kalksın, askerler çekilsin
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, savaşın durdurulması için ABD'ye ilettikleri son teklifte tüm tek taraflı yaptırımların ve Tahran aleyhindeki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının kaldırılmasını ve ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesini talep ettiklerini bildirdi.
- Güvenlik22 May 09:40
ABD'den son durum açıklaması! 'İran ile görüşmeler olumlu'
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsveç'in Helsingborg kentinde düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın girişinde basına açıklamalarda bulundu. 'TRUMP HAYAL KIRIKLIĞI DUYDU' Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin "tarihin en önemli liderler zirvesinden biri" olacağını belirten Rubio, "ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO müttefiklerinden bazılarının Orta Doğu'daki operasyonlara verdikleri tepkiden hayal kırıklığı duyduğunu" yineledi. Rubio, bunun ele alınması gereken bir konu olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu, liderler düzeyinde görüşülmesi gereken bir konudur. Bu arada, işbirliğine devam ettiğimiz başka alanlar da var. Başkan'ın dün gece Polonya'ya asker konuşlandırma ile ilgili açıklamasını gördünüz. Bu açıklamada, ABD'nin kuvvet konuşlandırması açısından yerine getirmesi gereken küresel taahhütlerinin devam ettiği ve bu durumun sürekli olarak birliklerimizi nereye yerleştireceğimizi yeniden incelememizi gerektirdiği belirtildi. Bu cezalandırıcı bir şey değil, sadece devam eden bir durum ve tüm bu son raporlar ve gerilimler öncesinde de vardı. Dolayısıyla bu, bence çok olumlu ve verimli bir şekilde devam edecek bir süreç ve müttefiklerimizle işbirliği yaparak kararlar alabiliriz." 'İRAN ASLA NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLAMAZ' İran'la müzakerelerin devam ettiğini aktaran Rubio, "Bu nedenle bugün İran meselesinin de konuşulacağını tahmin ediyorum. Biliyorum ki henüz çok erken ancak devam eden görüşmelerle ilgili haberleri bekliyoruz. Hafif bir ilerleme kaydedildi. Abartmak istemiyorum ama biraz hareketlilik oldu ve bu iyi bir şey. Temel prensipler aynı kalıyor. İran asla nükleer silaha sahip olamaz. Bu rejim asla nükleer silaha sahip olamaz ve bunu başarmak için zenginleştirme sorununu ele almamız gerekecek. Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum sorununu ele almamız gerekecek." dedi. 'İZİN VERİLEMEZ' Rubio, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda geçişlerden ücret alınmasına dayalı bir sistem kurma girişiminin uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu ve dünyada bunu kabul eden hiçbir ülke olmadığını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı, "Bunun gerçekleşmesine izin verilemez. Eğer Hürmüz Boğazı’nda böyle bir şey olursa, dünyanın başka yerinde de olur. Dünyanın dört bir yanındaki ülkeler neden ‘Biz de bunu yapmak istiyoruz’ demesin?" ifadelerini kullandı.
Milliyet - Güvenlik25 May 04:00
ABD ve İran’dan dünya barış bekliyor
ABD Başkanı Trump’ın “İran’la anlaşma çok yakın” açıklaması, 86 gündür dünya ekonomisini sarsan savaşın sona erebileceği umutlarını yeniden canlandırdı. Ancak iki ülke medyasından Hürmüz Boğazı, yaptırımlar ve İran’ın nükleer programı konusunda gelen çelişkili açıklamalar pürüzlerin sürdüğü yorumlarına yol açtı. Anlaşma yolunda kritik bir dönemece girilirken, dünya Ortadoğu’da barış bekliyor.
- Güvenlik25 May 16:37
İran'dan ABD ve İsrail'e gözdağı: Asla geri adım atılmayacak
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir, göreve geldiğinden bu yana yaptığı ilk paylaşımda, "Geri adım atılmayacak. Bunu ordu, diplomasi ve sokaklara çıkan fedakar halkımız kararlı direnişleriyle gösterdi ve düşmanı yere serdi." dedi. İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Zülkadir, İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşa ilişkin ilk kez mesaj yayımladı. Zülkadir mesajında, birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "Geri adım atılmayacak. Bunu ordu, diplomasi ve sokaklara çıkan fedakar halkımız kararlı direnişleriyle gösterdi ve düşmanı yere serdi." ifadesini kullandı. Ülke birliğine zarar verecek açıklamalardan ve eylemlerden kaçınılması gerektiğini söyleyen Zülkadir, birlik ve beraberlik ruhu ile ABD ve İsrail’in ümitsizliğe kapılacağını belirtti. İran-ABD savaşında dünyayı düğümleyen 5 başlık! Her şey bu maddelere bağlı Emekli maaşları için yeni hesap! Temmuzda tablo değişebilir
Milliyet - Güvenlik26 May 04:42
Savaş yeniden mi başlıyor? ABD'den İran'a yeni saldırı: Hedefler belli oldu
ABD ordusu, İran’ın güneyindeki hedeflere yönelik yeni “meşru müdafaa” saldırıları düzenlediğini açıkladı. Operasyonun, kırılgan ateşkesi ve Washington ile Tahran arasında aylardır süren savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakereleri zora sokabileceği değerlendirildi. İRAN’A GECE SALDIRISI ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) adına açıklama yapan Deniz Kuvvetleri Kaptanı Tim Hawkins, saldırıların “İran güçlerinden kaynaklanan tehditlere karşı Amerikan askerlerini koruma amacıyla” gerçekleştirildiğini bildirdi. HEDEFLER BELLİ OLDU Açıklamada, hedef alınan unsurlar arasında füze fırlatma noktaları ile Hürmüz Boğazı çevresinde mayın döşemeye çalışan İran botlarının bulunduğu kaydedildi. Hawkins, CENTCOM’un “devam eden ateşkes sürecinde itidal göstermeyi sürdürürken aynı zamanda kuvvetlerini savunmaya devam ettiğini” ifade etti. ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ SÜRERKEN VURDULAR Washington Post’tan edinilen bilgilere göre saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile İran arasında hafta sonu yürütülen ateşkes ve savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelerin ardından geldi. ABD ile İran arasında çatışmalar, Washington’un 28 Şubat’ta İran’ın nükleer programını hedef alan geniş çaplı operasyonlarıyla başlamıştı. Taraflar arasında 8 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşanıyordu. ABD ordusu operasyonu pazartesi akşamı resmen doğrularken, açıklamanın Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamalardan saatler sonra gelmesi dikkat çekti. ‘URANYUMU DERHAL TESLİM EDİN’ Trump paylaşımında, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun “derhal ABD’ye teslim edilmesi ve imha edilmesi gerektiğini, aksi halde başka yollarla ortadan kaldırılacağını” ifade etti. İran yönetimi ise söz konusu şartları henüz resmi olarak kabul etmiş değil. ‘DAHA BÜYÜK BİR ANLAŞMA’ Öte yandan, Wall Street Journal’in haberine göre Trump, hafta sonu boyunca yürütülen diplomatik temaslarda yalnızca İran ile devam eden savaşın sona erdirilmesini değil, aynı zamanda İsrail ile Orta Doğu ülkeleri arasında kapsamlı bir normalleşme sürecini hedefleyen daha geniş kapsamlı bir diplomatik çerçeve üzerinde çalıştı. Trump yönetiminin planı, İran ile olası bir ateşkes ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin anlaşmayı daha büyük bir bölgesel diplomatik başarı olarak sunmayı amaçladığı ifade edildi. Beyaz Saray kaynaklarına göre Trump, anlaşmanın yalnızca askeri gerilimi düşürmekle kalmayıp İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesini de hızlandırmasını istiyor. ‘YA ANLAŞMA OLACAK, YA DA HİÇ OLMAYACAK’ Trump, pazartesi günü yaptığı sosyal medya paylaşımında İran ile müzakerelerin “olumlu ilerlediğini” belirterek, “Ya herkes için büyük bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak. Aksi halde çatışmalar daha büyük ve daha güçlü şekilde yeniden başlayacak” ifadelerini kullandı. Trump birçok ülke liderine, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini hedefleyen İbrahim Anlaşmaları’na katılmaları çağrısında bulunmuştu. ABD Başkanı, Suudi Arabistan ve Katar’ın anlaşmaya öncülük etmesi gerektiğini, ardından Pakistan, Türkiye, Mısır ve Ürdün’ün sürece dahil olmasını istedi. 750 kilometrekarelik alanda nadir toprak elementleri keşfi! 'Mükemmeliyet merkezi' kurulacak 3. Dünya Savaşı çıkarsa askerlikten muaf olacak 5 meslek! 'Hayati öneme sahip'
Milliyet - Güvenlik26 May 08:33
İsrail ve ABD’den skandal Mescid-i Aksa planı! İşgalde yeni hamle: 10 yıl önce gündeme gelmişti
İngiliz basınında, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da bulunan Kudüs’teki Mescid-i Aksa ile ilgili çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. ABD ve İsrail’in, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da Ürdün’ün tarihi vesayetini sona erdirmek için ‘aktif olarak çalıştığı’ ve bu kutsal alanın yönetimini İsrail çıkarlarıyla daha uyumlu hale getirecek yeni bir düzenleme üzerinde ilerlediği, İngiltere merkezli Middle East Eye’a konuşan çok sayıda kaynak tarafından iddia edildi. KUSHNER VE HUCKABEE DESTEKLİYOR ABD, Ürdün ve Filistinli yetkililerin yanı sıra Batılı ve Körfez Arap kaynakları, plan kapsamında, ABD Başkanı Donald Trump’ın eski danışmanı Jared Kushner ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee tarafından desteklenen, Ürdün destekli İslami Vakıf’ın yetkisinin aniden sona erdirilmesinin ve İsrail hükümeti tarafından oluşturulacak yeni bir yapının Mescid-i Aska’yı ‘çok dinli bir merkez’ ilan etmesinin hedeflendiğini söyledi. Yetkililere göre, kimliklerinin gizli kalmasını isteyen bu kaynaklar, ‘yeni düzenlemenin’ Yahudilere Müslümanlara ait kutsal mekanda ‘eşit erişim’ hakkı tanıyacağını ve büyük gruplar halinde Yahudi ibadetine resmi izin vereceğini belirtti. SKANDAL PLANIN DETAYLARI NELER? Habere göre İsrail ayrıca imamlar, vaizler ve üst düzey cami yetkililerinin atanmasında büyük söz sahibi olacak ve Cuma hutbelerinde yer alan içerikleri de onaylama sürecine dahil olacak. MESCİD-İ AKSA’NIN MÜSLÜMAN KİMLİĞİNDEN ARINDIRILMASI ABD’li iki yetkili, MEE’ye Washington’ın caminin geleceğine dair bir taslak belge hazırladığını söyledi. Söz konusu yetkililer, Trump yönetiminin Mescid-i Aksa’nın Müslüman kimliğinden arındırılmasını ve alanın üç semavi dini kapsayan bir turistik merkeze dönüştürülmesini istediğini belirtti. Habere göre bir Batılı yetkili ve Ürdün hükümeti tarafından bilgilendirilmiş bir kaynak, öneriye göre Arap ülkelerine Mescid-i Aksa üzerinde ‘dönüşümlü denetim’ verilebileceğini söyledi. SUUDİ ARABİSTAN ÖNERİYE KARŞI ÇIKTI Kaynaklar, Bahreyn, Mısır, Fas ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ABD planı hakkında bilgilendirildiğini belirtti. Körfez’den iki kaynak ise Suudi Arabistan’ın bu öneriye karşı olduğunu söyledi. İSRAİL, PLANI 10 YIL ÖNCE GÜNDEME GETİRDİ Kaynaklara göre İsrail bu fikri ABD yönetimine yaklaşık 10 yıl önce ilk kez gündeme getirdi. Huckabee’nin büyükelçi olarak göreve başlamasının ardından ise bu planın uygulanması için Washington’a ‘defalarca’ çağrıda bulunduğu iddia edildi. ABD, ÜRDÜN’ÜN VESAYETİNDEN RAHATSIZ Ürdün’e yakın bir kaynak, “Amerikalılar, Ürdün’ün Mescid-i Aksa’daki vesayetini öne sürerek İsrail’e karşı şikayetlerde bulunmasından rahatsız” dedi. Bu ay içinde Ürdün Parlamentosu, İsrail’in Mescid-i Aksa yakınındaki Filistin mülklerini ve İslami vakıfları hedef alan uygulamalarını kınadı. Habere göre yeni öneride Kudüs’teki Hristiyan kutsal mekanlarının geleceği belirsiz bırakıldı. Ürdün Haşimi Krallığı ayrıca Kutsal Kabir Kilisesi ve Göğe Yükseliş Kilisesi’nin de koruyucusu konumunda. Ürdün, Kudüs Rum Ortodoks Patriği’nin atanmasında fiili veto hakkına da sahip. ÜRDÜN DESTEK ARIYOR Ürdün hükümeti yetkilisi Kudüs ve kutsal mekanlar konusundaki tutumlarının “sabit” olduğunu ve vesayetin 1994 Ürdün-İsrail barış anlaşması dahil uluslararası anlaşmalarla tanındığını söyledi. Körfez kaynaklarına göre Ürdün, ABD destekli bu öneriye karşı bölgesel destek arayacak. Suudi Arabistan’ın bu konuda sessiz kalmasının mümkün olmadığı ifade edildi. Savaş yeniden mi başlıyor? ABD'den İran'a yeni saldırı: Hedefler belli oldu Putin'i devirmek isteyen yer altı timi! 'Black Spark'ın başındaki isim Rus bankacı çıktı
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD57 olay19 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Suikast İddiaları ve 'Haritadan Silme' Tehdidiyle ABD-İran Gerilimi Tırmanıyor
ABD ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikast iddiaları ve sert tehditlerle yeni bir boyuta ulaştı. ABD basını, Washington yönetiminin İran'ı İsrail'in üst düzey İranlı yetkililere, özellikle Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'a suikast planı konusunda uyardığını bildirdi. Kısa süre sonra ise İsrail'in ABD'ye İran'ın Başkan Trump'a yönelik somut bir suikast planına dair istihbarat ilettiği ortaya çıktı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, bu istihbaratın 'spesifik bir plan' olduğunu doğruladı. Trump, New York Post'a verdiği demeçte, suikastın başarılı olması halinde İran'ın 'daha önce hiç görülmemiş seviyede bombalanması' talimatını verdiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı ise her türlü ABD saldırısına meşru müdafaa kapsamında karşılık verileceğini belirtti ve Birleşmiş Milletler'i ABD'nin uluslararası hukuk ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırdı. Bu arada İranlı müzakereci Kalibaf, İsrail'i tanımayacaklarını ve bölgedeki 'Direniş Cephesi'ne desteğin süreceğini vurguladı. Karşılıklı suikast iddiaları, kırılgan ateşkes ve çerçeve barış anlaşması görüşmelerinin sürdüğü, Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gündeme geldi. Uzmanlar, bu gelişmelerin hem diplomatik çabaları baltalayabileceğini hem de bölgede askeri tırmanış riskini artırdığına dikkat çekiyor. Tüm tarafların söylemleri, derin güvensizliği ve hesaplı mesajlaşma stratejisini yansıtıyor.
ABD27 olay15 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz'de tanker saldırıları sonrası ABD İran'a yaptırımları sıkılaştırdı, üslerini İsrail'e taşımayı planlıyor
Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine 'bilinmeyen mermi' isabet ettiği ve İran'ın en az üç gemiye saldırdığı bildirildi. Olaylar, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesi ve barış çabalarını tehlikeye attı. İran saldırıların 'sistemlerindeki bir arıza' olduğunu öne sürerken, Washington iddiaları reddetti ve saldırıların durmasını talep etti. ABD, saldırıların ardından İran'a yönelik geçici petrol yaptırım muafiyetini iptal etti ve İran'daki 80 hedefe hassas mühimmatla hava saldırısı düzenledi. Ayrıca Körfez ülkelerindeki ABD üslerine yönelik saldırılar nedeniyle bu üslerin İsrail'in Necef Çölü'ne taşınması gündeme geldi. Bu adımlar, İran'a yönelik ekonomik ve askeri baskıyı artırırken, bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve diğer aktörler, tarafları itidale çağırarak 'güçlükle kazanılan barış kazanımlarını' korumaya davet etti. Hürmüz Boğazı küresel enerji arzı için kritik önem taşıdığından, yaşanan tırmanış uluslararası diplomaside yeni bir krize yol açtı.
ABD12 olay13 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Çıkarlarını Korumak İçin 'Kararlı Adımlar' Atacağını Duyurdu
İran, 7 Temmuz 2026'da yayınlanan bir Bloomberg programında çıkarlarını korumak amacıyla 'kararlı adımlar' atacağını açıkladı. Açıklamanın içeriğine ilişkin somut detay paylaşılmadı. Programın aynı bölümünde, emekli General Ben Hodges NATO müttefiklerine kendi güvenliklerini güçlendirmek ve Rusya'ya karşı koymak için savunma harcamalarını artırma çağrısında bulundu. Bu yorum, İran'ın duyurusundan bağımsız olarak küresel güvenlik tartışmalarının bir parçası olarak yer aldı.
ABD13 olay58 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Sudan, ABD'nin Kimyasal Silah İddialarını Bir Kez Daha Reddetti
Sudan, 16 Temmuz 2026'da ABD'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki temsilcisinin Sudan Silahlı Kuvvetleri'nin kimyasal silah kullandığı yönündeki yenilenen iddialarını resmen reddetti. Sudan resmi haber ajansı SUNA tarafından duyurulan açıklamada, iddiaların asılsız olduğu vurgulandı. Washington ve Hartum arasında daha önce de benzer suçlamalar gündeme gelmiş, Sudan yönetimi bunları sürekli yalanlamıştı. BM Güvenlik Konseyi gibi uluslararası bir platformda dile getirilen suçlamalar, Sudan üzerindeki diplomatik baskıyı artırma potansiyeli taşıyor. ABD'nin iddiaları ne zaman ve hangi bağlamda yenilediği açıklanmasa da, Sudan'ın hızlı ve net reddi, uluslararası toplum nezdinde oluşabilecek olumsuz algıyı dağıtma çabası olarak okunabilir. Özellikle iç çatışmaların sürdüğü bir dönemde, bu tür suçlamaların muhtemel yaptırım tartışmalarını tetikleme riski bulunuyor. Taraflar arasındaki güven bunalımını yansıtan bu gelişme, Sudan'daki insani durum ve askeri operasyonların uluslararası denetimine dair tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Şu ana kadar bağımsız bir doğrulama yapılmadı ve iddialar karşılıklı suçlama düzeyinde kaldı.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump-Netanyahu Arasında Gerilim Tırmanıyor: Perde Arkasında Türkiye İddiası
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki ilişkilerin son haftalarda belirgin şekilde gerildiği bildirildi. Axios haber sitesinin Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı habere göre, iki lider arasındaki 'sarsılmaz ittifak' görüntüsünün arkasında ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyor. Gerilimin perde arkasında Türkiye’nin etkili olduğu iddiaları gündeme geldi. İsrail basınında günlerdir Netanyahu’nun Trump yönetimiyle yaşadığı sorunlar tartışılırken, Axios’un ortaya attığı iddialar ilişkilerdeki kırılganlığı gözler önüne serdi. Türkiye’nin bu gerilimdeki rolüne ilişkin detaylar ise henüz kamuoyuna yansımadı.
ABD1 olay1 gün önce